Çocuklar için Biyolojik Çeşitlilik neden önemli?

Bilmeniz gereken beş husus

UNICEF
biyoçeşitlilik
UNICEF
16 Mart 2021

Bu yıl, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik On Yılı’nın son senesi. Peki biyolojik çeşitlilik nedir ve neden bu kadar önemlidir? 2021 yılına girerken bu konuda yeni bir eylem planı hazırlıkları da başladı. Bu kapsamda biz de, biyolojik çeşitliliğin ne olduğunu ve çocuklar için önemine dair bilmeniz gereken beş konuyu aşağıda sizler için derledik:

1. Biyolojik çeşitlilik nedir?

Biyolojik çeşitlilik; bitkiler, hayvanlar, mantarlar, mikroorganizmalar gibi tüm canlıları, bunların oluşturdukları ekosistemleri ve içinde yaşadıkları alanları ifade eder.

Biyolojik çeşitlilik üç öğeden oluşur. Bunlar tür çeşitliliği, genetik çeşitlilik ve ekolojik olaylar çeşitliliğidir. Tür çeşitliliği, farklı türlerin çeşitliliği anlamına gelirken, genetik çeşitlilik de bitkiler, hayvanlar, mantarlar ve mikroorganizmalarda bulunan genlerin çeşitliliğini ifade eder. Ekolojik olaylar çeşitliliği ise dünya üzerinde var olan tüm farklı yaşam alanlarını kapsar.

2. Biyolojik çeşitlilik neden önemlidir?

Biyolojik çeşitlilik insan sağlığı ve esenliği, ekonomik refah, gıda güvenliği ve güvencesi açısından büyük öneme sahiptir. Ayrıca tüm insanlar ve toplumlar için hayati olan diğer alanlarda da önemli bir yere sahiptir.

Doğadaki organizmalar, ekosistemler ve ekolojik süreçler bize oksijen ve temiz su sağlarve havanın temizlenmesine yardımcı olur. Tüm bunlar aynı zamanda bitkilerin büyümesine olanak tanıyarak bize birer besin kaynağı olur. Bitkileri yiyen zararlı böcekleri ve bitki hastalıklarını kontrol altında tutar. Ayrıca sel gibi doğal afetlerin ve iklim krizlerinin meydana gelme riskini azaltır.

3. Biyolojik çeşitlilik kaybıyla neyi kastediyoruz?

Insanlık tarihinde daha önce görülmemiş bir hızda biyolojik çeşitlilik azalıyor. Son 100 yılda vahşi memelilerin yüzde 83’ü ve bitki türlerinin yarısı yok oldu. Tüm bunların sorumlusu ise tüm canlıların sadece yüzde 0,01’ini temsil eden insanlar. Gıda yetiştirme, enerji üretme, atıkları bertaraf etme ve kaynakları tüketme biçimlerimizle doğanın hassas dengesini yok ediyoruz. Bilim insanları iklim değişikliğinin çok hızlı gerçekleştiği konusunda bizleri uyarıyor. Öyle ki, bazı canlılar bu hıza ayak uyduramayıp yok olma riskiyle karşı karşıya kalabilir.

4. Biyolojik çeşitlilik çocukları nasıl etkiliyor?

Biyolojik çeşitlilik kaybı ve bozulan ekosistemler herkesi olumsuz etkiliyor. Bu durumdan özellikle de gelişim dönemindeki çocuklar olumsuz etkileniyor. Yerde oyun oynadıklarından toz ve kir yanısıra organizmalara ve daha zararlı kimyasal maddelere maruz kalabiliyorlar.

Gıda

Biyolojik çeşitlilik çocukların sağlıklı beslenmesi için temel bir gerekliliktir, çünkü dengeli bir beslenme için gerekli olan bitkisel ve hayvansal gıdaları sunar, ayrıca bağışıklığı güçlendiren mikroorganizmaları almamızı sağlar. Aynı zamanda toprağın gübrelenmesinde ve besin geri dönüşümünde de rol oynar. Biyolojik çeşitlilik yukarıda da bahsedildiği üzere bitkilere zarar veren böceklerin ve hastalıkların denetim altına alınması sağlar, erozyonların meydana gelme riskini azaltır ve bitki ve ağaçların üremesine yardımcı olur.  

Su

Biyolojik çeşitlilik suyun arıtılmasında önemli bir rol oynayan ekosistemlere su sağlar, suyun arıtılmasına yardımcı olur ve böylece suyun sürekli geri dönüşümünü sağlar. Bu da içme suyu hizmetlerini sürdürülebilmek için ihtiyaç duyulan ekosistemlerin devamlılığına olanak tanır. Böylece her iki dakikada bir su kaynaklı bir hastalık nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar temiz sıu temini yoluyla yaşama tutunabilir.

Dayanıklılık

Biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği ve doğal afetler gibi şoklar karşısında toplumların direncini artırır ve savunmalarının kırılmasını engeller. Biyolojik çeşitlilik kaybı, iklimi düzenleyebilecek ve sel riskini azaltabilecek ekosistemlerin bozulmasına yol açar. Bu da toplumların dayanıklılığın azalmasına neden olarakçocukların korunmasız kalmasına ve sağlıklarının bozulmasına yol açar.

Hastalıklar

Biyolojik çeşitlilik kaybı, çocuklar için ölümcül olan bazı bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığını ve yayılımını arttırabilir. Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar ciddi bir tehdit oluşturuyor: Araştırmalar, COVID-19 da dahil olmak üzere ortaya çıkan tüm hastalıkların yüzde 75’inin yaban hayatından kaynaklandığını gösteriyor. Ormansızlaşma, yabani hayvanların doğal yaşam alanlarını yok ediyor ve bu durum hayvanların insanlara daha yakın yaşamasına yol açıyor. Ebola, Zika ve Nipah gibi virüs salgınlarının yüzde 31’i ormansızlaşma ile bağlantılı. Bunun yanı sıra, insanları evlerini terk etmeye zorlayan iklim krizleri de bulaşıcı hastalıkların bulaşma biçimlerini değiştirdi ve hızlandırdı.

İlaçlar

Biyolojik çeşitlilik, ilaçların ve hastalıkların anlaşılması konusunda ilerleme kaydetmemizi sağlıyor. Dolayısıyla çocuk sağlığının desteklenmesi açısından önemli ve yeri doldurulamaz bir kaynak. Doğada bulunan çok çeşitli bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar ve hayvanlar yeni ilaçların temelini oluşturur. Biyolojik çeşitlilik aynı zamanda sağlık ve hastalık alanındaki çalışmalara ışık tutar, tedavi ve hayatta kalma oranlarındaki iyileşmelere katkıda bulunur.

Doğa temelli çözümler

50 ila 70 bin bitki türü ilaçlar için hasat ediliyor. Doğal ürünlerden geliştirilen modern ilaçların neredeyse yarısı biyolojik çeşitlilik kaybının tehdidi altında. Güney Amerika’da yetişen ve sıtma ilacının kaynağı olan kınakına ağacı bu türlerden biri. 2018’de sıtma nedeniyle yaşanan ölümlerin yüzde 67’sini beş yaşın altındaki çocuklar oluşturuyordu.

Doğa

Biyolojik çeşitlilik; fiziksel sağlığımızı ve ruh sağlığımız ile esenliğimizi olumlu yönde etkiler. Çocukluk döneminde doğayla iç içe olmanın etkilerine yönelik yürütülen araştırmalar da bize bunu göstermiştir. Erken dönemde yaşanan olumlu deneyimler sayesinde okuldaki başarı oranları yükselir, kişiler kendini daha zinde ve sağlıklı hisseder, kilo alma riski ve stres azalır, özgüven artar.

5. Biyolojik çeşitliliği korumak için neler yapabiliriz?

Anlayış ve farkındalık

İnsanlar, biyolojik çeşitlilik kaybının kendileri ve özellikle de çocuklarının sağlığı için ne anlama geldiğini kavramalıdır. Bu sayede davranışlarını olumlu yönde değiştirebilirler. Daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek istiyorsak enerji, gıda ve su tüketimi yöntemlerimizi değiştirmeliyiz. Bütün bunlar biyolojik çeşitliliğe yönelik tehditleri azaltacaktır.

Biyolojik çeşitliliğin insan sağlığıyla olan bağlantısı üzerine araştırmalar

Biyolojik çeşitlilik ve sağlık arasındaki ilişkilere dair daha fazla kanıt sağlamalıyız. Bunun için de biyolojik çeşitlilik ve insan sağlığı arasındaki bağlantıyı destekleyecek araçlar ve metodolojiler geliştirmeliyiz. Aynı zamanda daha etkili halk sağlığı tedbirlerini desteklemek amacıyla çevresel kaynaklı hastalıkları daha yakından incelemeliyiz. Ayrıca çeşitli araştırmalar yürüterek, hastalıkların temel nedenlerini tespit etmeliyiz. Böylece biyolojik çeşitlilikte ve hastalıkların insandan insana bulaşmasında ne gibi değişikliklere neden olduğumuzu anlayabiliriz.

Ekosistemleri iyileştirmek ve daha iyilerini oluşturmak

Canlıların yaşam alanlarının iyileştirilmesi ve korunması için hükümetler yatırım yapmalıdır. Bu, aynı zamanda tüm insanlığın faydasına olacaktır. Örneğin, OECD’ye göre dünyadaki tahrip olmuş ormanların yüzde 46’sını iyileştirmek, yerel istihdamı destekler ve biyolojik çeşitliliğin önemi konusunda toplumsal farkındalığı arttırır. Bu da harcanan her 1 dolar için 30 dolarlık kazanç sağlamak demektir.

Yeşili odağına alan düzenlemeler yapmalı, bunun için teşvik paketleri sunmalıyız. İnsanlar, doğa ve iklim arasında yakın ilişkiler olduğunu vurgulamalı, doğayla bağlantılı risklerin azaltılması için eyleme geçmeliyiz. Bu sayede, gezegenin korunan alanlarını arttırabilir, doğal yaşam alanlarının iyileştirilmesini sağlayabiliriz. Ayrıca yasadışı yaban hayatı pazarlarının kapatılmasını teşvik etmeliyiz. Tüketim yöntemlerimiz doğanın dengesini bozuyor. Bu nedenle bunları olumlu yönde değiştirmeliyiz. Toplumların ürettiği ve tükettiği her şeyin etkisini yarı yarıya azaltmak için hedefler belirlemeliyiz. Bu sayede sera gazı salınımının azalmasına katkıda bulunabilir ve iklim krizlerini önlemede büyük rol oynayan ormanlar, göller, okyanuslar gibi yaşam alanlarının daha fazla korunması sağlayabiliriz.