

Bernard Kennedy
Selami Baş, kuş gribinden kurtulan çocuk.
Fotoğraf Oğuz Sağdıç
© UNICEF Türkiye 2006
Şanlıurfa/Ankara, 2 Şubat 2006 -- Selami Baş, Yakubiye mahallesindeki evinin salonunda, salondaki tek mobilya denebilecek minderin üzerinde bağdaş kurmuş oturuyor. Yakubiye, Türkiye’nin güneydoğusundaki tarihi Şanlıurfa kentinin yoksul bir mahallesi. Diğer çocuklar mahallenin dik ve taşlık yollarında koşuşturup dururken, 4 yaşındaki Selami üzerindeki kırmızı kazağı ve kot ceketi, sürekli parmaklarıyla oynuyor. Selami’nin özel bir konumu var: Kuş gribi ülkeyi sarmışken, Şanlıurfa ilinde kuş gribi virüsü görülen tek kişi o. Ve yaşadığı için çok şanslı.
Selami ve babası kentin 80 km kadar doğusundaki bir köyde büyükbabasının yanında kalırken, 2006 6 Ocak günü hafif bir öksürüğe yakalandı ve ateşi yükseldi. Boğazının ve karnının ağrıdığını söyledi. İnşaat işçisi olan babası Mehmet Baş, oğlunu hemen kentteki çocuk hastanesine götürmeye karar verdi.
Hastaneye geldiklerinde gece saat 9 idi. Hastane personeli, son iki hafta içinde Türkiye’nin dört bir yanında tavuklarda grip vakalarının bildirilmiş olduğunun farkındaydı. Bildikleri bir başka şey ise başta çocuklar olmak üzere insanlarda görülen rapor edilmiş vaka sayısının da artmakta olduğuydu. Son iki gün içinde ülkenin kuzeydoğusundaki dağlık bölgede bulunan Doğubeyazıt’ta üç çocuk ölmüştü.
Sevinilecek bir durum.
Fotoğraf Oğuz Sağdıç
© UNICEF Türkiye 2006
Kurban bayramı olmasına karşın doktorlar giderek artan kuşkulu vakaları incelemek üzere 24 saat görev yapmaktaydılar. Selami’nin büyükbabasının tavuklarıyla oynamış olduğunu ortaya çıkarmaları çok sürmedi. Selami’ye Tamiflu verdiler ve kan örneğini alıp başkent Ankara’daki laboratuara test için gönderdiler. İki gün sonra test sonucunun pozitif çıktığı öğrenildi.
Aradan iki hafta geçtikten sonra Selami tam iyileşmiş olarak hastaneden taburcu edildi. İnsanlarda solunum sistemine saldıran kuş gribi, ilk 48 saat içinde tedavi yapılmadığı taktirde genellikle ölümle sonuçlanmaktadır. Çocukları griptekine benzer belirtiler gösteren kimi ailelerden farklı olarak Mehmet Baş durumu ciddiye almıştı. Tedavi için nereye başvurması gerektiğini biliyordu ve doktorların çocuğu bir süre hastanede tutma tavsiyesini kabul etti. Sigortalı olduğundan, çocuğunun tedavisinin kaça mal olacağını da sorun etmemişti. Aslında, kuş gribinden kuşkulanılan durumlarda Türkiye’deki hastaneler ücretsiz tedavi hizmeti sunmaktadır.
Selami’nin büyükbabasının 15 kişilik ailesiyle yaşadığı köyde bütün hindiler ve tavuklar itlaf edildi. İtlaf edilen kanatlı sayısı ilde binleri bulurken Türkiye genelinde yaklaşık 1.6 milyona ulaşmıştı. Hastalıktan hayli ürken çocuklar, hayvanlarını geri istemediklerini söylemektedirler. Oysa yumurta bu çocuklar için ek bir protein kaynağı olarak önem taşımaktaydı. 30-40 aileden oluşan köy nüfusu gözlem altında tutuldu, ancak başka bir vakaya rastlanmadı.
Şanlıurfa’daki yetkililere göre yaşam artık normale dönmektedir. Kuş gribi kuşkusuyla hastanelere başvuranların sayısı azalmıştır. Bu arada, tarım müdürlüklerine veya belediyelere bildirilen ölü kanatlı sayısı da azalmıştır. Tüm ülke ölçeğinde ele alındığında insanlar arasında görülen teyit edilmiş vaka sayısı 12’dir. Bu yıl ocak ayı başlarında hastalıklı hayvanlarla temasın ardından, üçü kardeş olmak üzere 4 çocuk ölmüştür. Ancak bundan sonra herhangi bir ölüm vakası ortaya çıkmamıştır.
Bununla birlikte, kanatlılar arasında hastalık devam etmektedir. Kırsal yerleşimlerde ve kenar mahallelerde tavuk, hindi, ördek ve kaz besleyen milyonlarca aile yaşamaktadır. Kümes hayvanları çoğu gez diğer kuşlarla ve hayvanlarla temas edebilecek serbestlikte beslenmektedir. Kümes havyarlarını besleyenler ve onlarla oynayanlar da genellikle çocuklardır. Ülkenin birçok yerinde, kuş gribinin hızla yayılabilme özelliğine karşın itlaf işlemleri seçici biçimde yapılmıştır. Şanlıurfa gibi illerde hijyen yetersizdir ve su/sabun bulunmayan okullar bile vardır. Pazarlarda hala etiketsiz ve paketlenmemiş, güvenliği garantili olmayan kaynaklardan gelen tavuk eti satılmaktadır. Dahası, virüsü Türkiye’ye getirdiklerine inanılan göçmen kuşlar da, bu kez kuzeye doğru yol almak üzere Mart ayında Türkiye’ye ulaşacaklardır.
Baş ailesi üyeleri, kuş gribine
yakalandıkları için komşularının kendilerine dışlayıcı davrandıklarından, çocuklarını yanlarına yaklaştırmadıklarından yakınıyorlar. Bu, rahatsız edici bir durum olmanın ötesinde, insanlardaki ve kuşlardaki hastalık konusunda yeterince bilgili olunmadığına da işaret etmektedir. Benzer biçimde, ülkenin Akdeniz sahillerinde de yabancı turistlerin bu yıl ülkeye gelmeyecekleri, istihdam ve ekonominin de bundan zarar göreceği yolunda endişeler hüküm sürmektedir. Halk tavuk ve yumurta tüketimini büyük ölçüde azaltığından, durumdan zarar görenler arasında modern tavukçuluk işletmelerine sahip kesimler de yer almaktadır.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de en büyük tehdit, kuş gribine yol açan virüsün mevsimlik grip gibi insandan insana kolayca geçebilen bir cinsinin ortaya çıkması olasılığı. Kimi bilim insanlarına göre böyle bir durumda tüm dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini etkileyebilecek pandemik gribin ortaya çıkması mümkündür.
Daha fazla bilgi için:
Angela Hawke, UNICEF ODA/BDT, Tel: +41 (0)22 909 5433
Sema Hosta, İletişim Sorumlusu, UNICEF Türkiye, Tel: +90 (0)312 454 1010
Canan Sargın, Sağlık Programı Sorumlusu, UNICEF Türkiye, Tel: +90 (0)312 454 1006
Kuş gribi hakkında daha fazla bilgiye DSÖ uluslararası web sitesinde ulaşabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
SAĞLIK KONULU DİĞER BASIN AÇIKLAMALARI