ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Evet Deyin, Yaz 2005: Deneyim Konuşuyor (2)

Serpil Güleçyüz

Bu ailerin maddi sorunlarına yardımcı olamazsak, çocuklar da okullarına devam edemeyecekler.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2005

Serpil Güleçyüz
Kadıköy İlçe Eğitim Müdürü, İstanbul

Kampanyamızda birtakım güçlüklerle karşılaştık, ancak bunların hiçbiri aşılmaz güçlükler değildi. Biraz sabırla hepsinin üstesinden gelinebiliyor. Kadıköy ilçesi içinde bir ilerleme komitesi ve irtibat ofisi açmamızın nedeni de bu.

Bizimle irtibat kurmaları için gençlik gruplarının temsilcilerini ve mahalle muhtarlarını ekiplerimize dahil ettik. Bu ekipler, aileler ve okullar arasındaki iletişimin ve karşılıklı güvenin gelişmesine yardımcı oldu.

Ancak gördük ki, çocukların okula gitmeme nedenleri farklılık gösterse bile, birçoğu yaş farkı nedeniyle sınıflarındaki diğer öğrencilerle uyum sağlayamıyordu. Böylece yaşça daha büyük çocuklar için ‘uyum kursları’ başlatmayı düşündük.

Çocukların yeniden çalışma hayatına dönmemeleri için ailelere hem parasal yardımda bulunduk, hem de çocuklara önlük, okul çantası ve kitap vb. şeyler sağladık. Anladık ki: bu ailerin maddi sorunlarına yardımcı olamazsak, çocuklar da okullarına devam edemeyecekler.

Örneğin, küçük kardeşlerine bakmak zorunda olan kız çocuklara yardımcı olsun diye kreşler açtık.

Geçtiğimiz iki yıl içinde hayli mesafe aldık. Son iki yıl içinde okula kaydedilen kız çocuğu sayısı 660’ı buldu. Ailelerden çok olumlu tepkiler aldık. Kızlarını okula kaydettiren ailelerin sayısının daha da artacağından eminim.

Kampanya benim için bir umut, tünelin ucundaki bir ışık. Daha güzel günler göreceğiz.

Şerafettin Yel

Kampanyanın tümü işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma ortamında yürütüldü.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2005

Şerafettin Yel
Kadıköy İlçe Eğitim Müdürü, İstanbul

Haydi Kızlar Okula! kampanyasının 2004 yılı Şubat ayında başlamasından bu yana Manisa’da büyük işler başarıldı. Kampanyanın tümü işbirliği ve karşılıklı yardımlaşma ortamında yürütüldü.

Evlerine gittiğimizde, babası evde olmayan küçük bir kızla karşılaştık. Annesi bize kızının okula gitmek istemediğini söyledi. Ben de kızı yanımıza çağırıp neden okula gitmek istemediğini sordum. O da, okula gitmek istediğini, ancak annesinin göndermediğini açıkladı. ‘Fakat ben gitmek istiyorum’ dedi.

Bir açmazla karşılaşmıştık ve anneye dönüp kızının okula gitmesini isteyip istemediğini sorduk. Anne isterse gidebileceğini söyler söylemez biz de kızı alıp hemen okula kaydettirmeye götürdük.

Aynı gün beş çocuğun daha ailesini ikna ederek çocukları okula kaydettirdik.

Manisa’da okula gitmeyen 814 kız çocuktan 744’üne ulaşıldı ve bu çocuklar okula kaydedildi. Bu arada 146 erkek çocuğu da okula kaydettik.

Bahri Yıldızbaş

Sorunu, ancak çalışmamızı sistematik ve sürekli hale getirdiğimizde çözebiliriz.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2005

Bahri Yıldızbaş
Okul Müdürü, Van

Van’da Haydi Kızlar Okula! kampanyasında görev alan bütün yetkililer, dini liderler, okul müdürleri ve öğretmenler özverili bir çalışma yürüttüler. Bunu belirttikten sonra bu konuda yapacaklarımızın yalnızca bu kampanya ile sınırlı kalmaması gerektiğini de eklemeliyim. Sorunu, ancak çalışmamızı sistematik ve sürekli hale getirdiğimizde çözebiliriz. Böyle yapalım ki, sorun kökünden halledilsin.

Kampanyaya desteklerini sağlamak için toplum liderlerini, hastabakıcıları, ebeleri ve sıradan yurttaşları bilgilendirdik. STK’ları, medyayı ve yerel yetkilileri kampanyayı desteklemeleri için harekete geçirdik.

Saha çalışmalarını 25 danışmanın, saha temsilcilerinin ve rehber öğretmenlerin yer aldığı ekipler yürüttü. 681 okula ve çok sayıda eve ziyaretler yapıldı. Kuşkusuz birtakım güçlüklerle karşılaştık, ancak kararlılık ve sabırla bunların üstesinden geldik. Bizi evlerinden kovanlara barışçı ve uzlaşmacı bir yaklaşım sergiledik.

Koordinasyondan sorumlu okullar diğer okulların çalışmalarını sistematik biçimde izledi.

8,000 çocuğun ailesi Şartlı Nakit Transferinden (ŞNT) yararlandırıldı. STK’lar da okula yeni kaydedilen kız çocuklara önlük ve okul malzemeleri yardımında bulundu.

Birçok hayır kurumu, vakıf ve medya kampanyaya olan desteğini sürdürüyor. Başarılı olmak için inanmak ve her gün çalışmak gerekiyor.

Nermin Seyratlı

Haydi Kızlar Okula! kampanyasına dört elle sarıldım.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2005

Nermin Seyratlı
Halk Eğitim Müdürü, Bağcılar, İstanbul

Anadolu’nun birçok yerinde çalıştığım için kız çocuklarının yaşadığı bu sorunu yakından biliyorum ve bu yüzden Haydi Kızlar Okula! kampanyasına dört elle sarıldım.

Bağcılar şu anda İstanbul genelinde en fazla kız çocuğunu okula kazandıran ilçe konumunda. Bölge çok göç almakta ve kız çocuklarının büyük çoğunluğu konfeksiyon atölyelerinde çalıştırılıyor. Ayrıca aileleri ikna konusunda daha fazla çalışmamız gerekiyor. Bölgede okul dışı kalmış 2,000 kız çocuğu olduğunu tesbit ettik ve bunların 1,037’sinin okula kaydolmasını sağladık. Fakat bunu yeterli bulmuyoruz ve bu nedenle kampanya çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor.

Çalışmalarımız sırasında, bodrum katında tek bir odada yaşayan on kişilik bir aileyle karşılaştık ve en küçük üç çocuk okul çağında ama okula kayıtlı değillerdi. Onları okula kaydetmeyi başardık ama benim kafamda onlar gibi daha kaç aile olduğu ve ulaşılamadığı gerçeği vardı.

Bu metne birinci bölümde dönebilirsiniz.

Milli Eğitim Bakanlığı ve UNICEF’in ilköğretimde cinsiyet farkının 2005’in sonuna kadar ortadan kaldırmayı amaçlayan Haydi Kızlar Okula! kampanyası ile ilgili daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa