ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Sonbahar 2005: Eğitimli Anneler … Daha Sağlıklı Aileler

Bir kadın bebeğini kollarında tutuyor

Eğitilmiş kadınlar söz konusu olduğunda bebek, çocuk ve anne ölüm hızları belirgin biçimde azalmaktadır. Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2005

Sırasıyla dördüncü ve beşinci BKH’nin konusunu oluşturan bebek ve anne ölümleri orta gelir düzeyindeki ülkelere göre Türkiye’de yüksektir. Bu ölümler Avrupa ölçeğinde bakıldığında en yüksek düzeylerdedir. Son on yıl içinde çocuk ölümlerinin azaltılması için çok şey yapılmış olmasına karşın alınacak daha çok yol vardır. Yapılması gerekenlerin başında, düşük gelir düzeyindeki kadınlara ve ailelerine doğum öncesi ve erken çocukluk bakım hizmetlerinin ulaştırılması gelmektedir.

Sağlık Bakanlığı (SB) 2003 yılında başlatılan yoğun kızamıkla mücadele programının ardından bu yıl Haziran ayında yaptığı açıklamada çocukların %95’ine kızamık aşısı yapıldığını belirtmiştir. UNICEF’in desteklediği bu kampanya dördüncü BKH’nin gerçekleştirilmesi yolunda çok önemli bir adımdır. Ayrıca Türkiye 2002 yılından bu yana çocuk felcinden arınmış ülke statüsündedir.

Ancak, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) sonuçlarına göre bebek ve çocuk ölüm hızları hala yüksektir. Ülke ortalaması alındığında bebek ve 5 yaş altı ölüm oranları (BÖO ve 5YAÖO) kentleşmiş kuzeybatı bölgesinde ortalamanın önemli ölçüde altında iken, ülkenin doğu ve güneybatı bölgelerinde ortalamanın %40 üzerindedir. Kent/kır eşitsizliği yetersiz beslenme düzeylerinde de gözlenebilmektedir. 5 yaşından küçük çocuklar arasında bodurluk kentsel yerleşimlerde %9 oranında iken kırsal alanlarda %18, batıda %6 doğuda ise %22’dir. Tam aşılılık oranında da istenilen noktaya ulaşılamamıştır ve 1 yaşından küçük çocukların %52’si belli başlı hastalıklara karşı aşılanmamıştır. TNSA annelerin eğitim düzeyleriyle çocukların yaşatılması arasında oldukça kuvvetli bir ilişki olduğunu açıkça göstermektedir. İlköğretimi tamamlamamış ya da hiç okula gitmemiş annelerin BÖO %51 iken, ortaöğretim ya da yüksek eğitim almış annelerde bu oran %18’e düşmektedir.

Sağlık hizmeti veren kuruluşların ülkenin doğu ve güneydoğu bölgelerine göre kuzeybatıda toplanması ve güney ve güneydoğu bölgelerindeki sağlık kuruluşlarında da ciddi ölçülerde personel sıkıntısı çekilmesi sağlıkla ilgili göstergelerin bölgelere göre farklılık göstermesinde önemli bir paya sahiptir.

Bir Anne ve çok küçük bir erkek çocuk

Türkiye’de geçtiğimiz on yıl içinde bebek ve çocuk ölüm hızları azaltılmıştır ancak daha ileri iyileştirmeler de sağlanabilir.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2005

SB, UNICEF ve DSÖ’nün da desteğiyle son yıllarda sağlık alanında önemli birtakım önleyici girişimlerde bulunmuştur. TNSA’ya göre, yeni doğan bebeklerin ilk altı ay içinde yalnızca anne sütüyle beslenmeleri 1998 yılında yalnızca %5’lik bir yaygınlığa sahipken bu oran 2003 yılında %21’e yükselmiştir. Yakalanma riski yalnızca anne sütü verilmesiyle azalan bir hastalık olarak alt solunum yolu hastalıkları 5 yaş altı çocuk ölümlerinin ikinci büyük nedenidir. Sofra tuzunun iyotlanması zorunluluğu sayesinde Türkiye’deki tüketicilerin %90’ının 2005 yılı sonuna kadar iyotlu tuz kullanır hale gelmeleri beklenmektedir.

Bu da, gebelik sırasında gerek annenin gerekse bebeğinin sağlığı açısından olumsuz sonuçlar verebilecek olan iyot yetersizliği bozukluklarının (İYB) önemli ölçüde azalmasını sağlayacaktır.

Anne ölümleri, başka bir deyişle gebelikle ilgili komplikasyonlar sonucunda meydana gelen ölümler genellikle önceden görülemeden, ani biçimde meydana gelmektedir. Ölüm nedenlerinin sınıflandırılmasıyla ilgili sorunlar, gerçek anne ölüm oranlarının (AÖO) hesaplanmasını güçleştirmektedir. Türkiye’de AÖO’nun sağlıklı biçimde hesaplanması, son 30 yıl içinde AÖO’yu değerlendirmede kullanılan yöntemlerin birbirinden farklı olması nedeniyle özellikle güçtür.

UNICEF, anne bebek ölümlerine yönelik en iyi çözümün doğum yapacak yaşa gelmeden önce ergen kızlara ulaşılması olduğunu vurgulamaktadır. Bu da, kız çocukların eğitiminin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. 14 ile 44 yaş arasındaki annelerin kabaca 6 milyonu okuma yazma bilmemektedir.

Hükümet Aile Çocuk Eğitim Programını (AÇEP) UNICEF’in de yardımlarıyla genişletmeyi planlamaktadır. Bu programla, belirli bir süre yalnızca anne sütüyle besleme, bağışıklama ve beslenme gibi erken dönem çocuk gelişimi ve bakımı uygulamaları konusunda bilgili ana–babalar yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

DSÖ Avrupa Sağlık programı doğrultusunda gündeme gelecek reformlarla birlikte sağlık hizmetlerinin sunumunda coğrafi ve gelir düzeyine dayanan eşitsizlikler ele alınacaktır. Bu alanda gerçekleştirilecek en önemli değişiklikler arasında SB’nin baştan sona yeniden yapılandırılması; önleyici sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması; aile hekimliği sisteminde iyileştirmeler ve ana-çocuk sağlığı konusuna daha fazla önem verilmesi yer almaktadır.

Genç bir anne, çocuğuna birşeyler okuyor

Aile ve Çocuk Eğitim Programı (AÇEP) erken çocukluk bakımı ve gelişimine ilişkin uygulamaları üç milyon aileye ulaştırmayı hedeflemektedir.
Fotoğraf Ray Mullan © UNICEF Türkiye 2005

Hükümet, Dünya Bankası desteğiyle Sağlıkta Geçiş Projesi çerçevesinde Yeşil Kart sisteminin yaygınlaştırılmasıyla herkesin sağlık hizmetleri kapsamına alınması girişimini 2011 yılına kadar gerçekleştirmeye hazırlanmaktadır. Yapılan en son Hanehalkı Bütçe Araştırmasına göre nüfusun %37’sinin sağlık sigortası bulunmamaktadır ve bu oran kırsal alanlarda %50’ye çıkmaktadır. Nüfusun en varlıklı %20’lik bölümü içinde sağlık sigortası kapsamı içinde olanların oranı %79 iken en yoksul %20’lik kesimde bu imkandan yararlanabilenlerin oranı %42’de kalmaktadır.

Hastane, tedavi, muayene ve ilaç gibi gereklilikler söz konusu olduğunda düşük gelirli ailelerin ceplerinden para harcamak istememeleri veya harcayacak durumda olmamaları, sağlıkla ilgili göstergeleri de olumsuz etkilemektedir.

Mesaj umut vericidir: Ekonomik engelleri ortadan kaldıracak, eğitime erişimi artıracak ve eğitim düzeyini yükseltecek planların gerçekleşmesi halinde Türkiye’de ana-çocuk sağlığı alanında çok önemli iyileşmeler gerçekleşebilecektir.

Hedef 4: Çocuk ölümlerini azaltmak
Göstergeler Başlangıç yılı (1990) Bugün (2004) Nihai amaç (2015)
Amaç 5: 1990 ve 2015 yılları arasında beş yaş altı çocukların ölümlerinin üçte iki oranında azaltılması
Gösterge 13: 1,000 canlı doğum başına beş yaş ölüm hızı ‰52.1 ‰37 ‰20.7
Gösterge: Bebek ölüm hızı ‰43 ‰29 ‰17.5
Gösterge: Kızamık aşısı olan bir yaş altı çocukların oranı %77.9 %79.4 %100

AÇEP hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa

ARŞİV
   

Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 684KB]

RSS feed bağlantısı * RSS nasıl kullanılır …