Telefon tamirinden geleceğinin tamirine

Ahmed’in ailesinin hayatında telefon önemli bir rol oynuyor.

UNICEF
Ahmed’in ailesinin hayatında telefon önemli bir rol oynuyor.
UNICEF/Ergen
18 Haziran 2019

Ahmed’in ailesinin hayatında telefon önemli bir rol oynuyor. Beş yıl önce savaş nedeniyle Suriye’den kaçıp Türkiye’ye geldiklerinden beri, ailenin en büyük oğlu Mustafa (30) ve kardeşi Ahmed (16), ailelerine bakmak ve en küçük kardeşleri Abdulrahman’ı (8) okutmak için bir cep telefonu dükkânında çalışıyor.

Nasıl yapmalı?

Ahmed’in okula gitmeyi neden bıraktığını sorduğumuzda, annesi şöyle diyor: “Ahmed’in babası hasta olduğu için çalışamıyor. Haliyle Türkiye’ye gelince evin ihtiyaçlarına katkı sağlamak için Ahmed çalışmak istedi. Eğitimini yarıda bırakmasına üzüldüm ama bizim için, özellikle de Abdulrahman için bunu yapmak zorundayım diyordu hep.”

Diğer yandan Ahmed’in en küçük kardeşi olan Abdulrahman, okulu çok seviyor. Büyüyünce polis olmak istediği için eğitimine devam etmekte son derece kararlı ve okulun tek bir gününü bile kaçırmıyor.

Abdulrahman, okul yılının başında eğitimine devam edebilmesi için ailesi tarafından Şartlı Eğitim Yardımı (ŞEY) Programı’na kaydettirilmiş. Bu program, Suriyeli ve diğer sığınmacı çocukların okula kaydolmasını ve devamlılıklarını teşvik etmeyi amaçlıyor.

2003 yılından itibaren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal bir sosyal yardım programı olan ŞEY, 2017 yılında Suriyeli ve diğer sığınmacı ailelerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Kızılayı ve UNICEF arasındaki yakın işbirliği ile yürütülen programın genişletilmesi Avrupa Birliği’nin (AB) cömert desteği ile sağlanırken, programa Norveç ve Amerika Birleşik Devletleri’de katkı da bulunuyor.

 

Ahmed’in ailesinin hayatında telefon önemli bir rol oynuyor.
UNICEF/Ergen
Ahmed ve kardeşi Türk Kızılayı Gençlik Merkezi çalışanı ile bir masaüstü oyunu oynarken.

Düzenli devamlılık ve çocuk koruma hizmetleri

Birkaç ay önce Abdulrahman hastalanıp bir haftadan fazla bir süre okula gidememiş. Bunun üzerine, ŞEY Programı’nın sunduğu çocuk koruma hizmetinin parçası olarak, Türk Kızılay (TK) ekibinden bir çocuk koruma uzmanı Abdulrahman’ın durumunu öğrenmek için evlerine gitmiş. ŞEY Programı’ndan faydalanan çocuklar, belgeli bir gerekçe sunmadan ayda dört günden fazla okula devamsızlık yaparsa bir çocuk koruma çalışanı aileyi ziyaret ederek herhangi bir yardıma ihtiyaçları olup olmadığını kontrol ediyor. Eğer böyle bir durum söz konusuysa aile, ilgili hizmet kurumuna sevk ediliyor. Böylece çocukların okula düzenli gidebilmesi ve ŞEY ödemelerinden kesintisiz yararlanması sağlanmış oluyor.

Çocuk koruma uzmanı, Abdulrahman’ın evini ziyaret ettiği sırada Ahmed ile de tanışmış. Onun ısrarla çalışıp ailesine yardım etmek istediğini, bu yüzden okula gidemediğini öğrenince ŞEY Programı’ndan Ahmed’in de yararlanabileceğini söyleyerek, eğitimine devam etmesinin uzun vadede hem kendisine hem de ailesine ne tür yararlar sağlayacağını anlatmış. Bu görüşme sonucunda Ahmed ve ailesi, onun tekrar okula başlamasına karar vermişler.

Ahmed’e okulu sorduğumuzda:

“Tekrar okula gitmeye başladım ama şu sıralar biraz zorlanıyorum. Suriye’deyken sınav kâğıdını ilk ben verirdim; şimdiyse en son ben teslim ediyorum. Umarım Türkçem geliştikçe daha başarılı olurum” diyor.

Ahmed’in ailesinin hayatında telefon önemli bir rol oynuyor.
UNICEF/Ergen
Ahmed okuldan sonra Ankara Altındağ’daki evlerinin hemen yanında bulunan parkta arkadaşı ile futbol oynuyor.

Baştan Başlamak

“Savaş olduğunda,” diyor Ahmed, “herkesin yarasını iyi etmek mümkün değil ama sırf herkesi iyi edemiyorum diye de umudumuzu kaybetmemliyiz. Bunun yerine birini iyileştir, sonra o başkasını iyileştirsin, çünkü iyilik böyle yayılır. Olan biteni eski haline döndürme gücümüz yok ama herşeye  baştan başlayabiliriz. Herkes önce kendinden başlamalı.”

Ahmed eğitimine devam ederek işe kendinden başlıyor. Öğretmen olma hayalini gerçekleştirerek iyilik yaymayı; yalnızca kendi geleceğini değil, başka çocukların ve gençlerin gelecek hayallerini de yaşatmayı umuyor.