ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Kış 2004: Medyaya Çocuk Aşısı

Diyarbakır’da bir okullu kız kitaplarını sıkıca kavramış.

Gazeteci Mahmut Oral UNICEF’le birlikte Diyarbakır’da: Bir köy okulunda etrafımızı çocuklar sardı. Kız çocukları daha geride duruyorlardı. Çoğu 7-10 yaşlarındaydı ve kucaklarında küçük bebekler vardı. Bu yaşlarında çocuk-anne konumundaydılar. Küçük kardeşlerine bakmak onların sorumluluğundaydı …
Fotoğraf Mahmut Oral
© UNICEF Türkiye 2004

Medyanın, çocuk haklarının hayata geçirlilmesinde kendine özgü ve çok önemli bir rolü vardır. Medya mesajlarımızın en uzak köşelere belki kar yüzünden aylarca yolları kapanan köylerimize kadar kolayca ulaşmasını sağlar. Örneğin, Haydi Kızlar Okula! sloganını medya konunun kritik olduğu en uzak köylere ve kasabalara kadar ulaştırdı. Medya çocukların sağlığı, eğitimi, gelişmesi ve tüm haklarının uygulanmasında çok önemli bir güçtür.

Örneğin Haydi Kızlar Okula! çalışması kız çocuklarının eğitiminin önemine dikkat çekmektedir ancak bazı kişiler kızların okula gitmesinin gereksiz olduğunu savunabilir. Ya da HIV/AIDS’le ilgili gerekli bilgilere sahip olmayan kişiler bu virüsü gerçek bir tehdit olarak görmeyebilir. Medyanın da dile getirdiği gibi sansasyonel haberler her zaman daha çok dikkat çekmektedir. Bu arada çok önemli ama kanıksanmış konular -- HIV/AIDS bilinci ya da kız çocuklarının eğitimi gibi -- pek çok zaman basında yeterli yer ve ilgi bulamamaktadır.

Sansasyonel haberlerin yaygınlaşması aslında kızamık salgınından pek de farklı değildir. Medyanın bir organı sansasyonel bir hikaye yakaladığında bu bir enfeksiyon gibi yazılı ve görsel basının bütün hücrelerine hızla yayılır.

Diyarbakır’da bir okullu kız kitaplarını umutla kavramış.

O zaman anladım ki, Türkiye’de genel olarak olduğu gibi medya da çocuklara, özellikle kız çocuklarının eğitimine karşı duyarlı davranmamaktadır.
Fotoğraf Mahmut Oral
© UNICEF Türkiye 2004

Geçtiğimiz Ekim ayında İzmir’de bir öğrencinin HIV pozitif olması medyada bir sansasyon dalgası yarattı. Tüm ülkenin konuyla ilgili hararetli tartışmaların içine girmesi, basının geniş yer vermesi söz konusu çocuğun haklarının ihlal edilmesine neden oldu. Çocuğun fotoğrafları basında yer aldı ve çocuk bir süre okula devam edemedi. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) konuya tam zamanında ve gerekli müdahalesi ve diğer kurumların da kamuoyunu bilgilendirmesiyle çocuk eğitim hakkına tekrar kavuştu. Bu doğru bilgilendirme ve olumlu müdahaleler de basında oldukça geniş yer aldı ve kamuoyu HIV/AIDS ve korunma yöntemleri ile ilgili olarak daha kapsamlı bilgiye sahip oldu. Ancak yine de çocuk ve ailesi bu süreçten oldukça incinmiş olarak çıktılar.

Toplumun doğru bilgilendirilmesi ve istenmeyen durumların engellenmesi için medya, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte çalışması gerekmektedir. Kızamık Aşı Kampanyasının hemen öncesinde Sağlık Bakanlığı (SB) ve UNICEF kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve medya katkısının sağlanması için basın mensuplarını bir toplantıya davet etti çünkü toplumdaki herkesin tüm çocukların mutlaka iki doz kızamık aşısı ile aşılanması gerektiğini bilmesi gerekiyordu. Medya da kampanyanın başarılı olabilmesi için kamuoyuna doğru ve detaylı bilgi aktarılması görevini üstlendi.

‘Kızamık Aşı Kampanyası Bilgilendirme Toplantısı’ UNICEF, SB, İstanbul Üniversitesi ve Parlamento Muhabirleri Derneği temsilcileri ile basın mensuplarının katılımı ile 4-6 Aralık 2003 tarihlerinde gerçekleştirildi. Toplantı kızamık aşı kampanyası için iletişim stratejisi geliştirilmesinin yanı sıra değişik sektörlerin çocuk haklarının daha iyi uygulanmasındaki görevlerini tartışmalarına da olanak sağlayan bir forum işlevi gördü.

Toplantının en önemli çıktılarından biri, Parlamento Muhabirleri Derneği öncülüğünde Çocuk Dostu Medya İletişim Ağı’nın kurulması oldu. Medyaya Çocuk Aşısı ismi ile geliştirilen sonuç bildirgesi medyada çocukların durumu ve çocuk haklarına ilişkin duyarlılığın geliştirmesi amacıyla tüm basına ve ilgili kuruluşlara iletildi.

Çocuk Dostu Medya İletişim Ağı üyeleri geliştirdikleri strateji ile basının tüm üyelerini çocukla ilgili yanlış habercilik, hakların ihlali gibi salgınlara karşı aşılamaya karar vermişlerdir. Bu toplantının diğer bir çıktısı ise Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin (ÇHS) uygulanmasını izlemek ve medyada bir özdenetim mekanizması olarak çalışacak bir web sitesi geliştirilmesi kararı olmuştur. Bu ağ çocuk haklarıyla ilgili yapılan aktiviteleri duyuracak, kampanyalara destek sağlayacaktır. Bu ağın zaman içinde görüş ve düşüncelerin tartışıldığı bir forum haline gelmesi, sonuçta çocuk hakları ve bu hakların ihlali konusunda bilinç ve duyarlılığı geliştiren bir rol üstlenmesi beklenmektedir.

Toplantıda aşağıdaki sorunlar ve ilgili çözüm yolları belirlenmiştir:

Sorunlar

  • Türkiye’de tüm kesimlerin, kendi sorumluluklarını sorgulamak yerine medyayı eleştirerek kamuoyunun medyaya güvenini zedelediği, bu gerçekliğin farkına varmadan güveni sarsılan medyadan toplumsal faydanın yeterince elde edilemediği.
  • Toplum için çok önemli olan sağlık haberlerinin medyada yeterli ölçüde yansıtılmadığı, buna karşılık ticari ve popüler ağırlıklı haberlerin tercih edildiği.
  • Medya tarafından sağlık ve çocuk odaklı haberlerde toplumsal yararın ve sorumluluğun gözetilmediği.
  • Yasal mevzuatta çocuk haklarının korunmasına ilişkin önlemlerin yeterince uygulanmadığı.
  • Kurumların toplum ve çocuk sağlığını ilgilendiren konularda medyayı yeterince bilgilendirmemesi.
  • Üniversitelerin bu alanlarda yaptığı akademik çalışmaların topluma kazandırılmadığı.
  • Kamu kurumları Türkiye Aşı Kampanyası özelinde medya ile işbirliği geliştirmiş ancak iletişim planlamasında medya desteği sağlanmamıştır.

Çözüm Önerileri

  • Medya İletişim Ağı oluşturularak medyada yeterince yer bulmayan toplumsal sağlık ve çocuk haberlerinin tüm kesimlere ulaşmasında önemli rolü olan medya mensuplarının kendi aralarında, kamu kurumları ve kamuoyu arasında yeni bir iletişim kanalı açılması.
  • Kamu kurumlarının Türkiye Aşı Kampanyası başta olmak üzere medya ve dolayısıyla kamu oyuna karşı yürürlükteki yasalar ve toplumsal fayda bağlamında açık ve şeffaf olması.
  • SB ve medya çalışanlarının eğitim ve bilgi alışverişini de içeren daha yakın bir çalışma içinde bulunması.
  • Medyada sağlık ve çocuk odaklı haberlerin etkinlik kazanması, medya kuruluşlarında branşlaşarak uzmanlaşma sürecinin desteklenmesi.
  • Yerel toplum liderleri, medya kuruluşları ve yöneticilerinin Türkiye Aşı Kampanyası gibi toplumsal fayda içeren çalışmalara daha etkin bir biçimde katılmaları.
  • Medya başta olmak üzere hemen her alanda sivil toplum, meslek ve hükümet dışı örgütlerin, çocuk duyarlılığı özelinde işbirliği içinde olması.
  • Üniversitelerin çocuk odaklı akademik çalışmalarının kamu ve hükümet dışı kuruluşların eylemlerinin, medyanın da katkısıyla duyurulması.
  • Kamu kurumlarının, çocuk ve çocuk sağlığı alanlarındaki faaliyetlerinde iletişim planlaması başta olmak üzere kamuoyunu bilgilendirici çalışmalarına profesyonel destek alması.

Bu ortak çalışmalar sonunda 9.5 milyon çocuk Aralık ayının son üç haftasında aşılandı. SB’nin Kızamığın yok edilmesi çalışmalarıyla ilgili yazılı basında iki yüz elli’den fazla haber çıktı ayrıca ulusal kanallar kampanyaya bir buçuk saatten fazla yer ayırdı. Medya tüm Türkiye’ye ‘Haydi Çocuklar Aşıya!’ mesajını ulaştırdı.

Sağlık Bakanı, Dr Recep Akdağ, Evet Deyin bu sayısında Kızamığın Yok Edilmesi ve Anne ve Çocuk Sağlığı konularındaki iyileştirmeler ile ilgili UNICEF’e açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de bağışıklama ve Sosyal Katılım ve Kaynak Yaratma detaylarını Programlar bölümünde okuyabilirsiniz.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa