ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Kış 2007: Sokaktaki Çocuk Yoksulluktan Kaçıyor

Ankara’nın sokaklarında simit satan bir erkek çocuk

Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006

2004 yılında, Türkiye’de sokaklarda yaşayan ve/veya çalışan çocuklar sorununu incelemek ve çözüm için tavsiyeler geliştirmekle görevli bir bakanlıklar arası komite oluşturuldu. Eşgüdümü Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) tarafından üstlenilen ve Adalet, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları temsilcilerinden oluşan bu komite, Sokaklarda Yaşayan ve/veya Çalışan Çocuklar için Yeni Hizmet Modeli başlıklı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu belge, sorunun en yakıcı biçimde görüldüğü on pilot il için önleyici bir stratejinin özetini vermektedir. Bundan sonra atılması gereken önemli adım ise bu eylem planlarını geliştirip kentlerde uygulamaya koymaktır.

Ankara’nın sokaklarında kağıt mendil satan bir erkek çocuk

Sokak yaşamına yönelen çocukların artması, birçok ailenin yaşadığı yaygın yoksulluğun ve dışlanmanın bir göstergesidir.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2006

Sokaklardaki çocuklar

Türkiye’de çok sayıda ailenin maruz kaldığı yaygın sosyal dışlanmanın en belirgin göstergelerinden biri de sokaklarda yaşayan ve/veya çalışan çocuk sayısındaki artıştır.

Gerçi sokaklardaki çocukların daha büyük bölümü aile bütçesine katkı amacıyla ayakkabı boyacılığı, gelip geçenlere ufak tefek şeyler satma gibi işler yapmaktadır, ancak aralarında az sayıda da olsa karı koca geçimsizliği veya ana–babayla çatışma gibi nedenlerden dolayı ailelerinden kopmuş, kendi başlarına veya çetelere katılarak yaşayanlar da bulunmaktadır. Durum ne olursa olsun bu çocuklar yeterli koruma, denetim ve yönlendiricilikten yoksundur ve bu nedenle istismar ve sömürüye açıktır. Ayrıca, bu çocuklar büyük olasılıkla okula da gitmemektedir.

Oluşturulan komitenin daha en baştan karşılaştığı başlıca sorunlardan biri, Türkiye’de sokaklardaki çocukların sayısı ve durumu konusunda güvenilir verilerin bulunmayışı olmuştur. Genel olarak, gerek bu çocuklar gerekse aileleri dışlanmıştır, toplumun itildikleri kıyılarında bir yoksulluk döngüsü içinde yaşamaktadır; sosyal hizmetlerin, sağlık ve eğitim hizmetlerinin ve kamuoyunun görmediği kesimlerdir. Avrupa Birliği’nin cömert katkıları ile geliştirilen yeni DevInfoTurk sistemi (Türkiye’de çocukların genel yaşam kalitesi göstergeleri) bu çocukların yoksulluklarının giderilmesi için ortakların sağlıklı bir önleme stratejisi geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Yeni bir hizmet sunum modeli

SHÇEK, 2005 yılı Haziran ayında AB Türkiye Delegasyonu ve UNICEF’in de desteğiyle bir konferans düzenlemiştir. Bu konferansın odaklandığı konu, çocuklar ve aileleri için kalıcı bir çözüm getirmeye yönelik önlemlerin nasıl belirleneceği, uygulanacağı ve izleneceği idi. Konferansın katılımcıları arasında ilgili bakanlıklardan temsilciler, parlamenterler, il valileri, STK’lar, akademisyenler, medya mensupları ve çocuklar olmak üzere 225’ten fazla delege bulunuyordu. Bu kesimlerin görüşleri, çocukların sokak yaşamına yönelmelerini önleyecek herhangi bir gerçekçi plan sentezine ulaşma açısından büyük önem taşımaktaydı.

Konferans sırasında katılımcılar, çocuklar için koruyucu bir ortam oluşturulması için gerekli girişimleri özetleyen bir Bildirge hazırladılar. Bu bildirgede şunlar öngörülmekteydi:

  • araştırma ve her ilin koşullarına uygun önlemler geliştirilmesi;
  • yerel ölçekte bütçe tahsisi;
  • sokak çocuklarıyla ilgilenenlerde kapasite geliştirme;
  • sektörler arası eşgüdümün geliştirilmesi;
  • belediyelerin, sivil toplumun ve medyanın da sürece dahil edilmesi;
  • kaydedilen ilerlemelerin değerlendirilmesine yönelik bir izleme sistemi oluşturulması.
Ankara’nın sokaklarında kağıt mendil satan bir kız çocuk

Aile bütçesine destek sağlamak üzere sokaklarda çalışan pek çok çocuk bu yüzden eğitim imkanlarından yoksun kalmaktadır.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2006

İl eylem planları

SHÇEK, pilot illerden Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Mersin’in her birinin yeni hizmet modelini uygulamak üzere bir İl Eylem Planı (İEP) hazırlamasını kararlaştırdı. Bu eylem planlarında şu iki bileşen üzerine odaklanılacaktır:

  • çocukların sokak yaşamına ilitmelerinin önlenmesi;
  • halen sokaklarda olan çocukların korunması.

Çeşitli bakanlıklar, STK’lar ve diğer kuruluşlar bir süredir çocukları sokaklara yönelten sorunlardan birini veya bir bölümünü ele alan çalışmalar içinde bulunduklarından, sektörler arasında yakın işbirliği gerekliliği daha ilk tartışmalar sırasında belirginlik kazanmıştı. Rol tekrarından kaçınan ve kaynakların en iyi biçimde kullanımını sağlayacak entegre ve çok yönlü bir yaklaşım, İEP’lerin başarısı açısından önem taşımaktadır.

İEP’lerin hazırlanmasında büyük önem taşıyan bir nokta da, bu planların her kentteki sorunun özel boyutlarını dikkate alacak, yerel STK’ların sağlayabilecekleri hizmetlerden en iyi biçimde yararlanacak ve belirli bir yörede sorunu daha da ağırlaştıran yaygın sosyal sorunlara odaklanacak içerikte olmasıdır. UNICEF pilot kentlere ön saha gezileri düzenlemiş, yerel olarak hangi STK’ların faal olduğu, hangi hizmetleri verdiği ve İEP uygulamasına nasıl dahil edilebileceklerinin belirlenmesi için Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC) ile bir sözleşme yapılmıştır.

Eylem planlarının hazırlanmasına yönelik toplantılardan önce gerçekleştirilen özel çalıştaylarda, İEP’lerde yer verilmek üzere çocukların, özellikle sokaklarda yaşayanların ve böyle bir duruma gelme riski olanların, görüşleri alınmıştır. Toplantılar sırasında çocukların sıkça dile getirdikleri bir talep de ana–babaların eğitilmesine ilişkindi. Bunun nedeni, çocuklara göre ailelerinin modern yaşamın hayli uzağında kalmalarıydı.

İEP’ler Gaziantep ve Erzurum dışında diğer pilot iller için tamamlanmıştır ve bu sayede sokaklarda yaşan çocuklar ve aileleri ile ilgili daha gelişkin profil daha şimdiden ortaya çıkmaya başlamıştır. İEP’lerin daha ileri düzeyde uygulanmasına yönelik öneriler ise şunlardır:

  • ana–babalara çocuk yetiştirme eğitimi verilmesi;
  • risk altındaki çocukların belirlenmesi;
  • bütün çocukların ilkokula gitmelerinin sağlanması;
  • izleme komiteleri oluşturulması;
  • il düzeyinde sektörler arası veritabanı oluşturulması;
  • duyarlılık geliştirme kampanyaları;
  • toplum seferberliği ve yeniden bütünleştirme çalışmalarına STK’ların da dahil edilmesi;
  • uygulama için fon sağlanması.

Bundan sonra atılacak en önemli adım İEP’lerin pilot kentlerde uygulanmasına yönelik bütçeler hazırlanması ve gerekli kaynakların sağlanmasıdır.

Uzun vadede

Bir bakıma hiç de şaşırtıcı sayılamayacak biçimde, buraya kadar profili verilen çocukların geçmişlerine bakıldığında çocuk yoksulluğu tek başına en önemli etmen olarak kendini göstermektedir.

SHÇEK Genel Müdürü İsmail Barış 2006 yılı aralık ayında Mersin İEP’ini tartışmak üzere düzenlenen bir toplantıda şunları söylemiştir:

Sokaklarda yaşayan ve/veya çalışan çocuklar sorununun temel nedeni yoksulluktur ve kentlerimizin ve kasabalarımızın sokaklarını dolduran on binlerce savunmasız kız ve erkek çocuk bu dayatıcı toplumsal sorunun göstergesidir.

UNICEF, yaygın çocuk yoksulluğunun ortadan kaldırılmasının, çocukların sokak yaşamına yönelmelerini önlemede uzun vadeli tek yaklaşım olduğu görüşüne katılmaktadır. Bununla birlikte UNICEF, sağlıklı bir veri toplama ve izleme sistemi geliştirilmeden ve önlemlere yeterli bütçe ayrılmadan sorunun ortadan kalkmayacağı konusunda da ısrarlıdır.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa