Oyun Odasında Yeşeren Umut: İlin’in Hikayesi
Erken çocukluk eğitimiyle güçlenen bir anne ve kızının yolculuğu
- Türkçe
- English
Beş yaşındaki İlin için oyun odası artık yalnızca bir öğrenme alanı değil. Burası, arkadaşlıklar kurduğu, yeni kelimeler öğrendiği ve özgüveninin geliştiği bir yer. Adana’daki bu oyun odası, İlin’in günlük yaşamının önemli bir parçası haline geldi. Annesi Lihem, merkezi keşfetmelerinin ardından hayatlarında birçok şeyin değişmeye başladığını söylüyor.
2014 yılında Halep’ten Türkiye’ye gelen Lihem, anne babası ve kızı İlin ile birlikte yaşıyor. “Kızımı ilk kez bu oyun odasına getirdiğimde kendimi çok iyi hissettim,” diyor. “İlin artık daha mutlu ve burada arkadaşlar edindi. Her sabah ‘Hadi anne, gidelim! Öğretmenimi özledim,’ diyor.”
Lihem, oyun odasını ilk olarak bir arkadaşından duydu ve birkaç ay önce İlin’i merkeze kaydettirdi. Kısa süre içinde kızındaki değişimi fark ettiğini söylüyor. “İlin arkadaşlarını ve öğretmenini çok seviyor. Her gün eve geldiğinde, birlikte yaptıkları her şeyi bana anlatıyor,” diyor gülümseyerek.
Lihem, tek çocuk olan İlin’in daha önce evde sık sık canının sıkıldığını anlatıyor. Oyun odası sayesinde İlin’in daha sosyal olduğunu ve Türkçesinin geliştiğini söylüyor. “İlin’in gelecekte istediği kişi olmasını ve hayallerini gerçekleştirmesini istiyorum,” diyor Lihem. Merkezde sunulan desteğin yalnızca kızı için değil, kendisi için de önemli olduğunu belirten Lihem, “Bu oyun odalarını diğer annelere kesinlikle tavsiye ediyorum,” diye ekliyor.
Oyun odası koordinatörü ve okul öncesi öğretmeni Çiğdem Ersoy da İlin’deki değişimi yakından gözlemlemiş: “İlin buraya ilk geldiğinde daha çekingen bir çocuktu. Çevresini gözlemliyor ve olup biteni anlamaya çalışıyordu,” diyor. “Ancak buraya gelmeye devam ettikçe özgüveninin geliştiğini gördük.”
Çiğdem’e göre oyun temelli öğrenme, çocukların bütüncül gelişimini desteklemenin önemli yollarından biri. “Çocuklarla müzik aletlerini kullandığımız etkinlikler yapıyoruz, hem Türkçe hem de Arapça şarkılar söylüyoruz. Bu etkinlikler, çocukların dili daha kolay öğrenmelerine ve kendilerini daha rahat ifade etmelerine yardımcı oluyor.”
Buradaki çalışmalar oyun odasında yapılanlarla da sınırlı kalmıyor. Ersoy, “Oyun odasını açmadan önce mahallelerde hane ziyaretleri gerçekleştirdik. Aileleri evlerinde ziyaret ederek merkezi ve burada sunulacak eğitim programını anlattık, anneleri de katılmaya davet ettik,” diyor.
Ersoy’a göre erken çocukluk eğitimi, çocukların geleceği için önemli bir temel oluşturuyor. “Türkçe öğrenmeleri ve kendilerini ifade edebilmeleri, gelecekteki okul yaşamları açısından çok önemli. Erken çocukluk eğitimi, çocukların ilkokula uyum sağlamasında büyük bir fark yaratıyor.”
İlin’in hikayesi, erken çocukluk eğitimine yapılan yatırımın bir çocuğun yaşamında uzun süreli ve kalıcı bir etki yaratabileceğini gösteriyor.
Bu oyun odası, UNICEF ve Adana Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Almanya Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı’nın (BMZ) KfW Kalkınma Bankası aracılığıyla sağladığı finansal destekle kurulmuştur.