Her çocuğun sağlıklı büyümesi ve gelişimi için ilk yılda aşılarının zamanında yapılması gereklidir.
Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2004
Genel Bakış
Çocuk bakımında doğru ve etkili uygulamalar çocukların sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşır. Çocukların fiziksel sağlıkları, sosyal ve zihinsel açıdan gelişmeleri, ancak evlerindeki, mahallelerindeki ve okullarındaki gelişimleri güvence altına alındığında sağlanabilir. Çocuklara, yaşamları, büyümeleri, psiko-sosyal ve bilişsel gelişimleri birbirine bağlı ve karşılıklı etkileşim içinde olan bütünsel varlıklar olarak bakmak gerekir. Çocuk bakımı hizmetleri genellikle refah, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik gibi sektörler bazında verilmektedir. Dolayısıyla, bu sektörler arasındaki işbirliği, hizmetlerdeki boşluk ve tekrarlardan kaçınma, bu arada kaynakları azami verimlilikte kullanma açısından zorunludur.
Bebek ve sekiz yaş altı çocuklar üzerine yoğunlaşan, Erken Çocukluk Bakımı ve Gelişimi (EÇG) Programının başlıca amacı, aile içi bakım ve ilgili uygulamaların geliştirilerek çocukların yaşamlarının, büyümelerinin, psiko-sosyal ve bilişsel gelişimlerinin ve güvenliklerinin sağlanmasıdır.
Türkiye’deki Durum
Türkiye’nin yoksul kentsel ve kırsal yerleşimlerinde yaşayan çocuklar sağlık, beslenme ve gelişim açısından ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Türk toplumundaki büyük gelir eşitsizlikleri ve kültürel farklılıklar coğrafi alandaki büyük eşitsizliklerde yansıma bulmaktadır.
- Kırsal yerleşimlerde ve ülkenin doğu bölgesinde kadınların %48’i eğitilmiş personel yardımı olmaksızın doğum yapmaktadır.
- BÖO ‰29, 5YAÖO ise ‰27’dir.
- Bebek Ölümlerinin %50’sinden fazlası perinatal ve neonatal dönemlerde meydana gelmektedir.
- AÖO 100,000 canlı doğumda hemen hemen 50’dir.
- 20 yaşından küçük gebe kadınların %35.5’i doğum öncesi bakım almamaktadır.
- Beş yaşından küçük çocukların %16’sında yetersiz gelişim görülmektedir. Düşük kilolu çocuk oranı %8’dir. Bu durumun başlıca nedeni, aynı zamanda bilişsel gelişimi de olumsuz etkileyen kronik beslenme yetersizlikleri ile demir, iyot ve diğer maddelerdeki eksikliklerdir.
- Ülkenin özellikle doğu bölgelerinde yakın akraba evlilikleri doğacak çocukların özürlü olmaları olasılığını yükseltmektedir. Tahminlere göre Türkiye’de 3 milyon özürlü çocuk bulunmaktadır.
- Kırsal kesimlerle gecekondularda yaşayan 14-44 yaş grubundaki annelerin birçoğu işlevsel olarak okur yazar değildir. Bu anneler çocuklarında görülen sağlık ve beslenmeyle ilgili birçok sorunu normal saymaktadır.
- Bu çocukların çoğu gerekli ön öğrenim deneyiminden yoksun olarak okula başlamakta, böylece temel motor becerilerin göz-el eşgüdümü, kalem tutma gibi gelişimlerde gecikmeler ortaya çıkmaktadır. Okul öncesi eğitim imkanları yalnızca kentlerde bulunmakta olup, ücretlidir ve ilgili yaş grubundaki çocukların yalnızca %16’sı bu imkanlardan yararlanabilmektedir. Gelişimlerinde gecikme olan, teşvik ve erken dönem öğrenime en fazla gereksinimi olan çocuklar ise bu imkandan yoksundur.
Harekete Geçiş
UNICEF, Ana-Çocuk Sağlığı ve Beslenme alanlarındaki durumu iyileştirmek üzere birçok proje geliştirmiştir:
- Çocuk Hastalıklarının Entegre Yönetimi (ÇHEY) Türkiye için yeni bir uygulama olarak çocuk sağlığına entegre bir yaklaşımı öngörmekte, çocuğun bir bütün olarak esenliği üzerinde durmaktadır. ÇHEY, sağlık kuruluşlarının yanısıra aileler ve topluluklar tarafından da uygulanabilecek önleyici ve tedavi edici öğeleri içermektedir.
- Perinatal ve Neonatal Ölümlerin Önlenmesi (PNÖÖ) annelerle ailelerin bilgilendirilmesi ve sağlık personelinin eğitimi yoluyla doğum sırasında ve yenidoğan döneminde ölümleri ve özürlülük durumlarını azaltmayı amaçlamaktadır.
- Bağışıklama projesi’nin amacı bir yaşından küçük bebeklerin %90’ının Çocuk Felci, Kızamık, Verem, Difteri, Boğmaca, Tetanoz ve Hepatit B’ye karşı aşılanmasını sağlamak, henüz yeni kazanılan çocuk felcinden arınmışlık durumunu korumak ve ülkeyi ayrıca kızamıktan tamamen kurtarmaktır.
- Anne ve Çocuk Beslenmesiyle İlgili Etkinlikler Türkiye’deki annelerle çocukların uzun dönemdeki sağlık ve esenliğine katkıda bulunmak amacıyla gıda ve beslenmeye ilişkin ulusal bir eylem planının geliştirilmesine destek vermektedir.
- İyot Yetersizliği Bozukluklarının Önlenmesi (İYB) İyot yetersizliği, dünyada görülen önlenebilir zihinsel geriliğin en büyük nedenidir. Sorunlu gebelikler, düşükler, ölü doğumlar ve düşük ağırlıklı doğumlar iyot yetersizliğinin yol açtığı diğer sorunlar arasındadır. Projenin amacı, Türkiye’de İYB son vermektir.
- İlk Altı Ay Sadece Anne Sütü, projenin amacı, altı aylıktan küçük bütün bebeklerin %90’ının yalnızca anne sütüyle beslenmelerini, ek besinlerin altı aydan sonra verilmeye başlanmasını ve anne sütüyle beslemenin ikinci yaşına kadar hatta daha sonrasında da devam etmesini sağlamaktır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa