Digital Masters Academy ile Kız Çocukları ve Genç Kadınlar Geleceğini İnşa Ediyor
Digital Masters Academy sayesinde kız çocukları ve genç kadınlar, geleceklerini şekillendirecek beceri ve özgüveni kazanıyor; ve toplumsal farkındalığa öncülük ediyor.
- Türkçe
- English
Saat henüz onu bile bulmadan, bir cumartesi sabahı… Türkiye’nin farklı şehirlerinden, aralarında mülteci topluluklardan gelenlerin de bulunduğu kız çocukları ve genç kadınlar çevrim içi bir araya geliyor. Hepsini buluşturan ortak bir amaç var: Kendi geleceklerini şekillendirme isteği ve sürekli değişen dünyaya ayak uydurma kararlılığı.
UNICEF Türkiye; Habitat Derneği iş birliğiyle ve KfW Kalkınma Bankası aracılığıyla BMZ’nin sağladığı değerli mali katkılar sayesinde Digital Masters Academy programını hayata geçiriyor. Program; 120 saatlik ileri düzey dijital eğitim, 10 haftalık yoğun bir öğrenme süreci ve 5 haftalık kariyer planlama ile mentorluk desteği sunuyor. Özellikle en dezavantajlı ve mülteci kız çocukları ve genç kadınlara yönelik yürütülen bu program, onlara yalnızca teknik beceriler kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda özgüven ve kendi potansiyeline dair güçlü bir inanç da sunuyor. Bugüne kadar programı tamamlayan 317 genç kadından 106’sının istihdama katılması ya da staj yapmaya başlaması, bu dönüşümün somut bir göstergesi.
Bu topluluk içinde, farklı kültürlerden, şehirlerden ve hayallerden gelen genç kadınlar birbirlerinin hikâyelerinde güç buluyor. Gaziantep’te yaşayan, Suriyeli bir mülteci olan 15 yaşındaki lise öğrencisi Rimes, programın en genç mezunlarından biri. Rimes, UI/UX (kullanıcı arayüzü ve deneyimi) eğitimlerinin hayatında bir dönüm noktası olduğunu bize aktarıyor. Psikoloji, sanat ve teknolojiyi bir araya getiren bu alan için:
“Artık en basit bir web sitesine bile bambaşka gözle bakıyorum. Mavinin güven verdiğini, kırmızının dikkat çektiğini öğrendim. Bir butonun yeri bile bir amaç taşıyor. Bu eğitimden önce bunların hiçbirini bilmiyordum” diyor.
Mimar olma hayali artık ona çok daha yakın görünüyor.
19 yaşındaki Simge, Unity eğitimiyle oyun geliştirme dünyasına ilk adım attığı anı hatırlıyor:
“Yazdığın kodun gerçekten çalıştığını görmek inanılmaz bir his. ‘Bunu ben yaptım!’ diyorsun. O an, geleceğinle ilgili kendine koyduğun tüm sınırlar bir anda ortadan kalkıyor.”
Simge, bu süreçte ekip çalışmasını, proje yönetimini ve hayal kurmayı yeniden keşfettiğini söylüyor. Şimdiki hedefi, oyun geliştirme ve yapay zekâ alanında kendi projelerini üretmek.
Menatallah da benzer bir dönüşüm yaşadığını ve Python eğitimi sayesinde veriye bakış açısının tamamen değiştiğini anlatıyor:
“Veriler benimle konuşmaya başladı. Her sayının arkasında bir hikâye olduğunu fark ettim. Doğru okunduğunda, bir işletmenin büyümesine katkı sağlayabilirsiniz.”
22 yaşındaki Hacer için Python eğitimine katılma motivasyonu oldukça netti: “Verilerle problem çözmek istiyorum.”
Program sürecinde yaşadığı değişimi şöyle anlatıyor:
“Uygulamalı çalışmalar içimde bir kapı açtı. Problemleri parçalara ayırıp çözebildiğimi görmek, ‘Ben bu alana aitim’ dememi sağladı.”
Stajları sırasında veri analiziyle üretim ve Ar-Ge süreçlerine katkı sağlayan Hacer, yapay zekâ ve sanayiyi birleştiren bir yüksek lisans yapma hedefinde artık çok daha kararlı.
Eye’ın hikâyesi ise farklı bir yolculuğu anlatıyor. Suriye doğumlu Eye, gazetecilik eğitimi sırasında UI/UX tasarıma ilgi duymaya başlıyor:
“Bir dergi sayfasındaki her satırın, her fotoğrafın bir dengesi var. Bunu fark ettiğimde tasarıma âşık oldum.”
Digital Masters Academy, bu ilgiyi profesyonel bir temele dönüştürmesine yardımcı oluyor. Şimdi iletişim ve tasarımı bir araya getiren bir kariyere hazırlanıyor.
Kastamonu’da ebelik eğitimi alan 22 yaşındaki Delal, sağlık ve teknolojinin kesiştiği bir gelecek hayal ediyor. Python eğitimine katılırken kendine şöyle demiş:
“Bu benim alanım değil ama gelişmek istiyorum.”
Bugün ise vizyonu çok daha güçlü: “Sağlık verileri bize çok şey anlatıyor. Hastalıkları anlamak, önlemek, bakım süreçlerini iyileştirmek… Bunların hepsi veriyle mümkün. Ve ben bunun bir parçası olmak istiyorum.”
Bu altı genç kadın, yüzlercesinin hikâyesini temsil ediyor. Kimisi hayatını yeniden kuran bir mülteci, kimisi ev sahibi topluluklardan geliyor; hepsi yaşam yolculuklarının farklı bir noktasında. Ancak ortak bir inançta buluşuyorlar: Bir fırsat, yalnızca bir eğitim değil; gerçek bir dönüşümdür.
Birlikte geçirilen öğrenim dolu saatler, yazılan ilk kod satırları, alınan ilk tasarım geri bildirimleri, bir problemi çözerken yaşanan zorluklar… Her adım, onları dijital dünyanın kapılarını aralamaya biraz daha yaklaştırdı.
Digital Masters Academy, genç kadınlara yalnızca teknik beceriler değil; aynı zamanda bir topluluk, özgüven, yön ve hayal kurabilecekleri bir alan sunuyor. Eğitim sona erdikten sonra da insan kaynakları oturumları, kariyer koçluğu ve mezun ağlarıyla kimse yoluna yalnız devam etmiyor. Çünkü bu hikâyenin özünde basit ama güçlü bir gerçek yatıyor:
Kız çocuklarına ve genç kadınlara fırsat verildiğinde, sadece kendi geleceklerini değil; herkes için daha iyi bir geleceği de şekillendirirler. Ve bugün, bu altı genç kadın tam da bunu yapmaya hazırlanıyor.