

Normal tuz yerine, iyotlu tuz kullanımı tat veya görünüm açısından hiç bir fark taşımadığı halde çocuk ve yetişkinlerin bu hayati unsuru almalarının en etkili yoludur.
Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 1999
Bir çay kaşığı iyot, bir insanın yaşam boyu iyot gereksinimini karşılamaya yeterlidir. Ancak, iyodun insan gelişiminin kritik evrelerindeki eksikliği, bugün de dünyada zihinsel geriliğe yol açan en önemli neden durumundadır. İyot yetersizliği çocukta öğrenme güçlüklerine yol açmakta - bu maddenin biraz eksik olması durumunda bile zihinsel gelişimde %10’luk bir olumsuz etki ortaya çıkmaktadır - ardından bu yetersizlik yetişkinlik dönemine de damgasını vurarak insanın etkin biçimde çalışmasını engellemektedir.
İnsan bedeni iyot depolayamadığından, bu maddenin az miktarlarda, ama düzenli olarak alınması gerekir. Bu gereksinim, hayvan ürünlerinden, sebze ve meyvelerden alınabilir. İyot toprakta bulunduğundan, bu maddenin toprakta eksik olduğu yerlerde yetişen ürünlerle beslenen kişilerde iyot yetersizliği bozuklukları (İYB) görülebilir.
İYB sorununun çözümü hem kolay, hem de masrafsızdır: alınan besinlerin iyotla güçlendirilmesi. Tuz, tüm dünyadaki insanların düzenli olarak kullandıkları bir madde olduğundan, kullanılan tuzun iyotlanması, bu alanda hayli başarılı ve sürekli bir müdahale olarak öne çıkmıştır. Özel olarak iyot katılmış tuzun, gerek görünüş gerekse tat bakımından normal tuzdan hiçbir farkı yoktur. Ayrıca, tuz iyotlaması için gereken teknoloji de basittir ve maliyeti düşüktür. Sonuçta tuz iyotlaması ve iyotlu tuz kullanımı, insanları sağlıklı kılmak için gerekli iyodun alınmasını sağlayacak, uzun vadeli ve sürdürülebilir tek çözümdür.
İYB ve Tuz İyotlaması Programı Türkiye’de 1994 yılında Sağlık Bakanlığı (SB) ve UNICEF Temsilciliği işbirliği ile başlatılmıştır. Bu programın hedefleri şöyle belirlenmiştir:
Tuzun iyotlanması Türkiye’de 1998 yılından bu yana yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ne var ki, piyasada bulunan iyotlu tuz miktarı hakkında elde bilgi olsa bile, bu tuzun ülkeye nasıl dağıldığı hakkında bilgi olmadığından ve kullanım da kişilerin ağız tadına göre değiştiğinden, fiili kullanım hakkında veri yoktur.
SB Anne Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü ve ODTÜ, UNICEF’le birlikte Türkiye ölçeğinde bir ‘Hanehalkı İyotlu Tuz Tüketimi Araştırması’ gerçekleştirmiştir. Bu araştırmanın amacı, ülkeyi temsil edecek örneklem gruplarından hareketle, toplumun değişik katmanlarının iyotlu tuz kullanım alışkanlıklarını belirlemekti.
Bu araştırmayla gerektiği gibi iyotlanmış tuz piyasada her zaman böyle bir etiketle satılmadığından ve sıradan tuza zaman zaman yanlış biçimde iyotlu tuz dendiğinden, aileler tarafından kullanılan sofra tuzunun kontrolü amaçlanmıştır. Bu testlerden alınan sonuçlar, Tuz İyotlaması Programının başarılı olduğuna işaret etmektedir.
ODTÜ araştırmasınca kapsanan hanelerden %64’ü iyotlu tuz kullanmaktadır. İyotlu kuz kullanan hanelerin oranı kentsel yerleşimlerde %70 civarında iken, kırsal alanlarda bunun yarısı kadardır. Genellikle, kullanım en çok 34 yıl ve bir kaç ay arasında farklılık göstermektidir.
Konu bölgesel bazda alındığında, sistemin zamana yayılmasının önemli bir etmen olduğu görülmektedir. İyotlu tuz kullanımının %77 ile en yüksek olduğu Marmara Bölgesi’nde sistem de uzun süredir işlerliktedir; aynı sistemin görece daha kısa süre için devrede olduğu güneydoğu illerinde ise iyotlu tuz kullanan hane oranı Marmara bölgesindekinin yarısına bile ulaşamamaktadır.
Bir diğer etmen ise dağıtımdır: Örneğin ülkenin kuzeybatısındaki Kırklareli ilinde hanelerin %96’sı iyotlu tuz kullanırken, Adıyaman’daki örneklemde iyotlu tuz kullanan hane oranı yalnızca %6’dır ve aradaki fark çok önemlidir.
Eğitimin payı: Örneklemdeki hanelere neden iyotlu tuz kullandıkları sorulduğunda, yanıt verenlerin %30’u bunun genel olarak daha sağlıklı olduğunu belirtmiş, %25’i özel olarak guatra atıfta bulunmuş, %14’lük bir bölüm ise herhangi bir yanıt verememiştir. İyotlu tuz kullanmayanlarda ise, bunların %36’sı iyotlu tuzun neye yaradığını bilmemekte, %24’ü bu tuzu daha pahalı bulmakta, %18’i de bunun bir yararı olmayacağını düşünmektedir. İyotlu tuz kullanmayan hanelerin yarısından fazlasının, iyotlu tuzun yararını hiç bilmediği ya da bu konuda yeterince bilgilendirilmediği ortaya çıkmaktadır.
Beslenme alışkanlıkları ve yemek hazırlama biçimlerine ilişkin net bir bilgi, insanları daha çok iyotlu tuz kullanmaya teşvik edebilir. Tuz, beslenme zincirinin daha ilk halkalarında devreye giren bir maddedir ve kullanılan tuzun türü dışında miktarı da hayvancılığın gerek geleneksel gerekse modern yöntemleri tarafından belirlenmektedir.
Türkiye gibi geniş bir ülke söz konusu olduğunda, mutfak ve yemek kültürünün bir yöreden diğerine değiştiğini de göz önüne almak gerekir. İmalatçılar tarafından kullanılan tuzun niteliğini ve miktarını belirlemek görece kolay olsa bile, yaygın olarak evlerde hazırlanan turşu, domates salçası ve ekmek gibi besin maddeleri için aynı şey söylenemez. Bununla birlikte, hanelerin çoğunluğunun, bu tür maddelerin hazırlanmasında iyotsuz tuz kullandıkları hemen hemen kesindir.
Kişisel tercihler ve sağlanacak yararlarla ilgili bilgilerin analizi, bize kimlerin iyotlu tuz kullanımı için daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini de gösterecektir. 20 ile 64 yaşlar arasında olanların %40’ından fazlası iyotlu tuz kullanmaktadır. Bu oran 40-64 yaş alt grubu söz konusu olduğunda, belki de sağlık konularına duyarlılık nedeniyle daha yüksektir. 65 yaşından yukarı olanlar ise iyotlu tuz kullanmama açısından en direngen grubu oluşturmaktadır.
Eğitimle iyotlu tuz kullanımı arasında güçlü bir doğrusal ilişki vardır: Bir insanın eğitim düzeyi ne kadar yüksekse, iyotlu tuz kullanma olasılığı da o kadar fazladır. Bu arada, istihdam eğitimle ilişkili olduğundan, çalışan insanların iyotlu tuz kullanma olasılıkları da işsizlere göre daha yüksektir. Bu, önemli bir konudur; çünkü, soruları yanıtlayanların önemli bir bölümü kadındır ve kadınlar da genellikle istihdam dışıdır.
İyotlu tuzun her yerde bulunabilmesine yönelik çabalarda üretim ve dağıtım konuları belirleyici önem taşımaktadır. Bunun ardından, insanları iyot yetersizliğinin ağır sonuçları ve iyotlu tuz kullanımının yararları konusunda eğitilmelerine yönelik programlar önemlidir.
Yapılan alan araştırmaları da açıkça göstermektedir ki, iyotlu tuz kullanımının önemi anlatıldığında insanlar gerekliliği hemen kabullenmektedirler. İyotlu tuz kullanma gerekliliğinin kavranması, tüketicileri de satıcılardan bu tuzu istemeye yöneltecek, sonuçta üreticiler de iyotlu tuz imaline yöneleceklerdir.
İlkokullarda bu konuda başlatılacak programlar da halkın genel olarak duyarlılaşmasına katkıda bulunacaktır. Bu arada, okul çağındaki çocuklara gıda yardımları yapan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF) ile yapılacak işbirliğinin de olumlu sonuçlar vereceği düşünülmektedir. Çocuklara, iyotlu tuz örneklerini evlerine götürmeleri söylenebilir; sorunun en fazla tehdit ettiği kesim olan çocuklar ile ana–babalara İYB’nın tehlikeleri konusunda gerekli bilgiler verilebilir.
İyot yetersizliği bozuklukları üzerine tuz iyotlamasının etkilerini okuyabilirsiniz. UNICEF Türkiye İYB’nın önlenmesi Programlar bölümüne daha fazla detaya ulaşabilirsiniz. Orta ve Doğu Avrupa’da İyot Yetersizliği Bozuklukları Kontrolünün Desteklenmesi UNICEF Değerlendirme Raporunu okuyabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, SONBAHAR 2002
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 644KB]