Çocuklar, yapay zekâ teknolojilerini yetişkinlere kıyasla üç katı aşkın bir hızla benimsiyor

UNICEF’in, Yapay Zekâ Yönetişimi Küresel Diyaloğu öncesinde çocukların yapay zekâ kullanımına ilişkin açıklaması

30 Haziran 2026
Açıklama
Açıklama

NEW YORK/FLORANSA, 30 Haziran 2026 – “Yapay zekâ artık hayatımızda. Giderek daha fazla hayatımızın içine giriyor ve dünya genelinde çocukluğun deneyimlenme biçimini hem olumlu hem de olumsuz yönde şekillendiriyor.

“Yeni veriler, yapay zekânın dünya genelindeki çocuklar tarafından ne ölçekte ve ne hızda benimsendiğini gözler önüne sererken, bu süreçle birlikte ortaya çıkan risklere ve dijital eşitsizliklere de dikkat çekiyor.

“UNICEF’in 10 ülkeden elde edilen yeni verilere dayanan analizine göre, en az 20 milyon çocuğun yapay zekâ kullandığı tahmin ediliyor. Çocukların bu teknolojiyi benimseme hızı, yetişkinlerin benimseme hızının üç katından daha fazla.

“2 milyondan fazla çocuk – yani her 10 çocuktan biri – kendilerini endişelendiren konularda tavsiye almak için yapay zekâya başvurduğunu belirtirken, yaklaşık 13 milyon çocuk öğrenme ve ödevlerini desteklemek için yapay zekâ kullandığını ifade etti.

“Çocukların yapay zekâ kullanımı hızla artarken, çocukların korunması da dâhil olmak üzere bu teknolojinin kullanımını düzenleyen kurallar bu gelişmelere ayak uydurmakta zorlanıyor.

“Çocuklar; yapay zekâ sistemlerinin nasıl tasarlandığı, arkasındaki iş modelleri ve kendi verilerinin nasıl kullanıldığı gibi konularda bu sistemlere daha fazla maruz kalıyor. Ancak bu sistemlerden kaçınma veya sorgulama konusunda çok daha sınırlı bir güce sahipler. Zayıf yönetişim düzenlemelerinin etkilerini ilk hissedenler ve sonuçlarıyla en uzun süre yaşayacak olanlar çocuklar olacak. Buna rağmen mevcut yapay zekâ yönetişimi yaklaşımlarının çoğu çocukları önceliklendirmiyor.

“Yapay zekânın çocuklara öğrenme, oyun oynama veya yaratıcılıklarını geliştirme alanlarında fırsatlar sunma potansiyeli bulunuyor. Ancak yapay zekânın bilişsel gelişim, duygusal bağımlılık ve zarara maruz kalma üzerindeki etkilerine ilişkin kanıtlar henüz yeni ortaya çıkıyor. Aslında bir nesil, küresel ölçekte devam eden bir deneyimin içinde büyüyor.

“Çocukların kendileri de risklerin farkında. 10 ülkede çocukların üçte biri, yapay zekânın dolandırıcılık, başkalarını kandırma veya yanlış bilginin yayılması amacıyla kullanılmasından endişe duyduğunu belirtti. Her dört çocuktan biri ise görüntü veya videolarının cinsel içerikli deepfake – gerçek gibi görünmesi için Yapay Zekâ (AI) kullanılarak üretilen veya manipüle edilen görüntü, video ya da ses içerikleri – içeriklere dönüştürülmesinden korktuğunu ifade etti. Çok sayıda yapay zekâ sistemi çocuklara yeterli koruma mekanizmaları olmadan ulaşıyor; güvenlik ise çoğu zaman en son düşünülen unsur oluyor.

“UNICEF, ilk Yapay Zekâ Yönetişimi Küresel Diyaloğu öncesinde hükümetleri, özel sektörü ve paydaşları; özellikle güvenlik ve korunma hakkı başta olmak üzere çocuk haklarının küresel yapay zekâ yönetişimi süreçlerine dâhil edilmesi konusunda şu adımları atmaya çağırıyor:

• Yapay zekânın çocukların gelişimi ve refahı üzerindeki etkilerine, özellikle de ortaya çıkan risklere ilişkin araştırmalara yatırım yapılması.

• Yapay zekâ destekli cinsel sömürü ve istismarı önlemek amacıyla yasaların, yönetişim çerçevelerinin ve şirketlerin hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi.

• Yapay zekâ sistemlerinin en yüksek düzeyde güvenlik ve şeffaflık ilkeleriyle tasarlanmasının sağlanması; böylece tüm çocukların fırsatlardan yararlanırken korunabilmesi.

• Çocukların ve ebeveynlerinin/bakım verenlerinin dijital ortamda güvenli ve etkin şekilde yer alabilmeleri için yapay zekâ okuryazarlığının geliştirilmesi ve gerekli desteğin sağlanması.

• Ülkeler arasında ve ülkeler içinde yapay zekâya erişim eşitsizliğini azaltmak amacıyla her çocuğun ve ebeveyninin/bakım vereninin evde ve okulda dijital altyapıya ve anlamlı bağlantıya erişiminin ve bu ortamda güvenle gelişebilmesinin desteklenmesi.

“Bu belirleyici bir dönem. Bugün yapay zekâ konusunda alınan kararlar, önümüzdeki onlarca yıl boyunca çocukların güvenliğini, mahremiyetini, refahını ve fırsatlara eşit erişimini şekillendirecek.”

#####

Editörlere not:

UNICEF’in Çocuklar ve Ebeveynler Arasında Yapay Zekâ Kullanımı ve Kaygılarına İlişkin Özet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz.

Bu kısa rapor; UNICEF Strateji ve Kanıt Ofisi – Innocenti, ECPAT International ve INTERPOL tarafından yürütülen ve Safe Online tarafından finanse edilen Disrupting Harm Phase 2 araştırma projesinin ikinci aşamasından elde edilen anket verilerine dayanıyor. Analize dâhil edilen ülkeler: Ermenistan, Brezilya, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Ürdün, Meksika, Karadağ, Kuzey Makedonya, Pakistan ve Sırbistan’dır.

Burada sunulan tahminler, UNICEF ve IPSOS tarafından bu 10 ülkede gerçekleştirilen ulusal temsiliyete sahip hane halkı araştırmalarına dayanıyor. Her ülkede, 12-17 yaş arası yaklaşık 1.000 internet kullanıcısı çocuk ve 1.000 ebeveyn/bakım veren ile anket yapılmıştır. Örnekleme tasarımı, ulusal düzeyde tam veya tama yakın kapsama (%91-100) sağlayacak şekilde hazırlanmıştır.

Ulusal tahminler; BM’nin 2024 nüfus verileri ve çocukların internet kullanım oranlarına ilişkin tahminler dikkate alınarak nüfus düzeyindeki tahminleri oluşturmak üzere kullanılmıştır. Araştırma, farklı bölgesel bağlamları temsil eden ülkelerde yürütülmüştür.

İrtibat Kişileri

Faik Uyanık
Chief of Communications
UNICEF in Türkiye

UNICEF hakkında

Birleşmiş Milletler’in çocuklara yönelik kuruluşu olan UNICEF, dünyanın her yerinde, özellikle en dezavantajlı ve ulaşılması en zor çocuklar başta olmak üzere tüm çocukların haklarını korumak için çalışır. 190’dan fazla ülke ve bölgede çocukların hayatta kalması, gelişmesi ve potansiyellerini gerçekleştirmesi için çalışmalar yürütür.

UNICEF'i XFacebookInstagram ve YouTube'da takip edin.