

Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2008
Sağlanan ilerlemelere karşın geniş anlamıyla yoksulluk başta çocuklar olmak üzere nüfusun önemli bir bölümünü etkilemeye devam ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan yoksullukla ilgili en son yıllık araştırmaya göre Türkiye’de 15 yaşından küçük çocukların dörtte birinden fazlası 2006 yılında gıda ve gıda dışı yoksulluk içinde yaşayan hanelere mensuptu.
Gıda ve gıda dışı yoksulluk içinde yaşayan haneler, üyelerinin gıda ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılayamayacak durumdaki haneler olarak tanımlanmaktadır. Çocukların ise bununla ilgili sınırın altında kalma olasılıkları çok yüksektir. Çünkü daha çok çocuk sahibi ve daha kalabalık aileler, bütün üyelerinin gereksinimlerini karşılamada daha fazla güçlük çekecektir. Yetersiz beslenme ve barınma imkanları, temel sağlık ve kaliteli eğitim hizmetlerine yeterince ulaşamama ve küçük yaşlarda çalışmaya başlama zorunluluğu fiziksel ve zihinsel gelişimlerini köstekleyerek çocuklarda kalıcı birtakım olumsuzluklar yaratmakta, ayrıca onları hastalık, kaza, şiddet, istismar, damgalanma, sosyalleşememe, suç ve zararlı alışkanlıklar gibi risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.
15 yaşın altındaki çocukların %25.23’ünün gıda ve gıda dışı yoksulluk içinde bulunması, mutlak sayı olarak 5.3 milyon çocuk demektir. Buna karşılık, 26 Aralık 2007 tarihinde yayınlanan 2006 rakamları 2005 yılına kıyasla bu alanda bir iyileşmeye işaret etmektedir. Bu verilere göre 2005 yılında gıda ve gıda dışı yoksulluğa maruz 15 yaşından küçük çocukların oranı %27.71 idi.
Ancak, alarm verici bir husus, kırsal kesimde yaşayan çocukların yoksulluğa maruz kalma olasılığının kentli çocuklara göre üç kat daha fazla olmasıdır. Gıda ve gıda dışı yoksulluk içindeki 15 yaş altı çocukların oranı kentsel alanlarda 2005 yılında %19.51’den 2006 yılında %13.5’e düşerken, 20 binden az nüfuslu yerleşimler olarak tanımlanan kırsal alanda %40.60’tan %43.63’e çıkmıştır.
Nüfusun tümü alındığında, gıda ve gıda dışı yoksulluk içindeki insanların oranı 2006 yılında %17.81 idi. Bir yıl öncesinde ise aynı oran %20.5 olarak belirlenmişti. Bu durumda, Türkiye’nin %13.5’lik Binyıl Kalkınma Hedefi, 2007 yılındaki daha yavaş GYH ve istihdam artışına karşın gerçekleşebilir görünmektedir.
Yoksulluğun en dar tanımı, günde ancak 1 dolar kazanarak yaşayan kişi oranı açısından bakıldığında Türkiye’nin yoksulluğu daha şimdiden alt etmiş olduğu söylenebilir. Ne var ki, daha kapsamlı göstergeler, gene de ciddi yoksulluk düzeylerine işaret etmektedir. Bu yoksulluk, bir yanda düşük eğitim düzeyiyle, diğer yanda da ücretsiz aile işçiliği, düzensiz işler, kendi hesabına çalışma, tarımda istihdam ve diğer bazı olgularla yakından ilişkilidir.
| 2002 | 2003 | 2004 | 2005 | 2006 | |
|---|---|---|---|---|---|
| Kaynak: TÜİK | |||||
| Toplam | 34.55 | 37.04 | 34.02 | 27.71 | 25.23 |
| Kentsel | 30.59 | 30.43 | 24.22 | 19.51 | 13.50 |
| Kırsal | 41.10 | 46.44 | 49.34 | 40.60 | 43.63 |
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, KIŞ 2008
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 644KB]