ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Önce Çocuklar, Sonbahar 2007: Çocuklar için El Ele

Özcan Avcı

Hakim Özcan Avcı,
Eğitim Dairesi Başkanı,
Adalet Bakanlığı
© UNICEF Türkiye 2007

Son yıllarda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım süreci Türkiye’deki yasal düzenlemelerde hızlı bir değişimi beraberinde getirmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun temel hukuksal çerçevesindeki önemli değişiklikler de bunların arasındadır. Yapılan değişiklikler ise, Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görevleri ve Usulleri ile ilgili kanunda değişiklikler yapılmasını ve bu kanunun Türkiye’nin de taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS) dahil uluslararası anlaşmalarla uyumlu hale getirilmesini gerektirmiştir.

Özel olarak çocuklarla ilgili ilk yasal düzenleme 1979 tarihli ve 2253 sayılı yasadır. Bu yasa 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Yukarıda sözü edilen değişiklikler sonucunda çocuklarla ilgili temel mevzuatı ortaya koyan yeni Çocuk Koruma Kanunu hazırlanmış ve TBMM tarafından 2005 yılında kabul edilmiştir.

Çocukların korunması, gelişmesi ve katılımlarının sağlanması hepimizin sorumluluğundadır. Salt belirli mesleklerde görev yapan kişiler olmanın ötesinde bu toplumun bireyleri olarak çocuklara sahip çıkmak her birimizin görevi ve sorumluluğudur. El ele vererek, çocuklar için ve onlarla birlikte işbirliğine giderek, sevgi, anlayış ve hoşgörü ile ilgili bütün sorunları aşabiliriz. Nitekim, özümüzde bu potansiyel mevcuttur. Bir sonraki adım, kanunun etkili ve etkin biçimde uygulanmasını sağlamak üzere il düzeyinde bir eşgüdüm modelinin geliştirilmesidir.

Hakim Özcan Avcı,
Eğitim Dairesi Başkanı,
Adalet Bakanlığı

Çocuk Koruma Kanunu çocukları iki gruba ayırmaktadır: korunma ihtiyacında olan çocuklar ve suça sürüklenen çocuklar. Kanun, çocukları korumayı, haklarını güvence altına almayı ve refahlarını sağlamayı hedeflemektedir. Dolayısıyla, korunma ihtiyacı olan ve suça sürüklenen çocuklar için öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirler kanunda belirtilmektedir. Çocuk mahkemelerinin kuruluşu, izlenecek usuller ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir ve bu düzenlemeler söz konusu önlemlerin yaşama geçirilmesinde kullanılacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler ve SHÇEK, koruma, danışma, bakım, sağlık hizmetleri ve barınma alanlarında çeşitli imkanların çocuklara sağlanması için somut sorumluluklar üstlenmektedir. Bu hizmetlerin yerine getirilmesinde Adalet Bakanlığı kurumlararası koordinasyon işlevini üzerine almakta, Eğitim Dairesi Başkanlığı da sekreterya hizmetlerini üstlenmektedir. Önce Çocuklar projesi kapsamında, ilgili kuruluşların personelinin ve yönetiminin yeni Çocuk Koruma Kanunu konusunda daha fazla bilgi, uygulama yetisi ve becerisi kazanmasını sağlamak ve yukarıda sözü edilen paydaşlar arasındaki işbirliğini desteklemek üzere çeşitli eğitimler ve seminerler düzenlenmiştir. Etkinlikler, UNICEF’in teknik desteği ve AB’nin finansal katkısıyla planlanmış ve uygulanmıştır.

Farklı eğitimler ve seminerlerde bir dizi konu tartışılmış, deneyimler paylaşılmış, ortak planlar geliştirilmiş ve yeni işbirliği mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu çalışmalara çocuk ve aile mahkemelerinden hakimler, cumhuriyet savcıları, Yargıtay üyeleri, sosyal çalışma görevlileri ve çocukla çalışan kurum temsilcilerinden oluşan 700’den fazla profesyonel katılmıştır.

Eğitimlerden bir bölümü konuların hukuksal yanları üzerinde odaklanırken diğerleri farklı kurumlarda görev yapan sosyal çalışma görevlileri ile yargı personeli arasındaki eşgüdümü arttırmaya yönelmiştir. Amaçlanan, Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin güçlendirilmesi ve fiilen yaşama geçirilmesidir.

Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanığı’ndan sağlanan geri bildirime göre eğitimler katılanlara büyük fayda sağlamıştır. Katılımcılar, Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki çeşitli hükümler ve uygulamalar konusunda bilgi sahibi olmaktan memnuniyet duymuşlardır. Çalışmalara katılanlar, suça sürüklenen çocukların mahkemelerde nasıl yargılanacaklarına ilişkin yeni perspektifler edinmişlerdir. Çocukları yasalarla sorunlu hale getiren etmenler konusunda daha derinlikli bilgi de gene bu çalışmalarda edinilenler arasındadır.

Dahası, katılımcılar, eğitimler ve toplantılar sayesinde çeşitli illerden meslektaşlarıyla görüş alışverişinde bulunabildiklerini belirtmişlerdir. Eğitimler, yasalarla sorunlu çocuklara yönelik bakış açısında da önemli değişiklikler yaratmıştır: Yasaları ihlal edip suç işleyen kişiler sayılmanın ötesinde, bu çocukların ayrıca korunmaya muhtaç kişiler oldukları daha iyi kavranmıştır. Katılımcılar, konunun psikolojik, sosyolojik ve ekonomik boyutları dahil durumu daha geniş bir açıdan değerlendirmenin gerekli olduğunu ve böyle bir bakışın çocuklara nasıl destek sağlayacağını kavramışlardır.

Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanı Hakim Özcan Avcı’ya göre bir çocuk yasalarla ilgili sorun yaşar yaşamaz, daha en başında bu çocukla iletişim kurulmalıdır. Hakimin ve savcının, çocukla diyalog kurulması ve çocuğun yüksek yararı gözetilerek hareket edilmesi açısından önemli rolleri vardır. Avcı şöyle demektedir:

Çocukların nasıl sorgulandıklarını, tutuklandıklarında hangi yöntemlerin kullanıldığını ve en uygun rehabilitasyon yollarının neler olduğunu araştırdık ve tartıştık.

Çocuk Koruma Kanunu, 15 yaşından küçük çocuklar için, hapis cezası yerine alternatif tedbirlere başvurulmasını mümkün kılmaktadır. Aşağıdaki kutuda, bu hükmün çocuklara nasıl uygulanabileceğine ilişkin iki örnek yer almaktadır.

Başkan Avcı daha sonra şu açıklamaları yapmıştır:

Çocuk Koruma Kanunu etkili ve güçlü biçimde uygulanacaksa bir eşgüdüm mekanizmasının oluşturulması kilit önemdedir. Şu an için başlıca hedef il düzeyinde eşgüdüm mekanizmalarının oluşturulması ve böylece her kurumun kendi sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmesinin sağlanmasıdır.

Avcı sözlerini şöyle bağlamıştır:

Toplantılarımız, hakimlerimizin, cumhuriyet savcılarımızın ve sosyal çalışma görevlilerimizin bilgi, uygulama ve becerilerini geliştirme hedefine odaklanmaya devam edecektir. Çocukları hürriyeti bağlayıcı cezalara çarptırmak yerine alternatif tedbirlerin devreye sokulması için alternatif tedbirleri uygulamaktan sorumlu kurumlarla işbirliğimizi arttıracağız. Bu vesileyle, bu toplantıların gerçekleşmesinde katkısı bulunan herkese teşekkür etmek isteriz.

Alternatif Tedbirler

Aşağıda, alternatif tedbirlere başvurma hükmünün kullanıldığı iki örnek yer almaktadır. Bunlardan biri suça sürüklenen bir çocukla, diğeri ise mağdur durumdaki çocukla ilgilidir. Her iki örnek de, alternatif tedbirler çalıştayına katılan hakimlerden alınmıştır.

  1. Mahkeme, hırsızlıkla suçlanan ve suçlu bulunan 14 yaşındaki bir çocuğun cezasını erteledi. Çocuğun geri planına bakan mahkeme bu kişinin bir daha suç işleme eğiliminde olmadığını belirledi. Mahkeme, Sosyal İnceleme Raporuna dayanarak çocuk hakkında Çocuk Koruma Kanunu’nun 36. maddesine göre bir yıl denetim altında tutma kararı aldı ve ayrıca çocuğun kendisi için eğitim, ailesi için de danışmanlık tedbirlerine başvurulmasını öngördü.
  2. Babası tarafından cinsel suiistimale maruz kalan 15 yaşındaki bir çocuk için mahkeme sağlık ve eğitim tedbirlerine başvurulması kararı aldı. Çocuk travma ve depresyona maruzdu. Çocuğun yararını ve hızlı bir düzelme gerekliliğini öngören mahkeme, çocuğun eğitimini sürdürebilmesi için desteklenmesini kararlaştırdı. Mahkeme ayrıca, annenin çocuklarını gözetebilmesi, eğitim ve korunmalarını sağlayabilecek duruma gelmesi için danışmanlık tedbiri hükmüne vardı.
 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa

ARŞİV
   

Önce Çocuklar Bülteni, Sonbahar 2007 sayısını, pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.51MB]

RSS feed bağlantısı * RSS nasıl kullanılır …