

Kenan İpek,
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü.
© UNICEF Türkiye 2007
Önce Çocuklar Projesi, kanunla ihtilafa düşen ve kendilerini ceza infaz kurumlarında bulan çocukların koşullarının iyileştirilmesi konusunda hedefine ulaşmak üzere.
Ardıç Programı adı verilen ve Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar Önce Çocuklar Projesi’nin temel taşlarından birini oluşturuyor.
Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Sayın Kenan İpek, Genel Müdürlüğünün eskiden beri psiko–sosyal destek programları geliştirerek, bunları uygulayıp etkilerini görmek istediğini anlattı. Bu programlar Önce Çocuklar Projesi ile birlikte ortaya çıktı
diyen İpek, Önce pilot uygulamalarla başladık sonra da eğitimleri yaygınlaştırdık
diye sözlerine devam etti.
Bu programların ortaya çıkmasıyla birlikte, eğitimler kendi eğitmenlerimiz tarafından verilmeye başlandı
diyerek projenin başarılarını sıralayan Genel Müdür İpek, Böylece arzulanan ve beklenen sonuca ulaşmış olduk
ifadesini kullandı.
Genel Müdür’ün verdiği bilgilere göre Türkiye çapında çocuklara ve yetişkinlere hizmet sunan 425 ceza infaz kurumu bulunuyor. Bu kurumlardan üç tanesi tümüyle çocuk hükümlülere ayrılmış durumda. Temmuz 2007 itibariyle Türkiye’deki ceza infaz kurumlarında bulunan toplam 2784 çocuktan 127si hükümlü, diğerleri ise mahkemelerin haklarında vereceği kararı bekleyen tutuklu çocuklar.
Gözetimleri altındaki 2784 çocuğun hepsinin proje kapsamında geliştirilen programlardan henüz yararlanmadığını ifade eden Genel Müdür, ama yararlanacaklar
dedi:
Bizim faaliyetlerimiz sadece bu projeyle sınırlı değil. Tabi ki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ancak, Ardıç Programı çalışmalarımıza önemli ölçüde destek oldu.
Genel Müdür İpek’e göre projenin uygulanması sırasında kendisinin ve personelinin karşılaştığı en büyük güçlük davranış değişikliği sağlanması konusunda oldu. Proje kapsamında davranış değişikliğinin yalnızca hükümlü ve tutuklu çocuklarda değil aynı zamanda hapishane müdürlerinden infaz ve koruma memurlarına kadar tüm personelde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
İpek bu nedenle 2008 hedefleri arasında öncelikli olarak personel eğitimlerini yaygınlaştırma hedefinin bulunduğunu belirtti. Çocuklarımıza önce bir ihtiyaç analizi yapıyoruz. Buna göre de hangi programa ihtiyaçlarının olduğunu tespit ediyoruz
diye konuşan Genel Müdür, çocuklar için öfke kontrolünden, kendini iyi ifade etmeye kadar bir dizi programın halen uygulanmakta olduğunu anlattı.
Bu programları uygulayanlar bizim uzmanlarımız: öğretmenlerimiz, psikologlarımız, sosyal çalışmacılarımız. Ve onlar buna göre eğitim alıyorlar.
Genel Müdür İpek, yalnızca ceza infaz kurumlarındaki personelin değil aynı zamanda çocuk mahkelemelerinde görev yapan hakim ve savcıların da eğitim alması gerektiğini ifade etti.
Projenin başarıları konusunda detaylı bilgiler veren İpek, çalışmalarının etkisini ölçebilmek için bir izleme ve değerlendirme sistemi oluşturmayı da ihmal etmediklerini anlattı. Proje süresinin Kasım 2007 sonrasına uzatılıp uzatılmaması konusunda kendi izleme ve değerlendirme sistemlerine değinen İpek şöyle konuştu:
Önce kendi değerlendirmemizi yapmak istiyoruz. Bunu yaptıktan sonra, AB’nin ve UNICEF’in katkıda bulunabileceği alanlar görürüsek, o zaman gider kapılarını çalarız.
Genel Müdür İpek’e göre Ardıç Programı amacına ulaştı ve bundan sonraki aktiviteler Adalet Bakanlığı bünyesinde yürütülecek; ancak, kanunla ihtilafa düşen çocukların aileleri söz konusu olduğunda Önce Çocuklar Projesi’nin devam ettirilmesinde çok büyük yarar var.
Üzerimize düşen bir şey olursa, biz yapmamız gerekeni yapmaya hazırız,
ifadesini kullanan İpek sözlerine şunu ekledi:
Eğer çocuklar suça eğilimli bir çevreye geri dönüyorlar ise bu toplum olarak işimizi tam yapmadığımız anlamına gelir. Çocukların suça eğilimli çevrelerden uzak tutulabilmesi için ailelerin bu konularda bilinçlendirilmesi gerekiyor.
Feridun Yenisey,
Ceza Hukuku Profesörü
© UNICEF Turkey 2007
Ceza Hukuku Profesörü Feridun Yenisey, yasal düzenlemelerde yer alan ve kanunla ihtilafa düşen 15 yaşından küçük çocuklara uygulanan alternatif tedbirlerin, 15–18 yaş arası çocuklar için de indirilmiş ceza yerine kullanılabilmesi gerektiğini
söyledi.
Çocuklar cezalandırılmamalı; çünkü, cezalandırmak çocukları çok daha kötü yerlere götürüyor
diye konuşan Profesör Yenisey, yasalarda yapılacak bu gibi düzenlemelerle kanunları ihlal eden çocukların toplumla bütünleşmelerinin daha etkili bir şekilde sağlanabileceğini savundu.
Prof. Yenisey, bir süredir Önce Çocuklar Projesi kapsamında ve UNICEF aracılığı ile çocuk mahkemeleri’nin hakim ve savcıları ile mahkeme personeliyle birlikte çalışıyor.
2005 yılında yapılan yeni yasal düzenlemeler ile Çocuk Koruma Kanunu sayesinde bu konuda önemli iyileştirmeler sağlandı. Ama, Prof. Yenisey’e göre Türk Ceza Kanunu ile Çocuk Koruma Kanunu arasındaki çelişkilerin ortadan kaldırılması gerekiyor.
Yenisey özel bir uzmanlık alanı olduğu için kanunları ihlal eden çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanması gereğine işaret ederek, cezai ehliyeti bulunmayan 12 yaşın altındaki çocuklara ceza verilmediğini anlattı. Kanunları ihlal eden bu çocuklar için alternatif tedbirlere başvuruluyor.
Mahkemelerin 12–15 yaş arası çocuklar için algılama düzeylerine bakarak alternatif tedbir veya indirimli ceza sistemlerinden birini uygulama konusunda takdir yetkileri var. Ancak, 15–18 yaş gurubu çocular için mahkelemerin yalnızca indirimli ceza uygulama seçeneği bulunuyor. Prof. Yenisey’e göre hakimlerin 15–18 yaş arası çocuklar için de alternatif tedbir mekanizmasını işletebilme yetkileri olmalı.
Kendisinde yer aldığı eğitim çalışmalarının, çocuk mahkemeleri hakim, savcı ve personelini özel bir bilgiyle donatmayı amaçladığını anlatan Yenisey, Bu nedenle Önce Çocuklar Projesi şemsiyesi altında yapılanların son derece önemli
olduğunu ifade etti ve bu eğitimlere devam edilmesi gerektiğini ekledi.
Yenisey güvenlik ve koruma tedbirlerinin birbirinden nasıl farklılık gösterdiği üzerinde durarak, güvenlik tedbirlerinin çocuğun bir suçtan mahkum olması durumunda özgürlüğün kısıtlanmasına alternatif olarak uygulandığını, koruma tedbirlerinin ise çocuğun kanunla itilafa düşmesinden bağımsız olarak 0–18 yaş arası tüm çocuklara koruma amaçlı uygulanabileceğini anlattı.
Prof. Yenisey ayrıca birden fazla kez kanunla ihtilafa düşen çocukların korunması gerektiğini önemle savundu. Yenisey, kanunla ihtilafa düşen her bir çocuktan sorumlu bir hakim ya da bir personel olmalı derken çocuğun kanunu ihlal ettiği yerden bağımsız olarak aynı kişiler tarafından takip edilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Bu çocuklarla, onları tanıyan, kişiliklerini ve neden kanunu ihlal ettiklerini bilen yetkililer tarafından ilgilenilmesinde büyük yarar var. Yani bu kişiler o çocukların bir nevi ana baba gibi koruyucusu olmaları anlamına geliyor.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
ÖNCE ÇOCUKLAR BÜLTENİ,
YAZ 2007
Önce Çocuklar Bülteni, Yaz 2007 sayısını, pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.29MB]