Türkiye'de Depremden Etkilenen Çocukların Korunmasına İlişkin Rehber
Çocuk Koruma
- Türkçe
- English
Depremden etkilenen çocukların en önemli ihtiyaçları nelerdir?
Bu büyüklükteki herhangi bir doğal afetten sonra, çocukların ve ailelerin ihtiyaçları ölçülemeyecek derecelere ulaşabilir.
Geçici barınma, gıda, su, tıbbi malzeme, ısıtıcı ve mobil tuvalet acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleridir. Çocuk giyisileri, bebek ürünleri ve ergen kız çocuklarının menstrual hijyen ürünleri yine öncelikli ihtiyaç malzemeleri arasında yer alır. Çok sayıda çocuk; fiziksel yaralanmalardan dolayı, ortopedik cihaz, tekerlekli sandalye ve işitme cihazı gibi özel tıbbi cihazlara ihtiyaç duyar.
Yardım malzemelerinin yanı sıra çocuklar; normalleşme ve güvende hissetme ihtiyaçlarının bir nebze de olsa karşılanabileceği ve psikososyal destek alabilecekleri güvenli alanlara ihtiyaç duyarlar. Söz konusu alanlarda yürütülen çalışmalar aracılığıyla, çocukların karşı karşıya kalabilecekleri muhtemel riskler ve savunmasız duruma düşmelerine neden olabilecek koşullar tespit edilebildiği gibi, özel bakım ve koruma hizmeti gerektiren durumlar da belirlenebilmektedir.
Deprem sonrasında çocuğun korunması açısından en büyük riskler nelerdir?
Depremler ve diğer doğal afetler, bir çocuğun emniyette ve güvende olmaya ilişkin en temel duygularına zarar verebilir. Çocuklar; evlerini, okullarını, çevrelerinde bulunan hastane gibi güven veren yerleşkeleri kaybedebilir, temiz su ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılayan önemli altyapı hizmetlerine erişemeyebilirler. Bu kayıpların yanı sıra, çocuklar, hayal dahi edilemeyecek psikolojik baskıya da maruz kalabilirler. Kriz sırasında anne babalarından, kendilerine bakım sağlayan kişilerden ayrı düşmüş veya ailelerini ve arkadaşlarını kaybetmiş olabilirler.
İnsan hayatını ciddi boyutlarda etkileyen acil durumlarda şiddet, sömürü, istismar ve ihmal riski artar. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, cinsel sömürü, cinsel istismar, ekonomik sömürü ve yasadışı evlat edinme biçimleri de söz konusu riskler arasında yer alır. Bu riskler, özellikle kendilerine bakım veren kişileri kaybeden çocuklar için geçerlidir.
Bu düzeydeki herhangi bir afetin ardından, acil destek ve koruma hizmeti sağlanmasının yanı sıra, çocukların karşı karşıya kalabileceği risklerin tespit edilmesine destek olan güvenli alanların kurulması büyük önem taşımaktadır.
Depremlerin ardından kaybolan çocukların sayısı belli midir?
Bu düzeydeki bir afetten sonra, kayıp çocuk sayısını tam olarak belirlemek zor olabilmektedir; zira bu aşamada tespit ve aile birleştirme çalışmaları halen devam etmektedir.
Acil durumlarda çok sayıda çocuğun, anne babalarından ve kendilerine bakım veren kişilerden ayrı düştüğü ve refakatsiz durumda kaldığı gözlemlenmiştir. Herhangi bir insani kriz sırasında, çocuklar; ailelerinden saatlerce, günlerce ve hatta aylarca ayrı kalabilirler. Yakınlarının bulunması için aile birleştirme desteğinden ivedilikle yararlanma fırsatı bulan çocukların, aileleriyle bir araya gelme ihtimali çok daha yüksek ve hızlı olmaktadır.
Refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocuklar hangi risklerle karşı karşıya kalmaktadır?
Bir afet sırasında kendilerine bakım veren kişilerden veya evlerinden ayrı düşen çocuklar; yüksek düzeyde şiddet, sömürü ve istismara maruz kalma riski altındadır. Refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocuklar; insan ticareti, yasadışı evlat edinme, çocuk işçiliği veya insan kaçakçılığının ağır biçimleri karşısında savunmasız hale gelebilir. Cinsel istismar ve cinsel sömürü amaçlı insan ticareti de dahil olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, özellikle de kız çocukları için büyük tehdit oluşturmaktadır.
UNICEF; Türkiye'deki çocukların insan ticaretine karşı korunması ve risk altındaki çocukların belirlenmesi amacıyla çok sektörlü bir müdahale planının hayata geçirilmesini, bu kapsamda kolluk kuvvetleri gibi çocukla temas eden birimlere/kişilere yönelik eğitimler düzenlenmesini, refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocukların ve diğer savunmasız grupların gerekli durumlarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na yönlendirilmesini önermektedir. Buna ek olarak, sahadaki diğer tüm personelin ve gönüllülerin de çocuk koruma prosedürleri hakkında eğitim alması büyük önem taşımaktadır. Söz konusu eğitim programlarına risk altındaki çocukların nasıl tespit edileceği ve potansiyel vakaların yetkililere nasıl yönlendirileceği konuları da dahil edilmelidir.
Türkiye'de çocukların korunmasıyla ilgili bir durumun yetkililere bildirim süreci nasıl gerçekleşmektedir? Refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocuklar hakkında resmi bilgi nasıl alınır?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı; deprem bölgesinde refakatsiz ve ailesinden ayrı düşmüş çocuklar için Bakanlığa ait Alo 183 yardım hattına ek olarak 10 yeni yardım hattını daha hizmete sokmuştur. Bunun yanı sıra, en yakın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimlerine veya ilgili güvenlik birimlerine her türlü bildirim yapılabilmektedir. Bu makamlar; doğrudan gerekli yardımı sağlamakta veya talep edilen temel hizmetlerin alınmasına yardımcı olmak için kişileri ilgili hizmet sağlayıcılara yönlendirmektedirler.
Türkiye'de refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşen çocukları aileleriyle yeniden bir araya getirme süreci nasıl işlemektedir?
Refakatsiz olarak tanımlanan veya anne babalarından ya da kendilerine bakım veren kişilerden ayrı düşmüş çocuklar için, mümkün olduğunca hızlı ve güvenli bir şekilde yakınlarıyla bir araya getirilmeleri amacıyla, aile üyelerini bulma çalışması yapılır. Benzer şekilde, çocuklarını arayan ebeveynlere de destek verilmektedir.
Aile üyelerini bulma çalışmasının sonuçsuz kalması durumunda ise çocuklar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki, ebeveyn bakımından yoksun çocukların yararlandığı aile temelli bakım hizmeti modellerine yönlendirilebilmektedirler. Bu uygulamanın yanı sıra çocuklar, yapılan yüksek yarar değerlendirmelerinin ardından devletin oluşturduğu koruyucu aile sisteminden de yararlanabilmektedirler. Her çocuğun ihtiyacına cevap verebilmek için yeterli sayıda sosyal hizmet uzmanı, psikolog ve aile temelli alternatif bakım olanaklarının varlığını sağlamak büyük önem taşımaktadır.
UNICEF, Türkiye'de çocukların aileleriyle yeniden bir araya getirilmesi sürecinde herhangi bir rol oynuyor mu?
Türkiye'de aile izleme ve birleştirme hizmetleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. UNICEF; talep edildiği takdirde, devlet tarafından verilen bu hizmetlere destek sağlamaktadır.
Depremden sonra bir çocuk, ailesiyle tekrar bir araya gelemezse ne olur?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı; afet nedeniyle ailelerinden ayrı düşmüş çocuklar için, çocuğun yararına olduğu takdirde, aile üyelerinin yerini tespit etmek ve aileyi birleştirmek için gereken tüm süreci yönetmektedir. Ailesinden ayrı düşen her çocuğun ebeveyn, akraba veya yasal vasilerinin, aksi teyit edilene kadar yaşadıkları varsayılır. Yanlarında yetişkin olmadan tedavi için hastaneye yatırılan çocuklar da bu kapsamda yer almaktadır.
Aile izleme ve yeniden birleşme faaliyetleri yürütülürken çocuğun bakımı için geçici düzenlemeler yapılabilmektedir. Çocuğun ailesiyle birleştirilmesi mümkün değilse, tercih edilmemişse veya çocuğun yararına olmadığı tespit edilmişse, aile üyeleriyle iletişimde kalması mümkün olduğunca sağlanarak, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik uzun süreli, aile veya toplum temelli bakım alternatifleri de değerlendirilebilmektedir.
Türkiye'de evlat edinme süreci nasıl işlemektedir?
Doğal bir afet sırasında anne babalarından ayrı düşen çocukların yetim ve evlat edinilmeye muhtaç oldukları varsayılamaz. Bu nedenle, insani bir acil durum sırasında veya hemen sonrasında evlat edinme işlemleri gerçekleştirilmemelidir. Anne baba veya diğer yakın aile üyeleri yada bakım sağlayan kişilerin nerede oldukları doğrulanana kadar, refakatsiz durumdaki her çocuğun yakınlarının hayatta olduğu kabul edilir. Uygun koşullar sağlandığında ve aile birleşimi çocuğun yararına olduğunda, çocukları aileleriyle birleştirmek için her türlü çaba gösterilmelidir.
Aile üyelerini bulma çabalarının başarısız olması durumunda Türkiye’de, çocukların onaylı ve aile temelli bir bakım düzenlemesi kapsamına alınabileceği güvenilir bir koruyucu aile sistemi bulunmaktadır.
UNICEF'in evlat edinmeyle ilgili politikası nedir?
Bir afet sırasında anne babalarından ayrı düşen çocuklar yetim olarak kabul edilemez ve evlat edinme sürecine alınamaz. Bu nedenle, acil bir durum sırasında veya hemen sonrasında evlat edinme işlemleri gerçekleştirilmemelidir.
Tüm çocuklar; ailelerinin yanında, güvenli bir şekilde büyüme hakkına sahiptir. Bir çocuğun anne babasının veya diğer yakın aile üyelerinin yerleri doğrulanana kadar, refakatsiz her çocuğun yaşayan yakın akrabaları olduğu varsayılır. Çocuğun yararına olduğunda ve uygun koşullar sağlandığında, çocuğu ailesine kavuşturmak için gereken her türlü çaba gösterilmelidir.
Bir acil durumda anne babalarını kaybeden çocuklar için uzun vadeli bir çözüm olarak evlat edinme, ancak aile birleştirme ve koruyucu aile seçenekleri tüketildikten sonra, son çare olarak başvurulmalıdır.
Çocukların tanıdık bir çevrede ve toplulukta yetişmesinin önemi göz önünde bulundurularak, Türkiye'de ulusal ve aile temelli, alternatif bakım düzenlemeleri mümkün olduğunca desteklenmekte ve bu düzenlemelere kaynak sağlanmaktadır.
Türkiye'de yetimhaneler var mı?
Ebeveyn bakımından mahrum olan çocuklar için Türkiye’de toplum ve aile temelli bakım ve koruma sistemi bulunmaktadır. Söz konusu koruma sistemi, koruyucu aileleri ve küçük ölçekli bakım evlerini de içermektedir. Türkiye’de, UNICEF de dahil olmak üzere küresel kurumlar tarafından uygun bulunmayan, çocuklara zararlı olduğu kabul edilen büyük yetimhanelerin açılmasına izin verilmemektedir.
Depremin ardından, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, aile üyelerinden ayrı düşmüş ve refakatsiz kalmış çocukların tespit edilmesi çalışmalarına liderlik etmektedir. Bu tür vakalar; derhal Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimlerine veya Alo 183 yardım hattına yönlendirilmelidir.
Aile üyelerini bulma ve birleştirme süreçleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Anne babanın hayatını kaybettiği veya bulunamadığı durumlarda, çocukların, geniş aile üyelerinin yanına veya aile temelli bir bakım düzenlemesi kapsamına yerleştirilmesine öncelik verilir. Bu süreçte alınacak tüm kararlar çocuğun yüksek yararına hizmet etmelidir.
Bir deprem ülkenin çocuk koruma sistemlerine ne kadar zarar verebilir?
Çocuk koruma sistemleri, çocukların hayati önemdeki sosyal hizmetlerden yararlanmasını sağlar; afet ve acil durumlardan etkilenenler de dahil olmak üzere en savunmasız durumdaki çocuklara bakım hizmetleri sunar. Çocukları korumak; iyi bir geleceğe sahip olabilmeleri için fiziksel, zihinsel ve psikososyal ihtiyaçlarının karşılanmasını güvence altına almak demektir.
Bir depremin veya diğer doğal afetlerin ardından, kritik altyapının, iletişim hatlarının ve tedarik süreçlerinin tahrip olmasıyla ve ihtiyaçlardaki ani artış nedeniyle çocuk koruma sistemlerinin üzerindeki yük aşırı artabilir. Çoğu zaman çocuk koruma personeli, sosyal hizmet çalışanları ve sahadaki diğer personel ve aileleri de afetten etkilenen nüfus içinde yer almaktadır. Dolayısıyla güvenli ve aile temelli alternatif bakım düzenlemelerinden faydalananlar da dahil, özel desteğe ihtiyaç duyan çocuk sayısı hızla artar.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, deprem ve diğer afetlerin ardından çocukların ihtiyaçlarının karşılanması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aracılığıyla çocuk koruma sistemini harekete geçirmektedir. UNICEF ve paydaşları, bu çalışmaları desteklemeye devam edecektir.
Bir depremin çocuğun ruh sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olabilir?
Afet deneyimi yaşayan çocuklar, hayal dahi edilemeyecek sıkıntılara maruz kalabilirler. Sevdiklerini kaybetmiş, ailelerinden ayrı düşmüş veya ciddi fiziksel yaralanmalara maruz kalmış olabilirler. Birçoğu temiz su, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlere erişemez; aynı zamanda koruma, bakım ve oyun için kullanılan güvenli alanlarını da kaybeder. Bu deneyim, küçük çocukların fizyolojik ve sosyal gelişimlerini zedeleyebilir. Şiddetli sıkıntılar ve travmatik olaylar yaşamak; kaygı ve depresyona neden olabilirken, özellikle ergenler üzerinde başka türlü zararlı sonuçlara yol açabilir.
Ailesinin sosyo-ekonomik durumu ve ya diğer eşitsizlikler nedeni ile halihazırda kırılgan durumda olan çocuklar, afetin etkisini daha da şiddetli tecrübe edebilirler. Kuşkusuz acil bir durumda, anne babalar da acı çekerler. Bu da çocuklarının ihtiyaç duyduğu korumayı, istikrarı ve şefkatli bakımı sağlamalarını zorlaştırabilir.
Öte yandan, çocuklar, tahmin edilenden daha dayanıklı ve dirençli olabilmektedirler. Afet sonrasında sağlanan ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, daha hızlı iyileşmeleri ve gelişimleri için son derece önemlidir. Çocuklar; iyileşmeye başlamak için destekleyici ve aile temelli bakıma, başkalarıyla yeniden bağlantı kurabilmek için de güvenli alanlara ihtiyaç duyarlar. Düzenli ve yapılandırılmış aktiviteler yoluyla normallik duygusunu yeniden kazanmak, akranlarıyla tekrar vakit geçirmek ve öğrenmeye devam etmek bu süreçte son derece önemlidir. Daha da önemlisi, çocukların başa çıkma becerilerini geliştirmek, duygularını düzenlemek ve bağlarını güçlendirmek için her şeyden önce sevgiye ve korunmaya ihtiyaçları vardır.
Travma konusunda uzmanlaşmış hizmetler de dahil olmak üzere ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, çocukların acil durum sırasında ve sonrasında çevresiyle bağ kurmasına yardımcı olur. UNICEF; paydaşlarıyla birlikte kurulumunu sağladığı güvenli alanlar aracılığıyla çocuklara, anne babalara ve bakım veren kişilere bu tür hizmetlerin verilmesini desteklemektedir. Bu alanlar; depremden etkilenen çocuklara koruma ve bakım hizmetleri sunarken, aşina oldukları faaliyetlere de yeniden katılma olanağı verir. Ayrıca ailelere; anne babalara ve bakım veren kişilere yönelik ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetleri, psikolojik ilk yardım, aile eğitim programları ve akran destek grup çalışmalarını da kapsayan destekleyici hizmetler sağlar.