Çocukların Adalet Deneyimini Dönüştürmek
Türkiye genelinde, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve UNICEF tarafından desteklenen ÇABA Projesi, avukatların ve baroların çocuk dostu adli yardım sunma kapasitelerini güçlendiriyor.
- Türkçe
- English
Adalet sistemiyle karşı karşıya kalan bir çocuk için hukuki süreçler, yaşadığı deneyimin yalnızca bir bölümünü oluşturur. Yetişkinlerin çocuğu nasıl dinlediği, onunla nasıl iletişim kurduğu ve nasıl yaklaştığı; çocuğun kendini güvende hissederek konuşabilmesini, sürece anlamlı biçimde katılabilmesini ve adalet sistemine güven duyabilmesini doğrudan etkiler. Bu nedenle çocukları temsil eden kişilerin güçlendirilmesi, sistemin güçlendirilmesi kadar önem taşıyor.
Avrupa Birliği ve UNICEF tarafından ortaklaşa finanse edilen, UNICEF'in teknik desteğiyle Türkiye Barolar Birliği tarafından yürütülen Avukatların ve Baroların Çocuk Haklarının Geliştirilmesi, Korunması ve İzlenmesi Konusundaki Kapasitelerinin Güçlendirilmesi (ÇABA) Projesi sayesinde Türkiye'nin dört bir yanındaki avukatlar, çocuk dostu adli yardım sunabilmek için gerekli bilgi ve uygulama becerilerini geliştiriyor.
Mart 2023 ile Ekim 2026 tarihleri arasında yürütülen proje; avukatların ve baroların çocuk haklarını geliştirme ve koruma kapasitelerini güçlendirmeyi, aynı zamanda adalet sistemi içindeki koordinasyon, izleme ve raporlama mekanizmalarını geliştirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında ayrıca beş pilot baroda (Adana, Aydın, Batman, Erzurum ve Trabzon) Çocuk Hakları Merkezleri kuruldu; böylece çocuklara duyarlı hukuki hizmetleri destekleyen ve yerel çocuk koruma çalışmalarını güçlendiren kalıcı yapılar oluşturuldu.
Birçok avukat için en büyük değişim, bakış açılarındaki dönüşüm oldu. Çocukları yalnızca korunmaya ihtiyaç duyan bireyler olarak değil, aynı zamanda hak sahibi bireyler olarak görmek ve onların görüşlerine saygı duyulması gerektiğini benimsemek bu dönüşümün temelini oluşturdu.
Trabzon Barosu'nda avukat ve ÇABA eğiticisi olan Melek Küçük, şunları söylüyor:
"Avukatlar olarak çocukların yanında durma sorumluluğumuzun her zaman farkındaydık. Ancak bu proje sayesinde çocukları yalnızca korunmaya ihtiyaç duyan bireyler olarak değil, aynı zamanda hak sahibi bireyler olarak görmeyi öğrendik. Bu bakış açısı davalara yaklaşımımızı değiştirdi. Artık hangi adımları atabileceğimiz, hangi koruyucu tedbirleri talep edebileceğimiz ve süreç boyunca çocukların haklarını nasıl daha etkili savunabileceğimiz konusunda çok daha güçlü bir bilgiye sahibiz."
Çocuk Hakları Savunucularından Oluşan Bir Ağ Kurmak
ÇABA Projesi'nin temelinde, bireysel eğitimlerin ötesine geçen sürdürülebilir bir model yer alıyor. Kapsamlı bir eğitici eğitimi programı sayesinde Türkiye'nin farklı illerinden avukatlar yalnızca kendi mesleki kapasitelerini geliştirmekle kalmamış, aynı zamanda edindikleri bilgi ve deneyimi meslektaşlarına aktarma becerisi de kazandılar.
Bu eğitici avukatlar, çocuk hakları alanındaki bilgi birikiminin yaygınlaştırılmasını sağlayan öncü kişiler hâline gelerek, çocuk dostu hukuki uygulamaların proje sona erdikten sonra da yaygınlaşmasına katkı sundular.
Avukat ve ÇABA eğiticisi Çağla Özgür ise şunları ifade ediyor:
"Bu projenin en önemli değeri, yalnızca eğitime katılan avukatlarla sınırlı kalmamasıdır. Ulaştığımız her avukat, çok daha fazla çocuğa destek olabilecek. Avukatları güçlendirdiğimizde, çocukların adalete erişimini de güçlendirmiş oluyoruz."
Katılımcı avukatlar için bu eğitimler, çalışma biçimlerinde önemli bir dönüşüm yarattı. Avukatlar; koruyucu tedbir taleplerinde bulunma, sosyal inceleme süreçlerini destekleme, verilen kararları takip etme ve yargı süreçlerinin her aşamasında çocuk haklarının gözetilmesini sağlama konularında kendilerini daha donanımlı ve özgüvenli hissettiklerini ifade ediyorlar.
Trabzon Barosu'ndan avukat ve ÇABA eğiticisi Elif Çakır şöyle diyor:
"Eskiden çocuğun üstün yararından bahsederdik. Şimdi bu kavramı çok daha derin bir anlayışla ele alıyoruz. Ne talep etmemiz gerektiğini, ne zaman talepte bulunacağımızı ve çocuklarla kendilerini duyulmuş ve desteklenmiş hissedecekleri bir iletişim kurmayı biliyoruz."
Proje ayrıca, resmi eğitimlerin sona ermesinin ardından da birbirlerinden öğrenmeye devam eden büyüyen bir avukat topluluğu oluşturdu. Trabzon Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Çocuk hakları merkezinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Sefa Uslu için bu meslektaşlar arası destek, projenin en kalıcı katkılarından biri.
"Projenin en güçlü sonuçlarından biri oluşturduğu ağdır. Genç avukatlar artık bir çocukla görüşmeden önce bizimle iletişime geçiyor ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini soruyor. Sadece birkaç dosyanın ardından aynı farkındalığı ve özgüveni geliştirmeye başlıyorlar. Bu bilgi yayılmaya devam ediyor."
Çocuk Hakları İçin Kalıcı Alanlar Oluşturulması
Projenin önemli sonuçlarından biri de pilot barolar bünyesinde Çocuk Hakları Merkezlerinin kurulması oldu. Bu merkezler yalnızca hukuki rehberlik sağlamakla kalmayıp; avukatların, çocukların ve ailelerin bilgiye erişebileceği, kurumlarla koordinasyon kurabileceği ve yerel düzeyde çocuk koruma çalışmalarını güçlendirebileceği özel alanlar oluşturuyor.
Proje kapsamında kurulan pilot Çocuk Hakları Merkezlerinden biri Adana Barosu bünyesinde ve doğrudan adliye binasının içinde oluşturuldu. Savcılık birimiyle aynı katta ve çocukların ifade vermeden önce beklediği alanın hemen yanında bulunan Merkez, çocukların desteğe ihtiyaç duyduğu anda avukatların müdahale edebilmesini sağlıyor.
Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü Tuğba Tuna için bu yakın konum, Merkezi yalnızca hukuki danışmanlık veren bir yapı olmaktan çıkarıp çocuk haklarını gerçek zamanlı olarak koruyan aktif bir mekanizmaya dönüştürdü.
Tuğba Tuna şöyle anlatıyor:
"Adliye içinde bulunmak, çocuklara nasıl destek olabileceğimizi tamamen değiştirdi. Merkezimiz savcılık birimiyle aynı katta, çocukların ifade vermeden önce beklediği alanın hemen yanında bulunuyor. Bu da bir çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğu anda hemen harekete geçebilmemiz anlamına geliyor."
Tuna'ya göre bu yakınlık, aksi hâlde gözden kaçabilecek sorunlara hızlı şekilde müdahale edilmesini sağlıyor:
"Bazen bir çocuğun tercümana ihtiyacı oluyor ancak bu ihtiyaç kimse tarafından fark edilmemiş olabiliyor. Bazen de kolluk görevlileriyle yaşanan bir yanlış anlaşılma, duruma çocuğun üstün yararı açısından bakılması gerektiğinin hatırlatılmasıyla çözülebiliyor. Biz orada olduğumuz için sorunlar büyümeden ilgili kurumlarla birlikte çalışabiliyoruz."
Onun için unutulmaz kalan bir deneyim ise şöyle:
"Bir çocuk bekleme sırasında bir polis memuruyla anlaşmazlık yaşamıştı. Ben daha müdahale etme fırsatı bulamadan çocuk görevliye dönüp, 'Sizi Çocuk Hakları Merkezi'ne şikâyet edeceğim' dedi. Durum hemen sakinleşti. Benim için bu çok güçlü bir andı. Bu olay, çocukların burada olduğumuzu bildiğini, bize güvendiklerini ve Merkezi kendi haklarını savunacak bir yer olarak gördüklerini gösterdi."
Çocuk Hakları Çalışmaları İçin Sürdürülebilir Yapılar
Bir diğer pilot Çocuk Hakları Merkezi ise bu kez Trabzon Barosu bünyesinde, doğrudan Baro binasının içinde kuruldu. Avukatların düzenli olarak ziyaret ettiği ve vatandaşların hukuki yardım hizmetleri almak için başvurduğu temel noktalardan biri olması nedeniyle Merkez, görünür ve kolay erişilebilir bir yapı hâline geldi.
Merkezin konumu; yalnızca hukuki desteğe ihtiyaç duyan çocuklar ve ailelerle değil, aynı zamanda her gün baroya gelen avukatlarla da doğrudan iletişim kurulmasını sağlıyor. Böylece çocuk hakları konusunda farkındalık artırılıyor, yönlendirmeler kolaylaştırılıyor ve Baro içindeki iş birliği güçlendirililiyor.
Trabzon Barosu Çocuk Hakları Merkezi Koordinatörü Gizem Yazar için bu merkez, çocuk hakları çalışmalarını bireysel çabalara bağlı bir süreç olmaktan çıkararak daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürdü.
"Merkez kurulmadan önce Trabzon'daki çocuk hakları çalışmalarımız, bireysel olarak çaba gösteren avukatların bağlılığıyla yürütülüyordu. Şimdi ise avukatların, ailelerin ve gerektiğinde çocukların bize ulaşabileceği özel bir alanımız var. Çalışmalarımızı daha etkili biçimde koordine edebiliyor, süreçleri daha sistematik şekilde takip edebiliyor ve geleceğe aktarılabilecek kurumsal bir hafıza oluşturabiliyoruz." Merkez, destek arayan çocuklar için daha sıcak ve güven veren bir ortam oluşturulmasına da katkı sağladı. "Çocukların kendilerini rahat hissedecekleri bir alan oluşturmak çok önemli. Çocuklar içeri girip, 'Burası çok güzel bir yer' dediğinde, kendilerini daha güvende ve rahat hissettiklerini görüyoruz."
Pilot baroların deneyimi, kurumsal yapıların; avukatları, yerel yönetimleri, hizmet sağlayıcıları ve çocuk koruma alanında çalışan aktörleri bir araya getirerek çocukların adalete erişimini nasıl güçlendirebileceğini gösteriyor.
Projenin Ötesine Uzanan Kalıcı Etki
Geleceğe baktıklarında, projeye katılan avukatlar ÇABA Projesi'nin etkisinin proje süresinin ötesinde de büyümeye devam edeceğine inanıyorlar.
Proje kapsamında geliştirilen eğitim modülleri, eğitici avukatlardan oluşan ağ ve Çocuk Hakları Merkezleri; Türkiye genelinde sürekli öğrenme, iş birliği ve çocuk dostu hukuki uygulamalar için güçlü bir temel oluşturuyor.
Adana Barosu Çocuk Hakları Merkezi koordinatör avukatı şöyle ifade ediyor:
"Eğitimler gözle görülür bir değişim yarattı. Daha fazla avukat çocuk hakları alanındaki çalışmalara ilgi göstermeye başladı ve programı tamamladıktan sonra Merkezimize katıldı. Ayrıca Çocuk İzlem Merkezi ve kolluk kuvvetleri gibi kurumlardan da olumlu geri bildirimler aldık. Bu kurumlar, proje kapsamında eğitim alan avukatların çalışmalarında iyi uygulama örnekleri gözlemlediklerini ifade ettiler."
Avukatlara, kurumlara ve iş birliğine yapılan yatırımlar sayesinde ÇABA Projesi, çocukların yalnızca temsil edildiği değil; aynı zamanda seslerinin sürecin her aşamasında değer gördüğü, hak sahibi bireyler olarak tanındığı bir adalet sisteminin oluşmasına katkı sağlıyor.



