

Fotoğraf Oktay Üstün / Kasım 2009 / 4663
Dublin Teknoloji Enstitüsü törene canlı video bağlantısı ile katıldı
ANKARA, Kasım 6, 2009 — Türkiye’deki yedi üniversite verdikleri derece derslerine “çocuk hakları dersini” ekleyerek Avrupa habercilik çalışmalarına öncülük yapıyor.
TOKYO, 6 Ekim 2009 — Çocuk haklarına yönelik bazı ihlallerin azaltılmasında ilerleme sağlanmakla birlikte, çocuklara yönelik istismar olaylarının yaygınlığı hakkında henüz elde fazla bilgi bulunmamaktadır. Şiddet ve sömürü tüm dünyada pek çok çocuğun yaşamındaki katı gerçekler olarak varlığını sürdürmektedir.
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca kız ve erkek çocuk insan ticareti mağduru olmaktadır, ana-baba bakımından yoksundur veya okula gidebilmek ve temel sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek içtin gerekli kayıt belgelerine sahip değildir. Daha milyonlarca çocuk son derece elverişsiz koşullarda çalışmaya zorlanırken, diğerleri evlerinde, okullarında, toplumlarında, yerleştirildikleri kurumlarda veya tutukluluk halinde şiddete veya suiistimale maruz kalmaktadır. Bu tür olumsuzlukların failleri de çoğu kez çocukların emanet edildikleri yetişkinlerdir.
Bugün Tokyo’da UNICEF Genel Direktörü Ann M. Veneman tarafından kamuoyuna tanıtılan yeni UNICEF raporu – Çocuklar için İlerleme: Çocuk Koruma Raporu”- bu konuları ele almaktadır.
İSTANBUL, 29 Eylül 2009 — Ekonomik yavaşlama, daha düşük gelir ve daha yüksek işsizlik sebebiyle Türkiye’nin en büyük beş kent merkezindeki ailelerin çoğunluğunun yaşamlarını etkiledi: Adana, Ankara, İstanbul, İzmir ve Kocaeli. TEPAV, UNICEF ve Dünya Bankası tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen ve 2.100 aile üzerinde uygulanan yeni bir ankete göre, ailelerin neredeyse dörtte üçü Ekim 2008 ile Haziran 2009 arasında gelirlerinin düştüğünü bildiriyor.

ANKARA — Ekonomik yavaşlama, daha düşük gelir ve daha yüksek işsizlik sebebiyle Türkiye’nin en büyük beş kent merkezindeki ailelerin çoğunluğunun yaşamlarını etkiledi: Adana, Ankara, İstanbul, İzmir ve Kocaeli. Bu kentlerde yaşam koşulları ile ilgili olarak yapılan yeni bir anket ailelerin neredeyse dörtte üçünün Ekim 2008 ile Haziran 2009 arasında gelirlerinde düşüş bildirdiğini göstermektedir. Krizin başlangıcında en yoksul ailelerin yüzde 90’ından fazlası gelirlerinde bir düşüş bildirdi. Görüşülen yoksul ailelerin üçte biri kamu hizmet faturalarını ödeyemediklerini, yüzde 9’u ise en azından geçici süreyle de olsa elektriklerinin kesildiğini bildirmiştir. Aileler –eğitim gibi- diğer yaşamsal giderlerini koruyabilmek için gıda harcamalarını azaltarak, gelirlerindeki düşüşe uyum sağladıklarını belirtmiştir. Kentlerde yaşayan yoksul ailelerden çoğu gelirlerini ve giderlerini dengeleyebilmek için komşularından, dostlarından ailelerinden, topluluklarından ve kamu programlarından yardım aldıklarını belirtmiştir. Birçok aile de borç aldıklarını bildirmiştir. Ancak aileler bu geçim zincirlerinin zayıfladığını belirtmektedir. En yoksul ailelerin beşte biri her türlü destekten yoksun kaldıklarını bildirmektedir.
Ekonomik Kriz ve Ailelerin Refahı hakkında daha fazla bilgiyi Basın Merkezi’nden edinebilirsiniz.
TÜRKİYE — UNICEF’in 2009-2010 eğitim yılı açılışı mesajı
2009-2010 eğitim yılı başlarken UNICEF, Türkiye’nin tüm çocuklarına ve öğretmenlerine çalışmalarında ve kariyerlerinde başarılar dilemektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı’na ve okul yöneticilerine ülkenin tüm çocuklarına nitelikli eğitim sağlamak için ülke çapında yapmakta oldukları çalışmalardan dolayı şükranlarımızı sunarız. Ümit ediyor ve inanıyoruz ki gelecek günler ve aylarda bu yöndeki çabalarını arttıracaklardır.
İSTANBUL — Türkiye, Eylül ayının ikinci haftasında ülkenin kuzeybatısında meydana gelen ve ikisi çocuk olmak üzere en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği sel felaketinin ardından yaygın yardım çalışmalarına başlamış bulunuyor.
İstanbul ve çevresindeki diğer yerleşimler 80 yılın en ağır yağışlarından biriyle karşılaştı. Yollar su altında kaldı ve binlerce evi su bastı. Halen kayıp durumda kişiler de olduğu bildiriliyor.
Mala ve işyerlerine yönelik zarar ve hasar on milyonlarca dolar olarak hesaplandığından hayatta kalanlar da ciddi bir geçim sorunu ile karşı karşıya.
İstanbul kent merkezinin batısında, deniz seviyesine yakın durumdaki yerler felaketten en fazla etkilenen yerleşimler. Ancak, Türkiye’nin başka yörelerinde olduğu gibi buralarda da evlerin boşaltılması ve araçların terk edilmesi zorunluluğu ortaya çıktı.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu (ortada) Müsteşar Muammer Yaşar Özgül ve UNICEF Türkiye Temsilcisi Reza Hossaini (sağda)
Fotoğraf: © 2009 UNICEF Turkey
ANKARA — UNICEF, 2009-10 öğretim yılında ülkenin 81 ilinin 32’sinde beş yaşındaki çocukların tamamının okul öncesi eğitime kaydedilmesi yolunda hükümet tarafından benimsenen planı memnuniyetle karşılamıştır.
Otuz iki ilin Valileri ve Milli Eğitim Müdürleri, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun başlatılan girişimin önemiyle ilgili konuşmasını dinlemek üzere 11 Haziran’da Ankara’da bir araya gelmiştir. Bakanlık bu girişim için öğretmen ve gerekli donanımı sağlarken, il valileri de fiziksel anlamda tesislerin sağlanmasından sorumlu olacaklardır.
Bakan, “çocuğun hızla büyüyüp temel alışkanlık ve becerileri kazandığı dönem olarak okul öncesi dönemin çok önemli olduğunu” belirtmiştir. Bakan, okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma projesinin başarısı için kamu görevlilerini, sivil toplum kuruluşları, medyayı ve yurttaşları katkıda bulunmaya çağırmıştır. Bakan ayrıca çocukların bilişsel gelişimlerinin çok erken yaşlarda başladığı konusunda ana babaların duyarlı olmaları gerektiğini eklemiştir.
Fotoğraf Sema Hosta
© 2009 UNICEF Türkiye
UNICEF: Kız çocuklarının eğitimi çözüm yollarından biridir
CENEVRE, 12 Haziran 2009 – Dünya Çocuk İşçiliğine Karşı Mücadele Günü’nün onuncu yıl dönümünde UNICEF ortak kuruluşlarıyla birlikte çocuk işçiliğinin temelinde yatan yoksulluğa karşı mücadele çağrısında bulundu. Özellikle yoksul ve kırsal kesimlerdeki kız çocukların kaliteli eğitime erişimlerinin sağlanması, etkili bir genel yaklaşımın önemli bir parçası olarak gösterildi.
Tüm dünyada, çalışan tahminen 100 milyon kız çocuğu erkek çocuklarla benzer türde işler yapmaktadır; ancak kız çocuklar erkeklere göre çoğu kez daha fazla zorluk ve riskle karşılaşmaktadır. Dahası, kız çocukları çoğu durumda çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinde yer almakta; gözden uzak, fabrika duvarlarının ardında, uzaklardaki tarlalarda veya evlerinin kapılarının ardında çalışmaktadır.
UNICEF Çocuk Koruma Bölümü Başkanı Susan Bissel söyle demektedir: “Birçok kız çocuğu erkeklerle aynı tarım veya imalat işlerinde çalışmaktadır. Ne var ki, kızlar gerek kendi evlerinde gerekse başka yerlerde karşılığı ödenmeyen uzun saatler çalışarak daha fazla yük altına girmektedir. Kamuoyunun görmediği, başka evlerde yapılan hizmet işleridir ki bu işler kız çocukları başka tehlikelere ve risklere de açık duruma getirmektedir.”
Manisa’daki bir telafi eğitimi sınıfından, © 2009 UNICEF Türkiye
Yetiştirici Sınıf Öğretim Programı (YSÖP), zorunlu ilköğretim çağında olmasına rağmen yaşıtlarıyla aynı zamanda eğitimlerini tamamlayamayan 10-14 yaş grubu çocuklara yöneliktir.
Program,
Programın amacı sözü edilen çocukların, normal eğitimlerine devam edebilecekleri şekilde, kısa süre içerisinde, gerekli eğitimi ve becerileri kazanmasını sağlamaktır.
Yetiştirici Sınıf Öğretim Programı hakkında daha fazla bilgi için lütfen bu linke tıklayınız.
Çocuk Hakları Komitesi, üye devletlerin raporlarını gözden geçirirken, bir çok vakada, erken çocukluk dönemi hakkında çok az bilgi verilmiş olduğunu, görüşlerin temel olarak çocuk ölümleri, doğum/nüfus kaydı ve sağlık hizmetleri ile sınırlı kaldığını gözlemlemiştir. Komite, Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin küçük yaştaki çocuklar açısından arz ettiği daha geniş kapsamlı etkilerin tartışılması yönünde bir ihtiyaç olduğunu hissetmiştir. Buna uygun olarak, 2004’de Komite, Genel Tartışma Günü’nü “erken çocukluk döneminde çocuk haklarının uygulanması” temasına ayırmıştır. Bu, bir dizi tavsiye kararı ile ve bu önemli konu hakkında Erken Çocukluk Döneminde Çocuk Haklarının Uygulanmasına dair 7 No’lu Genel Yorum’u hazırlama kararıyla sonuçlanmıştır. Bu Genel Yorum yoluyla, Komite, küçük yaştaki çocukların Sözleşme’de korunan tüm haklara sahip olduğunun ve erken çocukluk döneminin bu hakların gerçekleşmesi için kritik bir dönem olduğunun kabulünü teşvik etmeyi arzu etmektedir. Komitenin “erken çocukluk dönemi” için kullandığı tanım, doğumda ve bebeklik dönemi boyunca; okul öncesi yıllar süresince; ve okula geçiş süreci sırasındaki tüm dönemlerle birlikte tüm küçük yaştaki çocukları kapsamaktadır.
Dökümanın tam halini indirmek ve okumak icin lütfen bu linke tıklayınız.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
UNICEF’ten 130 kadar teknik görevli ve yardım personeli Nargiz kasırgasının etkilediği bölgelerde kadınlara ve çocuklara yönelik önemli tehditleri belirleme çalışmalarını sürdürdü ve acil yardım malzemeleri dağıttı.