BM'nin yeni analizi; kadın, çocuk ve ergen sağlığında sarsıcı gerilemeyi ortaya koyuyor

COVID-19, çatışmalar ve iklim krizleri; çocukluk ve ergenlikle ilgili başarılar ve kadın hakları konusundaki gerilemeleri şiddetlendiriyor

18 Ekim 2022
UN0594629
UNICEF/UN0594629/Dejongh

Berlin, 18 Ekim 2022 ­– BM’nin yeni raporu; çatışmaların, COVID-19 salgınının ve iklim değişikliğinin çocuklar, gençler ve kadınlarla ilgili başarı beklentileri üzerindeki yıkıcı etkileri nedeniyle kadın ve çocuk sağlığının küresel çapta zarar gördüğünü ortaya koyuyor.

Raporda yer alan veriler, çocukluk dönemine ilişkin iyilik halinin neredeyse tüm önemli ölçütlerinde ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) birçok temel göstergesinde kritik bir gerileme olduğunu gösteriyor. En son 2020’de yayımlanan Her Kadın Her Çocuk İlerleme Raporu’ndan bu yana gıda güvensizliği, açlık, çocuk yaşta evlilikler, yakın partner şiddetinden kaynaklanan riskler ve ergenlerde görülen depresyon ve kaygı düzeyi artmış durumda.

2021 yılında 25 milyon çocuğun aşılanmamış ya da yeterli seviyede aşılanmamış olduğu tahmin ediliyor ve bu sayı 2019’a göre 6 milyon fazla. Bu da ölümcül ve güçsüz bırakan hastalıklara yakalanma riskini arttırıyor. Salgın sırasında, çoğu bir yıldan uzun süre olmak üzere milyonlarca çocuk okul dışında kalırken, 104 ülke ve bölgedeki çocukların yaklaşık %80’i okulların kapanması nedeniyle öğrenme kaybı yaşadı. Küresel salgının başlangıcından bu yana 10,5 milyon çocuğun bir ebeveyni veya bakım vereni COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, açıklamasında şunları söyledi: “Tutamadığımız sözümüzün merkezinde, COVID-19 salgınından çatışmalara ve iklim acil durumuna kadar küresel krizlerin temelindeki açık eşitsizlikleri giderememek var. Rapor, söz konusu krizlerin anne ölümlerinden eğitim kayıplarına ve şiddetli düzeyde kötü beslenmeye kadar kadınlar, çocuklar ve ergenler üzerindeki etkilerini gösteriyor.”  

Rapor, çocukların ve ergenlerin doğdukları yere, çatışmaya maruz kalmalarına ve ailelerinin ekonomik koşullarına bağlı olarak sağlıklı bir yaşam sürme konusunda çok farklı durumlarla karşı karşıya olduklarına dair geniş kapsamlı kanıtlar sunuyor. Örneğin:

  • Düşük gelirli bir ülkede doğan bir çocuğun, doğumla birlikte ortalama yaşam süresi yaklaşık 63 yıl. Yüksek gelirli bir ülkede ise 80 yıl. Hayatta kalma süresine ilişkin 17 yıllık bu yıkıcı fark, son yıllarda çok az değişiklik gösterdi. 2020 yılında 5 milyon çocuk, çoğunlukla önlenebilir veya tedavi edilebilir nedenlerle 5 yaşından önce hayatını kaybetti.

Öte yandan, anne, çocuk ve ergen ölümlerinin ve ölü doğumların çoğu sadece iki bölgede yoğunlaşıyor: Sahra altı Afrika ve Güney Asya.

  • 2020’de 45 milyondan fazla çocuk, onları ölüme, gelişim geriliğine ve hastalıklara karşı savunmasız bırakarak yaşamlarını tehdit eden akut kötü beslenme durumuna maruz kaldı. Bu çocukların yaklaşık dörtte üçü düşük-orta gelirli ülkelerde yaşıyor. 2020’de çarpıcı bir şekilde 149 milyon çocuk bodurdu. Afrika, bodurluktan etkilenen çocuk sayısının 2000’de 54,4 milyondan 20 yılda 61,4 milyona yükseldiği tek bölge.
  • Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin en fazla olduğu altı ülke ( Afganistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Etiyopya, Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti ve Yemen) aynı zamanda gıda güvenliği açısından da en güvensiz 10 ülke arasında yer alıyor.  
  • Sahraaltı Afrika’da yaşayan bir kadının, gebelik ve doğumla ilgili sebeplerden hayatını kaybetme riski, Avrupa veya Kuzey Amerika’daki bir kadından yaklaşık 130 kat daha fazla. Doğum öncesi bakım, nitelikli doğum ve doğum sonrası bakımın kapsamı, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki tüm kadınlar için geçerli olmaktan çok uzak ve bu da onları yüksek ölüm ve sakatlık riski altında bırakıyor.
  • Afganistan, Etiyopya, Pakistan, Somali, Ukrayna ve Yemen’de yaşanan son insani felaketlerden dolayı milyonlarca çocuk ve ailelerinin fiziksel ve ruh sağlıkları kötü durumda. 2021 yılında dünya çapında 89,3 milyon ile rekor sayıda insan savaş, şiddet, zulüm ve insan hakları ihlalleri nedeniyle evlerinden edildi.

Rapor, küresel toplumu bu zarar verici gidişatı ele almaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda kadınlara, çocuklara ve ergenlere verilen sözleri tutmaya çağırıyor. Özellikle de ülkelerin sağlık hizmetlerine yatırım yapmaya devam etmesini, tüm krizleri ve gıda güvensizliğini ele almalarını ve dünyadaki kadınların ve gençlerin güçlenmelerini savunuyor.

Protect the Promise (Sözünüzü Tutun) başlıklı rapor; DSÖ, UNICEF, UNFPA, Anne, Yenidoğan ve Çocuk Sağlığı için Ortaklık (PMNCH) ve 2030’a Geri Sayım’ın dahil olduğu küresel ortaklar tarafından, BM Genel Sekreteri’nin Kadın, Çocuk ve Ergen Sağlığı için Her Kadın Her Çocuk Küresel Stratejisi’ne karşılık olarak iki yılda bir kaydedilen ilerlemenin özetini sunuyor. Anne, yenidoğan, çocuk ve ergen sağlığının mevcut durumuna ilişkin kanıtların en kapsamlı sentezine yer veren bu rapor, 2020’de yayımlanan Her Kadın Her Çocuk Küresel Strateji İlerleme Raporu’nu da güncelliyor.

Alıntılar:

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus: “COVID-19’un başlangıcından yaklaşık üç yıl sonra, salgının kadınlar, çocuklar ve ergenlerin sağlığı ve iyilik hali üzerindeki uzun vadeli etkisi belirginleşiyor: Sağlıklı ve üretken yaşam sürme şansları çarpıcı biçimde azaldı. Dünya salgını atlatırken, kadınların, çocukların ve gençlerin sağlığını korumak ve geliştirmek, küresel ölçekteki toparlanmayı destekleme ve sürdürmede esastır.” 

UNICEF Genel Direktörü Catherine Russell: “COVID-19, çatışmalar ve iklim krizlerinin etkileri, savunmasız durumdaki topluluklar için riskleri arttırdı, sağlık sistemlerindeki zayıflıkları ve eşitsizlikleri ortaya çıkardı ve kadınlar, çocuklar ve ergenler için zorlukla elde edilmiş olan ilerlemeyi tersine çevirdi. Ancak bunu değiştirmek için yeterli güce sahibiz. Dayanıklı, kapsayıcı temel sağlık hizmetleri sistemlerine yatırım yaparak, rutin aşı programlarını hızla başlatarak ve sağlık iş gücünü güçlendirerek, her kadının ve her çocuğun hayatta kalmak ve gelişmek için ihtiyaç duyduğu bakıma erişebilmesini sağlayabiliriz.”

Her Kadın Her Çocuk Küresel Savunucusu ve Estonya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (-(2016-202) Sn. O. Kersti Kaljulaid: “Halihazırda artan ve birleşen tehditlerin üzerine yığılan bir eşitsizlik krizi söz konusu. Çok fazla çocuğun, ergenin ve kadının hayatını kaybettiği bir dünyada, eşitlik, güçlenme ve erişime acilen odaklanmak gerekiyor. Herkesi sözünü tutmak için geniş kapsamlı ve derin düşünmeye ve hareket etmeye çağırıyoruz. Bu söz, yalnızca Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nda verilen taahhütleri ve onu izleyen tüm kampanyaları değil, aynı zamanda herkesin doğuştan sahip olduğu potansiyele dair daha büyük bir sözü de ifade ediyor. Çoğu zaman bu söz sahiplenilmiyor, hatta reddediliyor.”

UNFPA Genel Direktörü Dr. Natalia Kanem: “Birçok ülkede cinsel sağlık ve üreme sağlığı ve haklarına yönelik artan siyasi baskı karşısında, bugün kadınlar, çocuklar ve ergenler on yıl önce sahip oldukları korumalardan yoksun bırakılıyor, pek çoğu da hâlen ihtiyaç duydukları ilerlemeye kavuşamamış durumda. Gebeliği önleyici yöntemler de dahil olmak üzere cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim, kadınların ve ergenlik çağındaki kız çocuklarının gelişim kabiliyetlerini doğrudan ve şiddetli bir şekilde etkileyen temel bir haktır. Bu hakları ve hizmetleri, kimseyi geride bırakmadan, en marjinalleştirilmiş olanlara kadar ulaştırmamız gerekiyor.”

PMNCH Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeni Zelanda Eski Başbakanı Sn. Helen Clark: “Rapor, ülkelerin tüm krizlerde sağlık hizmetlerine yatırım yapmaya devam etmelerini ve kim olurlarsa olsunlar ve nerede yaşarlarsa yaşasınlar her kadın, çocuk ve ergene gerçekten ulaşabilecek sağlık sistemlerini yeniden tasarlamalarını savunuyor. Uzmanlar ve dünya liderleri, her düzeyde politika ve karar alma süreçlerinde daha fazla kadının yer alması, gençlerle anlamlı ilişkiler kurma ve insanların ihtiyaç duyduklarını, en çok ihtiyaç duydukları yerde ve zamanda sağlayan temel sağlık sistemleri için çağrıda bulunuyorlar.”

###

Editörlere notlar:

Multimedya içeriğini buradan indirebilirsiniz.

İnfografik ve verilere buradan ulaşabilirsiniz.

Rapor, Berlin’de düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi’nde 18 Ekim 2022, Türkiye saatiyle 10.00’da, bulguların dünya liderleri ve gençler tarafından tartışılacağı bir oturumda tanıtılacaktır. Oturuma şahsen veya sanal olarak katılabilirsiniz.

Konuşmacılar:

  • Sn. Helen Clark, Yeni Zelanda Eski Başbakanı ve PMNCH Yönetim Kurulu Başkanı (@HelenClarkNZ)
  • Sn. Kersti Kaljulaid, Estonya Eski Cumhurbaşkanı ve BM Genel Sekreteri’nin Her Kadın Her Çocuk Girişimi Küresel Savunucusu (@KerstiKaljulaid)
  • Dr. Austin Demby, Sağlık ve Sanitasyon Bakanı, Sierra Leone (@mohs_sl)
  • Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ Genel Direktörü (@DrTedros)
  • Aboubacar Kampo, UNICEF Sağlık Direktörü (@AbouKampo)
  • Natalia Kanem, UNFPA Genel Direktörü (@Atayeshe)
  • Anshu Banerjee, DSÖ Anne, Yenidoğan, Çocuk ve Ergen Sağlığı ve Yaşlanma Departmanı Direktörü (@ABanerjeeWHO)
  • Yana Panfilova, Teenergizer kurucusu, Aktivist ve Ukraynalı mülteci (@YPanfilova)
  • Elhadj As Sy, Kofi Annan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı (@Elhadj_As_Sy)
  • Inger Ashing, Save the Children International CEO’su (@SaveCEO_Intl)
  • Maziko Matemvu, Uwale Başkan ve Kurucusu (@mazikospeaks)
  • Loyce Pace, ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Küresel İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı, (@HHS_ASGA

İrtibat Kişileri

Sema Hosta
Chief of Communication
UNICEF in Turkey
Telefon: +90 533 622 8346

UNICEF hakkında

UNICEF en dezavantajlı durumdaki çocuklara ulaşmak için dünyanın en zorlu kimi yörelerinde çalışmalar yürütmektedir. 190 ülkede ve bölgede herkes için daha iyi bir dünya adına tüm çocuklar için çalışıyoruz. UNICEF ve çocuklara yönelik çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için: www.unicef.org.

UNICEF’i Twitter ve Facebook’tan takip edin.