

Dr Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanı: Genel olarak her türlü ayrımcılığa karşıyım ancak erkek-kız okur yazarlığı arasındaki farkı kapatmak için bu alanda kızlarımızın lehine pozitif ayrımcılık yapmalıyız.
© Dr Hüseyin Çelik 2003
Doç. Dr Hüseyin Çelik 1959 yılında Van’ın Gürpınar ilçesinde doğdu 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne asistan olarak girdi. 1987 yılında İstanbul Üniversitesi’nin kadrosuna geçti. 1988-1991 yılları arasında doktorası ile ilgili araştırmalar yapmak üzere İngiltere’de bulundu. Aynı zamanda Londra Üniversitesi The School of Oriental and African Studies‘te Turkish Politics bölümünde Master programına devam etti. Türkiye’de ilk siyasi hareket olan ‘Yeni Osmanlılar Cemiyeti‘ ile ilgili araştırmalar yapmak üzere Belçika, Hollanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, İtalya ve Fransa’da bulundu. 1991 yılında ‘Ali Suavi ve Dönemi‘ konulu doktorasını tamamladı. 1992’de Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde yardımcı doçent, 1997 yılında doçent oldu.
18 Nisan 1999 seçimlerinde DYP’den Van Milletvekili seçildi. 3 Temmuz 2001’de DYP’den istifa ederek AK Parti’nin kurucuları arasında yer aldı. TBMM’de AK Parti Grubu oluştuktan sonra Grup Başkan Vekilliğine seçildi. 3 Kasım 2002 Milletvekili genel seçiminde yeniden Van Milletvekili olarak parlamentoya girdi. 58. Cumhuriyet Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev aldı. Halen 59. Cumhuriyet Hükümetinde Milli Eğitim Bakanı olarak yer almaktadır.
Fikri ve siyasi akımlar, Türk kültürü, siyasi tarihi, edebiyatı ve aktüel memleket meseleleri üzerine yayımlanmış 15 adet kitabı bulunan Sayın Çelik, evli ve 2 erkek bir kız babası olup iyi düzeyde İngilizce bilmektedir.
Sayın Bakanla sohbetimiz oldukça sıcak ve canlı geçti. Tabi ki odak noktamız genelinde ‘eğitim’ özelinde ise kız çocuklarının okullulaştırılması kampanyası oldu.
Sayın Çelik sohbetimizin hemen başında eğitimin temel bir ihtiyaç olduğunu vurguladı:
Bazı ihtiyaçlar yemek, içmek gibi tüm canlılar için ortak ihtiyaçlardır, canlı organizma olmanın ortak gerekliliğidir. Ancak eğitim insanın insan olmasını sağlayan en önemli özelliktir. Eğitim maddiyatı da sağlayan manevi bir ihtiyaçtır. İçinde yaşanılan çevreyi keşfetmek ve ona hükmetmek için eğitim temeldir.
Sayın Çelik’e göre eğitim bir bütündür; ancak ‘temel eğitim’in altını çizerek geleceğimizin inşasındaki en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirtti:
İlköğretim daha sonraki yaşamımızda öğreneceğimiz herşeyin temelini oluşturur. Bu nedenle temel eğitime herkesin erişebilmesini sağlamak büyük önem taşır. Buradaki konu herkesin temel eğitimin ardından yüksek öğrenim görmesi değildir. Asıl önemli olan, daha kaliteli bir yaşam için gerekli temel eğitimin ve becerilerin herkese verilmesi, kazandırılmasıdır. Kuşkusuz sonraki eğitim aşamaları da çok önemlidir; ancak temel eğitimi yoluna koymadan diğerlerinin hakkını veremeyiz.
Ülkemizdeki insan yapısını çok iyi bilen Sayın Bakanımız kız çocuklarının eğitimi konusuyla özel olarak ilgilenmektedir. Bu konudaki yaklaşımı kayda değerdir.
Ben her türlü ayrımcılığa karşıyım; ama eğitimde kızlardan yana pozitif bir ayrımcılık yapmak gerektiğine inanıyorum. Elimdeki rakamlara göre bu ülkede 7.5 milyon kişi işlevsel olarak okumaz yazmaz durumda ve bunların 6 milyon kadarı kadın; başka bir deyişle okumaz yazmaz kadınların sayısı erkeklerin dört katı! Açıkça ifade etmek gerekirse bu sorunun çözümü için kızların yararına pozitif bir ayrımcılık yapmamız gerekmektedir.
Kız çocuklarının eğitimi ülkemizdeki öncelikli konulardan biridir; ancak bu sorun yalnızca bize ait bir sorun değildir. Kadınlarını eğitmeyen milletler şu anda içinde bulunduğumuz , bu baş döndürücü yarışta arzuladıkları konumu alamazlar. Diğer alanlarda olduğu gibi, ülkemizde bölgeler arasındaki farklılıklar eğitimde de görülmektedir. Doğu ile batı arasında olduğu gibi hatta aynı şehrin gecekondusu ile merkezi arasında farklılıklar gözlenmektedir. Konunun çözümü için yapılabilecek çok şey var, bunlardan biri de bu konuya kamuoyunun dikkatini çekmek ve meselenin çözümü için toplumun bütün katmanlarını harekete geçirmektir. 17 Haziran’da UNICEF’le birlikte Van’da başlatacağımız kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyası ile arzu ettiğimiz hareketliliği ve toplum katılımını gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. Hep birlikte çözümün bir parçası olmak, herkesin konuyla ilgili yapabileciği bir şeyler olduğunu göstermek, konunun yalnızca devletin değil herkesin katılımıyla çözülebileğini düşünüyorum. Bu kampanya ile herkesin yüreğinde bir kıvılcım, bir alev yakabileceğimizi düşünüyorum.
Ben Van’da doğmuş, yatılı bölge okulunda okumuş biri olduğum için halkımızın beni kendilerinden biri olarak kabul ettiklerini biliyorum, bu kampanyada da benimle birlikte hareket edeceklerine ve kız çocuklarını okula göndereceklerine inanıyorum. Kız çocuklarının eğitim sorununun çözümü, çağdaş Türkiye’yi etkileyen ekonomik, sosyal ve kültürel pek çok konunun çözümünü de birlikte getirecektir.
Nüfusumuzun yarısından fazlasını teşkil eden kadınlarımızın, eğitimsizlik yoluyla heba edilmesini istemeyiz. Eğitimde etik boyuta gereken önemi vermeli ve eğitim sistemimizle çocukların insan olma özelliğini ön plana çıkarmalıyız. Asıl mesele kadınlara haklarının verilmesi değil, kadınların birey olarak bu hakları talep edebilecek düzeye gelebilmeleridir. Çünkü bu konuda atılacak hiçbir adım bir lütuf değildir.
Bakan Çelik kız çocuklarının okuması için kampanyanın nereden başlayacağını da vurguladı:
Kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyasına bu yıl okullulaşma oranının en düşük olduğu on ilde başlayacağız ve sonraki yıllarda 40 ile daha taşıyarak yaygın bir program haline getireceğiz. 2005 yılına geldiğimizde, kız ve erkek çocuklar arasındaki farklılığı gidermede oldukça önemli bir yol kat etmiş olacağız.
Sayın Bakanımıza yöneltiğimiz diğer bir soru ise eğitimin kalitesi konusuna nasıl yaklaşacağı idi, bu konudaki cevabı da gerçekten bütüncül yaklaşımla tüm problemlerin aşılabileceği konusunda alınabilecek en güzel yorumlardan biriydi.
Eğitimde kaliteyi birbirini tamamlayan beş ana unsurda düşünmemiz lazım; iyi gelişmiş öğretmen, okul, eğitim araç gereçleri, müfredat, ve öğrenci.
Kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyasında UNICEF’le birlikte çalışmaktan memnuniyet duymaktayız. Bu işbirliği ile hem çocuklarımızı hem ailelerini ve toplumumuzun tüm kişi ve kuruluşlarını harekete geçirebileceğimizi düşünüyoruz.
Günün sonunda eğitimin herkes için olduğu mesajını her yere ulaştırmış olmalıyız. Eğitim belirli grupların ayrıcalığı olamaz.
Sayın Bakanın gösterdiği bu kararlılığın bütün ülke çapına yayılması ve kız çocuklarımızın en doğal hakkı olan eğitim ve öğretimden yoksun bırakılmaması en büyük dileğimizdir.
Haydi Kızlar Okula! Türkiye’de kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyasının Van’da başlatılması hakkındaki makaleyi okuyun. UNICEF Genel Direktörü Carol Bellamy’nin açılış konuşmasını UNICEF Türkiye Basın Merkezi’nde bulabilirsiniz.
Her Çocuğa Eğitim’in yararları hakkında ayrıntılı bilgiyi okuyabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, YAZ 2003
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 701KB]