

Edmond McLoughney
UNICEF Türkiye Temsilcisi
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2004
FIFA 2002 Dünya Kupasını saran heyecan, futbolun dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşamları ve düş dünyaları üzerindeki etkisini bizlere bir kez daha anımsattı. Küreselleşmeden söz ettiğimizde, futbolun bu kavramın ne anlama geldiğine iyi bir örnek oluşturduğunu görmemek mümkün değil. Televizyon, bu oyunun daha önceleri pek tutulmadığı ülkelerde bile futbolu popüler hale getirdi. Güney Kore'nin performansı, turnuva başlamadan önce favoriler arasında gösterilmeyen bu ülkede futbolun nasıl güçlü bir hamle yaptığını göstermektedir. Kuşkusuz, Güney Kore'yi yenerek üçüncü olan Türk takımının başarısı da tüm ulusu harekete geçirdi ve dünyadaki futbolseverlerin takdirini kazandı.
Kupa sırasında TV ekranlarından izlediğimiz takımlar hep seçkin futbolculardan oluşuyordu. Bu futbolcular, kendi ülkelerinde, milyonlarca çocuğun gözdeleri olan kahramanlardır. Bu çocuklar arasında, erkeklerin yanısıra artık giderek artan sayıda kız çocuklar da yer almaktadır. Çocuklar, evlerinin bahçelerinde, sokaklarda, parklarda, özetle nerede bir boş olan bulurlarsa orada top oynarken, kendilerinin de tüm dünyanın gözleri önünde sahaya çıkıp, belki de takımlarına kupayı kazandıracak golün sahibi olacakları günleri düşlemektedirler. Bunlar, oyun hakkını yaşama geçiren çocuklardır. Oyun hakkı da, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’sinde (ÇHS) yer alıp belki de fazla önemsenmeyen haklar arasındadır.
Oyun, bedeni geliştirir, düş gücünü ateşler ve futbol söz konusu olduğunda da ekip çalışması ve etkileşim becerilerini artırır. Futbol ve diğer oyunlar, çocuklara, uyuşturucu, alkol, tütün ve diğer zararlı eğilimlere karşı bir alternatif sunar. Oyunlara katılım, çocukları iyi olmaya motive eder, enerjileri için bir kanal açar, onları hoş ve eğlenceli etkinliklerle meşgul eder.
UNICEF, bültenin bu sayısında anlatılan Çocuk Dostu Öğrenme Ortamları programının bir parçası olarak, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve diğer ortaklarla yürüttüğü çalışmalarda, başka hedeflerin yanısıra ülkedeki bütün okulların yeterli oyun alanına sahip olmasını sağlamak için çaba gösterecektir. Bunun, Türk çocuklarının bedensel ve zihinsel gelişmesine önemli katkılar sağlayacağını, çocukları zararlı eğilim ve alışkanlıklardan alıkoyacağını düşünüyoruz.
Türkiye şu anda 1.4 milyon ile Avrupanın en yüksek doğum oranına sahip ülkesi konumundadır. Bu devlete, ailelere, topluma temel sağlık gereksinimleri, iyi yaşam koşulları ve eğitim hizmetlerinin sağlanması konusunda büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Sonuç olarak bir ülkenin gelecekteki refahı çocuk ve gençlerin iyi yaşam koşullarına sahip olmasına bağlıdır.
Elbette, böyle bir imkan aynı zamanda Türkiye’nin bundan sonraki Dünya Kupalarına daha geniş bir futbolcu havuzundan oyuncu seçerek katılmasına da katkıda bulunacaktır. Önümüzde Almanya 2006 var!
Edmond McLoughney
UNICEF Türkiye Temsilcisi
PS: Okurlarımızın bültene ilişkin görüşlerini çok merak ediyoruz. Görüş ve önerilerinizi iletmek için bizimle temasa geçebilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, TEMMUZ 2002
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.5MB]