Ebeveynlerin koronavirus hastalığı (COVID-19) salgınında çocuklarına destek olabilecekleri 6 yol

Şu an yaşamakta oldukları pek çok duyguyla baş etmelerinde çocuklarınıza nasıl yardımcı olabileceğiniz konusunda bir psikoloğun tavsiyeleri.

UNICEF
Koronavirüs'te çocuklarınıza destek olabileceğiniz 6 yol
UNICEF/UNI210287
20 Mart 2020

Koronavirüs hastalığı (COVID-19) endişe, stres ve belirsizlik gibi duyguları da beraberinde getirmiştir ve bu duygular yaşları ne olursa olsun özellikle çocuklar tarafından  yoğun bir biçimde yaşanmaktadır. Çocukların bu tür duygularla baş etmede farklı yolları vardır, ama eğer  çocuğunuz okulunun kapanması, birtakım etkinliklerin iptali ya da arkadaşlarından ayrılma gibi durumlarla karşılaşmışsa sevgiye ve desteğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacaktır.

“Yeni (geçici) normal” ortamda yol almaya çalışırken evde bir normallik anlayışı oluşturulmasına nasıl yardımcı olabileceğinizi, alanında uzman bir ergen psikoloğuyla konuştuk: Kitapları çok satan, aylık New York Times yazarı ve iki çocuk annesi Dr. Lisa Damour…

 

1. Sakin ve proaktif olun

“Anne babalar koronavirüs hastalığı (COVID-19) konusunda çocuklarıyla sakince ve proaktif biçimde konuşmalı, sağlıklarını korumada çocukların oynayacakları önemli rolü onlara anlatmalıdır. Sizin ya da kendilerinin bir noktada belirtileri hissetmeye başlamalarının mümkün olduğunu, bu belirtilerin çoğu kez nezle ya da griptekilere çok benzediğini, ancak bu olasılığın onları yersiz bir korkuya yöneltmemesi gerektiğini onlara söyleyin” tavsiyesinde bulunuyor Dr. Damour. “Anne babalar, kendilerini iyi hissetmediklerinde ya da virüsten endişeye kapıldıklarında bunu kendilerine söylemeleri için çocuklarını teşvik etmelidir; söylesinler ki onlar da yardım edebilsinler.”

Dr. Damour şöyle diyor: “Yetişkinler, çocukların COVID-19 konusunda anlaşılabilir bir sinirlilik ve endişe içinde olmaları gerçeğini kabullenmeliler . Çocuklara şu güvenceyi verin: COVID-19 enfeksiyonuyla baş gösteren hastalık özellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde hafif geçer…” Ayrıca,  COVID-19 belirtilerinden çoğunun tedavi edilebileceğini unutmamak gerekir. “Buradan hareketle, kendimizi ve başkalarını güvende tutabilmek ve koşullarımızı daha iyi kontrol altına alabilmek için yapabileceğimiz, etkili pek çok şey olduğunu hatırlatın: ellerimizi sık sık yıkamak, yüzümüze dokunmamak ve sosyal mesafe kuralına uymak…” 

"Yapabileceğimiz başka bir şey de çevremizdekilere, yani başkalarına  yardımcı olmaktır. Örneğin deyin ki, “Bak, koronavirüse yakalanma endişesi taşıdığını biliyorum, ama senden bütün bunları (elleri yıkama, evde kalma) yapmanı istememizin bir nedeni de böylelikle çevremizdeki insanlara da yardım edecek olmamızdır. Bizler, çevremizdekileri de düşünürüz.’”

>> COVID-19 konusunda çocuklarınızla nasıl konuşmalısınız

>> El yıkamayla ilgili önerilerimizi okuyun

 

2. Belirli bir rutine bağlı kalın

Dr. Damour diyor ki, “Çocukların da bir yapılanmaya, düzene ihtiyacı vardır; bu kesin. Hepimizin bir an önce yapması gereken de gün boyunca içinde yer alabilecekleri, yepyeni düzenler yaratmak. Anne babalara özellikle tavsiye ediyorum: Günlük  bir program olsun – bu programda çocuğun telefonda arkadaşlarıyla ilişki kurabileceği oyun zamanı da olsun, teknolojiye dokunulmayan, ev işlerine yardımcı olma zamanı da. Neye değer verdiğimizi düşünmemiz ve bunu yansıtan bir yapılanma oluşturmamız gerekiyor. Neler olacağının önceden kestirilebildiği bir gün, çocuklarımız açısından çok rahatlatıcı olacaktır; öyle ki ne zaman çalışmaları gerektiğini, ne zaman oyun oynayabileceklerini bilsinler.”

Dr. Damour çocuklarınızı da işin içine katmanızı öneriyor: “10-11 yaşlarındaki ve daha büyük çocuklar söz konusu olduğunda neler yapılacağını çocuk belirlesin. Günlük programlarında  nelerin yer alması gerektiğini belirlesinler ve belirledikleri şeylerle uğraşsınlar.” Daha küçük yaşlardaki çocuklara gelince, “çocuklara kimin göz kulak olduğuna bağlı olmak üzere (her ebeveynin bunu yapmak için evde olamayacağının farkındayım) günlerini öyle bir düzenleyin ki başka bir şey ortaya çıkmadan neyin yapılması gerekiyorsa hepsi yapılsın: okul ödevleri, başka gündelik işler… Kimi ailelerde bunların günün en başında yapılması çocuklar açısından en iyisidir. Başka aileler ise güne uykudan ve ailecek kahvaltıdan sonra biraz daha geç başlamayı uygun bulabilirler.” Gün içinde çocuklarına göz kulak olamayacak durumdaki ana babalar söz konusu olduğunda ise, çocuklara bakan her kimse en uygun günlük programı onunla birlikte oluşturmanın yollarını araştırın.

“Kayıpları nedeniyle son derece üzüntülü ve moralsiz olmalarına hazırlıklı olun, bunu  normal karşılayın ve onlara destek olun.”

3. Bırakın çocuklarınız duygularını yaşasınlar

Koronavirüs hastalığı (COVID-19) yüzünden okulların kapanması; bununla birlikte okullardaki oyunların, konserlerin, spor karşılaşmalarının ve diğer etkinliklerin iptali çocukların canını çok sıkmış olabilir. Dr. Damour’un birinci tavsiyesi üzüntülü hallerine karışmamaktır. “Ergen bir kişinin yaşantısı açısından bunlar önemli kayıplardır. Onların gözünde, bizim baktığımıza göre daha büyük kayıplardır bunlar; çünkü biz bunlara kendi ve haliyle daha uzun yaşam deneyimimizle bakar, öyle değerlendiririz. Kayıpları nedeniyle son derece üzüntülü ve moralsiz olmalarına hazırlıklı olup normal karşılayın ve onlara destek olun.” Kuşku varsa, izlenmesi gereken yol empati ve destek yoludur.

 

4. Duymuş olduklarını birlikte ele alın

Koronavirüs hastalığı (COVID-19) konusunda ortalıkta birçok yanlış bilgi dolaşıyor.  “Çocuğunuzun bu konuda neler duyduğunu ve nelere inandığını öğrenin. Çocuğunuza doğru bilgileri aktarmanız yetmez; çünkü bir yerden doğru olmayan bir bilgi almışsa ve siz de bu yanlış bilginin ne olduğunu ve çocuğunuzun bu konuda ne düşündüğünü öğrenmezseniz, o zaman çocuk kendisine verdiğiniz yeni bilgi ile eskiden duyduğunu bir şekilde birleştirir. O halde çocuğunuzun neler bildiğini öğrenin ve doğru yere yöneltmek için işe oradan başlayın.”

Sizin yanıt veremeyeceğiniz sorular soruyorsa gelişigüzel şeyler söylemek yerine bunu fırsat bilip yanıtları birlikte araştırın. Bilgi kaynağı olarak UNICEF ve  Dünya Sağlık Örgütü gibi güvenilir kuruluşların web sayfalarından yararlanın. 

Koronavirüsle (COVID-19) ilgili olarak, okulda ya da çevrimiçi ortamda zorbalığa ya da istismara maruz kalan çok sayıda çocuk vardır. Çocuğunuzun, başına ne zaman bu tür bir olumsuzluk gelse sizin orada, yanında olacağınızı bilmesi önemlidir. “Kenarda duranları harekete geçirmek hangi türde olursa olsun zorbalıkla mücadelede en iyi yoldur” diyor Dr. Damour. “Hedef alınan çocuklardan, zorbaların karşısına aynı şekilde karşılık vermeleri beklenmemelidir; bunun yerine onları yardım ve destek için arkadaşlarına ya da yetişkinlere yönelmeye özendirmeliyiz.”

>> Gerçekleri öğrenin: Ana babalara yönelik koronavirüs hastalığı (COVID-19) açıklamalarımızı okuyun

>> Zorbalık konusunda çocuğunuzla nasıl konuşursunuz

 

5. Oyalayıcı hoş şeyler bulun

İnsanı zorlayıcı duygular söz konusu olduğunda, “ipuçlarını çocuğunuzda arayın ve duygulardan söz etmekle oyalayıcı şeyler arasında nasıl bir denge kuracağınızı gerçekten iyi düşünün; çocuklar çok etkilenmiş durumdaysalar bu tür oyalayıcı şeylerle rahatlamalarına imkân tanıyın.” Birkaç günde arayla, sizin de bir aile geceniz olsun ya da yemekleri birlikte yapın. Dr. Damour akşam yemeği vaktini kızlarıyla yakınlaşmada kullanmaktadır. “Her gece için bir akşam yemeği ekibi oluşturmaya karar verdik.  İkili gruplar halinde dönüşerek bu işi yapacağız ve her gece bir ikili aileye yemek hazırlama işini üstlenecek.”

Gençler ve ekranları söz konusu olduğunda belirli bir esneklik tanıyın, ama tam bir başıboşluk da olmasın. Dr. Damour  çocuğunuzla açık açık konuşmanızı ve şöyle demenizi tavsiye ediyor: Evet, böyle olunca zaman sizin elinizde oluyor, bunu anlıyorum, ama ekranlara ya da sosyal medyaya sınırsız erişim de pek iyi bir fikir olmasa gerek… “Çocuğunuza sorun: Bu konuyu nasıl halletmeliyiz? Bir yol bul, düşündüğün bu yolu bana göster, o zaman ben de sana ne düşündüğümü söylerim.’”


6. Kendi davranışınızı izleyin

Dr. Damour’un açıklamaları şöyle devam ediyor:  “Kuşkusuz anne babalar da endişelidir ve çocuklarımız bizden duygusal anlamda işaretler alacaktır. Anne babalara tavsiyem, kendi başlarınayken bu endişelerini kontrol altında tutmak için ellerinden geleni yapmaları ve korkularını çocuklarıyla gereğinden fazla paylaşmamalarıdır. Bu söylediğim, özellikle duygular çok yoğun yaşandığında güç olsa bile, duyguları belirli sınırlar içinde tutabilme anlamına gelir.”

Çocuklar güvenlik ve kendilerini güvende hissetme açısından anne babalarına bağımlıdırlar. “Unutmayalım [ki unutmamamız önemlidir]; onlar yolculardır ve biz de arabayı sürüyoruz. O halde kendimiz endişeli olsak bile bu endişemiz onların yolcu olarak kendilerini güvende hissetmelerini engellememelidir.”