

Ankara’da Üçüncü Çocuk Forumu 2002’nin açılışında delegelere hitaben yaptığı konuşmada, UNICEF Türkiye Temsilcisi Sayın Edmond McLoughney, Genellikle çocuklar hakkında yetişkinlerle konuşuyorum, ama bugün çocukların önünde çocuklar hakkında konuşmak çok heyecan verici
dedi.
Fotoğraf Sema Hosta © UNICEF Türkiye 2003
Kars’lı katılımcı onyedi yaşındaki Demet şimdiye kadar düzenlenen üç Forum’da edindiği deneyimlere dayanarak: Aslında katılımcı olmak hiçte kolay değil, önce ailenin izni gerekiyor onları yaptığın şeyin önemli olduğuna ikna etmelisin:
Bu, benim Forum’a üçüncü katılışım, ilk geldiğim yıllarda okul arkadaşlarım bile benimle alay ediyorlardı.
Sen çocukmusun, Ankara’ya gidip çocuk haklarını konuşacaksın da ne olacakdiyorlardı.
Ama ben yılmadım, her yıl dönüşte aldığımız kararları sınıfta, okulda anlattım. Yerel yöneticilere ve basına bilgi verdim, geliştirdiğimiz sonuç bildirgelerini paylaştım.
Geçtiğimiz yıl Çocuklar için Evet Deyin için arkadaşlarımın da yardımıyla imza topladım. Şimdi arkadaşlarım dönüşümü dört gözle bekliyorlar çocuk sorunları için bir şey yapabileceğimize onlarda inanıyor artık.
Çocuk Forumu’nun temelini ‘çocuk katılımı’ oluşturmaktadır. Türkiye’nin seksenbir ilinden gelen çocuk delegelerin geleceklerini etkileyecek konuları tartıştığı, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’sinin (ÇHS) uygulanmasını izlediği ve bu konuda görüş bildirdiği ve çocuk olarak haklarına saygı gösterilip gösterilmediğini belirlemek için bir araya geldikleri bir platformdur. Çocuklar bu platformda kendi görüşlerini dile getirebiliyorlar, başkalarının görüşlerini dinleyebiliyorlar, kendilerini en çok etkileyen konular hakkında kararlar alabiliyorlar ve içinde yaşadığımız dünyayı şekillendiren kurumlara, kuruluşlara ve politika belirleyenlere varmış oldukları sonuçları sunabiliyorlar.
Forum’a katılan delegeler, yetişkinlerden tüm karar alma yetkisini kendilerine verilmesini talep etmiyorlar. Ancak, ÇHS’nin uygulamasında çocuğun görüşlerinin dikkate alınmasını gerektirdiğinin farkındalar. Pek çok durumda kesin kararı hala yetişkinler vermektedir, ancak, çocukların görüşlerinin alınması ÇHS’ye göre hakların uygulanması adına atılmış çok önemli bir adımdır.
Trabzon’dan katılan onaltı yaşındaki Suat, Türkiye’de otuz milyonun üzerinde çocuk ve ergenin haklarını temsil etme sorumluluğununa ait görüşlerini aşağıdaki şekilde dile getirmektedir:
Herkesin içinde ayağa kalkıp konuşmak önceleri beni çok heyecanlandırdı -- hatta korkuttu. Ama zamanla heyecanımı yendim, şimdi konuştukça kendimi özgür hissediyorum. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun (SHÇEK), UNICEF’in benim ve tüm çocukların sorunlarını dinlediğini biliyorum. Ayrıca ben de dinlemeyi öğrendim.
Keşke sihirli bir deyneğim olsa masallardaki gibi -- tüm sorunları yok edebilsem, daha önce diğer ülkelerdeki çocukların da bizimkiler gibi sorunları olduğunu düşünemiyordum. Foruma katılmak bana evrensel düşünmeyi öğretti.
Mayıs ayında düzenlenen, Birleşmiş Milletler Çocuk Özel Oturumu’nun (BMÇÖO) sonuç belgesi, Çocuklar için Uygun bir Dünya başlığıyla yayınlandı. Bu yıl, Çocuk Forumu delegelerinden, kendilerine uygun bir dünya yaratmaya yönelik Çocuk Eylem Planlarını geliştirmeleri istendi. Delegelerin geliştirdiği Çocuk Eylem Planı UNICEF ve ortakları tarafından geliştirilmekte olan Ulusal Eylem Planı’na (UEP) dahil edilecektir.
Edmond McLoughney, delegelere hitaben yaptığı açılış konuşmasında şöyle demiştir:
Türk çocukları olarak, çocuklar için Ulusal Eylem Planı üzerinde çalışacağınızı biliyorum. Çocuklar için Uygun bir Dünya yaratmak için, neler yapabileceğinizi belirleyeceksiniz ve biz yetişkinlere bir kez daha neleri nasıl yapmamız gerektiğini göstereceksiniz.
Ulusal Eylem Planı gibi son derece önemli bir belge hakkında çocuklara görüşlerini dile getirme fırsatı verilmesi, geleceğe yapılan bir yatırımdır. Bu çocuklar ve akranları bu katılımları ile, kendilerine miras kalacak dünyanın sorunlarını, eşitsizliklerini ve adaletsizliklerini daha iyi anlamaya hazırlanmış olacaklardır. Geleceğin anne babaları sorun çözmede daha yeterli, yapıcı ve kendi çocuklarına karşı daha anlayışlı olacaklardır. Bu nesil Çocuklar için Uygun bir Dünya yaratmaya daha yatkın olacaktır.
Eğer beni şimdi dinlemezlerse beni büyüyünce dinlemek zorunda kalacaklar çünkü ben büyüyünce filozof olacağım o zaman nasılsa her söylediğimi dinleyecek ve yapacaklar. Baksana azıcık İngilizcemle o kocaman -- açılışta konuşan adam, (Edmond McLoughney) bile beni dinledi. Eğer çok istersen seni duyarlar.
Hatay’dan gelen onbir yaşındaki Gamze’nin sözleri Çocuklar için Uygun bir Dünya yaratma eylem planının özünü oluşturmaktadır. Gamze’nin bu masum sözleri delegelerin ortak düşüncelerini yansıtmaktadır. Forum’a katılan tüm çocuklar isteklerine yüksek sesle ve açıkça ifade ettiler. Görüşlerinin dikkate alınması hakkını talep ediyorlardı ve sözlerine nasıl kulak verilebileceğini bir kez daha gösterdiler. Kendi hakları ve bu hakları nasıl koruyabilecekleri konusunda daha fazla bilgi istiyorlardı. Sağlık ve eğitim gibi konular üzerinde daha fazla odaklanılmasını talep ediyorlardı.
Ne düşündüklerini sorduğumuzda, çocuklar genellikle, beklediğimiz veya duymayı istediğimiz şeyleri söylemezler. Çocukların düşünmeden, doğrudan verdikleri yanıt, soruyu soranın bir an içinde olsa kendisini rahatsız hissetmesine neden olabilir. Çocuklar; yoksullar, fiziksel engelliler ve Türkiye’deki diğer sorunlarla ilgili olarak açık yüreklilikle konuşmuşlardır. Evde ve okulda karşılaştıkları şiddeti kesin bir dille eleştirmişlerdir.
Forumun diğer bir çıktısı ise çocukların bugünün dünyasında karşı karşıya oldukları sorunlara çözüm üretecek en önemli faktörün eğitim olduğu konusunda fikir birliğine varmalarıydı. Çocuklar için Evet Deyin’e toplanan onaltı milyon imzada bunun bir göstergesidir. Kampanya’da en çok oylanan madde ‘Her Çocuğun Eğitim Alması’ olmuştur. Bu da Türk çocuklarının eğitime verdiği önemi bir kez daha göstermiştir.
Forumun diğer bir aktivitesi Çocukların İletişim Ağları için yeni Koordinatörlerini ve yedi bölgeyi temsil eden koordinatör yardımcılarını seçmeleri olmuştur. Koordinatör ve yardımcılarından oluşan Koordinasyon Komitesi il delegeleri arasında iletişimi kolaylaştıracaktır.
Forum’un ilk gecesinde, Van’ın Muradiye ilçesinden bir grup kız çocuk ‘Kardelen’ oyununu sergilemiştir.Oyun kız çocuklarının eğitiminin önemini bir kez daha vurgulamış ve tüm delegelere bu önemli mesajı iletmiştir.
Çocuklar kendi rollerini ve sorumluluklarını ana hatlarıyla belirleyen Eylem Planları geliştirmişlerdir. Örneğin, çocuklar İl Sağlık Müdürlüklerini ziyaret edecekler ve HIV/AIDS gibi önemli konularda seminerler düzenlenmesini talep edeceklerdir.
Geliştirilen Çocuk Eylem Planları Ulusal Eylem Planı gibi aşağıdaki amaçları içermektedir. Bunlar:
Tamamlanan belge Ulusal Eylem Planı’nın son taslağı ile birlikte, Cumhurbaşkanı’na ve ilgili tüm kuruluşlara sunulacaktır.
Delegelerin, illerine döndükten sonra, Eylem Planını öğretmenleriyle, okul müdürleriyle, belediye başkanlarıyla ve diğer yerel yetkililerle tartışmaları önerilmiştir.
Foruma son noktayı çalışan bir çocuk olan onaltı yaşındaki Kurtuluş’un sözleri koydu: “Bu forumda öğrendimki eğer benim çocuğum olursa şartlarım ne olursa olsun onu okula göndereceğim ve eğitilecek. Çocuk haklarını bilecek, yalnız olmadığını hissedecek ve birilerinin onu duyabileceğini -- dinleyebileceğini öğrenecek”.
Sözlük anlamına bakıldığında,
Kurtuluş: 1. serbest bırakma; 2. kurtarış; 3. kaçış.
Kurtuluş’un söz ettiği eğitim belki de kurtuluşun ta kendisidir.
Kendiniz karar verin -- biz son sözü Kurtuluş’a bırakıyoruz.
Şubat 2002 sayımızda, İkinci Çocuk Forumu ve Çocuklar için Evet Deyin’e yer verdik. Temmuz 2002 sayımızda da BMÇÖO içeriğinde Dünya Dinledi konusunu okuyabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, KIŞ 2003
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 730KB]