

Oyun yerlerindeki gerilimlere karşı bir strateji olarak akran müdahalesi.
Fotoğraflar Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 7–19 yaş grubundan çocuk sahibi ailelere çocuk yetiştirme eğitimi ve ergenlere yönelik yaşam becerileri eğitimi olmak üzere Önce Çocuklar projesinin iki temel bileşenini bir ulusal strateji çerçevesine yerleştirmiştir. Bu ulusal strateji çocuklar için koruyucu ortamları aşağıdaki yollardan sağlayacaktır:
Çocuk dostu okul, çocuklara, zorbalık ve şiddetten arınmış, kapsayıcı, sağlıklı ve koruyucu bir ortam sunmaktadır.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2006
Okullarda Şiddetin Önlenmesi konulu ilk uluslararası sempozyumdaki kazanımların bir ulusal eylem planı hazırlanarak pekiştirilmesi amacıyla Mayıs ayında bir çalıştay gerçekleştirildi. Eylem planı, dört ana müdahale alanı belirledi — Önce Çocuklar bu müdahalelere, ergenlere yönelik yaşam becerileri eğitimi ve Benim Ailem paketi kapsamında çocuk yetiştirme eğitimi aracılığıyla katkıda bulunacaktır.
Öğretmenler de, mağdur konumunda veya sorunun kaynağı olarak şiddet eylemlerine karışabilirler. Dolayısıyla, ilk alan öğretmen kaynaklı veya öğretmene yönelik şiddet olarak belirlenmiştir. Eylem planı, ülke ölçeğinde bir eğitim ve denetim programı öngörmektedir. Bu program, bütün öğretmenlerde ve idari personelde bizzat örnek oluşturarak öğrencilerin davranışlarını olumlu yönde etkileme kapasitesini geliştirecektir. Burada en önemli nokta, sınıf başına düşen öğrenci sayısının ilkokullarda yaklaşık 21’i, orta dereceli okullarda ise 24’ü aşmayacak biçimde azaltılmasıdır.
Okulların şiddetten arındırılmasında hem öğretmenlerin hem de ana babaların oynayacakları önemli roller vardır.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2006
Öğrencileri ve genellikle öğretmenleri de hayli rahatsız eden bir konu olarak zorbalık yapan okul gruplarının etkileri ve davranışları, sıfır toleranslı bir yakın çevre politikasıyla etkisiz kılınabilir. Ancak, böyle bir politikanın başarısı, okul ile çevredeki topluluk arasında olumlu ve sık örülmüş bir ilişkiyi gerektirir. Olumsuz davranışlar içindeki çocukların aileleri, çocukları bu tür anti sosyal davranışlara itmede rol oynuyor olabilecek uyuşmazlık ve gerilimlerin çözüme bağlanması bakımından, gerçekleştirilecek müdahalelerin hedefi olmalıdır.
Öğrenciler, ana babalarını ve topluluğu da kapsayan çocuk dostu bir idari bir yapı söz konusu olduğunda daha istekli olacaklar ve işbirliğine yatkın tutum alacaklardır. Çocuk dostu okul (ÇDO) yaklaşımının yaşama geçirilmesi yalnızca öğrencilerin akademik anlamda başarısını artırmakla kalmayacak, ayrıca spor karşılaşmaları, tiyatro ve kuşkusuz veli/öğrenci/öğretmen toplantılarından oluşan tutarlı bir programla topluluk katılımını çekici hale getirecektir.
Okul yaşamına ayak uydurmadaki güçlükler, kendine güvensizlik, arabuluculuk ve uzlaşma becerilerinin eksikliği, akademik başarısızlık ve çevrenin olumsuz etkileri, öğrencilerin kendilerini şiddet yoluyla dışa vurmalarına yol açan stres ve umutsuzluğun klasik nedenleri arasındadır. Bu kısır döngünün aşılmasında en etkili yöntem, öğrencileri ve ailelerini güçlendirilerek, şiddetin olumsuz sonuçları konusundaki duyarlılığı artırarak ve iletişim, uzlaşma ve sorun çözme becerileri geliştirilerek çevrenin olumsuz etkilerinin azaltılmasıdır.
Spor ve eğlence–dinlenme faaliyetleri öğrenci davranışı üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır. Fotoğraf Rana Mullan © UNICEF Türkiye 2006
Çocukların şiddet karşısındaki tutumları üzerinde, ÇDO uygulamaları ve ek ayrıntılara girmeye gerek bırakmadan planın hedeflerine rahatça uyan psiko–sosyal yaklaşımlar aracılığıyla daha etkili olunabilir. Ergenlere yönelik yaşam becerileri eğitimi ve akran grup desteğinin geliştirilmesi, Önce Çocuklar projesinin temel etkinliklerinden biridir. 7–18 yaş grubundan çocukların ana babalarına yönelik bir eğitim paketi de Benim Ailem programı çerçevesinde hazırlanmaktadır.
Sempozyumdaki tartışmalar sırasında ön plana çıkan bir konu da, okul ortamlarındaki şiddet olaylarını sansasyonel biçimde yansıtıp şiddeti yaygınlaştırmada medyanın rolüyle ilgiliydi. Gerçi eylem planında medya katılımı öngörülmemektedir; ancak bununla birlikte medyanın da katılımı, çocuklara ve ergenlere yönelik akran eğitiminin oluşturulmasında ve okul temelli şiddeti azaltacak örnek uygulamaların yaygınlaşmasında olumlu bir rol oynayacaktır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
ÖNCE ÇOCUKLAR BÜLTENİ,
YAZ 2006
Önce Çocuklar Bülteni, Yaz 2006 sayısını, pdf formatında indirebilirsiniz. [PDF 2.17MB]