ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Basın Merkezi 2004/06/22: Çocukların Korunması

Çalışan çocuklar -- sürüp giden bir sorun

Nejat Başar, Turkish Daily News, 22 Haziran, 2004

Gelişmekte olan bir ülkede sosyal dönüşümün en tehlikeli ve olumsuz sonuçlarından biri çocuk işçiliğidir.

Garajda çalışan bir çocuğun yağlı elleri

Fotoğraf Selahattin Sönmez © Turkish Daily News, 2004

Çocuk işçiliği olgusunun çok çeşitli yönleri vardır. Konu açıldığında ilk akla gelen, sanayi sitelerinde araba tamir atölyelerinde çalışan çocuklardır. Bu arada, bir mahalledeki bakkalda babasına yardım için ara sıra duran çocuklar da vardır. Ancak son zamanlarda bunların yerini çok daha çarpıcı bir imge almıştır: Birtakım çeteler ya da aileleri tarafından işlek merkezlerde dilencilik yapmaya çıkartılan küçük çocuklar.

Son on yıl içinde Uluslararası Çalışma Örgütü, (ILO) Devlet kuruluşları ve sivil kuruluşlar çocuk işçiliğine karşı mücadele alanında birçok proje uygulamışlardır ve bu projeler dikkate değer sonuçlar vermiştir.

ILO Türkiye Temsilcisi Gülay Aslantepe 24 Mayıs 2004 tarihinde yaptığı bir açıklamayla İzmir’de mobilya sektöründe çocuk işçiliğine son verecek bir proje yürüttüklerini belirtmişti.

Aslantepe’nin belirttiğine göre tüm dünyada 250 milyon kadar çocuk işçi vardır ve İzmir’deki proje ILO tarafından uluslararası planda örnek gösterilmektedir.

Aslantepe söz konusu projenin 31 Mayıs’ta tamamlanmasıyla birlikte bu kez İzmir, Ankara ve Bursa’daki mobilya sektöründe çalışan çocukları hedef alan yeni bir projenin başlatılacağını belirtmiştir. Amaçlanan, Türkiye’de çocuk işçiliğinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde bütünüyle ortadan kaldırılmasıdır.

Genç bir çocuk araba kapısı yapımında ustasına yardım ediyor

Fotoğraf Selahattin Sönmez © Turkish Daily News, 2004

İzmir Vali Yardımcısı İsmail Üstüner, ILO ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ayakkabı, oto tamir, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Çocuk İşçiliğinin en Kötü Biçimlerinin Önlenmesi amacıyla 1 Eylül 2000 tarihinde başlatılan projenin sonuçlanması dolayısıyla ortaklaşa düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, İzmir’in proje için pilot il seçilmesinden ve alınan sonuçlardan son derece memnun olduğunu belirtti. Üstüner’e göre projenin başarı kazanmasını sağlayan, bu alanda amatör sayılabilecek kesimlerin dinamizmi ve konuyu sahiplenmeleri olmuştur. Vali Yardımcısı Üstüner valilik olarak bu tür projelere verdikleri desteğin süreceğini de belirtti.

Oto tamir işlerinde çalışan çocukların durumları yıllar içinde değişim göstermiştir. Gerçi arzu edilen duruma daha tam ulaşılmış değildir, ama bu çocukların artık daha iyi bir eğitim gördükleri ve kendilerine daha iyi davranıldığı da bir gerçektir.

Ankara sanayi bölgesinde bir oto tamir atölyesinde çalışan 16 yaşındaki Kazım Yalçın bu işe ailesine yardım için bir yıl önce başladığını ve bu arada çıraklık eğitim merkezine devam ettiğini belirtiyor. Bu okulda normal lise müfredatının yanı sıra mesleki eğitim verilmektedir. Çocuklar iş başında eğitilmektedir, gerektiği gibi güvenlik eğitimi almasalar da durum bir öncekine göre ileride sayılabilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanı Fail Arseven projenin İzmir’de kazandığı başarının çalışmalara yeni bir ivme kattığını belirterek çalışmalarda yer alanlara yönelik taktirlerini dile getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Güngör, devlet kurumlarının bir arada çalışması durumunda neler yapılabileceğini bu projenin gösterdiğini dile getirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İzmir İş Teftiş Kurulu Başkanı Sıdık Topaloğlu proje kapsamında bugüne kadar 8.000 çocuğa ulaşıldığını ve bu çocukların 6 bin kadarının şu anda eğitim gördüğünü söyledi. Ayrıca kimi ana–babalar da iş güvencesi olan meslek kurslarına devam etmektedir.

Ankara’daki sanayi bölgesinde oto tamiri işlerinde çalışan ve bu arada çıraklık okullarına devam eden çocuklar arasında yer alan Hakan Caner (16), Sükrü Karaca (17) ve Alper Ahmet Konca (16) ilerde kendi oto tamir atölyelerini açmayı umduklarını dile getirmişlerdir. Bu çocuklardan yalnızca Karaca 6 yıldır bu işlerde çalışmakta olduğunu belirtirken diğer iki çocuk işlerinde henüz yenidirler. ILO’nun tahminlerine göre bugün tüm dünyada 5 ile 14 yaşları arasında olup çalışan 250 milyon kadar çocuk vardır. Gene tahminlere göre 12 ile 17 yaşları arasında olup çalıştıkları için okula gidemeyen çocuk sayısı 283 milyon kadardır.

Genç bir çocuk maske veya herhangi bir koruma kullanmaksızın araba tamir ediyor

Fotoğraf Selahattin Sönmez © Turkish Daily News, 2004

ILO programları tüm ülke ölçeğinde çocukların korunmasını amaçlamaktadır ve bu programlar devlet kurumları, gönüllü kuruluşlar ve ilgili temel gruplar (sendikalar, iş müfettişleri, işveren kuruluşları, öğretmenler, medya, aileler, çocuklar ve diğerleri) tarafından birlikte yürütülmektedir. ILO’nun uzun dönemdeki amacı çocuk işçiliğine son vermektir. Kısa ve orta dönemli amaçlar ise çocukların korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesidir. Ne var ki, çeşitli ülkelerdeki sosyal ve ekonomik koşullar uzun dönemli amacın gerçekleştirilmesini güçleştirmektedir. ILO’nun kısa dönemli hedefinin çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerine son vermek şeklinde belirlenmesinin nedeni de budur.

1999 yılı ekim ayında yapılan çocuk işçiler araştırmasına göre Türkiye’nin nüfusu 63.4 milyondur ve 6-7 yaş grubundaki çocuk sayısı 16 milyondur. Araştırmaya göre bu çocukların yüzde 10.2’si, sayı olarak 1.63 milyonu çalışmaktadır ve gene aynı yaş grubunun yüzde 78.8’i de okula gitmektedir.

Araştırma, bu çocukların çalışmalarının ardındaki başlıca neden olarak aile gelirine katkıyı belirlemiştir (yüzde 38.4). Bunu ailelerinin işlerine yardım amacıyla çalışan çocuklar izlemektedir (yüzde19.7).

Aileler çocuklarının iyi bir eğitim görmeleri gerektiğinin artık daha fazla bilincindedirler. Halen bu oto tamir atölyelerinin sahibi durumunda olan ve şimdi orta yaş civarındaki kişiler ilkokul eğitiminin hemen ardından, 10-12 yaşlarında aileleri tarafından çalışmaya gönderilmişlerdir. Ama artık işler değişmektedir. Şimdi daha yaşlı olan bu kişiler çıraklık diploması için eğitim merkezlerine devam etmektedirler.

Çıraklar arasında okula gitmediğini söyleyen tek kişi Emin Atay’dır (15). Ancak Atay tamir atölyesinde yalnızca 1.5 aydır çalışmaktadır. Atay kendi yaşlarındaki pek çok kişinin yaz aylarında buradaki atölyelere gelerek çalışacağını belirtmiştir.

ILO araştırmasının sonuçları 1994 yılı Ekim ayında yapılan araştırmanın sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 6 ile 14 yaşları arasında olup da çalışan çocukların sayısının aradaki yıllar içinde önemli ölçüde azaldığı ortaya çıkmaktadır. 1994 yılı araştırmasına göre bu yaş grubundaki çocukların yüzde 8.5’i çalışırken, 1999 yılında bu oran yüzde 4.2’ye düşmüştür.

Türkiye hızlı bir kentleşme süreci içindedir. Ülke ekonomisi tarım temelli olmaktan çıkarak sanayi temeline yönelmektedir. Bu arada sosyal güvenlik ağlarının yetersizliği ve kentsel yaşama uyumdaki güçlükler çocuk işçiliğinin başlıca nedenleri olarak ön plana çıkmaktadır.

Türkiye, 1992 yılında, çocuk işçiliğine karşı program başlatan ilk altı ülke arasındadır.

Daha sonra Türkiye bu sosyal trajediye son vermek üzere birçok adım atmıştır. Bu yöndeki çalaları eşgüdüme kavuşturmak, denetimleri yürütmek ve yasa önerileri hazırlamak üzere ÇSGB bünyesinde bir Çocuk İşçiliği Birimi oluşturulmuştur. Denetim mekanizmaları gözden geçirilerek, deri sektöründe çalışan ve bu sektörde kullanılan kimyasal maddeler yüzünden hastalanan çocuklara gerekli tıbbi bakım sağlanmıştır.

Yiğit Dağaşan (18) okulda mesleki güvenlik dersleri aldığını anımsadığını, ancak bu derslerin yararsız olduğunu söylemiştir. Henüz yapacak çok iş olmasına karşın, gene de işlerin daha iyiye gittiğini gösteren işaretler vardır.

  • Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Çıraklık Eğitim Merkezlerinde görev yapan öğretmenler için duyarlılık geliştirme kursları düzenlemiştir.
  • Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu bilinç ve duyarlılığı geliştirmek için Çıraklık Eğitim Merkezlerinde seminerler gerçekleştirmiştir.
  • Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) İşyeri Danışma ve Denetim Grupları oluşturmuş ve kendi üyelerine çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda eğitim vermiştir.
  • Ankara’daki üniversitelerde faaliyet gösteren çeşitli merkezler öğrenciler arasında çocuk işçiliği konusundaki bilinç ve duyarlılığı geliştirmeye çalışmaktadır.
  • Türkiye Kalkınma Vakfı kırsal alanlarda evlerde ve tarlalarda çalışan çocuklar için mesleki eğitim kursları düzenlemektedir.
  • Ankara Belediyesi, ILO programının bir parçası olarak, sokaklarda çalışan çocuklara yönelik eğitim kursları düzenlemiştir.
  • Başbakanlık Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Diyarbakır’da sokaklarda çalışan çocukların psikolojik ve sosyal gelişimlerine yardımcı olan çalışmalar yürütmektedir.

Çocuk işçiliğini ortadan kaldırmak için tüm ülkede başka pek çok program daha uygulanmaktadır. Bütün bu çalışmalarda ortaklaşa kabul edilen bir gerçek vardır: Bütün yönleriyle kalkınma sağlanamadıkça çocukların bu yönden istismarını bütünüyle ortadan kaldırmak çok güçtür ve bu durumda yapılabilecek tek iş sorunun en kötü biçimlerini giderecek geçici önlemlere başvurmaktır.

Gerçi önemli ilerlemeler sağlanmıştır, ancak herkes bilmektedir ki bunlar söz konusu sosyal soruna karşı verilmesi gereken mücadelenin daha ilk adımlarıdır.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa