ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, İlkbahar 2006: Doğal Bir Tehdit

Üç genç kadın kuş gribi hakkında uyarıları dinliyor

Anlamanın mutluluğu. Fotoğraf Oğuz Sağdıç © UNICEF Türkiye 2006

Geçtiğimiz kışın ortalarında H5N1 virüsü sonunda Türkiye’ye ulaşıp Avrupa kapılarına dayandığında kuş gribinin bir pandemiye yol açması olasılığı tüm dünyayı kaygılandırdı.

POTANSİYEL BİR PANDEMİ

Kuş gribi salgınına yol açan H5N1, başta ördekler olmak üzere genellikle su kuşlarında görülen A tipi bir virüstür. Kendileri virüse karşı genel olarak bağışık olan ördekler ideal taşıyıcılar olarak diğer kuşlara enfeksiyon bulaştırırlar ve bu kuşlar da hastalığı kendi doğal göç yollarına yayarlar. H5N1 virüsü taşıyan kuşlarda ölme olasılığı %90 ile %100 arasındadır. Semptomlar enfeksiyonu izleyen birkaç saat içinde ortaya çıkar, bunu izleyen iki gün içinde de ölüm gerçekleşir.

A tipi virüsler insanlar için özellikle tehlikelidir ve solunum yolu hastalıklarıyla kendini gösterir. A tipi virüsler kolayca mutasyona uğrayabildiklerinden -başka bir deyişle genetik kodlarını değiştirebildiklerinden -- Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bir süredir H5N1’in de mutasyon geçirip insandan insana bulaşabilir hale gelmesinden endişelidir. Böyle bir durum, tüm dünyada milyonlarca kişinin ölümüne yol açabilir.

Dolayısıyla, DSÖ, korkulan mutasyonun hiç gerçekleşmemesi gibi, hemen bir günde de ortaya çıkabileceği olasılığını dikkate alarak, küresel bir epidemi ve pandemi alarm durumunu koordine etmektedir.

Virüsün insan sağlığı açısından küresel bir tehdit oluşturabileceği kaygıları insanlarda ilk enfeksiyon vakasının Vietnam’da tespit edildiği 2003 yılından bu yana artmaktadır. O yıldan bu yana Vietnam DSÖ’ye 42’si ölümle sonuçlanan 93 vaka bildirmiştir. 2005 yılı Kasım ayına gelindiğinde kuş gribi Asya’nın büyük bir bölümünde kümes hayvanları arasında yayılmıştı. Bu dönemde Çin insanlarda 8’i ölümle sonuçlanan 12 vaka bildirdi. Bunun ardından Kamboçya, Tayland ve Endonezya’dan bildirilen toplam 51 vakadan 36’sı ölümle sonuçlandı.

Virüs henüz insandan insana geçmesini sağlayacak bir mutasyona uğramamıştır ve bu nedenle mevsimlik sıradan grip gibi yayılamamaktadır. Böyle bir durum olsaydı, başta enfeksiyona daha az dirençli çocuklar ve yaşlılar olmak üzere milyonlarca insanın yaşamı tehlikeye girerdi.

Ancak UNICEF bu ana kadar bütün vakaların kabaca %50’sinin, ölümlerin ise %30’unun çocuklarda görülmüş olmasından kaygılıdır. Bir pandeminin çok sayıda çocuk ölümüne ve milyonlarca kişinin günlük normal çalışmalarının aksamasına yol açması olasılığı vardır.

Kümes hayvanları ayrıca yoksul aileler için önemli bir protein kaynağıdır ve bu kaynaktan da yoksun kalınması tüm dünyada milyonlarca çocuk ve aileleri açısından son derece olumsuz sonuçlara yol açabilir.

Selami Baş

Selami Baş, kuş gribinden kurtulan çocuk.
Fotoğraf Oğuz Sağdıç
© UNICEF Türkiye 2006

KUŞ GRİBİ TÜRKİYE’YE ULAŞIYOR

Virüsün Türkiye’ye ilk kez 2005 Ekiminde ulaştığı bilinmektedir. Çanakkale ilindeki bir çiftlikte patlak veren salgının ardından 1,870 kanatlı itlaf edilmiştir.

Daha sonra, bu yılın Ocak ayında insanlar arasında ilk vakalar görülmeye başladı. Bu vakalardan dördü, ölümle sonuçlandı ve ölenlerin dördü de çocuktu. Ölen çocuklardan üçü, Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde yaşayan bir aileye mensuptu. 14 yaşındaki Mehmet Ali Koçyiğit ile 15 yaşındaki ablası Fatma Koçyiğit Kurban Bayramının hemen öncesindeki hafta içinde öldüler. 11 yaşındaki küçük kardeşleri Hülya ise onlardan bir hafta sonra yaşamını yitirdi.

Koçyiğit hanesinde insandan insana enfeksiyon olayı görülmemiştir. Hayvanlar kesilirken, çocukların kanla uzun sure temas etmiş oldukları düşünülmektedir.

İnsanlarda görülen vakalar üzerine Hükümet çabuk tepki vermiş, doğudaki dört ilde kümes hayvanları itlaf edilmiştir.

Çocuklara yönelik risk, okullardaki üç haftalık yarıyıl tatilinin salgınla zaman olarak örtüşmesi sonucunda daha da artmıştır. Kışın ortasında pek çok ailenin kümes hayvanlarını aşırı soğuk ve kardan korumak amacıyla muhtemelen içeri almaları hayvanlarla teması artıracak bir etmen olarak görülmüş, başta çocuklar olmak üzere bu temasın enfeksiyonları artırmasından kaygı duyulmuştur.

Salgın karşısındaki girişimlerin eşgüdümü amacıyla hemen sektörler arası bir iletişim grubu oluşturuldu. Bu eşgüdüm içinde Bakanlıklar, UNICEF dahil BM kuruluşları ve Kızılay Teşkilatı dahil sivil toplum kuruluşları yer almaktadır.

Bu birimin ilk görevlerinden biri, potansiyel olarak enfeksiyonlu hayvanlardan bulaşabilecek virüsten nasıl korunulabileceğine ilişkin net mesajlar içeren bir kampanyanın başlatılmasıydı. Görev biriminin ailelere ve çocuklara ulaştırmak istediği koruyucu mesajlar bir afişte belirtildi:

  1. Çocuklarınızı kuşlar ve kümes hayvanlarından uzak tutun.
  2. Hasta veya ölü kanatlı hayvanları hemen yetkililere bildirin.
  3. Ölü veya hasta kümes hayvanları ile temastan sonra hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
  4. Kuş gribi tedavisi ücretsizdir.
  5. Sabun mikropları öldürür -- ellerinizi su ve sabunla sık sık yıkayın.
  6. Yumurtları ve beyaz etleri yüksek ateşte çok iyi pişirin.

Sağlık Bakanlığı bu belgeyi ve diğer iletişim materyallerini tüm ülkedeki sağlık ocaklarına ulaştırmıştır.

Çocukların esenliğine ilişkin kaygılar halen devam etmektedir: Türkiye’nin kırsal yörelerinde çocuklar genellikle kümes hayvanlarıyla ilgilenmekte, kümesleri temizlemekte ve yumurta toplamaktadır. Geleneksel olarak hayvanları kesme işini büyük erkek çocuklar üstlenirken kız çocuklar da kesilen hayvanların temizlenip pişirilmesiyle uğraşmaktadır.

UNICEF, olası bir salgına hazırlık çerçevesinde gerekli iletişim materyallerinin hazırlanmasında Hükümetle birlikte çalışmaktadır.

KUŞ GRİBİ YAYILMAYA DEVAM EDİYOR

Ocak ayından bu yana komşu ülke Irak’tan DSÖ’ye her ikisi de ölümle sonuçlanan iki kuş gribi vakası bildirilmiştir. DSÖ, Azerbaycan’da beşi ölümle sonuçlanan yedi vaka bildirmiştir. Virüs o tarihlerden bu yana Avrupa’ya da yayılmış, ancak insanlarda herhangi bir enfeksiyon görülmemiştir. Ne var ki, Almanya’da bir ev kedisinin bu yüzden ölmesi, H5N1’in kanatlılar dışında başka canlılar aracılığıyla da insanlara bulaşabileceği endişelerini artırmıştır.

Afrika’daki ilk vaka 8 Şubat tarihinde Nijerya’daki bir çiftlikte teyit edilmiş, bunu Nijer, Mısır -- Nijerya’da enfeksiyon yüzünden bir kadın Mart ayında ölmüştür -- ile Kamerun izlemiştir.

Selami’nin hikayesini Basın Merkezi’nde okuyabilirsiniz.

Kuş gribi hakkında daha fazla bilgi Basın Merkezi’nde okuyabilirsiniz.

Kuş gribinden korunmak için altı adım

© UNICEF Türkiye 2006

Bu afiş, UNICEF, SB ve diğer ortaklar ile altı kolay adımda çocuklar ve ailelerin kuş gribinden nasıl korunmaları gerektiğini anlatmak için hazırlanmıştır. Standart formatta indirmek için baskıya uygun versiyonları bulunmaktadır [PDF tahminen 1.9MB]:

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa

ARŞİV
   

Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.3MB]

RSS feed bağlantısı * RSS nasıl kullanılır …