ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Kış 2004: Sağlık’ta Bir Altın Yıl

Sağlık Bakanı Dr Recep Akdağ

Sağlık Bakanı Dr Recep Akdağ: Yani 2004 ve 2005 Anne ve Çocuk konusunda bir altın yıl olacak ve bu çalışmalarda UNICEF’i biz yanımızda görmek istiyoruz. Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2004

Sağlık Bakanı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Profesör Dr Recep Akdağ Türkiye’deki 24 milyon genç ve çocuğun sağlıklı gelişimi, beslenmesi, hastalıklardan korunması gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir. Kızamık Aşı Kampanyası’nın hemen ardından Dr Recep Akdağ ile UNICEF, Sağlık Bakanlığı’nın (SB) anne ve çocuk sağlığı konusundaki çalışmaları, planları ve Sayın Bakan’ımızın bu konudaki duygularını da içeren çok samimi bir sohbet gerçekleştirdi.

UNICEF ile Anne ve Çocuk Sağlığı konusunda birlikte çalışarak çok büyük başarıların altına imza atabiliriz. UNICEF’in maddi kaynak sağlamanın dışında politika geliştirmede de birlikte çalışılması gereken önemli bir kurum olduğunu düşünüyorum.

UNICEF ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) destekleriyle yürütüğümüz ‘Kızamık Aşı Kampanyası’ ile hemen hemen tüm okul çocuklarına ulaşmayı başardık, kampanya çok iyi yürütüldü ve çok yüksek aşılama oranlarına ulaşıldı. Bu çalışmada hedef kitlemizi çok iyi belirlemiştik ve kampanya sonunda da ulaşılamayan kesimler çok iyi belirlendi ve kayıtları alındı. Bu da 2004 yılında tüm hedef kitlemize ulaşabilmemizi sağlayacaktır.

Türkiye’de kızamık hastalığı, çok büyük salgınlar halinde olmasa da sürekli olarak görülmektedir. Ülkemiz DSÖ ve UNICEF’in Avrupa bölgesi içinde yer almaktadır. Her iki kurumun ortak hedefi ise 2010 yılına kadar kızamık hastalığının Avrupa bölgesinde görünürlüğünü ortadan kaldırmaktır. Bu hedef bizim planlarımızla da tam olarak örtüşmektedir. Ben Türkiye’de kızamığın görünürlüğünü ortadan kaldıracağımıza inanıyorum.

2003 Aralık ayında yürüttüğümüz Okul Aşı Günleri çok başarılı idi ve bu yıl içinde aynı başarıya okul öncesi çocuklarımızı aşılayarak ulaşmayı hedefliyoruz.

2001 yılında yaşanan kızamık salgınında otuz bine yakın çocuğumuz kızamık geçirmiştir ve sadece yedisinin hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Ancak kayıt ve bildirim sisteminde eksiklikler olabileceği göz önüne alınırsa bu rakam daha yüksek olabilir. Kızamık özellikle beslenme eksikliği ve raşitizm yani D vitamini eksikliği olan çocuklarda daha tehlikeli olabiliyor. Biz Türkiye’yi çocuk felcinden arındırdığımız gibi kızamıktan da arındırabilmeliyiz, daha önceki başarılı çalışmalarımız bunu gerçekleştirebileceğimizin bir kanıtıdır.

UNICEF ile birlikte yaptığımız çalışmaları iyi bir iletişim planı ile topluma duyurmalı ve bu çalışmalarda basının bir ortak olarak bizimle birlikte daha yoğun çalışmasını sağlamalıyız.

Okul aşı günleri sırasında basının kampanyanın başarısında çok büyük etkisi oldu çünkü temelde amacımız basının da katkısıyla tüm evlere ulaşarak toplumu çocuk sağlığı konusunda bilinçlendirmektir.

Hükümetimizin acil eylem planında anne ve çocuk sağlığı birinci sırada yer almaktadır. Çünkü toplumun sağlık açısından en riskli kesimini anne ve çocuklar oluşturmaktadır. Bakanlığım döneminde personel eğitimine büyük önem verdim ve önceki yıllara oranla 4 kat daha fazla personel eğitimi gerçekleştirdik. Ancak bununla yetinmemeliyiz ve anne ve çocuğa yönelik çalışmalarımızda klasik yapılanmadan uzaklaşmalı ve kendimizi yenilemeliyiz.

Çalışmalarımızı değişik alanlara da taşıyoruz; nikah memurluklarında evli çiftlere verilmek üzere aile planlaması ve güvenli annelikle ilgili bilgileri kapsayan broşürler dağıtacağız.

En önemli amaçlarımızdan biri de hamile anneleri eksiksiz takip edebileceğimiz bir sistem oluşturmaktır. Bu çalışma birinci basamak sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesini ve personel eksikliği olan yerlere yeni atamalar yapılmasını da içermektedir.

Sağlık Bakanı Dr Recep Akdağ

UNICEF, hekimliğimin ilk yıllarından itibaren değer verdiğim bir örgüt olmuştur çünkü çocukları çok seviyorum… Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2004

Personelimizin motivasyonunu artırmak amacıyla aile planlaması hizmetleri, aşılama, hamile ve bebek takip oranlarını arttıran sağlık ocağı çalışanlarına ilave katkı payı verilecektir. Bu sene 11,250 yardımcı sağlık personelini ve yaklaşık 1,500 hekimi 2004’ün ilk aylarında mahrumiyet bölgelerine göndermiş olacağız. Maaş sisteminde yaptığımız değişiklikle bu bölgelere giden sağlık personeli daha yüksek ücret alacaktır böylelikle çalışma koşulları daha cazip hale getirilerek eleman ihtiyacı karşılanacak ve işler daha iyi yürütülecektir.

Aile Hekimliği projesiyle bütün doktorlar hastalarıyla daha yakın iletişime geçecektir. Yine bu proje kapsamında hamileyi iyi takib edecek, doğumu uygun yerde gerçekleştirecek, gerekirse yeni doğana uygun canlandırma yapabilecek ekibi yetiştirmeyi amaçlıyoruz.

Diğer bir planımız hamile anne ve çocukların sürekli kontrol edilebilmesi için sağlık kuruluşlarına giden hamile anne adaylarına ve çocuklarını takibe götüren ailelere maddi destek sağlanmasıdır. Özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da bu çalışmanın çok etkili olacağını umuyoruz. Ayrıca proje kapsamında doğumu bir sağlık kuruluşunda gerçekleştiren anneye de maddi destek sağlanacaktır. Bu da doğum kayıtlarının zamanında ve eksiksiz yapılmasına ve ailelerin etkili aile planlaması yöntemleri konusunda bilgilendirilmesine ve ücretsiz olarak etkili yöntem kullanımına geçmelerini sağlayacaktır.

Çocuk ölümlerinin önemli bir bölümü ilk yirmidört saatte gerçekleşmektedir. Bunun önlenebilmesi için doğumların sağlık kuruluşlarında ve uzmanlarca yapılması gerekmektedir. Ayrıca Yeni Doğan Canlandırılması konusundaki eğitim programımızla 2003 yılı içerisinde eğitilmiş insan sayısını dört kat arttırdık, 2004 yılı hedefimiz ise bunun çok üstünde olacaktır.

Senede 1.5 milyon yeni doğanla Avrupa’nın en çok doğum yapılan ülkesiyiz ancak yeni doğan uzmanı sayımız çok az, bu sebeple çocuk doktorlarımızı yeni doğan uzmanı olarak yetiştirmeliyiz.

Bebeklerimizin ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmeleri çocuğun bilişsel ve fiziksel gelişimi için çok önemlidir. 2004 yılı sonuna kadar tüm sağlık kuruluşlarımızı Bebek Dostu haline getirerek anne sütü ile beslenme oranlarını artıracağız.

Yine bu yıl bebeklere demir eksikliği ve kansızlığı önleyecek demir preparatı dağıtılacaktır. Bu basit takviye ile çocuklarımızın zihinsel ve el becerilerinde yeterli potansiyele ulaşmaları sağlanacaktır.

Aile planlaması da üstünde çok özenle durduğumuz bir konudur, bu konuda çalışmalarımızın temelini toplum bilinçlendirmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmalarımızı kültürel dokumuza uygun bir şekilde sürdüreceğiz.

2004 ve 2005 yıllarında anne ve çocuk sağlığı konusunda çok büyük başarılara imza atacağız, bu sırada UNICEF’i de yanımızda görmek istiyoruz.

MEB ile birlikte okullarımızda çocukların sağlıkla ilgili bilgileri kolay öğrenmesini sağlayacak, öğrenme arzusunu artıracak bir sağlık eğitimi programı hazırlamaktayız.

Çocuk ve aile eğitimi ve çocuk sağlığı ayrılmaz bir bütündür. Toplum ve sağlık çalışanlarının eğitimi kadar öğretmenlerin de çocuk sağlığı konusunda eğitimli olmaları çok önemlidir. Bu yüzden UNICEF’in çocuk eğitimi ve sağlığını destekliyor olması çok anlamlıdır. Bu işbirliği ile çok başarılı sonuçlara ulaşacağımıza inanıyorum. Benim için UNICEF hekimliğimin ilk yıllarında itibaren değer verdiğim bir örgüt olmuştur çünkü çocukları çok seviyorum. Bu sevgi, kariyerimi de doğrudan etkilemişitir. Bu sohbetle bugün o eski günlere yeniden döndüm. Pratisyen hekim olarak Karabükte çalıştığım yıllarda da en büyük ilgi alanım yine çocuklardı.

Umarım Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı olarak bugün çok daha önemli çalışmalar gerçekleştirerek anne ve çocuk ölümlerinin azaltılması ve sağlıklı nesiller yetiştirilmesine katkım olur.

Kızamık Aşısı … Artık Gözyaşı Yok Evet Deyin bu sayısında okuyabilirsiniz.

Türkiye’de bağışıklama detaylarını Programlar bölümünde okuyabilirsiniz.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa