

Kız çocuklarını eğitmenin yararlarının toplumun tüm kesimlerine iletilmesi çok önemlidir; bu konuda herkese görev düşmektedir. Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2004
En çok umut veren girişimler için bile bilinç ve duyarlılık başarının temel unsurudur. Bilinç ve duyarlılık, Haydi Kızlar Okula! kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyasının da başarısını sağlayacak en önemli öğelerden biridir. Bunun için, meseleleri daha görünür kılmak gereklidir. Çünkü, görünürlük, bir projenin uygulanmasını ve sonuçlarını pek çok şekilde etkileyecektir.
Kız çocukların okula gitmemelerine yol açan birçok neden vardır. Etkisini giderek artıran önemli sorunlardan biri ekonomiktir. Etkili bir kamuoyu bilinçlendirme kampanyası, olası bağışçıların gözlerine ve kulaklarına ulaşma şansına sahiptir. En temel engel olan yoksulluğun aşılmasında bunun kadar önemli bir adım da, maddi ve sosyal desteğin verileceği mesajının ailelere ulaştırılmasıdır.
Çok sayıda çocuk, aileleri okul giysilerini, ders kitaplarını ve diğer malzemeleri karşılayabilecek maddi güçte olmadığı için ya da çalışan çocuk okula gittiğinde aile bütçesine katkıda bulunabilecek bir kişi eksilmiş olacağı için okula gidememektedir.
İkinci ve direngen bir engel de geleneklerdir. Okuma-yazma bilmeyen, kızların küçük yaşlarda evlendirilmeleri gerektiğini düşünen, ya da okula giden kızların erdemlerinde azalma olacağını düşünen ailelerin kızlarını okula göndermeleri için ikna edilmesi gerekmektedir. Tanıtım kampanyasının ana mesajı eğitim ortamının geliştirici ve destekleyici olduğu, eğitim görmüş bir kızın ailesine daha çok katkıda bulunabileceği olmuştur.
Okula gitmemenin diğer bir önemli nedeni de yeterli derslik olmamasıdır. Bazı yerlerde hiç okul yoktur, çocuklar okul için uzak yerlere gitmek zorundadırlar ve bu da aileleri rahatsız etmektedir. Kış aylarında yoğun kar yolları kapatmaktadır. Sonuçta, yollar kapalıyken okula gidemeyen çocuklar, yollar açıldıktan sonra da okula devam etmemektedir. Yeni derslikler açılması gibi ivedi gereksinimlerin karşılanmasının yanı sıra kendilerine yardım ve destek sağlanacağı da ailelere duyurulduğunda ailelerin çocuklarını okula gönderme ve okulda tutma eğilimleri de artacaktır. Elbette buna yönelik maddi desteğin ulusal ve uluslararası düzeyde sağlanması gerekecektir.
UNICEF ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bilinç ve duyarlılık artırma çalışmalarını bir dizi dinamik girişimle yürütmektedir. Bu alandaki başlıca projelerinden biri, kızların eğitimi ile ilgili konuları işleyen ve bunlara daha olumlu bir bakış açısı getiren televizyon spotları ve ‘Radyo Tiyatrosu’ gibi araçları kullanan tanıtım çalışmalarıdır.
Tanıtım çalışmalarındaki adımlardan biri eğitimli ve başarılı kızları örnek olarak ortaya çıkarmaktır. Bu başarı öyküleri hem Haydi Kızlar Okula! kampanyası sayesinde okula dönen 14 yaşından küçük kızları hem de eğitim sayesinde başarılı olmuş kızları içerecektir. Bu kızların başarı hikayeleri spotlar halinde hazırlanacak ve bunların okula gitmeyen çocukların ana–babalarına ulaştırılmasına özen gösterilecektir. Bu çalışmalar bilinç ve duyarlılık geliştirme çabalarının büyük önem taşıyan bir aşamasını temsil etmektedir.
Bu çabaların diğer bir adımı ise yerel seviyedeki işbirliğinin önemini sergilemeye yöneliktir. Örnek Uygulamalar başlığı ile hazırlanan kısa filmler bir il ve/veya ilçede yürütülen yaratıcı çalışmaları, işbirliğinin ve ekip çalışmasının önemini yansıtacaktır.
Örneğin Manisa’da Sağlık Müdürlüğü çalışanları ev ev dolaşarak nüfusa ait bilgileri topladıkları EFT formları ile okula gitmeyen çocukları da tespit etmişler ve bu bilgileri Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanlarına iletmişlerdir.
Geliştirilen filmler vali, muhtar, öğretmen gibi kampanya uygulayıcılarına yöneliktir ve eğitim programının bir parçası olarak kullanılacaktır.
Tanıtım çalışmalarının bir başka adımı ise en uzak köylere ulaşacak, tüm kültürel dokulara hitap edecek bir dizi radyo tiyatrosu hazırlamaktır.
Haydi Kızlar Okula! kampanyasının başarısı için gerekli olan adımlardan diğeri ise etkin bir toplumsal seferberliktir. Bu çalışma öğretmenleri, rehber öğretmenleri, ebeleri, hemşireleri, kamu görevlilerini, ve gönüllüleri harekete geçirerek kız çocukları okula gitmeyen aileleri belirlemelerini ve bu aileleri eğitimin yararları konusunda ikna etmelerini hedeflemektedir. MEB ile UNICEF kampanya çalışmaları için eğiticilerin eğitimi (EE) programını geliştirmiştir. Amaç, illerde eğitilen eğiticiler aracılığıyla 13 Eylül 2004 tarihinde başlayacak olan yeni eğitim döneminde mümkün olduğunca çok sayıda kız çocuğunun okula başlamasını ve devam etmesini sağlamaktır.
Aileler kızlarınızla birlikte 13 Eylül günü bulunduğunuz yerdeki okulda olun. Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2004
Kız çocuklarının okullulaştırılması çalışmasının çok yönlü çabalarından biri de uluslararası bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ile birlikte yürütülmektedir. Yerel düzeyde yürütülen bu ortaklıkta ülkenin en dezavantajlı illerinden beşi ile kentlerdeki gecekondu bölgelerinde yaşayan ailelere ulaşılması hedeflenmiştir. Bu yoğunlaştırılmış çalışma, kampanyanın en önemli evresi olan kayıt döneminde, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Adana ve Mardin illerinde yürütüleceği için çok önemli bir role sahiptir.
Amaç, halka eğitim için maddi destekler olduğunu bildirmek ve 6-14 yaşlarındaki kızların okullulaşma oranını en az %50 oranında artırmaktır. Ülke ölçeğinde ise hedeflenen, okullulaşmadaki cinsiyet açığının 2004 yılı sonuna kadar %50 oranında azaltmak ve 2005 yılı sonunda ise bu açığı tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Halkın bilgilendirilmesine yönelik bu çalışmalardan diğer bir beklenti ise eğitime yönelik talep yaratılmasıdır. Eğitime olan talep artığında bunu karşılayacak irade de artırılacak ya da harekete geçirilebilecektir. İnsani düzeyde ele alındığında ise, çocuklarımızı eğitmenin ortak sorumluluğumuz olduğunu herkesin anlaması gerekmektedir. Daha da önemlisi, halkın, eğitimin kendi yaşamları, çocuklarının yaşamları ve bir bütün olarak toplumun yaşamı açısında çok önemli olduğunu kavramasıdır.
Haydi Kızlar Okula! hakkında Programlar bölümünde daha fazla bilgiyi okuyabilirsiniz.
‘Eğitimin Toplumsal Cinsiyet Açısından İncelenmesi, Türkiye 2003’ bu ülkede kız çocuklarının eğitimini etkileyen değişik unsurları analiz etmektedir. ‘Geleceğe Sahip Çıkmak’ -- bu dökümanın koordinatörlüğünü yapan, Dr Nur Otaran ile söyleşi, Evet Deyin, Yaz 2003 sayısında yer almaktadır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, YAZ 2004
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 710KB]