

Bu programa dokuz yüz kız çocuğu katılmış ve üniversite eğitimlerine devam etme isteklerini belirtmişlerdir. Fotoğraf © UNICEF Türkiye 2001
Geleneksel olarak erkeğin ailedeki yeri öncelik taşır. Birçok Türk kadını yeterli eğitim alamamış, kendi isteklerinden ve iş fırsatlarından fedakarlık etmişlerdir. Her beş kadından ya da genç kızdan biri okuyamıyor ya da yazamıyor. Bu düşük okuma yazma oranının etkileri kişisel düzeyin çok ötesinde de görülür.
Türk ailelerinin, karşılaştığı önemli sağlık, beslenme ve gelişim sorunları ile ilgilenmek üzere aileleri, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve UNICEF, 1993 yılında Anne Eğitim Programı (AEP) ile tanıştırdı.
Erken Çocukluk Bakımı ve Gelişimi (EÇG), çocuğun bakımını üstlenen annenin beceri ve yeteneklerini geliştirmeyi amaçlar. Kendi kendini eğitme yoluyla kadının saygınlığını ve toplum içindeki durumunu nasıl güçlendireceği öğretilir.
AEP programı’nın sürdürülmesinde sorunlarla karşılaşılmaktadır. Ancak UNICEF programın ülke çapında yayılmasında iki ana soruna çözüm aramaktadır. Programın yaygınlaşması için gerekli daha çok sayıda eğitimcinin ücretini karşılayacak kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Ayrıca etkinliklerin değişik fakat ilgili taraflarca tekrarlanması, kaynakların gerektiği kadar etkin kullanılmadığı anlamına gelmektedir.
UNICEF’in desteği ile ‘Anne Eğitim Programı’ (AEP) yeniden yapılanıp ismi değiştirildi ve kolayca uygulanabilecek ekonomik bir durum kazandırıldı. Yeniden yapılanan AÇEP, çocuğun doğal çevresine ve durumuna uygulanabilecek şekilde değiştirildi. Çocuk dostu çevreler düzenlemeleri ile doğal ortamda çocuğun gelişimini arttırmak için bütün aile bireyleri katılıma teşvik edildi. AÇEP’in geniş kapsamlı olması, etkinliklerine en fazla gereksinimi olan çocuklara ulaşabilme olanağı sağlamaktadır.
MEB, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı (TKB), Sağlık Bakanlığı (SB), Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) ve il teşkilatları, 2005 yılına kadar AÇEP programı yoluyla tüm Türkiye’de üç milyon aileye ulaşmak için harekete geçmiştir.
UNICEF 2001 - 2005 yılları arasında Ana Uygulama Planı (ÜPEP) aracılığıyla sektörler arası işbirliği güçlendirilerek çocuk hakları üzerine yoğunlaşılacaktır.
Çocukların, özellikle kız çocukların, ekonomik nedenlerle zorunlu eğitim sonrası öğrenimlerini bırakması yaygındır. Eğitimini bırakan çocuklar ya evde ya da servis hizmetlerinde çalışırlar.
Zorunlu ilk öğretim 1997 yılında sekiz yıla çıkarılmıştır. MEB çocukların eğitimine katkı amacıyla Açık İlk Öğretim Programını (AİÖ) açmıştır. UNICEF, MEB’nın Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü işbirliği ile, ilk öğrenimlerine devam etmek isteyen onbeş yaş ve üzerindeki kız çocukları için ’Öğrenme Merkezleri’ Projesini geliştirmiştir. Erzurum’da 1998 yılı içinde kırkaltı kız çocuğu pilot Öğrenme Merkezine kaydolmuş ve 2001 yılına kadar öğrenimlerine devam etmişlerdir. Kız çocukları tekrar eğitim fırsatını elde etmişler ve sınıflarda öğretmenlerle çalışarak bilgi teknolojisi, çalışma teknikleri gibi yararlı beceriler edinerek diplomalarını almışlardır.
Öğrenme Merkezleri dört ilde ve beş ilçede yaygınlaştırılmıştır. Van, Yozgat, Düzce ve Erzurum’dan sonra, Ankara-İmrahor’da bu ay içinde yeni bir merkez daha açılacaktır. Bu programa dokuz yüz kız çocuğu katılmış ve üniversite eğitimlerine devam etme isteklerini belirtmişlerdir. Ayrıca bu program iş edinme ihtimallerini arttırmış, kendilerine güven duymalarını sağlamış ve geleceğe daha bir umutla yönelmelerine yardımcı olmuştur.
Program’ın, iyi sonuçlarına ve halk arasında gördüğü yakın ilgiye karşın maliyeti yüksektir ve MEB’nın zaten sınırlı olan kaynaklarını zorlamaktadır. MEB ve UNICEF önümüzdeki yıl için yeni bir Protokol ve Etkinlik Planı imzalamışlardır.
Haydi Kızlar Okula! kampanyası ile birlikte Türkiye’de 2005 yılında ilköğretimde toplumsal cinsiyet farkını ortadan kaldırılması hakkında daha fazla bilgiyi okuyabilirsiniz.
Eğitimin Toplumsal Cinsiyet Açısından İncelenmesi, Türkiye 2003 bu ülkede kız çocuklarının eğitimini etkileyen değişik unsurları analiz etmektedir. ‘Geleceğe Sahip Çıkmak’ -- bu dökümanın koordinatörlüğünü yapan, Dr Nur Otaran ile söyleşi, Evet Deyin, Yaz 2003 sayısında yer almaktadır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
EVET DEYİN, ŞUBAT 2002
Bu sayıyı pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.1MB]
Gençlik grupları kalabalık alışveriş merkezlerinde ve Ankara’nın işlek caddelerinde, kendi yaş gruplarının arasında imza toplamışlardır. Bazı gruplar tezgah açıp Çocuklar için Evet Deyin’e hatta Çocuklar için Küresel Hareket’i (ÇKH) duyurup yardım toplamışlardır.