

Grup Ruhu: çocukların fiziksel ve zihinsel gelişiminde sporun çok önemli bir kazanım olduğu bilinmektedir. Fotoğraf Sema Hosta © UNICEF Türkiye 2003
UNICEF’in Dünya Çocuklarının Durumu, 2003 raporu 16 Aralık tarihinde Ankara’da tanıtıldı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan raporda, bu yılın raporunun odak noktası olan çocuk katılımının yaşamlarını etkileyen kararlar alınırken çocukların ve gençlerin görüşlerini alma ve göz önünde bulundurma yükümlülüklerini yetişkinlere anımsatmayı amaçladığını
ifade etmektedir.
Dünya liderleri Birleşmiş Milletler Milenyum Bildirgesi’nde, dünyadaki tüm insanlara, özellikle en öncellikli olanlara ve geleceğin ait olduğu dünya çocuklarına
karşı olan ortak görevlerini bir kez daha beyan etmişlerdir. Bildirgede ki altısı doğrudan çocukları ilgilendiren sekiz hedefi onaylamışlardır. Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH), küresel çalışmaları yoksulluğun azaltılması ve sürdürülebilir gelişme mücadelesi üzerine odaklamıştır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Özel Oturumu’nun (BMÇÖO) 2002 yılı Mayıs ayındaki kapanışında, dünya liderleri, Çocuklar için Uygun bir Dünya başlığı altında, özellikle tüm çocukların haklarının güvence altına alınmasıyla ilgili dört amaç içeren ek bir gündem belirlemişlerdir. Bu dört amaç, MDGs ile birlikte dikkate alındığında, çocukların menfaatlerini her başarılı gelişim çalışmasının odağına yerleştiren birbirine bağlı bir çerçeve sunmaktadır.
Çocukların yaşama mümkün olan en iyi başlangıcı yapabilmesi ve tam katılımlarının sağlanması ailelerin, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve özel sektörün ortak sorumluluğudur. Hükümetler çocukların lehine olan yerel insiyatifleri desteklemek için gerekli önderliği ve kaynakları sağlamalıdır.
Aşı kampanyaları gibi çok sayıda kişiye ulaşılması gerekli olan sağlık programlarında çocuklar toplumu harekete geçiren güç olarak yer alabilirler. Sağlığın korunması ve hastalıkların önlenmesi ile ilgili bilgileri ve önerileri yayabilirler. Gelişmekte olan çok sayıda ülkede, çocukların bu konudaki yardımlarının çok değerli olduğu kanıtlanmıştır.
Okullar çocukların sosyalleşmesinde yaşamsal öneme sahiptir. Çocuklar okullarda önemli beceriler kazanırlar, dünya hakkında bilgi edinir ve yurttaş olarak kendilerinden beklenenler konusunda bilgi sahibi olurlar. Bu körü körüne itaat anlamında değildir. Okullar, çocukların eleştirel düşünmeyi, haklarını anlamayı, kendileri ve başkaları için sorumlu olmayı öğrenerek yurttaşlık için uygun biçimde hazırlandıkları yerlerdir.
Kız çocukların eğitimi dünyanın pek çok yerinde çok önemli bir konudur. Karmaşık bir dizi dar görüşlü toplumsal ve ekonomik etken nedeniyle kadınlar ve kız çocuklar, erkekler ve erkek çocuklar ile karşılaştırıldığında dezavantajlı konumdadırlar. Yetersiz eğitim alan kız çocukları yeterince hazırlıklı olmayan anneler olacaklardır. Eğitimsizlik önlerindeki fırsatları azaltacak ve kız çocuklarına kalan rol -- kısır bir döngü içinde -- yalnızca ev kadınlığı ve annelik olacaktır Bugünün ve geleceğin kadınının rolü yetkin anneliğin dışına taşan bir katılım gerektirdiği için kız çocuklarının eğitimi ile ilgili toplumsal ve ekonomik savlar artık sav değil zorunluluktur.
UNICEF’in Türkiye’deki öncelikli çalışmalarından biri de kız çocuklarının kaliteli eğitim alabilmesidir ve bu konuda ortaklarıyla yoğun bir program yürütmektedir.
Kavramsal anlamda barış ve demokrasi gibi değerler oyun ve diğer yaratıcı çalışmalara yerleştirilerek toplumda daha iyi uygulanabilir. Spor çocuklara kendi fiziksel ve duygusal mekanlarını sağlayarak, zıtlıkları çözümleme, karşı görüşte olanları anlama ve diğerlerine saygı göstererek kazanma ve kaybetme gibi değerli toplumsal beceriler kazandırır. Spor, bir toplumdaki çocukların ve yetişkinlerin ortak gelişim projesi olarak kullanılabilir.
Çok sayıda yetişkine ve özellikle kadınlara, topluma tam olarak katılma fırsatının verilmemesi, çocukların geleceğimiz olduğu ve görüşlerini dikkate alma zorunluluğumuzu ortadan kaldırmaz.
Kofi Annan raporda, Hükümetlerin Çocuklar için Uygun bir Dünya kurma taahhütü hakkındaki görüşünü aşağıdaki şekilde dile getirmiştir:
Çocuklara uygun bir dünyayı ancak hükümetler çocuklara verdikleri sözleri tutar, yüksek sesle ve açıkça söylediklerini dinler ve tam katılımlarını sağlarsa yaratabiliriz.
Çocukların fikirlerinin dikkate alınması yetişkinlerin duyarlılığını gerektiren önemli bir konudur. Bir ergenin söylediklerini dinlemek göreli olarak kolaydır (ve genellikle dinlememek zordur), ancak çok küçük çocukların bile içgörüleri, yetişkinlerin deneyimle etkisi azalmış algılamalarına katkıda bulunur.
Türk atasözüAkıl yaşta değil -- baştadır
Çocukların, akranlarından birşeyler öğrenmek, beceri kazanmak, önceliklerini belirlemek ve görüşlerini yaymak için kullanabilecekleri kendi ortamlarına gereksinmeleri vardır. Çocukların görüşleri duyarlı bir biçimde alındığında ve anlaşıldığında, değişim için güçlü bir araç olabilir.
Çocuklarımızı yanlış bir şekilde koruyor olabiliriz. Çocukların söylediklerini dinlemeyi, uygun biçimde görüşünü almayı reddetmek, köklü ve çok doğal insani bir denetim ve kontrol mekanizmasıdır. Anne babalar ve öğretmenler olarak, çocuklarımızı hata yapmaktan korumak istediğimiz için, onlar adına verdiğimiz kararlarda yanılmamız mümkündür.
Çocuklar da hata yapma hakkına sahiptir; aksi takdirde yaşam hakkında kendi yaratıcı kararlarını geliştirmeyi oğrenemezler.
İnsanın hırsı ve güç arzusu gibi önyargıları söz konusu olduğunda ‘yanılmak’ o kadar da basit bir kavram değildir. Çocukların çoğu kez tehlikeli koşullar altında ucuz işgücü olarak sömürülmesi haklı görülemez. Masum yaşamlara verilen zararı dikkate almadan silahlı çatışmalara girmenin ve bu çatışmalara çocukları katmanın veya onları cinsel amaçlarla sömürmenin mazareti olamaz. UNICEF ve ortakları destekledikleri çocuk katılımı kavramı ile bu sorunların üstesinden gelmeye çalışmaktadır.
Değişim ne zaman başlarsa başlısın ister bu anda, ister bir kaç dakika sonra, isterse nesiller sonra hep geleceğe uzanır. Çocuklarımızın büyümesi ve gelişimi de bu değişime sıkı sıkıya bağlıdır.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’sinin (ÇHS) iyi ifade edilmiş içeriği yaşadığımız dünyadaki değerleri değişime uğratmıştır. Artık bundan geri adım atmak mümkün değildir. Her gün, giderek artan sayıda çocuk gözünü açarak ve aklını kullanarak kendi haklarını daha iyi anlıyor; onlarla yaşayan, çalışan ve sayısı giderek artan bizler de bu haklara nasıl saygı gösterileceğini öğreniyoruz. Ancak, hala silahlı çatışmanın, cinsel köleliğin veya işgücü olarak tehlikeli işlerin ortasında kısılmış olan milyonlarca çocuk için, içinde yaşanabilecek kadar uygun bir dünya yaratma konusunda yapılması gereken çok şey var.
Kofi Annan, Kasım 2001 tarihinde yaptığı konuşmada şöyle demiştir:
Yeni yüzyılda insanoğlunun en önemli mücadele konularından birisi, demokrasi uygulamasının gerçekten evrensel hale getirmesi olacaktır.
Dünya Çocuklarının Durumu 2003 kopyasını UNICEF Türkiye’den isteyebilirsiniz. Basın Özetini ‘online’ üzerinde okuyabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, KIŞ 2003
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 730KB]