Yeniden güçlenmek için: TEKVANDO

Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.

UNICEF
Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.
UNICEF/Ozseven
27 Mayıs 2019
Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.
UNICEF/Ozseven

“Hayat adil olmasa da devam ediyor... Bu çocuklar da tıpkı benim gibi zor yerlerden geldiler ve zor zamanlardan geçtiler. Suriye’de savaş başladığında babam çok hastaydı. Kötü şartlar yüzünden onu hastaneye götüremedik. Ona annem ve ben baktık."

"Babam ölünce, annem ve üç erkek kardeşimle birlikte Halep’i terk etmek zorunda kaldık ve Türkiye’ye sığındık. Tıpkı bu çocuklar gibi ben de gülümsemeye devam ettim. Benim de başımı dik tutmam ve güçlü olmam gerekiyordu.”

Bu sözler, Gaziantep’te yaşayan 26 yaşındaki Suriyeli mülteci Ahed Abdullah’a ait. Ahed, Al Farah Merkezi’nde genç mülteci çocuklara Tekvando dersleri veriyor. 2015 yılında, Türkiye’ye geldikten bir yıl sonra, merkezde Türkçe kursuna başlamış.  Daha sonra da gönüllü olmuş. İki yıl sonra ise aynı merkezde destek personeli ve Tekvando eğitmeni olarak görev almış. Suriye’deki savaş nedeniyle İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü yarıda bırakmak zorunda kalmış; ama yine de çocuklara ders vermekten ve onların karşısında güçlü durmaktan mutlu.

Veriler çocukların, ilgili yetişkinler tarafından desteklendiğinde ve teşvik edildiğinde ve de ihtiyaçlarına uygun güvenli alanlara ve hizmetlere erişimleri olduğunda, yoksulluk, ayrımcılık ve şiddet döngüsünü kırma potansiyelleri olduğunu ortaya koyuyor. ASAM’ın Al Farah Merkezleri, UNICEF’in desteği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin finansal katkısıyla, tüm Türkiye’de çocuklara ve gençlere yeni şartlara uyum sağlamak ve potansiyellerine erişmek için ihtiyaç duydukları güvenli alanları ve hizmetleri sağlıyor. Psikolojik danışmanlık, yaşam becerileri eğitimi, Türkçe ve İngilizce kursları gibi çocuklara yönelik pek çok hizmetin yanı sıra, Gaziantep’teki Al Farah Merkezi mülteci çocuklara tekvando dersleri de sunuyor. Bu sayede onların eğlenceli ve güvenli bir ortamda hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha güçlü hale gelmelerine yardımcı oluyor.

Tekvando ile Dayanıklılığı Arttırmak

Ahed’in tekvando tutkusu küçük yaşlarda başlamış. Onun kültüründe bu tür sporlar kızlar arasında pek yaygın olmamasına rağmen tekvandoyu ilk önce filmlerden öğrenmiş, sonra da evde kardeşleriyle pratik yaparak geliştirmiş. Türkiye’ye geldiğinde ise küçük bir spor salonunda tekvando dersi almaya başlamış. “Nerede öğrenebileceğimi araştırdım. Yaşadığım mahallede küçük bir spor merkezinde ders verdiklerini öğrenince çok sevindim. Tekvando sayesinde dayanıklılığımı arttırdım ve gülümsemeye devam edebildim. Şu an eğitim veriyor olmak beni çok mutlu ediyor. Kırmızı kuşağım; ve her gün büyük bir öğrenme hevesiyle merkeze gelen 30 tane öğrencim var.”

Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.
UNICEF/Ozseven

Tekvandonun bu çocukların yaşamları üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu sorduğumuzda bize: “Tekvando disiplinli olmalarını sağlıyor. Onlara saygıyı ve görgüyü öğretiyor. Yeni bir yere alışırken ve uyum sağlamaya çalışırken, yalnızca bir aylık antrenman süresinden sonra bile, kendilerine ve birbirlerine saygı duymayı öğrenmeye başlıyorlar. İçlerindeki potansiyelin farkına varıyorlar ve güçlerini doğru şekilde kullanmayı öğreniyorlar. Yaşamın her aşamasında bu gerekli!”

Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.
UNICEF/Ozseven

Merkeze gelen çocukların çoğunun ilk başta utandığını ve çekingen davrandığını söylüyor. Kendilerini doğru düzgün ifade edemedikleri ve halen savaşın olumsuz psikolojik etkisinin altında olduklarını belirtiyor. “Başlangıçta derslerde gülüyorlardı ve dersleri pek ciddiye almıyorlardı. Ama şimdi bakış açıları değişti. Kendilerine güvenleri arttı. Merkezin ve Tekvando da dâhil bu merkezde verilen tüm derslerin çocuklara büyük fayda sağladığını düşünüyorum. Bu imkanlar olmasaydı sokaklarda, çalışıyor ve ya okula gitmiyor olabilirlerdi”.

Her çocuğun potansiyeline erişme hakkı vardır. En dezavantajlı mülteci çocuklar da dâhil.
UNICEF/Ozseven

Öğrencilerinden bir tanesi de 9 yaşındaki Ali Yasin. 4 kardeşiyle birlikte Suriye’den gelmiş ve ailenin en küçük çocuğu. Hizmetler hakkında bilgi almak için annesiyle birlikte merkeze geldiğinde diğer çocukların tekvando yaptıklarını görmüş ve onlara katılmak istemiş. Derslere 3 aydır geliyor. Tekvandoyu, özellikle de döner tekme atmayı çok seviyor.

Korece 10’a kadar sayabiliyorum. Öğrendiğim tüm hareketleri okulda arkadaşlarıma gösteriyorum. Tekvando benim yaşamımı aydınlatan bir fener oldu. Şimdi çok daha güçlüyüm. Kardeşlerimin de tekvando öğrenmesini ve onlarla evde tekvando yapabilmeyi çok isterdim,”diyor ışıl ışıl gözleriyle bize gülümserken.