ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Önce Çocuklar, Kış 2007: Benim Ailem’i Yaygınlaştırırken (2)

Erkek çocuğunu kucağında tutan bir anne

Çocuk gelişimine yönelik Benim Ailem odağı, Türkiye’de çocuk yoksulluğu sorununa uzun erimde çözüm bulunmasının önemli bir bileşeni olacaktır.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2007

Programın yaygınlaştırılması

Önce Çocuklar kanalıyla Benim Ailem paketi, 7–19 yaş grubundan çocukları olan aileleri de kapsayacak ikinci bir format üzerinden hazırlanmaktadır. Bu format, hem çocuklar hem de ana babaları için iletişim ve yaşam becerileri eğitimi üzerinde odaklanacaktır. Paketin daha özlü, çekirdek versiyonu 2007 yılında belediyeler, askeriye ve STK’lar dahil olmak üzere daha çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından uygulanacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü, SHÇEK, Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Anne–Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve UNICEF temsilcilerinden oluşan 50 kişilik bir toplulukla birlikte Ağustos 2006’da Benim Ailem ile ilgili bir yaygınlaştırma stratejisi geliştirmek üzere bir çalıştay gerçekleştirdi. Halen üzerinde durulmakta olan yaygınlaştırma stratejisinin bir parçası olarak özgün programın daha kısa bir versiyonu hazırlandı. Bundan amaçlanan, ana babaların ulaşılması güç yörelerde yaşadıkları veya özgün programda yer alan 16 oturumun hepsine katılamayacakları durumlarda uygulamayı kolaylaştırmaktı. Kısa versiyonda 6 temel modül vardır: birlikte dinleme ve öğrenme; duyguları anlama ve kendimizi ifade etme; çocukların davranışlarını anlama; olumlu disiplin yöntemleri; oyunun çocuk gelişimindeki önemi; gelecek ve şimdi yapılacaklar.

Kırsal bülgede sınıfta bir grup kadın

Van’da Benim Ailem eğitimi: tahtada yazılı konu başlığı güvenli annelik.
Fotoğraf Sumru Kutlu © UNICEF Türkiye 2007

Benim Ailem’in bu daha kısa versiyonunun uygulanması, son dönemde kadınların ve çocukların durumlarının iyileştirilmesi konusunda giderek daha duyarlı hale gelen belediyeler, STK’lar ve askeriye açısından görece daha kolay olacaktır.

Bu arada, çocuk yoksulluğunu karakterize eden olgular olarak örnek vermek gerekirse yüksek bebek ölüm hızı, kötü beslenmenin yaygınlığı, kız çocukların ilkokullaşma ve devamlılık oranlarının düşüklüğü, giderek daha çok sayıda çocuğun sokak yaşamına yönelmesi, şiddet ve suiistimal olaylarının sıklığı gibi sorunların azaltılması için kaynakların sağlık, su, sanitasyon ve eğitim, özellikle de okul öncesi eğitim alanındaki kaynakları birleştirilmesi gerekliliği bir süredir kabul görmektedir.

Benim Ailem, Türkiye’de çocuk yoksulluğu sorununun çözümünde kalıcı çözümünde önemli bir bileşen olmalıdır. Önemli EÇG çalışmalarından biri olan High/Scope Eğitim Araştırma Vakfı tarafından 2005’te yayınlanan Perry Okul Öncesi Uzun Dönem Araştırması’na göre* EÇG alanında yapılan 1 dolarlık yatırım 30 yıl içinde 17 dolarlık geri dönüş sağlamaktadır.

Baba, anne ve kız bebekleri

Babaların Benim Ailem eğitimlerine daha fazla katılmaları Türkiye’de çocuklar açısından ileriye doğru atılmış önemli bir adım olacaktır.
Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2007

Babaların katılımı

Benim Ailem paketi çevresindeki bütün ortaklar çocuk yetiştirmeye babaları daha fazla katmanın ve bunu özendirmenin büyük önem taşıdığını kabul etmektedir. Türkiye’de toplumsal cinsiyet rolleri geleneklerce hayli katı biçimde tanımlanmaktadır ve çocuk büyütme büyük ölçüde annelerin işi olarak görülmektedir. Özellikle küçük çocuklar söz konusu olduğunda babaların çocuk yetiştirmedeki rolleri çok geridedir. Çocuk yetiştirmede iyi ve doğru uygulamaların ülke ölçeğinde benimsenmesi ve bunlara başvurulması, bu tutumun değiştirilmesine bağlıdır.

Benim Ailem eğitimlerine daha fazla babanın katılmasına yönelik kampanya 2005’te Benim Ailem uygulamalarıyla birlikte başlamıştır. Çocuk yetiştirmede babanın rolünün önemini vurgulayan ve erkeklerin bu alanda eşlerine verebilecekleri olumlu desteği vurgulayan ve Benim Ailem çercevesinde hazırlanan bir mektup 25 bin evde babalara dağıtılmıştır.

Bu mektupta yer verilen noktalara ilişkin görüşleri alındığında babaların çoğu konuya özellikle ana baba eğitiminin olumlu sonuçlarına değinen öykülere ilgi duyduklarını belirtmiş, aileleriyle iletişimlerini geliştirme konusuna olumlu yanıt vermiştir. Kampanyayla birlikte eğitimlere katılan babaların sayısında kayda değer bir artış görülmüştür; bununla birlikte, katılan babalar annelere göre halen düşük orandadır. Babalara mektup girişiminin başarılı olduğu ve yaygınlaştırılması gerektiği genel olarak kabul görmektedir.

Askerlik Türkiye’de bütün gençler için zorunlu olduğundan, kısa versiyonun askerlik hizmetinde uygulanması bir sonraki kuşak babalar için önemli bir ileri adım oluşturacaktır. Kısa versiyonda öğrenilen dersleri uygulamaya geçirebilecek pek az kişi olsa bile — askerlikte aileleriyle düzenli temasta olmadıkları için — bu eğitimi alanların askerliklerini tamamladıklarında olumlu çocuk yetiştirme yöntemlerine daha açık hale gelmeleri, hatta belki de sivil yaşamlarında bu eğitimi bir kez daha almaları beklenmektedir.

bir anne ve okul çağındaki kızı

Hizmetlere erişimin güç, çocuk yoksulluğu oranlarının ise yüksek olduğu kırsal yörelerdeki ailelere ulaşılması Benim Ailem programının öncelikleri arasındadır.
Fotoğraf Sumru Kutlu
© UNICEF Türkiye 2007

Ulaşılması güç yörelerdeki aileler

Paketin kırsal yörelerdeki ailelere ulaştırılmasını sağlamak programın yaygınlaşmasında önemli bir hedeftir; çünkü bu yörelerde temel hizmetlere erişim sınırlıdır ve çocuk yoksulluğu da yaygındır. Bu durum, kırsal kesimdeki aileleri paketin öncelikli hedefleri konumuna yerleştirmektedir.

Ne var ki, ulaşılması güç kırsal yörelerdeki ailelere ulaşmak sorunlu bir iştir. Kırsal kesimdeki nüfus genel olarak tarımla uğraşmaktadır ve kimi ailelerin hasat zamanı topluca başka yerlere mevsimlik çalışmaya gitmeleri bir çok ana baba açısından devamlılık sorunları ortaya çıkarmaktadır. Örneğin Şanlıurfa’da birçok katılımcı 16 modülün hepsini birden tamamlayamamıştır. Okur yazarlık oranının düşüklüğü ise birçok ana babanın en basit metinleri bile okumakta güçlük çekmesi anlamına gelmektedir.

Kısa paket bu açıdan önemli bir rol oynayacaktır; çünkü kırsal kesimdeki ana babaların eğitimi tamamlamaları daha kolay olacak, ayrıca mesajlar daha özlü verildiğinden bunların okuma yazması sınırlı kişiler tarafından bile anlaşılması mümkün olabilecektir. Bu merkezler ancak ilçe ve il merkezlerinde olduklarından, Halk Eğitim Merkezlerine devamlılık da birçok kişi açısından sorunlu olmaktadır. Bir çözüm yolu olarak ilkokullardan eğitim mekanları olarak yararlanılması ve böylece hem seyahat masraflarının azaltılması hem de katılımın kolaylaştırılması yoluna gidilmiştir.

Perry Preschool Longitudinal Study

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa