ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Kış 2008: Tutuklu çocuklar — yeni bir başlangıcın tohumları atılıyor (2)

Eğitimevinde, iki erkek çocuk top oynuyor

Fotoğraf Oğuz Sağdıç
© UNICEF Türkiye 2008

Bir program doğdu

Ardıç Programı logosu

Türkçe’de ‘ardıç’ kelimesi hem bir kuşun, hem de bir ağacın adıdır. Ardıç ağacının tohumundan yeni bir ağacın yeşerebilmesi için bu tohumun ardıç kuşu tarafından yutulup, vücudunun içinde belli bir süre geçirmesi gerekmektedir. Ardıç Programı da belirli bir süre için özgürlüğünü yitiren çocuklar için hizmetleri ve olanakları iyileştirerek, onların tahliye olduktan sonra tekrar topluma katılmasını ve kanunla ihtilafa düşme olasılığının azaltılmasını amaçlamaktadır.

Program iki yönlü olup, bunlardan ilki kurum müdürlerinin ve infaz memurlarının eğitimine, ikincisi ise çocuklar ve aileleriyle çalışan psiko–sosyal görevliler için etkinliklerin ve araç gereçlerin geliştirilmesine yöneliktir.

Ardıç için ne demişler?

Personelden eğitime katılanlarla katılmayanlar arasında ortaya çıkmış olan davranış, anlayış ve iletişim farklılığı bu eğitimin ceza infaz kurumlarında çalışan tüm personele verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kurum Müdürü

İnteraktif eğitim modellerinin uygulanması her kademedeki personele Ben bu sürece nasıl katkıda bulunurum bilincinin oluşmasına öncülük etmiştir.

Kurum Müdürü

Ardıç Eğitim Projesi çok farklı. Kurumlarda görev yapan tüm personelin dahil edildiğini gördüm.

Kurum Müdürü

Çocuklarımıza karşı yaklaşımımız ve bakış acımız değişti.

Kurum Yöneticisi

Bu çalışmaların sağladığı bir fayda da kurumlar arası farklılıklarının giderilmesi ve kurumlar arası standartların sağlanmasıdır.

Sosyal Personel

Mahkumlar bizim rakibimiz değil görev alanımızda hizmet vermek zorunda olduğumuz insanlar.

Ceza İnfaz Memuru

Bir sorunum olursa başmemur ile paylaşıyorum, o halleder, boşuna başmemur yapmamışlar.

Tutuklu Çocuk

Kurum evden güzel, dayak yok, küfür yok.

Hükümlü Çocuk

İnfaz ve koruma memurları ve müdürler, hukuk bilgileri, iletişim becerileri, kişilik gelişimi, suç psikolojisi, ihmal ve istismarla baş etme yöntemleri ve bir dizi diğer konu üzerine eğitilmektedir. Psiko–sosyal personelin kullanabileceği etkinlikler ise aile eğitimi, öfke kontrolü ve cinsel istismar gibi alanları kapsamaktadır.

İlk toplantılarının düzenlendiği 2003 yılında, Ardıç yalnızca bir projeydi. Kapsamlı ihtiyaç analizleri, taslak yazımı, deneme eğitimi, gözden geçirme ve ek modül geliştirme süreçleri tamamlandıktan sonra, kilit noktalarda çalışanlar eğitici olarak yetiştirildi ve programın iki yönü de uygulamaya konuldu. 2008 yılından itibaren programı uygulama ve izleme sorumluluğu tamamen bu amaç için kendi bütçesinden kaynak ayıran Adalet Bakanlığı’na geçti. Program hizmet içi eğitim müfredatına dahil edilerek, tutuklu ve hükümlü çocuklarla çalışacak tüm personel için zorunlu hale getirildi.

Yardıma hazır

İnfaz ve koruma memurları ve müdürler verilen eğitime olumlu tepki vermektedir. Hatta bazıları, kendi çocuklarıyla olan ilişkilerinin de geliştiğini bildirmektedir. Ankara tutukevindeki memurlarla tutuklular birbiriyle daha etkili iletişim kurmaktadır. Çocuk ve gençler arasında çatıya çıkma ve özellike geçmişte veya halen madde bağımlılığı sorunu olan çocuklarda bir kendini ifade etme biçimi olarak ortaya çıkan kendini yaralama gibi vakaların sayısında düşüş kaydedilmiştir. Müdür Seyitoğlu bunun kısmen Ardıç Programı sayesinde gerçekleştiğini belirterek bir güven ortamı var ama tabii ki daha iyi de olabiliriz. diyor.

Psychologists and social workers at the institution Kurumdaki psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları da, örneğin cinsel suç şüphelilerine yönelik tutumlarında, bilgi ve özgüven kazanımları sağlamışlardır. Bir katılımcı “daha önce hiçbirimiz böyle bir eğitim görmedik” diyor. Özellikle de standartlaşmış materyallerden memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Aynı zamanda Ardıç Programı’nda eğitici olan bir uzman, Zaten hem birebir görüşmeler hem de çocukların aileleriyle görüşmeler yapıyorduk ama aynı zamanda kendi kendimize sorup duruyorduk: daha başka ne yapabiliriz? diyor.

Dolayısıyla öfke kontrolü gibi konularda bir eğitim programı olduğunu öğrenince sevindik. Yakında basılı materyalın tümü elimizde olacak ve çocuklara, onların ailelerine ve personele yardım etmek için çok daha iyi bir konumda olacağız.

Sırada ne var?

Ardıç ülkenin dört bir köşesine uçadursun, tüm uzmanlar iki noktada birleşiyor. Bunlardan ilki, çocukların kanunla hiç karşı karşıya gelmemesinin en iyisi olduğudur. İkincisi ise bu sorunun yalnızca güvenlik ve adalet hizmetlerince çözülemeyeceğidir. Bazı çocukların ‘içeri’ girmesi yasal katılıklarla veya kaçınılmaz bir durum olarak açıklanabilir, ancak çoğu kez gerçek suçlu, yoksulluk, işsizlik, göç, sokak yaşamı ve bağımlılık, yetersiz kalan ebeveynler ve suç amacıyla çocukları kullanan yetişkinlerdir. Tüm bu sorunlar ekonomik ve sosyal çözümler beklemektedir.

Bu çözümlere ulaşılmasından önce de, daha az çocuğun bu kadar uzun süre özgürlüğünden mahrum bırakılmasının sağlanması mümkündür. 2005 yasaları tutuklama yerine alternatif tedbirler, hapis cezaları yerine denetimli serbestlik seçenekleri getirmektedir. Bu düzenlemeleri hayata geçirmek zorlu bir iş olmakla birlikte, ilerleme kaydedilmekte ve UNICEF buna da destek sağlamaktadır.

Fakat bu, başka bir yazının konusudur.

Kenan İpek

Kenan İpek
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
Fotoğraf Oğuz Sağdıç
© UNICEF Türkiye 2008

Bir teşekkür borcu

Kenan İpek,
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü

AB mali desteği ile UNICEF ile birlikte geliştirdiğimiz Ardıç Programı bir ülkeden alıp getirilen bir proje değildir. Türk akademisyenler ve Adalet Bakanlığı uzmanları, bizim ihtiyaçlarımızı karşılayan ve bizim koşullarımızda uygulanabilecek bir program hazırlamak için büyük emek harcadılar. 300’den fazla profesyonel eğitim aldı. Artık programı eğitim merkezlerimizde uygulayacak ve tüm kurumlarımıza yaygınlaştıracak konuma geldik. Tüm bunlarda isimleri tek tek sayılamayacak kadar çok kişinin emeği geçti. Hepsine gösterdikleri tükenmez çaba için teşekkür ederim.

Programın başarısı zaman içinde belli olacaktır. Çocuklar tahliye edildikten sonra bir daha suça karışıyor mu? Bunu takip edeceğiz, diğer ülkelerle karşılaştıracağız ve sonucu kamuoyuyla paylaşacağız. Tabii ki bir programla iş bitmez. Canla başla çalışan infaz ve koruma memurlarımıza ve uzman personelimize daha fazla eğitim ve kaynak sağlamak için çabalarımız devam edecektir. Fiziksel altyapı da çok önemli, bu konuda da çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Hem mevcut, hem de önceki hükümetler, kanunla ihtilafa düşen çocuklar alanında yaptığımız çalışmalara güçlü destek verdiler. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) hiçbir talebimiz geri çevrilmedi. Son yıllarda Türkiye’deki sivil toplum örgütlerinin gelişimi de sevindirici. Hepsine teşekkür borcumuz var.

Toplumsal yapımız da genel olarak destekleyicidir. Zaten cezaevlerini ziyaret edenlerin sayısından belli oluyor. Tekrar suç işleme oranları oldukça düşük. Ancak suç oranının daha yüksek olduğu bazı sosyo–ekonomik ortamlar var. Ailelere ve topluma da görev düşüyor. Tahliye edilen bir gencin gideceği bir evi olması, yanlış kişilerin ilgisinden korunması gerekir. Bunların hepsi tinerci, onlar için yapılacak bir şey yok diye düşünenler vardır. Eğer sorumluluklarımızdan bu şekilde kaçarsak, bu iş olmaz.

Evet Deyin, Adalet Bakanlığı’na ve Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Ankara Eğitimevi’nin müdür, personel ve sakinlerine bu yazıların hazırlanmasındaki değerli yardımları için teşekkürlerini sunar.

Ardıç programı, Avrupa Birliği’nin mali desteği ile desteklenmiştir.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa