Gaziantep’in Dijital Atılımı: Değişen Bir İklimde Akıllı Su Yönetimi
İklim değişikliği, kuraklık riski ve hızlı nüfus artışının su kaynakları üzerindeki baskıyı giderek artırdığı Gaziantep’te, UNICEF ve GASKİ iş birliğiyle kentin büyüyen içme suyu sistemi, gelişmiş ve akıllı bir altyapıya dönüştürülüyor
- Türkçe
- English
Gaziantep’te giderek büyüyen kentsel su şebekesinin yönetimi önemli bir zorluk oluştururken, bu zorluk çığır açan bir çözümle ele alındı. Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi (GASKİ) tarafından işletilen içme suyu şebekesi, UNICEF’in Su, Sanitasyon ve Hijyen (WASH) Bölümü ile yürütülen yakın iş birliği sayesinde gelişmiş ve akıllı bir sisteme dönüştürülüyor.
Bu kapsamda, GASKİ İçme Suyu SCADA (Denetleyici Kontrol ve Veri Toplama) Şube Müdürlüğü, su dağıtımını optimize etmeyi, kayıpları azaltmayı ve uzun vadeli sürdürülebilir yönetimi sağlamayı hedefleyen, yapay zeka destekli ileri bir sistemi hayata geçirdi.
“Gaziantep’te yürüttüğümüz bu proje, suyun verimli, güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesini amaçlayan bir dijital dönüşüm girişimidir. Bu çalışma yalnızca suyun izlenmesiyle sınırlı değil; aynı zamanda kurumsal dönüşüm ve su verimliliği açısından öncü bir adım olarak değerlendiriliyor,” diyor GASKİ Genel Müdürlüğü SCADA Şube Müdürü, Elektrik ve Elektronik Mühendisi İslim Arıkan. “Artan nüfus ve iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki baskısı nedeniyle geleneksel yaklaşımların ötesine geçmemiz gerekiyordu.”
Yeni sistem, tüm su izleme araçlarını tek bir dijital platformda birleştirerek GASKİ’ye suyun kaynaktan musluğa kadar şehir genelinde nasıl hareket ettiğine dair bütüncül bir görünüm sunuyor. Bu sayede, kaynaklar üzerindeki baskının arttığı bir dönemde suyun daha dikkatli ve etkin yönetilmesine katkı sağlanıyor.
“Yapay zeka destekli analiz araçları ve gerçek zamanlı izleme sayesinde, tüketim alışkanlıklarına dayalı anormallikleri tespit edebiliyor, olası sızıntıları belirleyebiliyor ve arızaların meydana gelmeden önüne geçebiliyoruz. Pilot bölgelerde yürütülen çalışmalar sonucunda, kaçak tespiti artık çok daha hızlı gerçekleşiyor ve müdahale süreleri önemli ölçüde kısalmıştır,” diyor Arıkan.
Bu ileriye dönük analiz kapasitesi, yalnızca Bölgesel Ölçümlenmiş Su Alanı (DMA) bölgeleriyle sınırlı kalmayıp ana depolar ve terfi istasyonlarını da kapsayarak, hem operasyonel hem de stratejik kararların tamamen veriye dayalı alınmasını sağlıyor.
UNICEF, projede yalnızca finansal ve teknik destek sağlamakla kalmayıp sosyal etkiyi de güçlendiren önemli bir rol üstlendi. “UNICEF ile çalışmak, seçili okullarda su izleme ve analiz çalışmaları yürütmemizi sağladı,” diyen Arıkan, “Çocukların suyun değerini erken yaşta anlamalarını, uzun vadede sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları geliştirmelerini ve enerji ile su verimliliği konusunda bilinçlenmelerini hedefledik,” diye ekliyor. Bu iş birliği, dijital araçların şehirlerin iklim değişikliğine uyum sağlamasına nasıl katkı sunduğunu ve çocuklar ile toplumlar için güvenli suya erişimi nasıl koruduğunu ortaya koyuyor.
UNICEF WASH Sorumlusu Zerrin Alkan Yelmen ise şunları söylüyor: “Her damla suyun büyük önem taşıdığı günümüzde Gaziantep, kuraklık riskiyle karşı karşıya olan illerimizden biridir. WASH ve iklim değişikliği programlarımız ile GASKİ ile yürüttüğümüz yakın iş birliği sayesinde, deprem sonrası toparlanma sürecini desteklerken yapay zeka teknolojilerini kullanarak risk azaltma ve hazırlık çalışmalarımızı güçlendirdik ve sistemi çok daha ileri bir seviyeye taşıdık.”
Projenin ilk aşamasında mevcut DMA bölgeleri Yapay Zeka Destekli Ağ Performans Yönetimi (NPM-AI) platformuna entegre edilerek tamamen dijital bir su şebekesinin temelleri atıldı. Önümüzdeki dönemde GASKİ, DMA kapsamını genişleterek ve gelişmiş yönetim platformunu tüm şehre yayarak Gaziantep genelinde dijital bir su yönetim sistemi oluşturmayı hedefliyor. “Bu, kentimizde su yönetiminde daha akıllı, daha verimli ve sürdürülebilir bir dönemin başlangıcını temsil ediyor,” diye vurguluyor Arıkan.
Elde edilen faydalar somut: Etkin şekilde yönetilen DMA bölgeleri, daha az kesinti, daha uzun altyapı ömrü ve vatandaşlar için güvenli, yüksek kaliteli içme suyuna kesintisiz erişim anlamına geliyor. Aylık su dengesi raporları israfı ortaya koyarken, kaçak tespiti daha hızlı ve doğru hale geliyor; stratejik kararlar ise teknik müdahaleleri ve politika yönelimlerini şekillendiren gerçek verilere dayanıyor.
Bu sistem aynı zamanda Gaziantep’i ulusal düzeyde örnek bir konuma taşıyor. “Entegre ve yapay zeka destekli su yönetim platformları Türkiye’de henüz yaygınlaşmamış uygulamalar arasında yer alıyor,” diyen Arıkan, “Bizim yaklaşımımız, diğer şehirlerin de faydalanabileceği öğrenen, uyarlanabilir ve kanıta dayalı bir model sunuyor,” ifadelerini kullanıyor.
Proje; iklim dirençliliği, sürdürülebilir su yönetimi ve enerji verimliliğine yönelik ulusal hedeflerle de uyum gösteriyor. UNICEF WASH Bölümü’nün desteğiyle geliştirilen Gaziantep modeli, diğer belediyeler için yol gösterici bir nitelik taşıyor. Bu yenilikçi sistemin başarısı, Kuveyt Devleti’nin sağladığı cömert finansal katkı sayesinde mümkün oldu.
Ocak 2025’te 150.000 ABD doları tutarındaki bir yatırımla başlatılan proje, kısa sürede ölçülebilir sonuçlar ortaya koydu ve Ağustos 2025 sonu itibarıyla önlenen kaçaklar ve azalan enerji kullanımı sayesinde sağlanan tasarruf yaklaşık 1.000.000 ABD dolarına ulaştı.
Sonuç olarak bu proje, su yönetiminde dijital dönüşümün yalnızca teknik bir iyileştirme olmadığını; aynı zamanda bir kültürel dönüşümü temsil ettiğini gösteriyor. İleri teknolojiyi, stratejik planlamayı ve toplum katılımını bir araya getiren Gaziantep, suyun daha akıllı, sürdürülebilir ve sorumlu şekilde yönetildiği bir geleceğe öncülük ediyor. Bu yaklaşım; sürdürülebilirlik, veriye dayalı yönetim ve çocuk dostu eğitim kültürünü güçlendirirken, çocukların sesini merkeze alan daha yeşil ve kapsayıcı bir su yönetimi vizyonunu ortaya koyuyor.