

UNICEF Küresel İcra Direktörü Ann M. Veneman İstanbul’da bir okul öncesi eğitim merkezini ziyaret ediyor.
Fotoğraf Sedat Suna
© UNICEF Türkiye 2007
UNICEF Küresel İcra Direktörü Ann M. Veneman Haziran ayında Türkiye’yi ziyareti sırasında, ülkenin Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) doğrultusunda kaydettiği mesafeyi birinci elden gözleme olanağı buldu. Veneman bu arada, Türkiye’deki tüm çocukların haklarından eksiksiz biçimde yararlanabilmeleri için aşılması gereken sorunlara da dikkat çekti. Küresel İcra Direktörü, bu sorunların aşılmasının kapsamlı ve doğru istatistikler gerektirdiğini vurguladı.
UNICEF Küresel İcra Direktörü Ann M. Veneman dört günlük Türkiye ziyaretinin ardından 27 Haziran günü İstanbul’dan ayrıldı. Veneman, Türkiye ziyareti sırasında iki uluslararası konferansa katıldı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve diğer hükümet yetkilileriyle görüştü, ayrıca çocuklar ve ergenler, ana–babalar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle özel temaslar gerçekleştirdi.
Veneman, bölgedeki devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı Karadeniz Ekonomik İşbirliği 15. zirve toplantısında BM adına bir konuşma yaptı. UNICEF Küresel İcra Direktörü daha sonra yine İstanbul’da gerçekleştirilen OECD Toplumların İlerlemesinin Ölçülmesi ve Hızlandırılması Dünya Forumu’nun açılış oturumunda yer aldı.
Veneman Başbakan Erdoğan’la yaptığı görüşmede UNICEF ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasındaki ilişkilerin geldiği noktadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Görüşmede ele alınan konuların başında eğitim geliyordu. Başbakan ve Küresel İcra Direktörü, Hükümetin Haydi Kızlar Okula! kampanyasıyla kız çocukları okullulaştırma çabaları üzerinde durdular. Bu kampanya 2003 yılında UNICEF’in de desteğiyle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından başlatılmıştı. Çocuklarını okula gönderen ana–babalara şartlı nakit transferi yapılmasını öngören bir politikayla da desteklenen kampanya sonucunda aksi taktirde okula gidemeyecek 300 bin çocuğun — başta kızlar olmak üzere — okullara yönlendirilmesiyle sonuçlandı. Erdoğan ve Veneman ayrıca eğitimde kalitenin artırılması ve kadınların siyaset ve ekonomideki rolleri gibi konuları da ele aldılar.
Veneman’ın İstanbul ziyareti sırasındaki bir başka önemli olay da İstanbul’da bir halk eğitim merkezinde uygulanan etkili ana babalık eğitimine katılan bir grup ana–baba ile yapılan toplantıydı. Genel Direktör bunun ardından bazı illerin çocuk hakları komitesi üyeleri olan ergenlerle birlikte çeşitli konuları tartıştı. Bu arada komite üyesi ergenler Veneman için sürpriz bir doğum günü partisi de düzenlediler.
Veneman 26 Haziran günü yaptığı basın toplantısında Türkiye’ye yaptığı ziyaretle ilgili bilgiler verdi. Veneman 2005 yılında kuruluşun Genel Direktörlüğü’ne getirildikten sonra Türkiye’ye yaptığı bu ilk ziyaretin aydınlatıcı
ve verimli
olduğunu belirtti.
Veneman, 5 yaş altı ölüm hızının 2015 yılına kadar üçte iki azaltılması ve okullulaşma oranlarının artırılması gibi alanlarda Türkiye’nin BKH doğrultusunda kaydettiği önemli ilerlemelerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bununla birlikte, okullulaşma oranının gene de %100’lük hedefin gerisinde kaldığına işaret etti ve meselenin yalnızca çocukları okula yerleştirmekten ibaret olmadığını, eğitimde kalitenin de önemli olduğunu
vurguladı. Veneman bu bağlamda çocukların özel ders almadan da sınavlarda başarılı olmalarının sağlanması gerekliliğinin altını çizdi: Kamusal bir eğitim sistemi ders saatleri içinde kaliteli eğitim verebilmelidir.
Gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye çocuklar adına sağlanan ilerlemeler açısından görece daha iyi durumdadır. Ülke yalnızca ekonomik alanda ilerlemeler kaydetmekle kalmamakta, aynı zamanda başlıca sosyal göstergelerde de iyileşme sağlamaktadır
dedi. Veneman bu sözlerinin ardından bazı konulara daha derine inerek bakma
gerekliliğine işaret etti. Bu bağlamda, örneğin coğrafi bölgeler arasında halen var olan önemli eşitsizlikleri
vurguladı. Daha sonra eğitimde kaliteyi arttırma gerekliliğine işaret eden Veneman UNICEF’in orta gelir düzeyindeki birçok ülkede odaklandığı bir konu olan çocuk koruma programının önemine dikkat çekti.
Bir basın mensubunun kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet sorununun eğitimle aşılıp aşılamayacağı konusundaki sorununa yanıt olarak Veneman halk eğitim merkezinde karşılaştığı genç anne ve babalara atıfta bulundu. Bu anne ve babalardan bir bölümü aldıkları eğitim sonucunda çocuklarını dövmekten vazgeçmişti; ayrıca pek çok anne baba da aldıkları çocuk yetiştirme eğitiminin kendilerine kazandırdığı yeni becerilerden ve evlerine getirdiği huzurdan söz etmişti. Bunlar, şiddetin azaltılması ve önlenmesinde eğitimin etkisini göstermektedir; önemli olan bu tür mesajları daha geniş kesimlere ulaştırmaktır.
Genel Direktör kanımca insanların her düzeyde eğitime ihtiyacı var
dedikten sonra evlerinde veya okullarında şiddetle tanışan çocukların ilerde şiddete başvurma olasılığının da güçlü olduğuna işaret etti.
Veneman’ın Türkiye ziyareti sırasındaki başlıca temalardan birini ülkenin BKH hedefleri doğrultusundaki ilerlemesi oluştururken, öne çıkan bir diğer tema da sağlıklı istatistik verilerin önemi idi.
Veneman basın mensuplarına UNICEF’in çocuklara ilişkin çok çeşitli veriler topladığını ve bu verilerin yıllık Dünya Çocuklarının Durumu raporlarında yayınlandığını
hatırlattı. Bu nedenle UNICEF’in, kalkınma verileri gibi kritik bir konuyu ele alan İstanbul’daki OECD Forumu’na katılmaktan duyduğu memnuniyeti belirtti.
Türkiye’deki istatistiklerin kalitesine ilişkin bir soru üzerine Genel Direktör Veneman, bu alanda her zaman daha iyiye doğru gidilebileceğini, istatistik sistemlerinde 1990’ların ortasından bu yana göreli iyileşmeler olduğunu belirtti.
Ayrıntılı istatistikler olmadan politikacılar kararlıkta kalacaklardır. Önceliklerini belirleyemeyecek, eldeki kaynakları en iyi nasıl kullanabileceklerine karar veremeyecek ve kaydedilen ilerlemeleri değerlendiremeyeceklerdir.
Bu söylenen, Türkiye gibi karmaşık ve sürekli değişim halindeki bir toplumda daha da geçerlidir. Türkiye’de geniş kesimlerce benimsenen varsayımlar kısa sürede eskiyebilmekte, genel istatistikler geri plandaki coğrafi ve cinsiyet temelli eşitsizlikleri gizleyebilmekte ve gündemdeki konular olan namus cinayetleri ve çocuk yaştaki evliliklerden depreme veya kuş gribi salgınına yönelik hazırlıklılığa kadar uzanan çok geniş bir alana yayılabilmektedir.
UNICEF çocuklara ve kadınlara ilişkin veri toplama çalışmalarına yıllardır öncülük etmektedir. UNICEF tarafından geliştirilen ve Çok Göstergeli Kümelem Araştırmaları (ÇGKA) olarak bilinen hanehalkı araştırma programı, BKH’nin izlenmesinde başvurulan en önemli araçlardan biridir. UNICEF ve ortakları ayrıca DevInfo geliştirilmesini ve kullanılmasını da desteklemektedir. DevInfo, belli başlı insani kalkınma istatistiklerinin derlenmesinde, muhafaza edilmesinde ve yaygınlaştırılmasında yararlanılan kullanıcı dostu bir yazılımdır.
DevInfo, sağlıklı kararlar verme ve verileri insani kalkınma amaçlı tanıtım–savunu çalışmalarında kullanma çabalarının bir parçası olan veritabanı sistemlerinde yaklaşık on yıllık bir süre içinde gerçekleştirilen yeniliklerin bir ürünüdür. DevInfo’nun önemli bir yönü de, kanıtlara dayalı kararlar alınmasını desteklemek üzere, çocuklarla ilgili kritik uğrak ve dönemeçleri izlemelerinde ülkelere yardımcı olmasıdır. Türkiye halen bu sistemi benimseme süreci içindedir.
Veneman sonuç olarak güvenilir istatistik sistemlerin bir ülkenin genel anlamdaki altyapısının çok önemli bir parçasını oluşturduğuna
işaret etti.
UNICEF Küresel İcra Direktörü Ann M. Veneman, İstanbul’da Bakırköy eğitim merkezine ulaştığında karşılanıyor.
Fotoğraf Sedat Suna © UNICEF Türkiye 2007
UNICEF Küresel İcral Direktörü Ann M. Veneman’ın Benim Ailem çocuk yetiştirme eğitimine katılanlarla yaptığı görüşme olumlu bir dizi geri bildirim sağladı.
İki çocuk yetiştirdim ve şimdi de torunlarıma bakıyorum. Zaman zaman kendi çocuklarıma çok üzülüyorum; çünkü, onları böyle bir kursa katılmadan yetiştirmek zorunda kaldım. Bence bütün hamile kadınlar bu eğitime katılmalı.
Memleketten bir akrabamız geldi. Çocuklar o sırada oynuyorlardı benimki sordu
annen baban seni dövüyor mu?Diğeri yanıtladı:Evet, çok döverler.Benimki de şöyle dedi:O zaman annen benim annemin gittiği kursa gitmeli.
Büyük çocuğum elinde karnesi ile eve geldiğinde ona sarıldım. Ama aynı zamanda benzer bir sevgiyi diğer çocuğuma da gösterdim. Bu eğitimi almasaydım bunu akıl edemezdim.
Yaklaşık 15 genç anne ile bir büyükanne bir halka oluşturacak biçimde oturdu. Görünüş olarak alt sosyoekonomik gruptan gelen kadınlardı bunlar. Diğer katılımcılar arasında 3–4 baba, arabasında bir küçük çocuk ve birkaç daha büyük çocuk yer alıyordu. Arkalarda, kapıya doğru olanlar ise ellerinde çantaları, kravatlı erkekler ve kadınların oluşturduğu resmi görevliler, kameralar, broşürlerin başında duranlar ve daha tanıdık yüzler olarak kursun liderleri konumundaki Zeliha Eken ve Şükran Evirgen’di.
ana–babaların hepsi çocuk yetiştirme programının katılımcılarıydı. UNICEF ve AB desteğiyle 0–6 yaş grubundan çocukların ana–babaları ve bakıcıları için hazırlanan Benim Ailem eğitim programı, MEB’nin Bakırköy ve Küçükçekmece’de tahsis ettiği eğitim merkezlerinde ana–babalara ulaştırılıyordu. Katılımcılar, burada, Bakırköy’deki merkezde bir süredir bekliyorlardı — bu vesileyle, ilk kez tanıştıkları kulaklıklarını da deneme fırsatı bulmuşlardı. Bir on dakika daha geçti ve bunun ardından Veneman bu toplantıyı mümkün kılan yöneticilere tanıtıldı: Bakırköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin, Istanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Abdullah Tanır ve Bakırköy Halk Eğitim Merkezi Müdürü Bahaettin Kabahasanoğlu.
Artık sıra öğrendiklerini ortaya koymaları için ana–babalara gelmişti. Örneğin, aralarından pek çoğu artık çocuklarını dövmüyordu:
Eskiden çocuklarımı döverdim. Şimdi onları dinlemesini öğrendim. Kocam da artık onları dövmüyor.
Oğlum 5. sınıftaydı ve devletin yatılı okul sınavına girecekti. Sordu
Bana neden bu kadar iyi davranıyorsun; sınava gireceğim için mi?Böylece ona kurstan söz ettim:Sınavda başarılı olsan da olmasan da benim için önemlisin.Bunun üzerine özür diledi. Gerçekten çok üzüldüm; demek ki önceleri ona çok kötü davranıyormuşum.
Diğer ana–babaların anlatacağı başka öyküler vardı:
Günde 12 saat çalışıyorum. Eve geldiğimde, söylediklerini dinler gibi yapardım. Kursa katıldığımdan bu yana onlarla daha fazla dışarı çıkıyorum ve bir şeyler öğretmeye çalışıyorum. Eğer bir iş nedeniyle zamanım olmazsa, sonra mutlaka zaman bulmaya çalışıyorum.
Oğullarımın ikisi de okulda başarılı oldu. Çok iyi bir yıl oldu. Mutluyum, çünkü onlara destek olabildiğime inanıyorum.
Kızım okula gitmek istememişti, ancak benim de bir kursa devam ettiğimi görünce fikrini değiştirdi.
Güneş, İstanbul’un güneybatısında, üzerlerinde beton bacalar, antenler ve minareler yükselen kiremit damlı evlerin üzerine vuruyordu. Bir tarafta martılar büyükçe bir caminin kubbesi üzerinde uçuşurken, diğer tarafta kursa katılanların çoğunun evlerinin bulunduğu sokaklar uzanıyordu.
Eşinden ayrılmış iki çocuklu bir anne konular tam bize uygun
diyor ve ekliyor Kendinizi yaşama daha bağlı hissediyorsunuz. Keşke bütün anneler bu programa katılabilse.
UNICEF Küresel İcra Direktörü Ann M. Veneman İstanbul’da Bakırköy eğitim merkezinde Benim Ailem katılımcılarıyla buluştu.
Fotoğraf Sedat Suna © UNICEF Türkiye 2007
Benim Ailem özellikle yoksul ve eğitimsiz ana–babala bakıcıları hedeflemektedir. Programda, annelere beslenme, sağlık ve çocuk gelişimi ile ilgili bilgiler verilmektedir. Katılan anneler çocuklarıyla düzenli iletişim kurmaya, kız ve erkek çocuklarına eşit davranmaya özendirilmektedir. Sağlık kontrolleri ve aşılar için resmi sağlık kuruluşlarına yönlendirilmektedir. Babalara ise kursun içeriğini özetleyen takip mektupları gönderilmektedir.
Benim Ailem, yaşamlarının kritik bir evresinde çocukların fiziksel, duygusal ve bilişsel esenliklerine katkıda bulunmanın ötesinde genç annelere akran grubu desteği sağlamakta, ayrıca aile ilişkilerinin düzelmesine de yardımcı olmaktadır. Evli genç bir erkeğin dediği gibi:
İyi ki eşim bu kursa katıldı ve tüm aileye huzur geldi. Bir ailedeki tartışmaların yüzde 80’i çocuklarla ilgilidir. Niye ağlıyor, neden öyle yaptı gibi şeyler.
Doğu Anadolu’dan gelip buraya yerleşen bir kadın şöyle diyor: Şimdi kocam doğru iş yapıp yapmadığını öğrenmek için önce benim gözlerime bakıyor. Bana
okula gitmiş olsaydın çok başarılı olabilirdin
diyor.
Bakırköy eğitim merkezinde Benim Ailem katılılımcıları.
Fotoğraf Sedat Suna © UNICEF Türkiye 2007
Bakırköylü anneler tavsiyelerde bulunuyor.
Bu tür kurslar keşke benim geldiğim doğuda da düzenlenmiş olsaydı. Orada on çocuklu pek çok aile var. Bizler kendi ana babamızdan hiç şefkat görmedik, ama en azından şimdi daha iyisini biliyoruz.
Bir başka anne ekliyor: Yeni evlenmiş bütün çiftler bu kurslara gitmeli.
Bir baba: Şimdi, 7–14 yaş grubundaki çocuklara nasıl yardımcı olabileceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.
Çocuk yetiştirme eğitimi MEB kurumları dışında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) merkezleri, belediyeler ve STK’lar kanalıyla da verilmektedir. Bu çerçevede, Sağlık Bakanlığı’nın güvenli annelik ve bebek sağlığı programlarıyla daha yakın bağlantı öngörülmektedir. Daha ileri yaşlardaki çocukların ana–babaları için kurslar hazırlanmaktadır. Bütün bunlara karşın, dezavantajlı konumdaki bütün ailelere ulaşabilmek için yapılacak daha pek çok iş vardır.
Genel Direktör Ann Veneman sohbetin sonunda programa katıldıkları için ana–babaları kutladı.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, YAZ 2007
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 805KB]