ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Kış 2008: Kendinizi evinizde hissedin

Ankara Çocuk Eğitimevi

Fotoğraf Oğuz Sağdıç © UNICEF Türkiye 2008

Türkiye’nin suça itilen çocuklar için ilk ıslahevi olan Ankara Çocuk Eğitimevi, şu an bulunduğu alanı 1941’den bu yana kullanıyor. Ağaçları, futbol sahası, geniş giriş yolu, çimen ve bahçeleri ile hızla gelişen Keçiören semtinin dar sıralı apartmanları arasında adeta bir vahayı andırmakta. Çocuklar, yatakhane, kantin ve kültür merkezi olarak kullanan 2 ila 4 katlı sarı ve mavi renkli binaların arasında serbestçe dolaşmakta. Tesisin bazı bölümleri girilmez ve tesisten izinsiz ayrılmak yasak olsa da burada silahlı koruma, dikenli tel ya da duvar yoktur.

Karşılıklı güvene dayanan hürriyetle beslenen bir sistem var, diyor Müdür Nurdoğan Ertuğrul. İster cinayetten, ister hırsızlıktan hüküm giymiş olsunlar, burada kalanlara eşit davranılıyor. Yaşı tutan ve okula düzenli devam etmiş olanlar semtteki okullara devam ediyorlar. Diğerleri ise akademik, mesleki veya çıraklık eğitimlerini özel sınıfların yardımıyla uzaktan eğitim aracılığıyla tamamlamaya çalışıyorlar.

Kapasitesi 108 kişi olan kurumun yalnızca 42 sakini var. Bunlardan sekizi, onsekiz yaşını doldurmuş olmalarına rağmen, eğitim görmeleri koşuluyla 21 yaşlarına kadar kalabilecekler. Mahkumlar yıllarca çeşitli tutukevi ve cezaevlerinde kalmışlar. Hemen hepsi burayı diğerlerine tercih ediyor. Gözüm toprak görüyor diyor biri, İzne çıkabiliyorsun diye ekliyor ikincisi ve bir üçüncüsü Sinemaya gittim diyor.

Genç tutukluların değil ama hükümlülerin ailelerini yılda 1 ila 3 kere ziyaret etme hakkı var. Ankesörlü telefonlardan istediği zaman ve dinlenmeden telefon görüşmesi yapma özgürlüğü ise Eğitimevlerine mahsus, son derece değer verilen bir ayrıcalık. Ziyaret saatleri de oldukça uzun ve esnek tutuluyor.

Ankara Çocuk Eğitimevi’de geleneksel dans dersi

Fotoğraf Oğuz Sağdıç © UNICEF Türkiye 2008

Toplumun bir parçası

Çocuklar sinemaya gitmekle kalmıyor. Tesiste yapılabilen el sanatları, hobiler ve kurslardan faydalanmanın yanı sıra, hükümlüler çeşitli müzelere, buz patenine, yüzmeye ve pikniğe de gitmişler. Sigarayı bırakmayı başaran beş kişi bir restoranda pahalı bir yemekle ödüllendirilmiş. Dernekler ve iş dünyasının da desteğiyle gerçekleştirilen bu tür etkinlikler, 2005 yılında Ceza İnfaz Kanununda yapılan ve kurumların yetkilerini genişleten değişiklik sayesinde çoğalmıştır.

Müdür Ertuğrul Kuaförlük kursu olsun, konser olsun, herhangi bir çalışma düzenlediğimiz zaman, bunu dışarıda, olağan ortamında gerçekleştirmeye özen gösteriyoruz; böylece kendilerini toplumsal hayatın bir parçası hissediyorlar, diye açıklıyor. Keçiören’deki kurumun sakinlerinden fazla çalışanı var; 54 çalışandan 20’si infaz ve koruma memuru, 34’ü ise sağlıkçı, eğitimci ve psiko–sosyal uzmanlar ile idari personel. Ardıç Programıyla çoktan tanışmışlar. Bir psikolog Yeni başlayanlar için çok kolay kullanabilecekleri bir materyal var diyor.

Ardıç Programı hakkında önceki sayfada daha fazla bilgi okuyabilirsiniz.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa