

Gaziantep’teki Benim Ailem eğitiminin neşeli anlarından biri.
Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2007
Halil Demir: Annem çok değişti … şimdi öğrendiklerini bize aktarmaya çalışıyor
.
Screengrab © UNICEF Türkiye 2007
Gerek çocuk gerekse ailesi açısından mantıklılığı ve avantajları su götürmez olsa bile, etkili çocuk yetiştirme uygulamaları günümüz dünyasında henüz yeterince yaygın değildir ve Türkiye de bu duruma bir istisna değildir: Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve UNICEF tarafından desteklenen ve 2003 yılında gerçekleştirilen bir taban araştırması, Türkiye’deki aileler arasında çocuk yetiştirme becerilerinin yetersiz desteklenmesi gerektiğini aksi durumda daha ilk yıllarında çocukların gelişme potansiyellerinin engellenebileceğini ortaya koymaktadır.
Araştırmaya göre annelerin %47’si çocuk yetiştirme ile ilgili uygulamaları kendi annelerinden öğrenmektedir ve temel eğitim almamış anneler arasında bu oran %63’e çıkmaktadır. Gene aynı araştırma, annelerin %67’sinin çocuklarını düzenli sağlık kontrollerine götürmediğini, bu durumda olanların %80’inin de bunu gerekli görmediğini ortaya koymuştur. Dahası, araştırma kapsamındaki annelerin %53’ü çocuklarını fiziksel cezalarla disipline etme eğilimindedir; sorunları tartışarak çözmeyi yeğleyenler ise ancak %12’de kalmaktadır.
Esat Sağcan, MEB Çıraklık ve Genel Eğitim Genel Müdürü: Aldıkları eğitim sayesinde aileler artık çocuklarına kulak veriyor
.
Screengrab © UNICEF Türkiye 2007
Benim Ailem paketi, Önce Çocuklar çerçevesinde, Erken Çocukluk Gelişimi (EÇG) kapsamında geliştirilmiştir. Bu haliyle paket 6 yaşından küçük çocuklara yönelik ana baba davranışlarını olumlu biçimde etkileme hedefine yönelikti. Bu çerçevede bugüne dek tahminen 100 bin ana–babaya eğitim verilmiştir. Eğitim almış bu ana–babaların edindikleri bilgileri en az iki akraba veya yakın arkadaşla paylaşmaları beklenmektedir. Paketin uygulanmasından sonra yapılan testler eğitime katılan ana babaların çocuklarına daha fazla zaman ayırdıklarını, düzenli sağlık kontrolleri için çocuklarını sağlık merkezlerine götürdüklerini ve fiziksel cezaya daha az başvurduklarını göstermiştir. Bu sonuçlar, daha sonraki izleme ve değerlendirme çalışmalarıyla da teyit edilmiştir.
MEB Çıraklık ve Genel Eğitim Genel Müdürü Esat Sağcan şöyle demektedir:
Benim Ailem eğitiminin etkililiğini araştıran uzmanlar, iletişim becerileri ve olumlu disiplin yöntemleri konusunda eğitim gören ana babaların çocuklarının eğitimlerinde daha başarılı olduklarını saptamışlardır.
Benim Ailem paketi yaygınlaşırken, annelerin programı ana baba–çocuk ilişkilerinde olumlu değişiklikler yaratma açısından yararlı ve etkili buldukları açıktır. İki yaşındaki Umut’un annesi Tuğba Gürsoy Benim Ailem’den bir arkadaşı aracılığıyla haberdar olmuştu. Gürsoy, arkadaşının çocuklara yönelik tavrında olumlu değişiklikler olduğunu gözleyerek eğitim programına bulunduğu yerdeki Halk Eğitim Merkezi’nde katıldı:
Tuğba Gürsoy: Eğitimcimiz bize yepyeni bir dünya verdi
.
Screengrab © UNICEF Türkiye 2007
Eğiticimiz çok yeterli ve deneyimli bir kişi, bize yepyeni bir dünya tanıttı. En başından, çocuğumun söylediklerine kulak vermeyi, onun benim çocuğum olmanın ötesinde bir birey olduğunu ve kendisini ifade edebilmesi gerektiğini öğrendim.
Bir eğiticinin görüşleri:
Grup oturumları sırasında annelerin deneyimlerini paylaşmalarına tanık olmak beni çok mutlu ediyor. Örneğin bir seferinde üç anne, çocuklarının gece yataklarını ıslattıklarını, ancak yeşil kitapçıkta verilen ipuçları ve tavsiyelerden hareketle bu sorunu çözdüklerini konuşmaktaydı.
Yeşil kitapçık veya Çocuğumu en iyi şekilde nasıl yetiştirebilirim? başlığını taşıyan kullanıcı dostu bir el kitabıdır. Bu kitapçık programa katılan annelere dağıtılmaktadır. Kitapçık, tuvalet eğitimi, uyku, olumlu disiplin, iletişim becerileri ve bunun gibi konularda çocuk yetiştirme uygulamalarını özetlemektedir.
Ne yazık ki ilkokul eğitimi bile almamış bir anne bile, Benim Ailem eğitimini tamamladıktan sonra komşusunun çocuğu evden kaçtığında polise başvurabilmiştir. Bu sayede, çocuğun daha kenti terk etmeden bulunmasına yardımcı olmuştur.
Tülay Çavuş, Benim Ailem eğiticisi: Annelerin ne kadar değiştiklerini görmek çok güzel
.
Screengrab © UNICEF Türkiye 2007
Benim Ailem eğitiminin önemli bir yanı da, geleneksel çocuk yetiştirme biçimlerine özgü olup gerçekten zararlı olabilecek birtakım anlayışların, tutumların ve yanlış bilgilerin iyiye doğru değişmesidir. Örneğin bir eğitici diyor ki, bir anne tetanoz aşısının kelliğe yol açabileceği endişesinden hareketle gebelik öncesinde büyük önem taşıyan bu aşıyı yaptırmamıştır. Ancak aynı kişi eğitim sırasında, önceki dedikoduların kendisini yanlış yönlendirdiğini ve sonuçta aşı olduğunu
belirtti.
Bir başka anne ise, çocuklarına karşı müşfik olma adına onların her istediklerini yaptığını söyledi. Ancak bu anne çocuklarını bir türlü mutlu edemiyordu; çünkü aslında bu yanlış düşünce sonucunda onları şımartıyordu. Eğitim sayesinde öğrendi ki, etkili bir çocuk yetiştirme çocuğun her isteğine boyun eğmenin çok ötesinde bir şeydir. Daha önemlisi, bu anne, kendisininde babanında çocuklarıyla iletişime girmeleri ve çocuklarının model alabilecekleri olumlu davranışlar sergilemeleri gerektiğini gördü
Bunların dışında, disiplin adına her durumda çocuklarını cezalandırma yoluna giden anne örnekleri de vardı. Sonuçta bu anneler, böyle bir tutumun mantıksız olmanın ötesinde çocuklar açısından çok zararlı olabileceğini de fark ettiler.
Benim Ailem’i Yaygınlaştırırken devam ediyor: Programın yaygınlaştırılması, Babaların katılımı ve Ulaşılması güç yörelerdeki aileler dahil olmak üzere.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
ÖNCE ÇOCUKLAR BÜLTENİ,
KIŞ 2007
Önce Çocuklar Bülteni, Kış 2007 sayısını, pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 1.21MB]