

Hepsinin geri döndükleri okullarındaki ilk günü -- ancak bu kızların heyecanını bütün kız çocukların paylaşabilmesi için daha yapacak çok iş var.
Fotoğraf Sema Hosta UNICEF Türkiye 2004
Hükümetin en üst düzeyinden doğudaki en ücra köylere kadar her kesimden kişinin kız çocukların eğitimi konusunda olumlu yönde bir değişim için seferber olmaları son derece yüreklendirici bir durumdur. Gene de, bu küçük ‘devrim’ henüz tamamlanmış değildir; daha ele alınacak çok konu vardır.
Temel eğitim 8’inci sınıfa kadar zorunlu olmakla birlikte, yeni yasanın yürürlüğe girdiği 1997 yılından bu yana 6’ıncı sınıftan 8’inci sınıfa kadar olan eğitimi de kapsayabilecek biçimde gerekli düzenlemelerin yapılamadığı binlerce köy okulu vardır. Bu sınıflara devam eden öğrencilerin daha büyük bir yerleşim yerinde bulunan okullara gitmeleri gerekmektedir ve bu mesafe de 2.5km ile 30km arasında değişebilmektedir. Bu arada 60km gitmeyi gerektiren örnekler de vardır. Bu durum, çocuklarının eğitiminde tamamen kararlı olanlar dışında birçok aile için caydırıcı olmaktadır. Sonuçta çok sayıda çocuk 5’inci sınıftan sonra okula gidememektedir. Derslik tahsisine öncelik tanınması gerekmektedir. Çabuk ve ucuz biçimde kurulabilen prefabrik yapılar kısa vadede bir çözüm oluşturabilir. Bakanlık, prefabrik yapıların sorunun büyük bölümünü çözeceğine katılmaktadır; mesele gerekli finansmanın sağlanmasıdır.
Kırsal alanlardaki öğretmen açığı başlı başına bir sorundur. Aslında çok sayıda öğretmen olduğu açıktır; ancak öğretmenler, temel hizmetlerin ve konut imkanlarının yetersiz olduğu köylerde görevlendirilmek istememektedirler. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) özendirici programı henüz yasalaşmamıştır. Sağlanan hizmetlerle ilgili yeni bir politika oluşturulmasını bekleyen bu program, ilerde Meclis gündemine alınacaktır. Konu, tanıtım-savunu alanında sürekli çalışmayı ve daha fazla ödenek ayrılmasını gerektirmektedir.
Eğitimde kalite arzu edilen düzeyden uzaktır ve kalabalık sınıflar eğitimin önündeki diğer bir engeldir. Çözüm, öğretmene, müfredata ve yöntemlere yeni bir yaklaşımı gerektirmektedir. Ayrıca, mevcut 600 bin öğretmenin kapsamlı bir hizmetiçi eğitime tabi tutulması da zaman alacaktır.
Bu, birçok aile açısından caydırıcı bir etmendir. Ailelerden istenen miktar 50 milyon liraya kadar çıkabilmektedir. Bu şekilde toplanan paraların genellikle okul bakım işlerinde çalışanlara verildiği anlaşılmaktadır. Bir gazeteci, ailelerin ödeme konusunda okul müdürüyle pazarlık ettiklerini belirlemiştir. Ailelerin, temizlik ve bakım gibi işlere ilişkin karar mekanizmalarında yer almaları, gücü yetenlerin ödeme yapabilecekleri bir sisteme geçilmesi gerekmektedir.
Bir kız çocuğun yerini ev ve tarlayla sınırlandıran gelenek artık Türkiye’nin ya da modern dünyadaki başka herhangi bir ülkenin geleceğiyle bağdaşmıyor.
Fotoğraf Sema Hosta
UNICEF Türkiye 2004
Ortaya çıkan en güç durumlar gerekçe olarak ‘geleneklerin’ ileri sürüldüğü durumlardır: bu ailede okula giden tek kız yoktur
gibi. Devlet bu alanda zorlayıcı olmaktan kaçınsa bile, böyle durumlarda emniyet güçlerine başvurulması gerektiği ileri sürülebilir. Para cezası caydırıcı olabilir.
Doğumda kayıt sorunu hala sürmektedir. Çocukların okula gidebilmeleri için doğum kaydı ya da nüfus cüzdanı gerekmezken okul yönetimleri genellikle bu belgelerde ısrar etmektedir. Bunun nedeni muhtemelen mevzuatın iyi bilinmemesidir. Doğum kaydı olmayan biri, nüfus kağıdı da alamayacağı için sorunlar yaşayacaktır. Diğer sorunlar şunlardır:
‘Telafi’ eğitimi, okula gitmemiş çocuklara yitirdikleri zamanı kapatma imkanı tanıdığı için çok önemlidir. Bu, özellikle 10 yaşında ve daha büyük olup birinci sınıfa kabul edilmeyecek olanlar için geçerlidir. Ancak bu programın uygulanmasına geçilmeden önce, müfredatın hazırlanması, ders materyallerinin geliştirilmesi, öğretmen yetiştirilmesi ve bu eğitim için ayrı mekanların bulunması gerekmektedir.
Ayrıca, bunun için daha yoğun bir toplum seferberliği gerekecektir çünkü programın potansiyel katılımcılarının iknası küçük kızların ikna edilmesinden daha güçtür. Bu çocuklar yaşça daha büyüktürler ve evlerinde ya da başka yerlerdeki işlere daha fazla entegre olmuşlardır. Ana babalar yaşça daha büyük olan kızlarını artık evlilik çağında görmektedir ve bu yaşlardakiler fiziksel olarak daha güçlü olduklarından çalışma imkânları da daha fazladır.
Geri kalan kızları okula çekmek için atılacak sonraki adımlar şunlar olabilir:
Yasal açıdan, çocukların velilerinin onayı olmaksızın okula kaydolmaları mümkündür. Dolayısıyla kayıtlar yıl boyu devam etmelidir. Okula kaydolma kuşkusuz kendi başına devamlılığı da sağlamaz -- ama çocuğun izlenebileceği bir ad ve adres elde edilmiş olur. İsminin okul kayıt listesinde yer alıyor olması, bir kız çocuğu için tek kimlik belgesi olabilir. Yıl boyunca aileler sürekli ziyaret edilerek, okulu görüp ikna olmaları için ana–babalar okula davet edilebilirler.
Kampanyanın yalın mesajı Haydi Kızlar Okula! ile sık sık karşılaşılmasının aileleri kız çocuklarını okula göndermeye yönlendirmesi beklenmektedir -- ama bu şansa bırakılacak bir iş değildir.
Fotoğraf Sema Hosta
UNICEF Türkiye 2004
Özellikle Doğudaki illerde yaygın olan derslik sıkıntısının giderilmesi için prefabrik yapılar mümkün olan en kısa sürede inşa edilmelidir. Modern prefabrik yapıların ömrü uzundur, kurulmaları kolaydır ve mali açıdan fazla bir yük de getirmez. İçinde 40 öğrencinin (ikili sistemde 80) ders göreceği bir prefabrik yapı 11 bin dolar gibi bir maliyetle alınabilir. Yaklaşık 4.000 prefabrik dersliğe gereksinim vardır. Bu da, bir sonraki kuşak için mütevazı sayılabilecek bir yatırımdır. Kışların uzun ve sert geçtiği yörelerde kullanılabilecek ‘kışlık’ yapılar daha pahalıdır. İyi bir alternatif de okul mekanı kiralamak olabilir.
ŞNT’den yararlanabilecek durumdaki bütün ailelerin böyle bir yardımın varlığından haberdar olmaları ve aralarından çoğu okuma-yazma bilmediğinden ilgili formları doldururken kendilerine yardımcı olunması çok önemlidir. Bu durumda kapsamlı bir doğum kaydı hamleside gereklidir; çünkü doğum kaydı olmaksızın yoksul ailelerin yardım için başvuruda bulunmaları mümkün olmayacaktır. Örneğin Mazıdağı’nda ŞNT programı geçtiğimiz yıl 1,500 yeni doğum kaydı yapılmasını sağlamıştır (nüfusun %17’ü). Bu da ŞNT’nin, doğum kaydının, okul ve yeşil kart açısından ne kadar işlevsel olduğunu göstermektedir.
Öğretmen açığının kapatılması için, ücra kırsal yerleşimlerde görev yapan öğretmenlere yönelik özendiricilerin harekete geçirilmesi gerekir.
Taşımalı sistemin, yolların kardan kapanması yüzünden birçok yerde uzun süreler işleyemediği bilinmektedir. İdeal olan, okulların çocukların ayağına getirilmesidir. Dolayısıyla daha fazla sayıda köyde okul yapılması ders yılı boyunca okula devamı, sağlamanın en iyi yoludur.
Okul müdürlerinin kampanyaya katabilecekleri pek çok şey vardır ve rollerinin netleştirilmesi için müdürlerle toplantılar düzenlenmesi gerekir. Örneğin müdürler, okula kaydolanları ve devamsızları izlemek için aileleri ziyaret edecek öğretmenler görevlendirebilirler. Bu öğretmenler ayrıca doğum kaydı ve ŞNT başvurularında ailelere yardımcı olabilirler; okul aile birlikleri aracılığıyla ailelerin okul yönetiminde söz sahibi olmalarını özendirip okulları ‘çocuk dostu’ mekanlar haline getirebilirler.
Okul müdürleri, nüfuz ve etkilerini kullanarak isteksiz ana–babaların karşısına güçlü savlarla çıkıp onlara çıkarlarını gösterebilirler. Örneğin, Eğitimli bir kız çocuğu yaşlandığınızda size çok daha iyi bakabilecektir
gibi.
Kız çocukların eğitimine yapılacak yatırımın getirileri erkeklerinkinden hiç de aşağı olmadığı gibi çoğu durumda daha fazladır.
Fotoğraf Sema Hosta UNICEF Türkiye 2004
Türkiye’de okullulaşmada cinsiyet açığının kalıcı biçimde kapatılması ve her kızın kaliteli temel eğitimden yararlanmasını sağlamak için önümüzde 1 yıldan daha kısa bir zaman var. Bunu gerçekleştirmek için gerekli siyasal ve toplumsal kararlılık, geçtiğimiz 18 ay içinde yapılanlardan bellidir. Bundan sonraki 12 ay zorlu olacaktır; ancak bu dönemdeki çalışmaların getireceklerine olan inancımız hepimizi yüreklendirmektedir.
Haydi Kızlar Okula! hakkında daha fazla bilgiyi Program bölümünde bulabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, SONBAHAR 2004
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 631KB]