

Photograph courtesy of Tayfun Talipoğlu © 2007
Türkiye’de eğitimde kız ve erkek çocuklar arasında kızlar aleyhine akıl almaz eşitsizlik maalesef hâlâ ciddi boyutlarda. UNICEF olarak bu üzücü gerçeğin üzerine gitmekte, elimizden gelen desteği vermekteyiz.
Son üç yılda Haydi Kızlar Okula! kampanyası ile 223,000 kız ve 100,000 oğlan çocuk okula başladı veya bıraktığı yerden devam ediyor. Bu iyi haber. Ancak daha 500,000’e yakın kızımızı okula yerleştirmemiz gerekiyor. Ailelerle özellikle kızları okula göndermeleri için ikna çalışmaları devam ediyor. Ne var ki çoğu zaman ailelerin dirençlerinin kırılmasının, yaşadıkları yerin yakınında bir okulun varlığına bağlı olduğunu görüyoruz.
Okul ve derslik açığı 2003 yılında iyice ortaya çıkmıştı.Yersizlikten okul müdürlerinin kayıt döneminde kapıyı kilitleyip kaçacak yer aradıklarını biliyoruz. Buna çözüm şarttı. UNICEF’ten gelen fikir ve destekle 2004’ün Ağustos’unda Marmara Deprem Bölgesi’nden 70 adet prefabrike ünite Şanlıurfa’ya taşındı ve çift tedrisatla 5000 öğrencinin öğrenim gördüğü dersliklere dönüştürüldü.
Geçtiğimiz Nisan ayından bu yana siz ve sizin gibi hayırsever dostlar sayesinde Mardin, Kırşehir ve Diyarbakır’da tam donanımlı prefabrike derslikler valiliklerimizin de desteğiyle hizmete açıldı. İlerleyen haftalar ve aylarda on değişik ilde 200’e yakın daha derslik kurulacak. UNICEF’in sizin desteğinizle sağladığı paranın diğer yarısının valiliklerce tamamlanacağını bilmek, bizim bu işe daha cesaret ve coşkuyla sarılmamız demektir. Çift tedrisatla 100 öğrencinin yararlanacağı bir prefabrike derslik için 26,000 YTL gerektiğine göre, bizim her 13,000 YTL’yi tamamlamamız 100 öğrenciye, evine yakın, güven ve iç huzuruyla gidebilecekleri bir okul sağlayacaktır.
Mardin’deki ilk açılışı ben yönettim. Kızıltepe İlçesi’ne bağlı Eskin Köyü’nde okul vardı var olmasına. Ama derslikler yetmiyordu. UNICEF desteğiyle çok laf üretmektense kısa sürede prefabrike derslikler üreterek bu sorun çözülmeye başlandı. İlk duraktı Kızıltepe Eskin Köyü. Semra’yı orada tanıdım. Diğer öğrencilere göre daha büyüktü. Annesi babası onun rolünü çoktan biçmişti. Devletin zorlamasıyla beşinci sınıfa kadar okumuş, okuma yazma öğrenmişti. Ve birkaç sene sonra da evlendirilecekti. Yeni dersliklerin açılmasına en çok sevinenlerdendi. Çünkü büyüklerin gerekçeleri tükenmişti. Bu okulun açılmasıyla yüreğindeki parıltı yüzüne yansımış anlatıyordu Semra: Babam aslında okumamı istiyor ama, ‘Kızıltepe’ye kimse kızını göndermiyor ben nasıl göndereyim’ demişti bana.
Evet, Semra artık yakınındaki okula gidebiliyor. Gelin bu derslikleri, okulları çığ gibi büyütelim. Prefabrike derslik konusunda UNICEF’in uluslararası deneyime sahip olduğunu biliyorum. Acil soruna acil çözüm olarak, ucuz maliyetli, çabuk kurulabilen, taşınabilen, en az 35 yıl dayanabilen bu dersliklerin çok daha kullanışlı olduğu ortada.
Kısaca, neferi olduğum bu kampanyaya desteğimi sürdürmeye karar verdim. Hani bana hep sorarsınız ya Bam Teli yollarında : Bir şeyler yapmak istiyoruz bu ülkenin çocuklarına
diye. Şimdi yanıt veriyoruz: HAYDİ KATILIN BİZE!
Saygılarımla,
Tayfun Talipoğlu
UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi
Not: Milli Komitemize yapılacak bütün bağışlar vergi indirimi kapsamındadır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, SONBAHAR 2007
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 644KB]