

Fotoğraf Rana Mullan
© UNICEF Türkiye 2006
Türkiye’de nüfusun %25,6’sı ya da neredeyse 18 milyon kişi, 2004 yılında yoksulluk içinde yaşıyordu; bu yüzden bir çok aile hanehalkı gelirini artırmak için çocukların işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Çocuk işçiler çoğu zaman okulu bıraktıklarından ya da okula hiç kaydolmadıklarından, durumlarını iyileştirme olanakları da çok azdır. Bu durumdaki pek çok ailenin çocukları için istediği en önemli şey onlara ait bir işyeri, kız çocukları için ise erken evlilik ve kendilerine ait bir evdir.
Bir çok çalışan çocuk, yılın büyük bir kısmında tarım sektöründe düşük ücretle çalışan ve bir iş bulmak için gezen göçmen ailelerden gelmektedir. Bu aileler çoğu zaman çok kötü koşullarda yaşamakta, çocukları için sağlık ve eğitim hizmetlerine erişememektedir. Sokakta yaşamaya itilen çocukların artan sayısı, şehir merkezlerinde ve büyük ilçelerde yoldan gelip geçenlere bir şeyler satmaya çalışan çocukların sayısını da arttırmıştır.
Bu durumdaki çocuk ve kadınların işgücüne yaptıkları katkının kayıt dışı olması, bu çocukların sonuç olarak görünmez kalmasına neden olmaktadır. Özellikle kız çocuklarının işgücü katkısı çoğu zaman evde yapılan ücretsiz ve tanınmayan ev işleri biçiminde sömürülmektedir.
2002 tahminlerine göre, Türkiye’de 6–14 yaş arası çocukların %4,2’si ve 15–17 yaş arası çocukların %28’i çalışıyordu. Çalışan çocuklar hakkında daha kapsamlı ve güncel bilgi olmayışı ve yoksulluk oranlarında büyük bir iyileştirme sağlanamadığından, çalışan çocukların sayısının azaldığını öne sürecek pek bir kanıt yoktur.
Türkiye’nin 2015’e kadar çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerini ortadan kaldırma programının başarıya ulaşabilmesi için, çalışan çocukların durumlarının yakından izlenmesi ve daha güncel istatistiksel araştırmalar yapılması gereklidir.
Sorunu ortadan kaldıracak politika ve programlar için bilgi sağlamak amacıyla, kapsamlı bir ulusal çocuk işçiliği araştırması yapılmalıdır.
Ayrıca, halihazırda çalışmakta oldukları için eğitim hakkını kullanamayan çocukların durumunu iyileştirmek için de bir dizi adım atılmalıdır. Bu adımlar aşağıdakileri içermektedir:
Çocuk işçiliğini ortadan kaldırmak için toplumsal bir seferberlik ile tüm bireylerin farkındalığını artırmak gerekmektedir.
Gerçekleştirilecek ulusal bilinçlendirme kampanyasında, çocuk işçiliğinin olumsuz etkilerini vurgulamak için basın ve yayın kuruluşlarından yararlanılacaktır.
Toplumsal seferberlik için:
Kapasiteyi artırmak için:
Araştırma ve izleme:
Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin ortadan kaldırılması, çalışan çocukların hem kendilerinin hem de ailelerinin içine düştükleri düşük ücretli ve vasıfsız iş gücü döngüsünü kırabilmesi anlamına gelecektir. Ayrıca bu çocuklar:
Türkiye’nin kazanımları ise aşağıdakileri içermektedir:
Türkiye’nin AB’ye katılım planlarını destekleyen bu önemli kampanya hem uluslararası hem de ulusal düzeyde kamuoyuna tanıtılacaktır.
Çocuk istismarının ortadan kaldırılması için verilen bu önemli destek, sponsorun toplumsal konumunu güçlendirecektir.
Tüm kamuoyu bilgilendirme materyalleri ve eğitim setleri sponsor kurum, işletme ve şirketlerin markasını taşıyacaktır.
Ulusal bilinçlendirme
kampanyası 250.000
Ebeveynlik Seti (eğitim alan
20 kişi için birim maliyet) 600
Telafi eğitimi seti
(20 öğrenci için birim maliyet) 850
Çocuk İşçiliği Araştırması 250.000
Daha büyük bağış yapmak isteyenler için banka hesap numaraları:
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa