

Cansu Aydın, 7. Çocuk Forumu’nda konuşuyor, Kasım 2006.
Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006
Sesimizi Meclis’te duyurmak istiyoruz,
diyor 17–yaşındaki Cansu Aydın. Çocuk haklarının yaygınlaştırılması ve uygulanması için yoğun bir şekilde çalışan Ankara Çocuk Hakları Komitesi Eş Başkanı sıfatıyla konuşan Cansu, Meclis’te çocuklardan oluşan bir komisyonun kurulmasını ve çocukların haklarını savunmasını istiyoruz,
diye sürdüyor sözlerini. TBMM’de sadece çocuklardan oluşan bir komisyon, etkin çalışabilmek için ihtiyaçları olan ofis ve teçhizattan yoksun olan 81 ildeki Çocuk Hakları Komiteleri’nin sorunlarının çözümüne katkıda bulunabilir. Böyle bir komisyon, aynı zamanda, çocukların politikacılar üzerinde kendileriyle ilgili konularda doğrudan etkili olmalarını da sağlayabilir.
Ankara Çocuk Hakları Komitesi ile ülkenin çeşitli yerlerindeki 25 komite 2006 Kasım ayından beri Çocuk Hakları Tanıtım Kampanyası’nı yürütüyorlar. Bu komitelerin üyeleri çoğunlukla ortaokul ve lise çağlarındaki çocuklardan oluşuyor. Kampanya AB tarafından finansal, UNICEF tarafından teknik olarak desteklenen Önce Çocuklar Projesi kapsamında yer alıyor.
Kampanyanın amacı yalnızca çocuk haklarının tanıtımı değil. Aynı zamanda çocuların, aile ve okuldan başlayarak, belediye ve valilik il meclislerine oradan da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar uzanan bir yelpazede hayatın her alanında yer alan karar mekanizmalarına katılmalarını, bu mekanizmalarda yer almalarını sağlamak. Kampanyamız geçen yıl 20 Kasım’da Milletvekilleri ile Meclis’te yaptığımız görüşme ile başladı. Onlara haklarımızdan bahsettik, ihtiyaç ve isteklerimizi söyledik, bir Çocuk Komisyonu’na sahip olmamız gerektiğini vurguladık. Onlar da bize bunun iyi bir fikir olduğunu söylediler,
diye anlatıyor Cansu, Ama şimdi yeni bir Meclis var,
diyor ardından.
Genel seçimler sonrasında, Ankara Çocuk Hakları Komitesi, önümüzdeki 20 Kasım’da kampanya sonra ererken, yeni seçilen Milletvekilleri’ne çocukların haklarını, ihtiyaç ve isteklerini, Çocuk Komisyonu’na olan ihtiyacın da altını çizerek hatırlatmayı planlıyorlar. Yine de Cansu ve Ankara Komitesi’nde yer alan 30 kadar arkadaşını bekleyen güçlükler var. Cansu’yla beraber komitenin eş başkanlığını yürüten ve Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü son sınıf öğrencisi olan Canser Karadaş; Yetkililer şu anda bizi dinlemekten başka birşey yapmıyorlar. Bizim onlardan beklediğimiz ise bize daha çok yardımcı olmaları,
diye konuşuyor Komiteden arkadaşı Seda Ceylan hayal kırıklığına uğradığını şöyle ifade ediyor:
Benim canımı sıkan şey, biz yetkililerle görüşmeler yapıyoruz. Onlara çocuklar çok önemli diyoruz. Bizimle aynı fikirde olduklarını söylüyorlar. Ama ben daha sonra fazla bir değişiklik göremiyorum.
Hazal Hürman ve Canser Karadaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çocuk Hakları Tanıtımı ve Yaygınlaştırılması Kampanyası açılışında konuşuyor, Kasım 2006.
Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006
15 yaşındaki Ecem Türkoğlu’na göre ise yetkilileri sözlerini tutmak durumunda bırakacak olanlar yine çocukların kendileri. Yetkililerle tekrar tekrar konuşmalıyız. Sayımızı artırmalı ve medya aracılığı ile sesimizin daha iyi duyulmasını sağlamalıyız,
diyerek çözüm önerilerini sıralayan Ecem, çalışmalarını değerlendirmek için UNICEF ofisinde toplanan beş komite üyesi arasında yaşı en küçük olan.
Acaba Çocuk Hakları Komiteleri, çoculara yönelik kökleşmiş kültürel davranışların üstesinden gelme konusundaki yeterli araçlara sahip mi? Bu davranışlar genellikle ailelerin günlük hayatta ifade ettiği biçimiyle; Sus, çocuklar çok konuşmaz,
ya da Ağzını açma, bunlar çocukların konuşacağı konular değil,
şeklinde çocukların ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı bir şekilde yansıyabiliyor. İşte bu nedenle proje hedefleri arasında, hem toplumun farklı katmanlarında çocuklara yönelik hem de çocukların kendilerinde davranış değişikliği sağlanması var. Bu amaçla da, konuyla ilgili toplumsal bilinci artıracak çalışmaların yanı sıra, projenin uygulayıcısı konumunda olan kurumlar ve Çocuk Hakları Komiteleri eğitimlerden geniş ölçüde yararlanıyorlar. Eş–Başkan Canser’e göre Ankara Komitesi’nden şimdiye kadar eğitim alan çocukların sayısı 500’ün üzerinde. Ankara Komitesi üyelerinden Yağmur Coşkun, konuyla ilgili bilgi verirken şunları söylüyor:
Biz Komite olarak Çocuk Hakları Akran Eğitimi veriyoruz. Ankara merkezdeki her okuldan iki çocuk aldık. Önce onları eğittik sonra da onlardan kendi okullarında bu eğitimi vermelerini istedik.
Komite üyesi çocuklara, çocuk hakları eğitimci eğitimini veren kurum Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK). Komitelerin eş başkanları da çalışmalarıyla ilgili raporlarını SHÇEK Genel Müdürlüğü ile il Müdürlükleri’ne veriyorlar. Canser’e göre akran eğitimi gerçekten son derece etkin bir araç. Bu eğitimleri biz verdiğimizde daha etkili oluyor,
diye konuşan Canser, şöyle devam ediyor:
Aynı konularda bir yetişkin konuşsa, çocuklar O’nu dinleyebilirler de dinlemeyebilirler de. Dinleseler bile konuşmayabilir, soru sormayabilirler. Ama bu eğitimleri biz verdiğimizde hepsi çok konuşkan ve aktif bir şekilde eğitime katılıyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor ve heyecanlandırıyor.
Ankara Komitesi tarafından yürütülen akran eğitimi faaliyetleri çerçevesinde, SHÇEK’in gözetim ve bakımı altındaki çocuklara, tutuklu çocuklara ve sokakta yaşayan çocuklara da Çocuk Hakları Eğitimi verilmiş. Komite üyeleri, en yoksun durumda bulunan çocukların kendi haklarını öğrenmek konusunda diğerlerinden daha ilgili olduklarını vurguluyorlar. Komite üyesi çocukların başarmaya çalıştıkları hedeflere bağlanmış oldukları anlaşılıyor. Ancak bu beş öğrenciden dördü önümüzdeki sene liseyi bitirecek ve aynı süre zarfında da üniversite sınavlarına hazırlanmaları gerekecek.
Çalışmalarıyla ilgili karşılaştıkları güçlükler sorulduğunda hemen hepsi okul, dersane ve ev üçgeni arasında sıkışıp kalmış olmaktan ve ders yükünün ağırlığından şikayet ettiler. Ancak aralarında istisnalar da yok değil. Mesela Yağmur, Çocuk Hakları konusunda çalışmayı çok sevdiğim için bütün bunlar ve komite çalışmalarım arasında bir denge kurmayı başarıyorum,
diye konuşuyor.
Eşbaşkanlardan Cansu gelecek dönemde yaşça büyük olanların sınavlara yoğunlaşmak durumunda kalacaklarını ve komitede kendilerinden daha küçük olan üyeleri çalışmaları sürdürmek konusunda daha fazla sorumluluğun beklediğini belirtti. Aralarındaki en genç üye Ecem ise komitede daha fazla çalışmaya hazır olduğunu ifade etti. Çocukların hepsi 18 yaşına geldiğinde, yani yasal olarak çocuk olmaktan çıktıklarında, komiteden ayrılmak durumunda kalsalar bile dışarıdan destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ediyorlar. Hali hazırda buna benzer tecrübeler yaşanmış ve başarılı uygulamalar ortaya çıkmış. Mesela Algida Firması’nda çalışan Ankara Çocuk Hakları Komitesi’nin eski üyelerinden biri sayesinde, şirket hem kampanyaya hem de komitelere ayni ve nakdi yardım yapma kararı almış. Ayni yardım olarak çocuklara dondurma dağıtan şirket, zaman zaman ortak basın toplantıları düzenleyerek çocuk hakları konusunda toplumun bilinçlenmesine çalışmış ve ayrıca AB’nin yaptığı gibi ülkenin her yerindeki komitelere ve kampanya’ya da maddi bağışta bulunmuş.
Canser Karadaş, Seda Ceylan, Cansu Aydın, Yağmur Coşkun ve Ecem Türkoğlu, UNICEF Türkiye Ülke Ofisi’nde toplandılar, Yaz 2007. © UNICEF Türkiye 2007
17 yaşındaki Yağmur, üç yıldır Ankara Komitesi’nde üye olarak çalışıyor ve önümüzdeki yıl liseden mezun olacak.
Ben dünyada neler olup bittiğiyle çok ilgileniyorum. Ve doğal olarak çocuk haklarıyla da ilgileniyorum. Çünkü kendim de bir çocuğum. Kendi haklarımı bilmem gerektiğini düşünüyorum. Çocuk hakları demek Dünya üzerinde 18 yaşından küçük olanların hakları anlamına geliyor.
17 yaşındaki Seda da önümüzdeki yıl liseden mezun olacak ve iki yıldır Ankara Komitesi’nde üye olarak çalışıyor.
Akranlarına çocuk haklarını öğretmeye çalışan bir guruba dahil olduğum için gurur duyuyorum. Komiteye katılmadan önce topluluk önünde konuşmam gerektiğinde çok heyecanlanırdım. Sunum yaparken hep bacaklarım ve sesim titrerdi. Bir süre sonra bu sıkıntılarımı aştım. Şu anda kendime çok güveniyorum. Ayrıca kampanya boyunca, yeni insanlarla, dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla ve önemli insanlarla tanışmak çok hoşuma gitti.
15 yaşındaki Ecem lise öğrencisi ve bir yıldır Ankara Komitesi’nde üye olarak çalışıyor.
Dünyada olup bitenlere ilgi duyduğum için ben de kendi sesimi duyurabilmek ve katkıda bulunmak için katıldım. Ben katılalı henüz bir yıl oldu. Ama ben arakadaşlarıma çalışmalarımızı okulda ve okul dışında anlatıyorum. İlgilenen çok oldu.Sayımız artabilir.
17 yaşındaki Canser de önümüzdeki yıl Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Bölümü’nden mezun olacak. Şu anda iki eş başkandan biri olarak görev yapıyor ve dört yıldır da komite ile birlikte çalışıyor.
Eskiden uyumadan önce hep düşünürdüm; ben şu anda sıcacık yatağımda yatıyorum ama belki de sokakta, köprü altlarında üşüyen çocuklar var. Bu komiteye katıldıktan sonra bir sürü arkadaşımın da benim gibi düşündüğünü gördüm. Ama herkes kendi başına düşünürse bir işe yaramaz.Ne güzel biz de bir araya geldik ve artık çocuklar için ne yapabiliriz diye hep beraber düşünüyoruz. SHCEK de bize çok yardımcı oluyor. Ve UNICEF’in teknik desteği var. UNICEF’in katkısı olmasaydı bu noktaya gelebilecegimizi hic zannetmiyorum.
17 yaşındaki Cansu önümüzdeki yıl liseden mezun olacaklar arasında . Şu anda eş başkan olan Cansu beş yıldır komitede görev yapıyor.
Üniversitede uluslararası ilişkiler ya da kamu yönetimi okuyup politikacı olmak istiyorum. Belki de bu komiteye katılmasaydım, SHCEK ve UNICEF’le çalışmasaydım, siyasete girdiğimde sadece büyükleri ya da şimdiki siyasetçilerin yaptığı gibi sadece kendi partime oy verenleri düşünebilir onlara yönelik çalisabilirdim. Ama şimdi Önce Çocuklar diyorum.
Çocuk Hakları Komitesi üyeleri Haziran 2007’de UNICEF Genel Direktörü Ann Veneman ile İstanbul’da biraraya gelerek Türkiye’de yaşayan çocuların koşulları ile UNICEF’in iyileştirme çaba ve çalışmaları konularını görüştüler.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
ÖNCE ÇOCUKLAR BÜLTENİ,
YAZ 2007
Önce Çocuklar Bülteni, Yaz 2007 sayısını, pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.29MB]