

Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Turkey 2003.
Van, Türkiye, 17 Haziran 2003 -- Sayın Bakan, Sayın Devlet Yetkilileri ve Sayın Konuklar:
Tekrar sizelerle birlikte Türkiye’de bulunmaktan mutluluk duyuyorum ve özellikle de Van’a yapmış olduğum bu ilk ziyaretim için de mutluyum. Sayın Bakan’ın kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyası gibi önemli bir girişimin açılışı nedeniyle beni kendi memleketleri Van’a davet ettikleri için de ayrıca müteşekkirim.
Kız çocuklarının eğitimi teması yeni bir girişim olan ve İstanbul’da açılışı yapılan Tüm Çocuklar Eşit Haklara Sahiptir kampanyası ile yakından ilişkilidir. Şöyle ki, dünyada okula devam etmeyen ve bunların çocuğu kız çocuklarını teşkil ettiği 120 milyon çocuk gibi hiç bir çocuğa karşı ayrımcılığın yapılmadığı veya dışlanmadığı bir dünya öngörülmektedir.
Bu görüş, tüm çocukların eğitim hakkına sahip olduğu ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (İHEB) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye (ÇHS) kadar anlaşmalarda öncelikle deklare edildiği gibi tüm hükümetlerin yükümlü olması gerektiği bilincine varılması ile başlar.
Erkek ile kız çocukları ve erkek ve kadın arasındaki gerçek eşitlilik ancak kız çocuğunun iyi bir eğitim alması ile sağlanabilir.
Fakat eğitim, özellikle kız çocuklarının eğitimi ekonomik açısından da son derece önem taşır. Eşitliliği teşvik ederek şiddete karşı tavırlarının değişmesine olanak sağlayabilen ve genç kadınları ekonomik ve sosyal yönden güçlenmerine yol açan ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanmalarını sağlayarak kız çocuklarına güven veren sadece eğitimdir.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye için de, yoksullukla savaşmak için eğitim özellikle kız çocukları için şarttır.
Biliyoruz ki deneyimler eğitim görmüş kız çocuklarının genellikle daha sağlıklı ve daha iyi eğitim almış çcuklara sahip olduklarını göstermektedir; eğitimli kız çocukları kendilerini ve ailelelerini HIV/AIDS’den ve diğer hastalıklara karşı korunmaları için ne yapmaları gerektiğini daha iyi anlamakta ve daha az çocuk yapma eğilimindedirler.
Kız çocuklarının daha iyi bir eğitim ve temel okuma yazma imkanlarına kavuşmaları ile kapılar aynı zamanda bilgi teknolojisine ve yeni bir ekonomik statüye açılacak ve her bir kız çocuğunun cinsiyet ayrımına maruz kalması önlenecektir.
1997/98 yılında zorunlu öğrenimin beş yıldan sekiz yıla çıkarılmasıyla katettiği ilerlemeler nedeniyle Türkiye’yi kutlamalıyız. Buna bağlı olarakta kız çocuklarının okula kayıt oranları oldukça artmıştır.
Eşit derecede önem taşıyan diğer bir konuda çocukların iyi bir eğitim almış olmalarıdır. Bu nedenle başlatılan Çocuk Dostu Öğrenme Ortamları projesi’nin amacı, çocukları ilgi alanları dahilinde ders programlarına yönelterek; okullarının fiziki ve hiyjenik koşullarını iyileştirerek ve anne babalarının kendileriyle birlikte okulla ilgili çalışmalarda yer almalarını sağlayarak okul ortamlarındaki deneyimlerini daha zenginleştirici duruma getirmekdir.
Kız çocuklarının eğitimi ile yakından ilişkili olan diğer bir konuda okula devam etmeleridir. Okula yazılan bir çok kız çocuğu tarlada veya ev işlerine yardımcı olmak amacıyla evde kalırlar. Aileler kız çocuklarını evde tutmakla kızlarına veya kendilerine yararı olmayacağı konusunda ikna edilmelidiler. Ve bu Kampanya’nın ana amacı da, aileleri, kız çocuklarını sadece okula göndermek olmayıp, kız çocuklarının en az zorunlu sekiz yıllık eğitimi tamamlayıncaya kadar okula devam etmeleri konusunda ikna etmektir.
Bir çocuğun okula gönderilmesinin ekonomik yönden zor olduğunu anlıyorum. Buna bağlı olarak, Sayın Başbakan’ın önümüzdeki öğrenim yılında okul kitaplarının çocuklara ücretsiz olarak dağıtılacağına yönelik demeci bir çoğu için ağır bir yükü ortadan kaldıracaktır. Her bir kız çocuğunun okula gönderilmesi için bu büyük bir fırsattır.
Bu kampanya’nın başarıya ulaşabilmesi için bir çok kişinin bu kampanyaya katılması gerekir. İl ve ilçe düzeylerinde tüm yetki sahibi kişiler, örneğin Vali, Kaymakam, İl ve İlçe Milli Eğitim, Sağlık Müdürleri, Muhtar, Imam, ulusal ve yerel medya ve Öğretmenler bu konuda çok fark yaratabilirler. Tüm bu yetkililerin kendilerini yürekten bu kampanya’ya vermeleri gerekir. Pratik anlamda, bunun için kız çocuklarını evde tutan ailelerle görüşülmesi ve kız çocuklarını okula göndermelerinin kendi yararlarına olacağı konusunda ikna edilmeleri gerekecektir.
İstatistiklerin Van ilinde altı -- on dört yaş arası kız çocuklarının büyük bir oranının okuma yazma bilmedikleri görülmektedir ve bu nedenle çok çalışılması ve kişilein bu işe kendilerin adamaları gerekir. Fakat bunun başarılabileceği konusunda hiç bir şüphem yoktur. Sayın Bakan bu konuda tamamen kendini adamış bulunmaktadır ve deneyimler siyasi istek olduğunda herşeyin mümkün olabileceğini göstermektedir.
Dün Dışişleri Bakanı ve Başbakan Vekili Sayın Abdullah Gül ve Sağlık Bakanı ile görüşmelerde bulundum. Sadece kız çocuklarının kendilerine değil, fakat tüm Türkiye genelinde bir fark yaratabileceğini bildikleri için herkez bu kampanyayı tümüyle desteklemektedir.
Geçen yıl Türkiye’de Çocuklar için Evet Deyin kampanyası’dan elde edilen olağanüstü sonuçlar bu konuda iyimser olmamız için büyük bir nedendir. Çocuklar için öncelikli olarak en çok oy toplayan "her bir çocuğun eğitim alması" konusunda dünyada Çin’den sonra ikinci sırayı Türkiye 16 milyon oy imzalayarak rekor kırmıştır.
Dün akşam
Kardelenoyununu sergileyen Muradiye Açık Öğrenim Merkezi kızlarını izleme fırsatını buldum. Oyunda eğitimin insanın kendi güvenini ve yaratıcılığını nasıl daha iyi bir yönde değiştirebileceği çok güçlu bir şekilde görülmüştür. Muradiye’deki kızlar ne kadar mükemmel örnek sergilemişlerdir!
Kız çocuklarının eğitimi aynı zamanda erkek çocuklarının da okula yazılmaları üzerinde etkisi olacaktır -- Buna inanmalısınız. Fakat kız çocuklarının erkek çocuklarının okula kayıt oranlarına yaklaşabilmeleri için daha çok şey şey yapmaları gerekiyor.
Ben kişisel olarak kız çocuklarının her yerde en az zorunlu eğitimi tamamlamaları konusunda taahhütte bulunuyorum. Kız çocuklarının eğitimi alanında çalışmaların hızlandırılmasına yardımcı olmak amacıyla kişisel olarak ilgileneceğim yirmi beş dünya ülkesinden biri Türkiye’dir.
UNICEF kampanya için fon yaratılması açısından elinden geleni yapacak veya bağışta bulunulması konusunda yetkisini kullanacaktır.
2001-2005 T.C. Hükümeti -- UNICEF İşbirliği Programı kapsamında kız çocuklarının eğitim projesi UNICEF Türkiye Ofisi gündeminin en başında yer almakta ve proje’nin başarıya ulaşabilmesi için tüm yeteneklerini kullanarak teknik destekte bulunacaklardır. Ayrıca benimle bu ziyarette bulunan Sayın Philip O’Brien başkanlığında UNICEF Bölge Ofisi de bu konuda destek sağlayacaklardır.
Konuşmama son vermeden önce tüm Türkiye ve Sayın Bakana bir mücadele teklifinde bulunuyorum. Bu mücadelenin amacı 2005/06 öğrenim yılına kadar kız çocuklarının okula kayıt oranlarını erkek çocuklarının okula kayıt oranları ile aynı seviyeye ulaştırmaktır.
Bu mücadele insanın gözünü korkutabilir, fakat bu kısa ziyarette kişilerin ruhlarından, vaadde bulunmalarından, fikir ve stratejilerinden gördüğüm kadarıyla, bunun başarılabileceğine ve Türkiye’nin tüm bölgede ışıldayan bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum.
Teşekkür ederim.
Haydi Kızlar Okula! -- Türkiye’de kız çocuklarının okullulaşmasına destek kampanyası -- hakkında daha fazla bilgiyi Programlar Bölümü’nde edinebilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİ KONULU DİĞER BASIN AÇIKLAMALARI