

Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2007
Bir saniye ne kadar uzundur? Bir saniye: parmaklarınızı şıklatmanız veya kalp atışınız kadar bir süre. Ama bu kısa süre bile üç çocuğun birden doğması için yeterlidir. Gerçekten de, tüm dünyada her saniyede üç çocuk dünyaya gelmektedir. Bu da her saatte 10 binden, her yıl için 100 milyondan fazla doğum demektir. Bu, her yıl, yiyeceğe ve bakıma, hastalık ve tehlikelerden korunmaya, eğitime ve yaşama hazırlanmaya ihtiyacı olan yüz milyon yeni bebeğin dünyaya gelmesi demektir.
Parmak şıklatma sesi eşliğinde dile getirilen bu gözlem, aynı zamanda Profesör Talat Halman’ın UNICEF yayını açış gözlemi oluyordu. ‘Yalnızca Sütle Olmaz’ adını taşıyan bu program 1963 yılında Birleşmiş Milletler Radyosu’nda yayınlanmıştı. O sıralarda Profesör Halman UNICEF’in çocuklara yardım amaçlı daha uzun erimli planları ve bu planların genişleyen kapsamı üzerine yazmaktaydı. TC Hükümeti ilk Kültür Bakanı, Ankara Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanı Profesör Halman UNICEF’in ilk yıllarını anımsıyor ve tüm dünyada gerek kuruluş gerekse çocuklar için daha parlak bir gelecek umuyor.
UNICEF hakkında daha ilk kurulduğu günlerde bilgim vardı; ‘Yalnızca Sütle Olmaz’ başlıklı radyo programını da böyle hazırladım. Burada ileri sürülen fikir, UNICEF’in tüm dünyadaki çocuklar için başka birçok olumlu iş yapması gerekliliğiydi ve nitekim işler de böyle gelişti.
Aradan 40 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra Profesör Halman’ın zamanında söyledikleri, çocuk ölümlerinin sürüp gittiği koşullarda gerçekleştirilen başarılı ‘Yoksulluğu Tarihe Gömelim’ kampanyasında yansıma buldu: Her üç saniyede bir, aşırı yoksulluk yüzünden yok yere bir çocuk ölüyor …
Bununla birlikte Halman aradan geçen zaman içinde çocukların durumunun iyileştiğine ve zamanla daha da iyileşeceğine olan inancını koruyor:
UNICEF’in görev alanlarının ve işlevlerinin genişlemesi bugün ortaya hayli olumlu bir tablo çıkarmıştır. Kanımca kuruluş geçmişte olduğu gibi bugün de çocuklar için çok önemli işler yapmaktadır; belki bir bakıma sonuçlar eskisi kadar çarpıcı olmasa bile durum böyledir. Örneğin çocuk hakları gibi alanlardaki yeni görev ve gelişmeleri de memnuniyetle karşılıyorum.
Türkiye’ye baktığımızda ise, çocuklarla ilgili en ciddi ve acil sorunlara ilişkin ulusal bilincin, bundan da önemlisi ulusal vicdanın çok daha gelişkin olduğunu görüyoruz. Bunun sağlanması kolay olmamıştır, ama sonunda sağlanmıştır.
Profesör Halman, UNICEF Türkiye Milli Komitesi Koordinatörü Alanor Olalı ile birlikte: UNICEF’in başarısında anahtar, insanlardır: kuruluş için çalışan insanlar ve bizi destekleyen genel kamuoyu.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2007
Örneğin, bebek ölüm hızı daha önce bin canlı doğumda 70 gibi yüksek bir düzeydeyken bugün 26’ya inmiştir.
Dolayısıyla, özellikle bu ülkede, çocukların yakın ve uzak dönemdeki geleceği konusunda çok iyimserim. UNICEF’in Türkiye’deki çalışmalarının da genişleyeceğini umuyoruz. Çünkü, kimi alanlarda henüz sınırlılıklarımız var ve UNICEF’in öncelikli programlarının kapsadığı kimi alanlarda Türkiye’deki çocuklar birtakım sorunlar yaşamakta.
Eğer benden çok sayıda çocuğun durumunu iyileştirecek tek bir bileşen seçmem istenseydi buna yanıt veremezdim; çünkü çocuklar için kimi şeyleri değil her şeyi istiyoruz. Çocukların mutlu ve her yönden gelişmiş yetişkinler olabilmeleri için gerekli bütün imkanları kendilerine tanıyacak, sağlık, eğitim ve psiko–sosyal destek gibi alanları kapsayacak entegre bir programa gerek var. Bütün bileşenler bir arada olmalıdır; bunlar ayrılamaz. Örneğin yoksulluk elbette bir sorundur, ama bulaşıcı hastalıklar da bir başka önemli sorundur. Çocukları tehdit eden birçok olumsuzluğa karşı mücadele etmek zorundayız. Keşke mümkün olsaydı, ama hiçbir etken diğerlerinden yalıtık, tek başına ele alınamaz.
Gerek tüm dünyada gerekse Türkiye’de UNICEF’in geleceğine olan inancım tam. Milli Komite olarak kuruluşu hem içerde hem de dışarıda desteklemek görevimizdir ve Türkiye’nin tsunami felaketinden sonra yaptığı yardımlar uluslararası dayanışmanın mükemmel bir örneğini oluşturmuştur. Kamu kesiminden kurumlar ellerinden geleni yapmış, fabrikalardaki işçiler yardım toplamış, küçük öğrenciler de onlara katılmıştır; kendi sorunları olan bir ülkenin insanlarının bu yardımseverliğine tanık olmak gerçekten yüreklendiricidir.
UNICEF’in başarısında anahtar, insanlardır: kuruluş için çalışan insanlar ve bizi destekleyen genel kamuoyu. UNICEF’in çok da uzak olmayan bir gelecekte yoksulluğun ve bunun çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin hafifletilmesi çabalarında başarı kazanmasını sağlayacak olan da işte bu gerçektir.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, 60. YIL KUTLAMA SAYISI
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.1MB]