İşverenlerin Koronavirüs (COVID-19) salgını sırasında çalışan ebeveynlere destek olması için 7 öneri

Şu anda dünyanın her yerinde çocuklar ebeveynlerinin, ebeveynler ise işverenlerinin desteğine ihtiyaç duyuyor.

UNICEF
Şu anda dünyanın her yerinde çocuklar ebeveynlerinin, ebeveynler ise işverenlerinin desteğine ihtiyaç duyuyor.
UNICEF/UNI313417/McIlwaine

27 Mart 2020

Koronavirüs (COVID-19) salgının etkileri dünya genelinde hissedilmektedir. Çok sayıda çocuk bu durumun yol açtığı güçlüklerle (eğitimin kesintiye uğraması, ebeveynlerinin hastalanması, hane halkı gelirinin kaybı vb.) başa çıkmak zorundadır. Bu olaylar, en yoksul ailelere mensup kız ve erkek çocuklarını çok daha şiddetli etkilemektedir.

Çalışan ebeveynlere çocuklarına bakmak için ihtiyaç duydukları zamanın ve desteğin verilmesini sağlayan, ücretli ebeveyn izni, ücretli hastalık izni, esnek çalışma düzeni ve düşük maliyetli, kaliteli çocuk bakım hizmetine erişim gibi aile dostu işyeri politikaları çocuklar üzerindeki yükün hafifletilmesine yardımcı olur.

COVID-19 salgını sırasında kendilerine, çocuklarına ve ailelerine bakabilmeleri için çalışan ebeveynlere destek olmak üzere işverenlerin uygulayabileceği 7 öneri aşağıda verilmiştir:


1.  Mevcut işyeri politikalarının ailelere etkin destek sunup sunmadığını değerlendirmek.

Mevcut politikalar ailelere yeterince destek oluyor mu? İşverenlerin, calışan ebeveynlerin en zorunlu ihtiyaçlarını tespit ederek işe başlanması gerekmektedir. Bu dönemde geçici, kayıtdışı, göçmen, hamile ve emziren çalışanlar, engelli çalışanlar ve ücretli hastalık izni vb. imkânlarına erişimi olmayan kişiler gibi, savunmasız gruplara özel önem verilmelidir.

2.  Esnek çalışma saatleri sağlamak.

Esnek çalışma saatleri, çalışanlara işle ilgili sorumluluklarını ne zaman ve nerede yerine getirebilecekleri konusunda özgürlük sağlamaktadır. Çalışan ebeveynlerin ihtiyaçları çok büyük farklılıklar gösterebildiğinden, çocuklarına ve ailelerine bakabilmeleri için ebeveynlere destek olan farklı türlerde esnek çalışma düzenlemeleri mevcuttur. Esnek çalışma düzenlemeleri; çalışanların hasta, yaşlı veya engelli akrabalarına bakabilmelerini sağlayacak evden çalışma, çalışma haftasının kısaltılması ve işe dönme garantili uzun süreli izin imkânlarının sağlanması gibi seçenekleri kapsar.

3.  Ebeveynlere güvenli, erişilebilir ve düşük maliyetli, kaliteli çocuk bakım seçenekleriyle destek olmak.

Okulların ve çocuk bakım merkezlerinin kapatılmasıyla birlikte, çok sayıda çalışan ebeveyn, çocuk bakım seçeneklerinin azalması veya ortadan kalkması durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu koşullarda bazı anne-babalar küçük çocuklarını sınırlı gözetimle yalnız bırakmak zorunda kalarak çocuklarının güvenliğinden ödün vermektedir. İşverenler bu anne-babalara; çocuk bakımına yönlendirme sistemleri (çocuk bakım hizmetlerinin halen mevcut ve güvenli olduğu yerlerde), para yardımı ve esnek çalışma düzenlemeleri gibi çeşitli yollarla destek olabilir.

4.  İşyeri içinde ve dışında hijyen kurallarını yaygınlaştırmak.

İşverenler, mecburi olarak görev başında bulunması gereken anne-babaları, işyerlerinde temiz ve hijyenik bir ortam temin ederek ve çeşme suyu ve sabunun mevcut olduğu el yıkama istasyonları ya da ellerini yıkayabilecekleri bir yerin bulunmadığı durumda alkol bazlı el dezenfektanları temin ederek koruyabilirler. Çalışan annelerin temiz ve konforlu emzirme odalarında bebeklerini emzirmeye devam edebilmelerine destek olunmalıdır. İşverenler ayrıca, önleyici tedbirler, seyahat kılavuzu ve çocuklarla virüs hakkında nasıl konuşulması gerektiği gibi konulardaki temel mesajları iletmek suretiyle de tüm çalışanların (uzaktan çalışanlar da dâhil) korunmasına yardımcı olabilirler. 

5.   Çalışanlara tıbbi desteğe nasıl başvurulması gerektiği hakkında rehberlik sağlamak.

İşverenler COVID-19 semptomları yaşayan çalışanlarının tıbbi hizmet sağlayıcılarına ve sağlık hizmetlerine yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Örneğin, yerel hastanelerin, sağlık yetkililerinin ve acil durum hatlarının adreslerini ve telefon numaralarını ayrıntılı bir şekilde çalışanlara iletebilirler. Ayrıca, çalışanlara sağlık hizmeti sağlayıcılarına güvenli bir şekilde ulaşım konusunda rehberlik de sağlayabilirler.

6.   Çalışanların ve ailelerinin stresle başa çıkmalarına yardımcı olmak.

İşyerlerinde COVID-19 salgını nedeniyle kaygılı olan, kafa karışıklığı yaşayan ve korku duyan çalışanlara özel destek sağlanmalıdır. Ayrıca, çocuklarının kaygı ve korkuyla başa çıkmasına yardımcı olmaları için çalışan ebeveynlere destek olunabilir. İşverenler sadece güvenilir kaynaklardan gelen bilgilerin paylaşılmasını ve tüm çalışanların psikososyal hizmetlere erişimini sağlamalıdır. Çalışan anne-babalara çocuklarını rahatlatmak ve onlara bakabilmek için ihtiyaç duydukları zamanı ve kaynakları da sağlamaları gerekmektedir. Bunun için, çocuklarla konuşmayı, oyun oynamayı ve çocukların bakım verenlerden ihtiyaç duyduğu diğer uyarım biçimlerini teşvik eden, faydalı araçlar temin edilebilir.

7.  Çalışanların veya onların aile fertlerinin COVID-19 nedeniyle hastalanması halinde oluşabilecek maddi yükleri hafifletmek.

Çalışan ebeveynler için COVID-19 salgınının neden olabileceği maddi yüklerin hafifletilmesi kritik önem taşır. Destek tedbirleri içerisinde işten çıkarılmama garantisi, ücretli hastalık izni, kısa çalışma ödeneği imkanlarının kullanılması, çocuk yardımı gibi nakit yardımlar ve sağlık harcamalarına yönelik sübvansiyon gibi tedbirler yer alabilir. Düşük gelirli ve kayıtdışı çalışanlar vb. savunmasız gruplar için özel destekler sağlanmalıdır.

Herkes için aile dostu politikalar

İşverenlerin, cinsiyetleri ve çalışma statüleri (belirli - belirsiz süreli iş sözleşmeleri, tam - kismi süreli, deneme süreli iş sözleşmeleri veya takım sözleşmesi) ne olursa olsun, tüm çalışanlar için aile dostu politikalar uygulamaları son derece önemlidir. Bunun için, ayrımcılık ve misilleme korkusu olmadan, ilgili politikalar yardımıyla çalışanların kendilerini rahat hissetmelerini sağlayan bir kültür yaratılması şarttır. Özellikle kadınların çoğu yerde erkeklerden daha fazla bakım sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında, çalışan annelerin, kararları nedeniyle cezalandırılmalarını önleyecek tedbirler alınmalıdır. İşverenler, aile dostu politikaları benimsemek ve yaygınlaştırmak suretiyle, çalışan anne-babaların ve onların çocuklarının iyi olma hallerine destek olma noktasında merkezî bir role sahiptir.