ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Yaz 2003: Editör’den

Carol Bellamy, UNICEF Genel Direktörü © UNICEF/HQ-1893

Carol Bellamy
UNICEF Genel Direktörü
© UNICEF/HQ-1893

Bugün UNICEF’in gündeminde ki en önemli madde kız çocuklarının eğitimidir. Bu ziyaret ise, Türkiye’de Hükümet, UNICEF, sivil toplum kuruluşları (STK) ve özel sektör işbirliğinde başlatılan kız çocukların okullulaşmasına destek kampanyasını kutlamak için bir vesile oluşturmuştur.

Kız çocukların eğitimi teması, İstanbul’da başlatılan Tüm Çocuklar Eşit Haklara Sahiptir kampanyası ile mükemmel bir uyum göstermektedir. Bu çalışma, hiçbir çocuğun ayrımcılığa maruz kalmadığı, dışlanmadığı bir dünya öngörmektedir. Unutmamak gerekir ki, tüm dünyada çoğunluğu kızlar olmak üzere okula gitmeyen ya da gidemeyen 120 milyon çocuk vardır.

Bu vizyon, eğitimin bütün çocukların hakkı olduğu, bütün hükümetlerin de bu hakkı yaşama geçirme yükümlülüğü altında oldukları ilkesinin kabulünden yola çıkmaktadır. Eğitimin taşıdığı öncelik, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (İHEB) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’sine (ÇHS) kadar birçok belgede yer almaktadır.

Her kız çocuğun kaliteli temel eğitim alma hakkının yaşama geçirilmesi, kız ve erkek çocuklar, erkekler ve kadınlar arasındaki eşitliğin gerçek anahtarıdır. Bunun da ötesinde, özellikle kızlar söz konusu olduğunda, eğitim aynı zamanda akıllıca bir yatırımdır. Kız çocuklar, sahip oldukları yeteneklerden azami biçimde yararlanabilecekleri özgüvene ancak eğitimle ulaşabilirler. Bunu yapabilenler, bir yandan eşitliğe katkıda bulunurken diğer yandan şiddete açık tutumlarını değiştirebilirler. Genç kadınlar, bu sayede ekonomik ve toplumsal anlamda güçlenebilirler.

Eğitim görmüş kız çocuklar, geleceğin eğitim görmüş kadınları olacaklardır. Bu konumda da kendilerinin ve sevdiklerinin yaşamlarını etkileyecek kararlara katılma olasılıkları daha yüksektir. Eğitim görmüş kadınlar başkalarına göre daha sağlıklı olacaklar, az çocuk yapacaklar, çocukları sağlıklı ve iyi eğitilmiş olacaktır.

Kız çocukların eğitimi alanındaki hedeflere ulaşmak için, güçlü ulusal liderliklere, siyasal kararlılığa, yeterli maddi desteğe ve bu arada cinsiyet ayrımcılığının ve şiddetin, yoksulluğun, cehaletin ve eşitsizliğin sürüp gitmesinde payı olan bütün etmenlere karşı toptan mücadeleye gereksinimimiz var.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında yapılan Birleşmiş Milletler Çocuk Özel Oturumu’na (BMÇÖO) katılan dünya liderleri 2015 yılına kadar bütün kız çocukların eğitim görmeleri hedefini bir kez daha vurgulamışlardır. Ve eğitimdeki cinsiyet açığının 2005 yılına kadar kapatılması için kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır.

Türkiye ile birlikte 25 ülkenin yer aldığı bu grupta amaç, 2005 yılına kadar kız çocuklar arasındaki okullulaşma oranını erkek çocuklarınkiyle aynı düzeye getirmektir. Bunu gerçekleştirmek için eğitime daha fazla kaynak ayrılmalı ve UNICEF, hükümet, STK’lar, okullar, öğrenciler hep birlikte çalışmalıdır.

Türkiye 1997 yılından bu yana kız çocukların eğitimini yaygınlaştırma alanında önemli bir mesafe almıştır. Ancak, kız çocukların hakları olan kaliteli eğitimi almalarının sağlanması, onları okula yerleştirmenin ötesindedir. Çocukların nasıl okul için hazırlanmaları gerekiyorsa, okulların da çocuklar için hazır olması gerekir. Okullarda izlenen müfredat uygun olmalı, öğrenim materyalleri sağlanmalıdır. Öğretmenler iyi yetişmiş olmalı, çocuklar aktif katılıma ve eleştirel düşünmeye yönlendirmelidir. Ayrıca, okullardaki hijyen ve sanitasyon, sağlık ve beslenme hizmetleri yerli yerinde olmalı, çocukların sağlığını ve güvenliğini koruyan okul içi politikalar izlenmelidir.

Yaptığım bu ziyaret sırasında Türkiye’de uygulanan programlardan Çocuk Dostu Öğrenme Ortamı programı ile ilgili bilgilendirildim. Bu programın amacı, müfredatta yapılacak iyileştirmeler, daha iyi fiziksel koşulların sağlanması ve okul yönetimine öğrencilerle velilerin daha fazla katılmalarıyla yoluyla okul yaşamını çocuklar için daha zenginleştirici bir deneyim haline getirmektir.

Türkiye’de velilerin konuya anlayışla yaklaşıp bu alanda işbirliği yapmaları, kız çocukların okullulaşmasına destek kampanyasının başarısını artırması açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü, çocukların okula kaydolup eğitimlerine devam edebilmeleri, en başta ailelerinin anlayışına ve işbirliğine bağlıdır. Ev ya da tarla işlerinde yardımlarına gerek duyulan ya da ek gelir için dışarıda bir işte çalışması zorunlu sayılan çocuklarını okula göndermenin yoksul aileler için özellikle güç olacağı bir gerçektir. Ancak, bu kampanyada yer alan herkese düşen görev, ana–babaları ikna etmek, çocuklarının en azından zorunlu eğitimi tamamlamalarının, ardından mümkünse daha ileri düzeylere devam etmelerinin kendilerinin de çıkarına olacağını onlara göstermektir. Bütün kız çocukların eğitim görmeleri henüz bir düştür. Ama bu düşü gerçek kılacağımıza eminim. Bunun kanıtı da bugün gördüğümüz ortaklıklar ve işbirlikleridir. Veliler ve öğretmenler, köy heyetleri, yerel yetkililer, hükümetler, her tür yardıma hazır olan UNICEF Türkiye Temsilciliği ile Bölge Ofisi ve çok taraflı kuruluşlar bu ortak çalışmada hep birlikte yer almalıdırlar.

Türkiye’deki bütün kız çocuklarına sesleniyorum: Haydi Kızlar Okula!

imza

Carol Bellamy
UNICEF Genel Direktörü

Not: Carol Bellamy 16 Haziran’da İstanbul’da Tüm Çocuklar Eşit Haklara Sahiptir ve 17 Haziran’da Van’da Haydi Kızlar Okula! -- kız çocuklarının okullulaşmasına destek’ kampanyalarını -- başlatmıştır.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa