Küçük çocuğunuzla nasıl etkili bir iletişim kurarsınız?

Sözlerinizle ve hareketlerinizle aranızdaki bağı kuvvetlendirmenin 9 yolu

UNICEF
UNICEF/UN066576/Ohanesian
UNICEF/UN066576/Ohanesian
02 Haziran 2022

Çocuğunuzla girdiğiniz her etkileşim bir tür iletişimdir. Önemli olan sadece sözleriniz değildir. Sesinizin tonu, bakışlarınız ve kucaklamalarınız da en az sözleriniz kadar önemlidir. Bunların hepsi çocuğunuza mesajlar iletir. Çocuğunuzla iletişim kurma şekliniz onlara başkalarıyla nasıl iletişim kurulacağını göstermekle kalmaz, aynı zamanda duygusal gelişimlerini ve hayatlarının daha sonraki evrelerinde ilişki kurma biçimlerini de şekillendirir.

İletişim türleri nelerdir?     

İletişim iki şekilde olabilir: Sözlü ve sözsüz.

Sözlü iletişim, kelimelerle kurduğumuz iletişimdir ve şunları kapsar:

  • Sesinizin yüksekliği ve tonu
  • Söylediğiniz kelimeler
  • Söyleyiş biçiminiz veya çocuğunuzun en iyi anlayabileceği kelimeleri kullanmak

Sözsüz iletişim ise vücut dili kullanılarak kurulan kasıtlı ve kasıtsız iletişimdir.

  • Yüz ifadeleri
  • Göz teması
  • Kişisel alan
  • El hareketleri
  • Sarılma gibi fiziksel dokunuşları kapsar.

Sözlü ve sözsüz iletişim becerilerinizi geliştirmek için bu dokuz ipucunu deneyin:

  1. Aktif bir dinleyici olun

Aktif dinleme çocukların duyulduklarını ve anlaşıldıklarını hissetmelerine yardımcı olur. Teşvik edici gülümsemeler ve onaylayıcı baş işaretleri gibi jestler kullanarak çocuğunuzun söyledikleriyle gerçekten ilgilendiğinizi ve onları önemsediğinizi gösterebilirsiniz. Konuştuklarında çocuğunuzla aynı göz seviyesine inerek onların daha güvende ve sizinle bağ kurduklarını daha çok hissetmelerine yardımcı olabilirsiniz.

Söyleyeceklerini dikkatle dinlediğinizi ona “ne?”, “neden?” ve “nasıl?” gibi sorular sorarak gösterin. Bu, aynı zamanda çocuğunuza hikaye anlatmayı ve hangi ayrıntılardan bahsetmesi gerektiğini öğreterek onun kendi iletişim becerilerini geliştirmesine yardımcı olur.

  1. Yansıtıcı konuşun

Çocuğunuza dikkatinizi verdiğinizi ve söyleyeceklerini önemsediğinizi göstermenin iyi bir yolu bir ayna gibi davranmaktır. Size söylediklerini farklı kelimeler kullanarak ona tekrar edin. Örneğin, çocuğunuz “Bundan sonra Mehmet ile oynamayacağım” derse siz “Arkadaşınla oynamayacak mısın?” diye cevap verebilirsiniz. Bu çocuğunuza yargılanmadan duygularını ifade etme imkânı verir. Anlatacakları ne çok şey olduğunu görünce şaşıracaksınız!

  1. Anlaşılır şekilde konuşun

Çocuğunuzun anlayabileceği ve onun yaşına uygun olan bir dil kullanın. Açık ve net olun ve uygunsuz kelimeler kullanmayın. Nazik bir dil kullanmak çocuklarınız için olumlu bir örnek olacaktır. Unutmayın, kuracağınız iletişim çocuğunuza ona saygı duyduğunuzu ve onu sevdiğinizi göstermelidir.

  1. Ödül vermeyin

Basit davranışlar için şeker gibi ödüller vermek size kısa vadeli bir kontrol hissi verebilir. Fakat bu tür ödüller net sınırlar koymanıza yardımcı olmaz ve çocuğunuzla aranızda güvensizliğe sebep olabilir. Çocuğunuzun yapmasını istedikleriniz konusunda açık ve gerçekçi beklentiler belirlemeye çalışın, iyi davranışlarını övün ve gerektiğinde daha iyi davranmalarını teşvik etmek için sakin yöntemler kullanın.

 

> Okuyun: Çocukları onların ruhsal ve fiziksel sağlıklarına zarar vermeden disipline etmenin yolları | UNICEF Türkiye

5. Duygularını ifade etmesine yardımcı olun

Çocuğunuzun duygusal zekasının gelişmesine yardımcı olmak için onlara duygularını nasıl adlandıracaklarını öğretmek önemlidir. Çocuğunuz hissettiklerini sözlü olarak dile getirdiğinde onun söylediklerini empati ile ve yargılamadan dinleyin. Hayatın onların gözlerinden nasıl göründüğünü düşünün. Çocuğunuz duygularını sözsüz bir şekilde ifade ediyorsa, örneğin öfke nöbeti geçiriyor veya sevdiği bir etkinliği yaparken gülüp eğleniyorsa, ona nasıl hissettiğini kelimelere (mutlu, üzgün, rahatlamış, incinmiş, korkmuş, aç, gururlu, uykulu, kızgın, umutsuz, tedirgin, utanmış veya sevinçli gibi) dökmesi için yardım edin.

6. “Fark ettiğinizi” gösteren ifadeler kullanın

Çocuğunuzu belirli davranışları için övdüğünüzde bu ona kendini iyi hissettirir ve sizin beğendiğiniz davranışları öğrenmelerine yardımcı olur. “Aferin!” demek yerine daha net olun: “Oyun zamanından sonra oyuncaklarının hepsini topladığını fark ettim. İyi iş çıkarmışsın!”

7. Birlikte eğlenin

Çocuğunuz büyüdükçe ebeveynlik yapmak daha ciddi bir iş gibi görünebilir. Bu nedenle birlikte eğlenmek ve neşeli konuşmalar yapmak her zamankinden daha çok önem kazanır. Bunlar, ilişkinizi güçlendirir. Çocuğunuzun ilgilendiği bir şey hakkında olumlu ifadeler kullanarak, onun ilgi duyduğu alanları önemseyerek ve birlikte eğlenerek çocuğunuzla bağ kurmanın yollarını bulun. Unutmayın, çocuğunuzla birlikte gülün ama asla çocuğunuza gülmeyin.

8. Davranışa odaklanın

Çocuğunuzun yaptığı bir şeye üzüldüğünüzde eleştiri ve yorumlarınızın onların kişiliğine değil, davranışlarına odaklandığından emin olun. Örneğin, “Bu kadar dağınık olmandan hiç hoşlanmıyorum” demek yerine “Kıyafetlerini yerde bırakmandan hoşlanmıyorum” demeyi deneyebilirsiniz.

9. Örnek olun

Çocuğunuza karşı nasıl bir örnek oluşturduğunuzu düşünün. Çocuklara dünyayı ebeveynleri tanıtır. Söyledikleriniz kadar yaptıklarınız da çocuğunuz için önemlidir.

Çocuğunuza sadece tutabileceğinizden emin olduğunuz sözler verin. Bu, çocuğunuzla aranızdaki güvenin inşa edilmesine ve korunmasına yardımcı olur.

Unutmayın, nezaket ve sevgi çocuğunuzla bağ ve iletişim kurarken her zaman tercih edilmesi gereken yoldur.