UNICEF uyarıyor: COVID-19'un çocukların ve gençlerin ruh sağlığı üzerindeki etkisi "buzdağının sadece görünen kısmı" olabilir

Yapılan yeni bir analiz, gençler arasındaki ruhsal rahatsızlıkların, ekonomileri yılda yaklaşık 390 milyar dolar zarara uğrattığını gösteriyor

05 Ekim 2021
UN0498225
UNICEF/UN0498225/Cus

NEW YORK, 5 Ekim 2021 – UNICEF bugün yayımladığı raporda, , COVID-19'un çocukların ve gençlerin ruh sağlığı ve iyi olma hallerine olan  etkisinin, onlar tarafından uzun yıllar boyunca hissedebileceğikonusunda uyarıda bulundu.

UNICEF'in “The State of the World’s Children 2021; On My Mind: promoting, protecting and caring for children’s mental health” [2021 Yılında Dünya Çocuklarının Durumu; Aklımızdakiler: çocukların ruh sağlığını geliştirmek, korumak ve gerekli bakımı sağlamak] adlı raporu, 21. yüzyılda çocukların, ergenlerin ve bakım veren kişilerin ruh sağlığına yönelik kapsamlı bir bakış açısı sağlıyor. Rapora göre çocuklar ve gençler, Covid-19’dan önce bile ruh sağlıklarıyla ilgili sorunlar yaşıyordu ve bu sorunları ele alan önemli bir yatırım yapılmıyordu.

En son tahminlere göre, dünya çapında 10-19 yaş arası 7 ergenden en az 1'i, teşhis edilmiş bir ruhsal rahatsızlıkla yaşıyor. Her yıl yaklaşık 46.000 ergen intihar nedeniyle hayatını kaybediyor vebu yaş grubunda intihar ilk beş ölüm nedeni arasında yer alıyor. Buna rağmen, ruh sağlığı ihtiyaçları ve ruh sağlığına yönelik kaynak aktarımı arasında büyük bir uçurum varlığını sürdürüyor. Rapor, dünya genelinde kamu sağlık bütçelerinin yaklaşık yüzde 2'sinin ruh sağlığı harcamalarına ayrıldığını ortaya koyuyor.

UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore: “Hepimiz, özellikle de çocuklar için çok uzun bir 18 ay oldu. Ülke çapında sokağa çıkma kısıtlamaları ve salgın kaynaklı hareket kısıtlamaları nedeniyle çocuklar hayatlarının bir daha dönmeyecek yıllarını ailelerinden, arkadaşlarından, sınıflardan ve oyundan, diğer bir deyişle çocukluğun temel unsurlarından uzakta geçirdiler”, dedi. "Bunun çocuklar üzerinde muazzam bir etkisi oldu ve bu sadece buzdağının görünen kısmı. Salgın öncesin de de çok fazla sayıda çocuk, müdahale edilmeyen ruh sağlığı sorunlarının ağırlığı altında eziliyordu. Hükümetler bu kritik ihtiyaçları karşılamak için çok az yatırım yapıyor. Ruh sağlığı ve bunun çocukların gelecekteki hayatlarına etkisi arasındaki ilişkiye yeterince önem verilmiyor.”

COVID-19 sırasında çocukların ruh sağlığı

Salgın gerçekten de büyük bir etki yarattı. UNICEF ve Gallup, 21 ülkede çocuklar ve yetişkinler üzerinde uluslararası çapta bir araştırma yürüttü. 2021 Yılında Dünya Çocuklarının Durumu [State of the World’s Children] başlıklı raporda ön gösterimi yapılan bu araştırmadan elde edilen ilk bulgulara göre, ankete katılan 15-24 yaş arası 5 gençten ortalama 1'i, kendisini sık sık depresif hissettiğini veya bir şeyler yapmaya çok az ilgi duyduğunu söyledi.

COVID-19 üçüncü yılına girerken, çocukların ve gençlerin ruh sağlığı ve iyi olma halleri üzerinde ağır bir etkiye sahip olmaya devam ediyor. UNICEF'in en son verilerine göre, dünya genelinde 7 çocuktan en az 1'i karantinadan doğrudan etkilenirken 1,6 milyardan fazla çocuk eğitiminde kayıplar yaşadı. Rutinlerin, eğitimin, eğlencenin kesintiye uğraması ve aile geliri ve sağlıkla ilgili endişeler, pek çok gencin korkulu ve öfkeli hissetmesine ve gelecekleri için endişe duymalarına neden oluyor. Örneğin, Çin'de 2020'nin başlarında yapılan ve Dünya Çocuklarının Durumu'nda da alıntılanan çevrimiçi bir anket, yanıt verenlerin yaklaşık üçte birinin korkmuş veya endişeli hissettiğini bildirdi.

Toplumsal maliyet

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), anksiyete, otizm, bipolar bozukluk, davranış bozukluğu, depresyon, yeme bozuklukları, zihinsel yetersizlik ve şizofreni gibi teşhis edilen ruhsal bozukluklar, çocukların ve gençlerin sağlıklarına, eğitimlerine, geleceklerine ve gelir elde etme kapasitelerine önemli ölçüde zarar verebilmektedir.

Çocukların yaşamları üzerindeki etkisi tahmin edilemez boyutta olsa da London School of Economics tarafından rapor kapsamında yapılan yeni bir analize göre, gençler arasında engelliliğe veya ölüme yol açan zihinsel bozukluklar ekonomileri yılda yaklaşık 390 milyar dolar kayba uğratıyor.

Koruyucu faktörler

Rapor; genetiğin, yaşanan deneyimlerin ve çevresel faktörlerin çocukların ruh sağlıklarını hayatlarının ilk günlerinden itibaren ömürleri boyunca etkilediğini ve şekillendirdiğini belirtiyor. Bu faktörler arasında ebeveynlik, okullaşma, ilişkilerin kalitesi, şiddet veya istismara maruz kalma, ayrımcılık, yoksulluk, insani krizler ve COVID-19 gibi sağlıkla ilgili acil durumlar da yer alıyor.

Rapora göre sevgi dolu bakım verenler, güvenli okul ortamları ve olumlu akran ilişkileri gibi koruyucu faktörler, ruhsal rahatsızlık riskini azaltmaya yardımcı olabiliyor. Rapor, birçok olumsuz faktörün, çok fazla sayıda çocuğun pozitif bir ruh sağlığına sahip olmasını veya ihtiyaç duyduğu desteğe erişebilmesini engellediği konusunda uyarıyor. Bu faktörler arasında damgalanma ve finansman eksikliği de var.

2021 Yılında Dünya Çocuklarının Durumu adlı rapor hükümetleri, kamu ve özel sektör ortaklarını; tüm çocukların, ergenlerin ve bakım veren kişilerin ruh sağlığını desteklemek, yardıma ihtiyacı olanları korumak ve en savunmasız kişilere bakım sağlamak üzere taahhütte bulunmaya çağırıyor. Ayrıca, bu taahhütlerini yaygınlaştırmaya ve bu alanda aşağıdakileri hayata geçirerek harekete geçmeye teşvik ediyor:

  • Önleme, destekleme ve bakıma yönelik bütüncül bir toplumsal yaklaşımı desteklemek amacıyla, sadece sağlık sektöründe değil, tüm sektörler arasında çocuk ve ergen ruh sağlığına acil yatırım yapılması.
  • Kanıta dayalı müdahalelerin sağlık, eğitim ve sosyal koruma sektörlerine entegre edilmesi ve yaygınlaştırılması. Buna; duyarlı ve korumacı bakımı teşvik eden, ebeveynlerin ve bakım veren kişilerin ruh sağlığını destekleyen ebeveynlik programları sunmak ve okulların, kaliteli hizmet sunumu ve olumlu ilişkilerin tesis edilmesi yoluyla, ruh sağlığını desteklemesini sağlamak da dahildir.
  • Damgalanmayı ele alarak, ruh sağlığının daha iyi anlaşılmasını teşvik ederek ve çocukların ve gençlerin deneyimlerini ciddiye alarak ruhsal hastalığı saklamaya yönelik anlayışın ortadan kaldırılması.

Fore, “Ruh sağlığı fiziksel sağlığın bir parçasıdır. Bunun aksini iddia etmeye devam edemeyiz. Çok uzun zamandır hem zengin hem de yoksul ülkelerde, her çocuğun potansiyelinin en üst düzeye çıkarılmasına yönelik yeterli anlayış geliştirilmediğini ve çok az yatırım yapıldığını gözlemledik. Bunun değişmesi gerekiyor,” dedi.

###                   

Editörlere Not

Ergenler arasındaki ölüm nedenlerine ilişkin tahminler, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2019 Küresel Sağlık Tahminleri raporundan elde edilen verilere dayanmaktadır. Teşhis edilen ruhsal rahatsızlıkların yaygınlığına ilişkin tahminler, Sağlık Ölçüm ve Değerlendirme Enstitüsü'nün (IHME) 2019 Küresel Hastalık Yükü Çalışmasına dayanmaktadır.

Depresyon duygularına veya bir şeyler yapmaya çok az ilgi duymaya ilişkin anket bulguları, nesiller arası ayrımı araştırmak için UNICEF ve Gallup arasında ortaklaşa yürütülen daha büyük bir çalışmanın parçasıdır. Changing Childhood [Değişen Çocukluk] Projesi kapsamında 21 ülkede yaklaşık 20.000 kişiyle telefon görüşmesi yapılmıştır. Tüm örneklemler olasılığa dayalıdır ve her ülkedeki iki farklı nüfusu (15-24 yaş arası kişiler ve 40 yaş ve üstü kişiler) ulusal düzeyde temsil etmektedir. Kapsama alanı, kırsal alanlar da dahil olmak üzere bütün ülkedir ve örnekleme çerçevesi, her yaş grubunda telefona erişimi olan tüm sivil, bakım evinde bulunmayan nüfusu temsil etmektedir. Projenin tüm bulguları Kasım ayında UNICEF tarafından açıklanacaktır.

İrtibat Kişileri

Sema Hosta
Chief of Communication
UNICEF in Turkey
Telefon: +90 533 622 8346

UNICEF hakkında

UNICEF en dezavantajlı durumdaki çocuklara ulaşmak için dünyanın en zorlu kimi yörelerinde çalışmalar yürütmektedir. 190 ülkede ve bölgede herkes için daha iyi bir dünya adına tüm çocuklar için çalışıyoruz. UNICEF ve çocuklara yönelik çalışmaları hakkında daha fazla bilgi için: www.unicef.org.UNICEF’i Twitter ve Facebook’tan takip edin.