En Savunmasız Durumdaki Çocukların İyi Olma Halleri Çevrimiçi Müzik Dersleriyle Destekleniyor

Müzik - Çocuk gelişimini ve iyi olma halini destekleyen güç…

Tulay Guler
online music class
UNICEF/Turkey/Onat
06 Nisan 2021

Müzik, şarkı söylemek ve melodiler günlük hayatımızda önemli bir rol oynar. Müzik, hayatımızın her alanında yer alır. Tiyatro, televizyon, sinema, resmi ve dini tatiller, törenler ve kültür bunlardan sadece birkaçıdır. Bu açıdan müzik, günlük deneyimimizin doğal ve ayrılmaz bir parçasıdır.

online music classes for refugee children
UNICEF/Turkey/Onat

Ebeveynler, doğumlarından itibaren çocuklarını sakinleştirmek ve yatıştırmak, sevgilerini ifade etmek ve onlarla etkileşimde bulunmak için müziği kullanırlar. Müzik, savunmasız durumdaki sığınmacı çocuklar için daha da önemlidir. Çünkü yerlerinden edilmiş bu çocuklar birçok zorlukla mücadele etmektedir. İçinde bulundukları koşulların zorluğu, COVID-19 salgınının sosyal ve ekonomik etkileriyle daha da şiddetlenmiş durumdadır. Bu çocuklar ve ergenler; ailelerinden ayrı düşme, karantina, stres ve yoksulluk gibi çeşitli travmatik  durumlar yaşamaktadır. Müzik yoluyla öğrenme ve etkileşim, çocukların duygusal ve psikososyal açıdan iyi olma halini arttırır. Ayrıca ruh sağlıklarını, sosyal ve duygusal durumlarını ve okuryazarlığını geliştirmeye yardımcı olur. Bu anlamda müzik, çocuk gelişimini hızlandırıcı bir işlev görebilir.

Gaziantep’te UNICEF’in destekleriyle faaliyet gösteren SGDD-ASAM Mutluluğum Çocuk ve Aile Destek Merkezi’nde verilen yüz yüze müzik derslerine COVID-19 salgını nedeniyle ara verilmek zorunda kalındı. Çocuklar müzikten, akranlarından, rutinlerinden ve öğretmenlerinden uzak kaldı.

UNICEF ve ortakları bu kapsamda, ABD Dışişleri Bakanlığı Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu’nun (BPRM) da desteğiyle, müzik derslerinin çevrimiçi yöntemlerle çocuklarla buluşturulmasını  sağlıyor. Böylece, COVID-19 salgını nedeniyle getirilen kısıtlamaların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması amaçlanıyor. Bu kapsamda hem sığınmacı çocuklara hem de savunmasız durumdaki Türk çocuklarına yönelik psikososyal destek faaliyetleri devam ediyor. 27 yaşındaki müzik öğretmeni İbrahim Tokmak, 17 yılı aşkın süredir müzikle ilgileniyor.  Bu zorlu zamanlarda en savunmasız durumdaki kız ve erkek çocuklarını destekleyen öğretmenler arasında o da var. Tokmak, bu amaçla çevrimiçi müzik dersleri veriyor.   

online drum class
UNICEF/Turkey/Onat

Salgından önce de Al Farah merkezinde çalışan İbrahim işiyle ilgili şunları söylüyor: “İki yıldan uzun bir süredir burada müzik ve vurmalı çalgılar dersi veriyorum. Al Farah’ta çalışmak harika. Nasıl bir his olduğunu anlatamam, kendiniz deneyimlemelisiniz. Öğrencilerimi seviyorum; birlikte çok keyifli ve güzel vakit geçiriyoruz.”

2013 yılında, 5 yaşındayken Suriye’den gelen Osman Alothman, 2 yıldır Mutluluğum Çocuk ve Aile Sestek Merkezine gidiyor. Şimdi 10 yaşında. “Mutluluğum merkezine gitmeyi gerçekten çok seviyorum. Oradayken kendimi rahat hissediyorum ve yeni şeyler öğreniyorum. Müziğin ve enstrüman çalmayı öğrenmenin çok değerli olduğunu ve beni rahatlattığını düşünüyorum. Bu dönemde öğretmenlerimden ve arkadaşlarımdan uzakta kaldığım için çok kötü hissettim. Ama çevirimiçi ders yapmayı da gerçekten seviyorum, çok kolay. Okula ve Mutluluğum Merkezine dönmek için sabırsızlanıyorum” diyor.

Osman gibi 16 yaşındaki Esra Şeyh de 2014’te Halep’ten Türkiye’ye gelmiş. “Müzik benim için güzellik demek. Mutluluğum Merkezine gitmek beni çok mutlu ediyor. Ama yüz yüze müzik derslerimi çok özlüyorum, bana kendimi daha iyi hissettiriyor” diyor Esra.

Osman from Syria
UNICEF/Turkey/Onat
Osman: “Al Farah merkezine gitmeyi gerçekten çok seviyorum. Oradayken kendimi çok rahat hissediyorum ve yeni şeyler öğreniyorum.”
Esra from Syria
UNICEF/Turkey/Onat
Esra: “Yüz yüze müzik derslerini özledim, bana kendimi iyi hissettiriyor.”

En savunmasız durumdaki Türk ve sığınmacı çocuklar, çevrimiçi müzik dersleri sayesinde hem Mutluluğum merkezinin verdiği hizmetlerle ve sosyal çalışmacılarla hem de öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişimlerini sürdürebiliyor.

 

Rami Elcasım da çevrimiçi müzik derslerine katılıyor. “Darbuka çaldığımda çok mutlu oluyorum. Müziğe 2018 yılında başladım. Evde kalmak zorunda olduğumuz bu dönemde müzik, kendimi daha iyi hissetmeme yardımcı oluyor” diyor 14 yaşındaki Rami. Büyüyünce avukat olmak isteyen 7. sınıf öğrencisi Şehid Harun da “Darbuka çalmak kendimi daha iyi hissetmemi sağlıyor. Mutluluğum Merkezi çocukları anlayan bir yer. Çevrimiçi derslerden de ayrıca çok keyif alıyorum” diyor. 

Sehid from Syria
UNICEF/Turkey/Onat
Şehid: “Al Farah çocukları anlayan bir yer.”
Rami from Syria
UNICEF/Turkey/Onat
Rami: “İçinde bulunduğumuz bu dönemde müzik, evdeyken kendimi daha iyi hissetmeme yardımcı oluyor.”

Mutluluğum Merkezindeki müzik programlarının faydalarını ve salgın döneminde programın devam etmesinin önemini vurgulayan İbrahim öğretmen şunları söylüyor: “Şarkılarımızın çoğu dünya barışına ve bir arada yaşamaya dair mesajlar içeriyor ve birlikte yaşamanın mümkün olduğunu ve bu dünyanın hepimize yeteceğini vurguluyorlar. Fakat ne yazık ki dünya genelinde yaşanan insani krizlerden ve şiddetten en çok çocuklar etkileniyor. Müzik bu noktada, özgüvenlerini ve dayanıklılıklarını geliştirmeleri için çocuklarımıza özel bir fırsat sunuyor. Yeteneklerini keşfetme ve potansiyellerine ulaşma imkanı buluyorlar. Bu da Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) bünyesinde yürütülen müzik faaliyetlerinin ne kadar değerli olduğunu kanıtlıyor aslında.”

Unicef supported online music classes
UNICEF/Turkey/Onat

UNICEF ve SGDD-ASAM’ın BPRM desteğiyle yürüttüğü ortaklık sayesinde Ocak 2019’dan bu yana 15.368 Türk ve sığınmacı çocuk müzik dersi aldı. Halihazırda 750’den fazla çocuk ve genç, yüz yüze derslerin yanı sıra çevrimiçi platformlar üzerinden de müzik dersleri almaya devam ediyor. UNICEF ve ortakları, Mutluluğum merkezindeki müzik programıyla bu karantina döneminde çocukların ve gençlerin iyi olma haline destek oluyor.

UNICEF – SDGG-ASAM ortaklığı

UNICEF 2016 yılından bugüne, savunmasız durumdaki Türk ve sığınm çocuklara ve ailelerine yönelik bütüncül çocuk koruma hizmetleri sunmak amacıyla SGDD-ASAM ile ortaklık yürütmektedir. Bu hizmetler Adana, Ankara, Gaziantep, İzmir ve İstanbul’daki altı Çocuk ve Aile Destek Merkezi; Adana, İstanbul ve İzmir’deki üç mobil birim; Kayseri, Bursa, Mersin ve Van’daki Çocuk Destek Merkezleri aracılığıyla sürdürülmektedir. Programın başlangıcından bu yana 331.893’ü çocuk olmak üzere 640.000’den fazla kişi, tarama ve tespit hizmetlerinden yararlanmış, bir dizi hizmete güvenli bir şekilde yönlendirilmiştir. Bu hizmetler arasında; hukuki yardım ve sosyal danışmanlık, sağlık taraması, yapılandırılmış zihin sağlığı ve psikososyal destek (MHPSS) hizmetleri, pozitif ebeveynlik programları, gençleri güçlendirme programları, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi konusunda farkındalık yaratma oturumlarına katılım da yer almaktadır.

 

Covid-19 salgını nedeniyle çocukların fotoğrafları evlerinde, kendilerine ait cihazlarla aileleri tarafından çekilmiştir.