“Her çocuk bir çiçek gibidir; onu doğru sularsan daha güzel büyür.”
Bu cümle, 35 yaşındaki Halid’in Antakya’daki Kızılelma Konteyner Kent’te katıldığı ebeveynlik oturumlarından en çok aklında kalan sözlerden biri
- Türkçe
- English
“Her çocuk bir çiçek gibidir; onu doğru sularsan daha güzel büyür.” Bu cümle, 35 yaşındaki Halid’in Antakya’daki Kızılelma Konteyner Kent’te katıldığı ebeveynlik oturumlarından en çok aklında kalan sözlerden biri. Halid’e göre, bu sözler babalık anlayışındaki değişimi en iyi şekilde yansıtıyor.
Halid, 2015 yılında eşiyle birlikte Suriye’nin Hama kentinden Türkiye’ye gelmiş. Bugün, 2023’te Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan yıkıcı depremlerin ardından iki küçük çocuğuyla birlikte konteyner kentte yaşıyor. Halid, yerleşim yerinde düzenlenen erken çocukluk oturumlarını ilk duyduğunda, bunun ailesi için faydalı olabileceğini düşünmüş: “Çocuklarım ve evim için faydalı olacak bir şeyler öğrenmek istedim” diyor.
Erken çocukluk oturumları, UNICEF tarafından desteklenen ve Türkiye Kalkınma Vakfı (TKV) iş birliğiyle yürütülen bir programın parçası. Altı yapılandırılmış haftalık toplantı boyunca, 0–8 yaş arası çocukların ebeveynleri ve bakım verenleri, erken çocukluk gelişimi, çocuk bakımı, ebeveynlik rolleri ve engellilik konularında bilgi ediniyor. Oturumlar, Sosyal ve Davranış Değişikliği (SBC) yaklaşımıyla, ebeveynlerin çocuklarının gelişimini desteklemek için gerekli motivasyon, özgüven ve pratik becerileri kazanmalarına yardımcı oluyor.
Sadece Kızılelma Konteyner Kent’te Eylül ayından bu yana 100’den fazla ebeveyn ve bakım veren oturumlara katıldı.
Tartışmaları yöneten TKV saha çalışanı Başak’a göre, oturumlar babaların aile hayatındaki rollerini düşünmeleri için bir alan yaratıyor. “Babalarda farkındalık oluşuyor ve artık evde çocuk bakımına daha aktif katıldıklarını görüyoruz” diye açıklıyor.
Halid için bu değişim oldukça kişisel. “Daha önce çocuk yaramazlık yaparsa sesimi yükseltirdim,” diyor. “Şimdi ise çocukların sadece çocuk olduğunu anlıyorum.”
Oturumlara katıldıktan sonra Halid, çocuklarıyla daha çok vakit geçirdiğini ve eşine günlük sorumluluklarda daha fazla destek olduğunu söylüyor: “Çocuklarıma ve eşime olan sevgi ve ilgim arttı” diyor.
Halid, değişimi yaşayan tek baba değil. Eşi anne oturumlarına katılırken, kendisi babalar oturumuna katılan beş çocuk babası Anmar, oturumların evde iletişimi güçlendirdiğini belirtiyor: “Bu oturumlardan sonra aile içi iletişimimiz gelişti, eşimi ve çocuklarımı daha çok dinlemeye başladım ve birbirimizle daha çok paylaşımda bulunuyoruz,” diyor. “Bu oturumlarda babalığın ne anlama geldiğini düşünüyoruz. Birbirimizden öğreniyoruz ve ailelerimizi desteklemeyi daha iyi anlıyoruz.”
Başka bir katılımcı Kaled’in oturumlara katılmaktaki motivasyonu, engelli çocuğu olmuş. Oturumlara, çocuğuna daha iyi nasıl destek olacağını öğrenmek için katılmış. “Aile hayatının bir ortaklık olduğunu fark ettim,” diyor. “Erkek ve kadın sorumlulukları paylaşmalı ve birbirine yardım etmeli.”
Zamanla, Kaled çocuklarıyla ilişkilerinde değişiklikler fark etmiş: “Önceden benden biraz çekiniyorlardı. Şimdi daha çok konuşuyoruz ve bana daha yakın hissediyorlar.”
TKV saha çalışanı Dilay, bu küçük değişimlerin programın merkezinde olduğunu söylüyor: “Babalara, çocuklarıyla vakit geçirmenin sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir keyif olduğunu gösteriyoruz. Birkaç dakikalık oyun bile çocukların duygusal ve bilişsel gelişimini destekliyor ve aile bağlarını güçlendiriyor.”
Depremlerden etkilenen topluluklarda, bu tür değişimler ailelerin günlük yaşamı yeniden inşa etmelerine yardımcı oluyor. KfW Kalkınma Bankası aracılığıyla Almanya Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı'nın (BMZ) finansal desteği ve UNICEF’in sürekli yardımıyla, ebeveynler çocukların öğrenebileceği, büyüyebileceği ve güvende hissedebileceği destekleyici ortamlar yaratmak için gerekli araç ve özgüvene sahip oluyor.