

Muş’un kuş uçmaz kervan geçmez tepelerinde Bağışıklama Günü -- ağızdan çocuk felci aşısı gibi rutin aşılamaları tamamlamak için iyi bir fırsat.
Fotoğraf Anadolu Ajansı 2004
DSÖ’ne göre gelişmekte olan ülkelerde kızamığa yakalanan çocukların %3’ü bu yüzden ölmektedir. Türkiye’de, aşıyla önlenebilir çocuk hastalıklarından en korkuncu olan kızamığı ortadan kaldırmaya yönelik kampanya şimdi ikinci evresine ulaşmıştır. Bu sonbahar başlarında UNICEF’in de desteğiyle Sağlık Bakanlığı (SB) tarafından 10 ilde başlatılan Kızamık Bağışıklama Günleri dolayısıyla yaptığı konuşmada Sağlık Bakanı Dr Recep Akdağ temel hedefimiz aşısız çocuk bırakmamak sloganımız ise Haydi, hep birlikte kızamık hastalığını yok edelim!
demiştir.
Bu sayfada gördüğünüz mizahi yanı da güçlü bu grotesk karakterler, TRT’de yayınlanan spotlarda kullanılmıştır.
© Sağlık Bakanlığı 2004
Türkiye’de her yıl 8 bin ile 30 bin arasında değişen sayıda çocuk kızamığa yakalanmaktadır. Kızamık kampanyası geçen yıl, okula giden bütün çocuklara -- 10 milyon çocuk -- kızamık aşısı yapma hedefiyle başlatılmıştır. SB ilk evre sonunda başarı oranını %97 olarak açıklamıştır.
Bağışıklama günlerinin ikinci evresinde, 9 aydan 5 yaşına kadar olan 1,250,000 çocuk ile 15 yaşından küçük olup okula gitmeyen çocuklar hedeflenmiş ve aşılar 1-15 ekim tarihleri arasında yapılmıştır. Kampanyadan tam sonuç alınabilmesi için 6,000 sağlık ocağı çalışanı görevlendirilmiştir.
UNICEF Türkiye Temsilcisi Edmond McLoughney kampanyanın başında Türk çocukları için önemli bir gün olduğunu … Türkiye’de kızamık hastalığını 2010 yılına kadar yok edecek programın uygulamaya başladığını
belirtmiştir.
Sağlık Bakanı Dr Akdağ ise kampanya ile çocuklar için daha sağlıklı bir gelecek hedefinin bir köşe taşının daha konacağını
vurguladıktan sonra topraklarımız üzerinde artık çocuk felci yok edilmiş durumdadır. Aynı başarının ülkemizde sorun olmaya devam eden aşıyla korunabilir hastalıklar içinde gösterilmesini hedefliyoruz
demiştir.
Kampanya, öncelik tanınan on il olarak Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Muş, Şırnak, Tunceli ve Van’da odaklanmıştır. Bunun nedeni, söz konusu illerin kızamık dahil olmak üzere rutin aşılama oranları en düşük olduğu iller olmasıdır. Kesin sayı tartışmalı olmakla birlikte aynı illerde 250,000 çocuğun okul çağında olduğu halde okula gitmediği varsayılmaktadır.
Kampanyanın ikincil hedefi de, difteri, boğmaca, tetanoz ve Hepatit B’de rutin aşılama çalışmalarının hızlandırılması ve Türkiye’nin ‘çocuk felcinden arınmış ülke’ statüsünü korumak amacıyla ağızdan çocuk felci aşısı verilmesiydi.
Kampanya sırasında iki ya da üç kişiden oluşan sağlık ekipleri (biri aşı kayıtlarını tutarken diğerleri fiilen aşı yapmaktadır) Türkiye’nin ulaşılması en güç yörelerinde bulunan köy ve mezralarda ev ev dolaştılar. Örneğin, bir sağlık ekibi Muş’un İnardı köyündeki çocukları aşılamak için arabayla 60 km yol gittikten sonra, 20 km de yaya yürüyüp 6 saatlik bir mesai harcadı.
Sağlık ekibinden Sultan Göktaş’ın konuya ilişkin düşüncesi şöyle:
Çok kötü yerlerden geçtik uçurum kenarlarından ancak bu çocukların aşılanması gerçekten çok önemli.
Bağışıklama kampanyasının yerel ölçeği hakkında bir fikir verebilmek için Muş ilini ele almak yeterli olacaktır. Bu ilde 136 ekipte görevli 350 personel 350 köy ve 180 mezrayı dolaşmıştır. 2003 yılında aşılanan ilkokul öğrencisi sayısı 71,255 idi. Bu yıl ise, henüz okula gitmeyen 100,000 bebek ve küçük çocuk hedeflenmektedir.
Kuşkusuz, ortada iğneden korkan çocuklar gibi her yerde karşılaşılan sorunlar da vardır. En iyi hazırlanan planlarda bile bu yüzden bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Programlarını eksiksiz uygulayabilmek için zamana karşı yarışsalar bile, sağlık ekipleri artık bu tür sorunları aşacak deney birikimine sahiptir.
Fotoğraf Anadolu Ajansı © 2004
Kampanyayı desteklemek üzere, basının ve televizyonun da yardımıyla yoğun bir tanıtım-savunu çalışması gerçekleştirilmiştir.
Bu arada ‘Bir İstanbul Masalı’adlı dizide rol alan sanatçılar da bir araya gelerek halkı çocuklarını aşılatmaya özendiren tanıtıcı televizyon spotları hazırlamışlardır. Hedef illerde çok izlenen televizyonda dizilerin, yıldızların verdiği bağışıklama mesajları çok olumlu etkiler yaratmıştır. Benzer spotlar, büyük izleyici toplayan ‘Asmalı Konak’ dizisinin yıldızlarından Özcan Deniz ve talk show yıldızı Okan Bayülgen tarafından da yapılmıştır.
Bağışıklama kampanyasının bu ayağına yönelik medya desteği için ilk adım, Diyarbakır’da yerel ve ulusal ölçekte 33 gazetecinin katıldığı bir konferansla sağlanmıştır.
Çok değerli bir katkı da sanatçılar Metin Akpınar ve Zeki Alasya tarafından yapılmıştır. Bilindiği gibi bu iki sanatçı 19 yıl önce Türkiye’deki ilk Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamındaki kızamık aşıları için komik skeçler hazırlayarak çalışmalara katkıda bulunmuştu. Sanatçıların, geçmişteki skeçleri güncellenerek aynı karakterler bir kez daha izleyicilere sunulmuş, geçmişteki hedef kitlenin şimdi yetişkin insanlar olduklarına işaret edilmiştir.
Üst düzey karar vericiler için konuya ilişkin bilgilendirme dosyaları hazırlanmıştır.
İl sağlık müdürlüklerine hem genel olarak rutin aşıların hem de özel olarak kızamık aşılarının önemi konusunda eğitim verilmiştir. UNICEF, Sağlık Bakanlığı ile birlikte kademeli eğitim modelini kullanarak sağlık yöneticilerinin eğitimine destek vermiştir. Söz konusu modelde ilk eğitimi alanlar, aynı eğitimi yerel düzeyde diğer sağlık görevlilerine vermektedir.
Evet Deyin, Kış 2003 sayısında kızamığı yok etme kampanyası hakkında daha fazla bilgi okuyabilirsiniz.
Programlar bölümünde Türkiye’de Bağışıklama ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, SONBAHAR 2004
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 631KB]